Ana içeriğe geç
Sözlük

süreli ile cümle

süreli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.Pentru cei cu infecții recurente, o cură prelungită de antibiotice administrate zilnic este eficientă.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Prognosticul pe termen lung pentru persoanele cu migrene este variabil.
Bu savaş sırasında Rusya bir süreliğine Doğu Prusya'yı ve hatta Berlin'i de ilhak etti.În timpul acestui conflict, Rusia a anexat temporar Prusia de Est și chiar a cucerit Berlinul.
Arya onun kısa bir süreliğine yardımcısı olur, ama sonradan kaçar.Will apare din nou pentru scurt timp dar este răpit.
Yağışlar az ve kısa sürelidir.Vara ploile sunt în aversă și de scurtă durată.
1913 yılından sonra ise eserlerini süreli yayınlarda yayımlamamıştır.Din păcate după 1913 nu se mai tipărește din cauza lipsei de mijloace materiale ale editorului.
Bazılarının uzun süreli kullanımı gerekebilir.Tratamentul poate fi necesar pe perioade îndelungate.
Bu Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’deki uzun süreli işbirliğini başlattı.Așa a început o îndelungată asociere cu Universitatea Californiei din Berkeley.
Anlaşmazlıklardan sonra kilisede inşaat çalışmaları bir süreliğine askıya alınmıştır.De la data construcției, activitatea bisericii nu a fost întreruptă.
Asma Karar, eser içerisinde başka bir makama hatırlatma yapmak için kullanılan kısa süreli kalışlardır.Exclamație care însoțește reamintirea bruscă a ceva uitat.
Ama testler 30 ila 45 dakika süreli testlerdi.În medie un examen dureză cam între 30 și 45 de minute.
Üniversite ayrıca Girişimcilik ve Kalkınma adlı 6 ayda bir çıkan akademik bir süreli yayın da yayımlamaktadır.Académie du Jeudi devine rapid un proiect cunoscut de mass-media și nu numai.
Hatta bazıları epilepsi ve kısa süreli bilinç kaybına bile uğradı.Ar fi fost și cazuri de vindecări spontane și simultane.
İnsanda, anlık zihin kısa süreli hafızadır.În plan subiectiv, memoria este trăită ca amintire.
Ayrıca hafıza ve özellikle de kısa süreli hafıza üzerinde rolü vardır.Volumul memoriei este un termen care se aplică în special memoriei de scurtă durată.
Çartist basın, ilk olarak, hem yerel hem de ulusal ölçekte süreli yayınlar şeklinde ortaya çıktı.Astfel casa de discuri a început să aibă un artist atât național,cât și internațional în același timp.
En uzun süreli tutulma 2 dakika 47 saniye ile Faroe Adaları sahillerinde izlenebildi.Durata maximă de totalitate a fost de 2 minute și 47 de secunde, pe coasta Insulelor Feroe, la orele 9:46 UTC.
Açlık grevleri süreli veya süresiz şekilde olabilir.Dimorfismul sexual poate fi permanent sau sezonier.
Barney ile kısa süreli bir ilişki yaşamıştır.Egy rövid ideig Barneyval is randizott.
Kuvvetlerini 443'te Nişapur'da topladı ve Kidaritelere karşı uzun süreli bir sefer başlattı.Jazdagird a 443. évben Neisápurban gyűjtötte össze seregét, és hosszú hadjáratba kezdett a kidariták ellen.
The Vandals, Devo ve A Perfect Circle gruplarının süreli üyesidir.Jelenleg Josh még a The Vandals, a Devo és az A Perfect Circle zenekarok tagja.
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.Csak rövid ideig laktak az új otthonban.
Dolayısıyla en uzun süreli yerleşimi temsil etmektedir.Ez volt az idő tájt leghosszabb rezidenciája.
Bazılarının uzun süreli kullanımı gerekebilir.Ezek alkalmazása hosszú ideig szükséges lehet.
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.A tűzszünet azonban rövid életűnek bizonyult.
Ancak son hükümdarlığı kısa süreli oldu.Rövid uralkodásának ez volt egyik maradandó vívmánya.
Bu alanlarda kısa süreli pek çok görev aldı.Túl sok feladatott kellett rövid idő alatt teljesítenie.
3) Sarı şişe : Kısa bir süreliğine görünmezlik sağlar.Láthatatlanság (invisibility): A játékost rövid időre csaknem láthatatlanná teszi.
Bir süre sonra 354 yılında Gallus idam edildi ve Julianus da kısa süreliğine hapse atıldı.Gallus azonban hamarosan árulás gyanújába keveredett, és 354-ben kivégezték.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.Az 5 hetes fiókák a kirepülést követően még viszonylag hosszabb ideig a szüleikkel maradnak.
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.Senki sem tudja, hogy mekkora a világegyetem.
Bu nedenle çalışmaları yavaş, düzenli ve uzun sürelidir.Növekedésük azonban lassú, elhúzódó.
