1999'da Pablo Gómez kısa bir süreliğine PRD'nin başkanı oldu.In 1999, Pablo Gómez was temporarily president of the PRD.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.Despite a brief recovery in 1838, the recession persisted for approximately seven years.
İkinci kısa süreli kaçakçılık patlaması ABD’deki yasaklanma dönemi yılları boyunca vuku buldu.A second brief smuggling boom occurred during the years of prohibition in the US.
Geleneksel kimyasal UV koruma uzun süreli kalıcı olamamaktadır.The traditional chemical UV protection approach suffers from its poor long-term stability.
Eddie Manoick (Adam Goldberg): Bir süreliğine Chandler'ın ev arkadaşı olmuştur.Eddie Manoick (Adam Goldberg): a temporary roommate of Chandler.
Kısa süreli yangın koruma gereksinimi için savaş esnasında önce kanıtlandı.The need for short-duration fire protection was demonstrated early during that war.
Uzun süreli üreticileri tarafından test edilemez.Such long periods cannot be tested by manufacturers.
Beckett 1945 yılında kısa süreliğine Dublin'e döndü.In 1945, Beckett returned to Dublin for a brief visit.
1835 yaz iklimi boyunca Bavyera Alpleri'nde bazı kısa süreli yolculuklar yaptı.During the summer of 1835 he made some excursions to the Bavarian Alps.
Zehirli etkiler uzun süreli yüksek alımlarla ortaya çıkar.Toxic effects occur with prolonged high intake.
O'Brien'ın yerine kısa süreliğine Katarina rolüyle Adrienne Hill gemiştir.Adrienne Hill took over from O'Brien for a short period of time as Katarina.
Uzun süreli açlık.Hunger Forever.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Some people may benefit from long-term oxygen therapy or lung transplantation.
1988 yılında kısa bir sürelik yok oluşun ardından gose üretimi yeniden popülaritesini yükseltmiştir.After briefly disappearing again in 1988, gose has again found popularity.
Sistem, bir patojen karşısında uzun süreli bağışıklık kazandırmaz.This system does not confer long-lasting immunity against a pathogen.
Bir süreliğine Floransa'ya gitti.He stayed for a while in Florence.
International Pro Wrestling: United Kingdom'da da bir süreliğine güreşti.He also made an appearance in International Pro Wrestling: United Kingdom.
Bu esnada kısa bir süreliğine Ron'un gözleri Voldemortunkiler gibi kızıla dönmüştür.Briefly at this point, Ron's eyes gleamed scarlet, like Voldemort's.
Bu tip hafıza tekrarlama veya prova ile uzun süreli hale getirilemez.This type of memory cannot be prolonged via rehearsal.
X-Men Phoenix'i çok kısa bir süreliğine bastırmayı başardı.The Phoenix remained with the X-Men for only a short time.
2007 yılında dünya turu yapmak için geçici bir süreliğine ekranlardan emekli olacağını açıkladı.In 2007, he announced he would retire temporarily from the screen to tour around the world.
Aralık 2011 yılında Doncaster Rovers ile kısa süreli bir anlaşma imzaladı.On 4 August 2009, he signed a short-term deal at Doncaster Rovers.
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.However, the ceasefire was short-lived.
Bu pasif bağışıklık genellikle kısa sürelidir, birkaç gün ila birkaç ay sürer.This passive immunity is usually short-term, lasting from a few days up to several months.
Bitler genellikle ev sahibinin üzerinden çıkarıldığı takdirde uzun süreli olarak yaşayamazlar.Lice generally cannot survive for long if removed from their host.
Daha sonra güreş antrenörü olarak uzun süreli bir kariyeri oldu.Later he had a long career as a coach.
Uzun süreli aktif bellek enfeksiyon sonrası B ve T hücrelerinin etkinleştirilmesine gerek duyar.Long-term active memory is acquired following infection by activation of B and T cells.
Ayrıca kısa süreliğine bir de sutopu takımı kuruldu.Sugarcane was also grown for a brief period.
A Bill of Divorcement 'ın gücüyle RKO aktrisle uzun süreli bir anlaşma imzaladı.On the strength of A Bill of Divorcement, RKO signed her to a long-term contract.
Normal çalışmada, geçişler sırasında ve uzun süreli aksama süresince donma önlenmelidir.Freezing must be prevented in normal operation, during transients, and during extended downtime.
Riise 26 Eylül 2011'de kısa süreliğine Portsmouth'a kiralandı.Riise joined Portsmouth on a short-term loan on 26 September 2011.
Nietzsche ve Deussen, kısa süreliğine Burschenschaft Frankoniaya üye oldular.For a short time he and Deussen became members of the Burschenschaft Frankonia.
Bazılarının uzun süreli kullanımı gerekebilir.These may be required for long periods of time.
Enkaz bir süreliğine yaralı üç işçi ile toplam 20 işçiyi tuzağa düşürdü.The debris temporarily trapped 20 and injured three workers.
Diğer bellek kategorileri uzun süreli bellek tartışmasıyla ilişkili olabilir.Other categories of memory may also be relevant to the discussion of long-term memory.
Bu da uzun süreli potansiyasyon olarak adlandırılır.This form of wiring is known as long term potentiation.
Ancak bu barışın kısa süreli olduğu anlaşıldı.This peace would prove short-lived, though.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.This system functioned effectively for a time.
Uzun süreli sessizliği ve yalnızlığı onun hayatta kalmasını sağladı.Solitude and long waiting make him think.
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.Convicted kidnappers face lengthy prison terms.
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.They remained in that area for a while.
1968 yılında Corc Habaş kısa bir süreliğine Suriye’de hapsedilir fakat hapisten kaçmayı başarır.Habash was briefly imprisoned in Syria in 1968, but escaped.
Öldüğünde en uzun süreli hizmet veren üyeydi.At the time of his death, he was the House’s longest serving member.
Bu birleşme uzun süreli bir ilişkiyi doğurdu.The connection led to an ongoing collaboration.
Uzun süreli profilaksi önerilmemektedir.Long term use is not recommended.
Kısa süreliğine Lederle laboratuvarlarında görev aldı ve daha sonra muhasebeci olarak çalıştı.He worked briefly at the Lederle Laboratories, and then as a bookkeeper.
Kurosava, 1936 senesinde Japon sinema endüstrisine kısa bir süreliğine ressam olarak girdi.Kurosawa entered the Japanese film industry in 1936, following a brief stint as a painter.
Earthsuit, 1995'te kurulmuş kısa süreli New Orleans-temelli Hıristiyan rock grubu.Earthsuit was a New Orleans-based Christian rock band formed in 1995.
1627 yılında zoraki vergileri ödemeyi reddettiği için kısa süreli olarak hapse atılır.In 1626 he was imprisoned for refusing to pay the forced loan.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Long-term prognosis in people with migraines is variable.
Başlarda, grupta kısa süreli olarak çalıyordu, fakat , daha sonra gruba resmi olarak katıldı.Firstly, he was only a session member on gigs, but after that he joined the band officially.
Bir sürelik çatışmadan sonra Arakune, Kurai için kendini feda etmeye karar verir.Out of sadness, Arachne soon hanged herself.
Bu küçük kuşlar, kısa süreli göçmendirler ve kışları İsrail, Ürdün ve Mısır'a göç ederler.This small passerine bird is a short-distance migrant, and winters in Israel, Jordan and Egypt.
Bu birleşme zaten kısa süreli olucaktı.This membership would prove to be short lived.
En kısa süreli Amerikan başkanıdır.This is the shortest term served by a United States President.
İlerici Gençlik adında süreli yayın yapmaktadırlar.I even promised eternal youth.
Masini bir süreliğine temsilci olarak babasıyla birlikte çalışmıştır.He then worked for a time as assistant to his father.
İnşaat işlerindeki kısa süreli bir gecikmeden sonra demiryolu 1889'da Denizli ve Dinar'a ulaştı.After a delay in the works, the railway finally reached Denizli as well as Dinar in 1889.
Kuvvetli öksürmeler kaburga kırılması veya kısa süreli bilinç kaybına sebebiyet verebilir.Vigorous coughing may lead to rib fractures or a brief loss of consciousness.
Buz Büyücüsü: Noelde hediye olarak kısa bir süreliğine gelmiştir.He returned in "A Crack in the Ice", for a brief period of time.