Zarar gören yüzük bir süreliğine müdürün odasındaki masanın üstünde kalmıştır.Chiếc nhẫn bị hủy ấy được cất trên chiếc bàn nằm ở Phòng Hiệu trưởng trường Hogwarts một thời gian.
Vizeler 30 gün süreli ve 65 ABD Doları'na mal olacaktır.Thị thực sẽ có hiệu lực 30 ngày và có giá 65 đô la Mỹ.
Nietzsche ve Deussen, kısa süreliğine Burschenschaft Frankoniaya üye oldular.Trong một thời gian ngắn, ông và Deussen trở thành thành viên của hội Burschenschaft Frankonia.
Eyyubiler Sultanı Kamil bin Adil Avrupalı haçlılarla 8 yıl süreli bir barış antlaşması yapmayı kabul etti.Al-Kamil đã đồng ý ký một thỏa thuận hòa bình tám năm với châu Âu.
Uzun süreli açlık.Nạn đói lan rộng.
Niue'ye gelen tüm ziyaretçiler, milliyetlerine bakılmaksızın, maksimum 30 gün kalış süreli vizeden muaftır.Tất cả du khách tới Niue, bất kể mang quốc tịch nào, đều được miễn thị thực 30 ngày.
Michael McNeil'ın da uzun süreli arkadaşıdır.Trung tá Chandra Là người bạn lâu năm của Michael McNeil.
Galileo bir süreliğine bu amaçla kullanılacak teleskopu üretebilen tek kişi olmuştur.Chỉ yêu cầu sau cùng này được Galileo thực hiện.
Bir süreliğine de olsa süt, peynir ve yoğurt ihtiyaçlarını karşılasınlar diye.Cùng năm đó, cô cũng đóng I Want Someone To Eat Cheese With.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Một số trường hợp có thể cải thiện bằng trị liệu oxy dài hạn hay ghép phổi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ziyaretçilerinin en kısa süreli ziyaretler için önceden vize almaları gerekmez.Hầu hết du khách đến Bắc Síp không cần xin thị thực từ trước để ghé thăm ngắn hạn.
Bir süreliğine Akari ve Takaki mektup yoluyla birbiriyle haberleşirler.Trong một thời gian, cô và Takaki giữ liên lạc qua thư.
Uzun süreli hastalığı sonrasında Segar karaciğer hastalığından 43 yaşında öldü.Tuy nhiên không bao lâu sau đó, Lã Mông đột nhiên lâm bệnh nặng qua đời, hưởng thọ 43 tuổi.
Enkaz bir süreliğine yaralı üç işçi ile toplam 20 işçiyi tuzağa düşürdü.Các mảnh vỡ tạm thời khiến 20 người mắc kẹt và bị thương ba người lao động.
Ekonomide yaşanan kısa süreli başarı, daha sonra yerini durgunluğa bıraktı.Nền kinh tế vừa thoát khỏi suy thoái được một thời gian ngắn lại tiếp tục rơi ngay vào suy thoái.
Bu pasif bağışıklık genellikle kısa sürelidir, birkaç gün ila birkaç ay sürer.Sự miễn dịch thụ động này thường là ngắn hạn, chỉ kéo dài từ vài ngày đến vài tháng.
Sistem, bir patojen karşısında uzun süreli bağışıklık kazandırmaz.Hệ thống này cũng không tạo ra miễn dịch lâu dài đối với mầm bệnh.
Bir süreliğine Floransa'ya gitti.Họ tạm trú ở Florence trong thời gian ngắn.
Öldüğünde en uzun süreli hizmet veren üyeydi.Sau khi ông từ chức, ông là thành viên phục vụ lâu nhất.
Lorraine Warren, filmin danışmanlığını yaptı ve filmde kısa süreli rol oynadı.Bà Lorraine Warren đã làm cố vấn nội dung phim và xuất hiện trong phinm ở phân đoạn dẫn dắt cốt truyện.
Barney ile kısa süreli bir ilişki yaşamıştır.Rốt cuộc, cô đã qua đêm cùng Barney.
Anlaşmazlıklardan sonra kilisede inşaat çalışmaları bir süreliğine askıya alınmıştır.Trong thời gian này, công việc xây dựng nhà thờ đã bị tạm ngưng.
Ayrıca kızını da alarak bir süreliğine şehirden uzaklara giderler.Vợ ông cũng đã kiểm soát thành phố một thời gian ngắn.
Bunun üzerine Avusturya Macaristan İmparatorluğu Sırbistan'a 48 saat süreli bir ültimatom vermiştir.Trọng tài đã cho Uzbekistan một quả phạt đền vào phút 38.
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.Đa số các thành viên của họ bị kết án tù dài hạn.
Han Solo'nun uzun süreli arkadaşıdır ve Millenium Falcon'un eski kaptanıdır.Han là một phi công đến từ hành tinh Corellia, và thuyền trưởng của tàu Millennium Falcon.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.Biện Hạ chính là lỵ sở của huyện Vĩnh Lộc trong nhiều thời kì.
Ancak 9. haftadaki Antalyaspor maçından sonra uzun süreli bir suskunluk dönemi geçirdi.Krosa tan trong ngày mùng 9 sau khi nó bị một rãnh áp thấp hấp thụ.
(32,568 cilt kitap ve dizi, 6,359 cilt süreli yayın)(32,568巻の本と連載、6,359巻の定期刊行物を含む)
Kanarya Kremaları yiyeni kısa süreliğine dev bir kanaryaya dönüştüren kremadır.カナリア・クリーム 食べると短い時間、カナリアに変身する。
Nisan 1970’e kadar FRELIMO’nun etkisi süreli olarak artmaya devam etti.1970年4月まで、FRELIMOの軍事活動は着々と増していった。
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.1838年に一時回復したとはいえ、景気後退は約7年続いた。
17 Haziran 1998 tarihinde Bob Weinstein, kitaplardan uyarlanmış iki saat süreli bir film tretmanı sundu.1998年6月17日、ボブ・ワインスタインは2時間映画1本分に短縮したトリートメントを発表した。
Uzun süreli aktif bellek enfeksiyon sonrası B ve T hücrelerinin etkinleştirilmesine gerek duyar.長期的な能動的な記憶は感染後B細胞およびT細胞の活性化によって獲得される。
Bu etkiler kısa süreli olsa da uzun süreli etkiler de ortaya çıkabilir.そのエピソードは短期もあれば、長期にもなりえる。
SCP için kısa süreli ikinci bir çalışma döneminden sonra kendi şirketini, Falcon Technology adı altında kurdu.SCPに少しの期間戻った後、パターソンは自身の会社ファルコン・テクノロジー(別名ファルコン・システムズ)を立ち上げた。
Ayrıca Zack'in uzun süreli ilk sevgilisidir.ちなみにジェイルの初恋の人である。
İnsanda, anlık zihin kısa süreli hafızadır.光は急に遠い記憶を思い出す。
Hatta bir süreliğine yerleşim yerinin terk edildiğini ileri sürenler de vardır.古墳時代前期末から後期初めにかけて築かれた群集墳である。
BDNF özellikle uzun süreli hafıza için önemli bir yer tutmaktadır.BDNFそれ自体は、長期記憶に重要である。
1977'den 1982'ye kadar Salyut 6'yı beş uzun ve on bir kısa süreli mürettebat ziyaret etti.サリュート6号は1977年から1982年まで運用され、この間、サリュート6号では5回の長期滞在と11回の短期滞在が行われた。
Ateşkes, savaşın ve çatışmaların geçici bir süreliğine durdurulmasına denir.停戦(ていせん)とは戦争や武力紛争の一時的な停止をいう。
Uzun süreli bir planın parçası olarak, park geçici tesislere ve çeşitli performanslara ev sahipliği yapmıştır.長期の計画として、公園では一時的にさまざまなインスタレーションや展示を行っている。
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.しかしながら休養は短期間であった。
Süreli kanunlar ise kendiliğinden kalkar (Bütçe Kanunu gibi).予算は法律(予算法)の形式で成立する。
Kısa bir süreliğine Hachiōji Kalesi bulunmaktaydı.ごく短期間、川之江藩が存在した。
20 dakika sürelidir.正解なら20点。
(Bir bilginin uzun süreli bellekte olmasıyla geri getirilmesi farklı işlemlerdir.)(重大ニュースがある場合は休止。
Uzun süreli çalışmalarda HDLc seviyesi değişmemiştir.一つ目に、HZの範囲が長期にわたって変わらないこと。
30 gün süreli kalışlar ücretsizdir.最初の30分は無料。
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.機体がどれだけの時間宇宙空間に滞在できたかなどは知られていない。
Mavi kafa Withere çarparsa bir süreliğine hareket edemez.タンポポの茎にぶつかると少しの間動けなくなる。
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.今回の犯罪に関与した者たちは、刑務所で長い時間を過ごすことになります。
Uzun süreli yaşayan çok az sayıdadır.長命種の絶対数は少ない。
Çok uzun süreli ayakta duruş çalışması yapılır.非常に長い滞空時間を達成すること。
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.家をしばらくあけていた。
Bir süre sonra da kısa süreliğine kontrolünü İlk'e kaybeder.しばらくの後、第一子を懐妊。
Ayrıca Katar vatandaşları Yeni Zelanda'ya 3 ay ikamet süreli vizesiz seyahat edebilirler. ^この場合、台湾公民は香港に3ヶ月間査証なしで滞在することができる。
1871–72 döneminde Stockholm'de temsilcilik yaptıktan sonra, 1872'de kısa süreliğine bakanlığa döndü.1871-72年にストックホルム国務院評議員に就任した後、1872年に海軍大臣に戻った。
Özellikle kısa süreli ameliyatlarda ve diş cerrahisinde kullanılır.特に救急医療や麻酔科学分野で用いられる。