590 — 591 yılları arasında kısa bir süreliğine VI. Behrâm adıyla Sasani İmpartorluğu tahtına çıkmıştır.Ekkor Bahrám elfoglalta a trónt és VI. Bahrám néven rövid évig uralkodott 590-591-ben.
20 dakika sürelidir.Húsz óra - MaNDA.
Dava sonunda hepsi uzun süreli hapis cezaları aldı.A többiek általában hosszú börtönbüntetést kaptak.
Fazla miktarda ve uzun süreli kullanımdan kaçınmak gerekir.Ezzel elkerülik a költséges és hosszadalmas újratervezést.
1913 yılında kısa bir süreliğine belediye yönetiminin başında da bulunmuştur.213-ban rövid időre elfoglalta a települést.
Nişanlandıktan birkaç ay sonra Sinem Kobal ile kısa süreli bir ayrılık yaşadı.2000 novemberében pár havi különélés után szűk körben összeházasodtak Dobsonnal.
Kısa bir süreliğine iyi gelebilir fakat bağımlılık etkisi yaratabilir.Lehet, hogy egy kicsit várni kell, de biztosan sikerülni fog.
Boğaz pastilleri (öksürük ilacı) kısa süreli olarak ağrıyı gidermekte sıklıkla kullanılır.Hagyományosan a füge tejnedvét (latex) külsőleg kisebb fájdalmak enyhítésére használják.
Mekanik zombileri ve Treasure Yeti'yi bir süreliğine etkisizleştirir.A munka Horváth Jánost és Kulutácz Mátyást mutatja be.
Bir süreliğine Afganistan'a sürgüne de gönderilmiştir.A fegyverek Afganisztánba történő szállítására a közeljövőben kerül sor.
Bununla birlikte, De Gaulle'ün siyasi zaferi kısa süreli olur.Az ünnepségen De Gaulle élete csak a szerencsén múlik.
Birçok kanyonu; uzun süreli erozyonların, yaylalar üzerinde oluşturduğu bilinmektedir.A legtöbb kanyon egy fennsík hosszú ideig tartó eróziójával jött létre.
Sasuke Uchiha, I. Kısım’ın sonunda kaçar ve takımın bir süreliğine dağılmasına neden olur.Miután Ucsiha Szaszuke elhagyja a falut az Első rész végén, a csapat feloszlik.
Bulaşıcıdır, aşıyla uzun süreli koruma sağlanır.A betegség tartós védelmet alakít ki.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.Gyógyszeres kezelés esetén az alkohol kerülendő.
Daha sonra bir süreliğine Mısır’daki yeniçerilerin ağalığını yaptı.Hosszú ideig megtévesztette az egyiptológusokat.
Miguel de Molina 1957'de bir süreliğine İspanya'ya geri döndü.Dominique de Villepin 1968-ban tért vissza Franciaországba.
Aynı zamanda albüm, Iron Maiden tarihinin en uzun süreli albümüdür.Ezzel az eredménnyel ez a legsikertelenebb Iron Maiden album.
Kendini imha edebilen süreli mesajlar.Csak a pusztulásról tudnak beszámolni.
Kuvvetli öksürmeler kaburga kırılması veya kısa süreli bilinç kaybına sebebiyet verebilir.Ritkán valódi rohamokhoz és/vagy eszméletvesztéssel társulhat.
Uzun süreli açlık.Nagyon sokat éhezett.
1627 yılında zoraki vergileri ödemeyi reddettiği için kısa süreli olarak hapse atılır.1927-ben a diktátorellenes nyilatkozat aláírása miatt rövid időre börtönbe került.
Ripperana, Ripperologist, ve Ripper Notes isimli süreli yayınlar kendi araştırmalarını yayınlamışlardır.Aikakauslehdet Ripperana, Ripperologist ja Ripper Notes julkaisevat tällaista tutkimusta.
Kısa süreli televizyon dizisi Threat Matrix'de de rol aldı.Hänellä oli myös säännöllinen rooli lyhytaikaisessa tv-sarjassa Threat Matrix.
Kuvvetlerini 443'te Nişapur'da topladı ve Kidaritelere karşı uzun süreli bir sefer başlattı.Hän kokosi joukkonsa Neishaburissa 443 ja aloitti pitkän hyökkäyksen kapinoineita kidariitteja vastaan.
Almanya'ya dönünce Rommel bir süreliğine "işsiz" kaldı.Afrikasta palattuaan Rommel oli jonkin aikaa ilman palvelusmääräystä.
Heian döneminde Japonya'nın kısa bir süreliğine başkenti olan Fukuhara-kyō bölgede yer almaktaydı.1100-luvulla kaupungin alueella sijaitsi Japanin lyhytaikainen pääkaupunki Fukuhara-kyō.
Öldüğünde en uzun süreli hizmet veren üyeydi.Hän oli kuollessaan sen pitkäaikaisin nykyjäsen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod