Bununla birlikte BDNF uzun süreli hafızanın kalıcılığı için önemlidir.長期間の記憶に適している。
Ayrıca kızını da alarak bir süreliğine şehirden uzaklara giderler.それからしばらくして、彼女に連れ添うために自身も郷を離れる。
Doktor'un yol arkadaşı Donna Noble kısa süreli görünmüştür.彼のアシスタントのリンダ・ドナルドソンは間もなく彼のガールフレンドとなった。
Uzun süreli açlık.大飢饉。
Mayıs 2005'te uzun süreli bir sakatlık geçirdi.また、2005年5月にも病気で長期離脱している。
Sabotajcılar bir süreliğine görünmez olabilirler.ムテキスター 一定時間無敵になる。
Genellikle uzun süreli tedavi gereklidir.治療は長期間を要することが多い。
1959 yılında bir süreliğine Amerika'ya gitti.1959年にアメリカに帰化した。
Bir süreliğine işi bırakan Tina, parasızlık nedeniyle yeniden işe dönmek zorunda kalır.数日して戻ってきた歌ちゃんは、腹から出血しながら事も無げに札束を持ち帰ってくる。
Vatandaş olmak istemiyorlarsa, bunu söylesinler ve biz de onları buralardan sürelim.好吧!如果他们不想成为公民,他们应该说出来,然后我们可以消灭他们。
Çatışmada Pommern bir süreliğine savaş hattı dışına çıkmaya zorlandı.期间波美拉尼亚号被迫暂时拉出战线。
Uzun süreli aktif bellek enfeksiyon sonrası B ve T hücrelerinin etkinleştirilmesine gerek duyar.长期主动记忆是通过感染而激活B细胞和T细胞来获得的。
Sürelerine göre; Geçici göç; daha sonra dönmek üzere, belli süreliğine bir yere göçmek etmek.田野優花則從《倘若在梧桐樹什麼的》以來大約1年重新回歸選抜組。
Bazılarının uzun süreli kullanımı gerekebilir.也有些人可能需要忍受更长时间。
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.停火持续了短暂的时间。
Dergi o dönemde ABD'nin en popüler süreli yayınıydı.这本杂志在当时的美国是最流行的期刊。
İrticak kısa süreli eserlere pek uygun gelir.更適合身矮手短的人。
Ardından parti feshedilene kadar bu görevi kısa süreliğine János Kádár sürdürdü.此後,惟有朝廷舉行大典禮時,朱文安才前往參加。
Seyahat Belgesi: Pasaportu kayıp veya çalınmış olanlara kısa süreliğine verilir.加急護照或临时護照:发放给那些原先护照遗失或失窃但急需出国旅行的人。
Ancak Girit'in kontrolü kısa süreli olmuştur.但沃裡克的成功是短暫的。
Bu hakimiyet 500 yıl kadar sürmüş ve Çanakkale'nin en uzun süreli sükunet dönemi sayılır.500年前就已開始侍奉水晶,成為路希的歷史最久。
Ancak uzun süreli steroid kullanımının yan etkileri bilinmektedir.然而,这事要评估类固醇长期应用的危险。
Ayrıca Zack'in uzun süreli ilk sevgilisidir.她也是慶次的初戀情人。
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ziyaretçilerinin en kısa süreli ziyaretler için önceden vize almaları gerekmez.大多数旅客以旅遊為目的到北塞浦路斯土耳其共和國不需預先获得签证許可。
Anlaşmazlıklardan sonra kilisede inşaat çalışmaları bir süreliğine askıya alınmıştır.由于没有足够的钱,有人提议分两个阶段建造教堂。
Hırvat vatandaşları ayrıca Kanada'ya da 6 ay ikamet süreli vizesiz seyahat edebilme hakkınada sahiptiler.加拿大公民还可以在没有护照的情况下,在美国滞留六个月。
Süreli çalışmalarında “eşi benzeri olmayan portre ustası” olarak kabul edilmiştir.” 他被认为是同辈中“无与伦比的肖像画大师”。
Bu pasif bağışıklık genellikle kısa sürelidir, birkaç gün ila birkaç ay sürer.这种被动免疫通常是短期的,持续时间从几天到几个月。
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.他也在后者的都城中待过一段时间。
Ve kısa süreliğine de olsa efsane takım kuruldu.”正是在此基础上,很快组建起编剧团队。
Dang, diyabet ve astım gibi kronik (uzun süreli) hastalığı olan kişilerde yaşamı tehdit edici olabilir.对于患有糖尿病和哮喘等慢性病的人群,登革熱具有生命威胁。
Uzun süreli işbirlikçisi RedOne, Giorgio Moroder, Mark Ronson ve Nile Rodgers gibi isimlerle görüntülendi.她开始了和 RedOne, Giorgio, Moroder, Mark Ronson 等老牌制作人合作。
Anaerobik egzersizin aksine Aerobik egzersizler düşük yoğunluklu ve uzun süreli egzersiz çeşididir.相比之下,有氧运动是长时间的低强度活动。
Ancak kısa süreli paganizmi diriltme çabaları ölümüyle sona ermiştir.太祖常欲大用之,為惟庸黨所脅,墮井死。
Süreli kanunlar ise kendiliğinden kalkar (Bütçe Kanunu gibi).這些定律是「絕對定律」(exact law)。
Çünkü yulafta vernelizasyon uzun sürelidir.JSFuck代码非常冗长。
Nedenleri arasında uzun süreli açlık, yetersiz beslenme gibi durumlar yer alabilir.長期的營養不良可能導致飢餓死亡。
Ancak bu başarı uzun süreli olamadı ve 2007 sezonunun sonunda küme düştüler.但他在2007赛季出场次数寥寥,并在赛季结束后被挂牌。
Ayrıca çeşitli süreli yayınlarda çeviri makaleler de yayımlamıştır.开始在很多发行版中使用的另一种程序
Bununla birlikte BDNF uzun süreli hafızanın kalıcılığı için önemlidir.该通路也于长期记忆有关。
Ayrıca süreli yayınlar ve gazeteler gibi kaynaklarda dahil edilebilir.这样就可以象报纸那样进行排版。
Barney ile kısa süreli bir ilişki yaşamıştır.卓别林与琼·巴里有过一段短暂的关系。
1919 yılında Ermeniler bu bölgeyi Aras Savaşı ile kısa süreliğine kendi topraklarına katmıştır.但是,1920年夏天,立陶宛军队仍然在这一争议地区驻扎。
1954 başlarında Aaron Klug ile yaptığı görüşme, uzun süreli başarılı ve başarılı bir işbirliğine yol açtı.1954년 프랭클린은 오래 지속되고 성공적이었던 아론 클러그와의 공동 연구를 시작했다.
Kısa süreli bellek, sadece birkaç saniye ya da birkaç dakikalığına hatırlamaya ihtiyaç duyduğunuz bilgidir.단기기억은 몇 초 또는 몇 분의 짧은 시간 동안 정보를 저장한다.
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.귀국이후 한동안 집에 머물러 있었다.
21, ABD ve İngiltere albüm listelerinde en uzun süreli bir numarada kalan solo kadın albümdür.21은 미국과 영국 양국에서 여자 가수로는 가장 오랜 기간 1위를 한 앨범이다.
Bir süreliğine Akari ve Takaki mektup yoluyla birbiriyle haberleşirler.그 후 얼마 동안, 그녀와 타카키는 편지로 연락을 한다.
Bazılarının uzun süreli kullanımı gerekebilir.더 오래 사용될 수도 있다.
Kısa bir süreliğine Hachiōji Kalesi bulunmaktaydı.잠시 동안 이 지역에는 하치오지 성이 있었다.
20 dakika sürelidir.제한시간은 20분이다.
Ancak bu para kısa süreliğine de olsa durumumu düzeltecektir.그러나 이러한 현상은 시간이 지나면 개선될 것으로 보인다.
Kanarya Kremaları yiyeni kısa süreliğine dev bir kanaryaya dönüştüren kremadır.이 크림을 먹으면 거대한 카나리아로 변하게 된다.
Bir süreliğine Floransa'ya gitti.한 달 후 그들은 플로렌스로 이동했다.
Kısa bir süreliğine iyi gelebilir fakat bağımlılık etkisi yaratabilir.다만 짧은 기간의 단식하면 해독 효과를 가져오는 경우가 있다.
Ancak bu dergiler uzun süreli olamadı.하지만 이 통일은 오래가지 못 했다.
Üniversitelerin 2 yıl süreli eğitim verdiği teknik program.2년 동안의 수련으로 터득한 새로운 기어 기술.
Giles bir süreliğine arkasını döner.가이우스는 다음을 가리킨다.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.효과는 잠시동안 지속된다.
1997'de uzun süreli Bayer 04 Leverkusen takımına geçti.1997년에 4량 편성인 0계 Q편성 도입했다.