Ana içeriğe geç
Sözlük

süreli ile cümle

süreli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kısa süreli bellek, sadece birkaç saniye ya da birkaç dakikalığına hatırlamaya ihtiyaç duyduğunuz bilgidir.Den korta förklaringen för min frånvaro är att jag behöver vila min röst under ett par veckor.
Bunlar için daha az süreli pasaport verilir.Till detta kommer ett mindre antal fristående kurser.
Niue'ye gelen tüm ziyaretçiler, milliyetlerine bakılmaksızın, maksimum 30 gün kalış süreli vizeden muaftır.Medlemskap i GUO är öppet för alla upp till och med 30 år med tillräckliga färdigheter på sitt instrument.
Yine de kabartmalı panellerin kaide üstünde açıkça sergilenmesi uzun süreli bir etki bıraktı.Kravet att kunna bära tunga jaktrobotar med lång räckvidd fanns dock kvar.
Bu şehir de kariyeri boyunca uzun süreli olarak yaşamıştır.Staden behöll länge sin dubbla karaktär.
Uzun süreli açlık.Näldsjön och Nälden.
Ayrıca şehir gazetesi «Abakan» ve özel süreli olarak («Cuma», «Şans» ve diğerleri.).Крім того, випускаються міська газета «Абакан» і ряд приватних періодичних видань («П'ятниця», «Шанс» і ін.).
İkinci kısa süreli kaçakçılık patlaması ABD’deki yasaklanma dönemi yılları boyunca vuku buldu.Другий короткий період пожвавлення контрабанди спостерігався за часів сухого закону в США.
Sadece çiftleşme zamanı bazen kısa süreli beraberlik kurar.Тільки під час шлюбного сезону вони знаходяться іноді разом, у короткочасних парах.
Adam'ın uzun süreli yol arkadaşı olması hiç düşünülmemiştir.Але Адам ніколи не прагнув бути довготривалим супутником.
Bu esnada kısa süreli tutuklandı.На короткий час був арештований.
Uzun süreli yaşayan çok az sayıdadır.Більшість із них мають дуже короткий час життя.
Uzun süreli açlık.Можуть довго голодувати.
Max Rafferty'nin yerine kısa bir süreliğine Cat the Dog'grubunun basgitaristi Dan Logan geçti.На зміну Рафферті прийшов Ден Логан, басист з брайтонського гурту Cat the Dog.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Деякий час працював завідувачем клубу.
1918 yılında kısa süreli kurulan Belarus Halk Cumhuriyeti de bu amblemi kullanmaya devam etti.Донська радянська республіка, створена в березні 1918 року, продовжила випуск грошових знаків.
Eyyubiler Sultanı Kamil bin Adil Avrupalı haçlılarla 8 yıl süreli bir barış antlaşması yapmayı kabul etti.Аль-Каміль погодився на восьмирічну мирну угоду з Європою і повернення частки Істинного Хреста.
20 dakika sürelidir.Варимо 20 хвилин.
Kısa süreli ateş olabilir.Може бути перехресний вогонь.
Ayrıca kısa süreliğine bir de sutopu takımı kuruldu.Невдовзі вдалося вирішити й проблему з посудом.
A Bill of Divorcement 'ın gücüyle RKO aktrisle uzun süreli bir anlaşma imzaladı.Після успіху цього фільму RKO підписала з акторкою довгостроковий контракт.
Kısa süreli hafıza, bir kere kullanmak üzere bulundurulan bilgileri saklar.Оперативна пам'ять згадує в потрібний момент необхідну інформацію.
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.Ще через якийсь час вони жили разом.
Karelo-Fin Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, kısa süreli bir Sovyet cumhuriyetidir.Карело-Фінська Радянська Соціалістична Республіка (фін.
Aynı yılın ekiminde yaşanan kısa süreli barış, yapılan görüşmeleri geçersiz kıldı.За умовами миру, укладеного того ж року, отримав волю.
Kısa süreli bellek, sadece birkaç saniye ya da birkaç dakikalığına hatırlamaya ihtiyaç duyduğunuz bilgidir.Короткочасна пам'ять дозволяє зберігати інформацію протягом короткого терміну (кілька секунд або хвилин).
Bu müzakereler sonunda 1562'de 8 yıl süreli bir barış antlaşması imzalandı.Зрештою у 1568 році було укладено новий мирний договір.
Daha sonra güreş antrenörü olarak uzun süreli bir kariyeri oldu.Згодом він розпочав довгу тренерську кар'єру.
Mayıs 2005'te uzun süreli bir sakatlık geçirdi.1995 року відбувається грандіозний скандал.
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.U osob s opakujícími se infekcemi je účinné dlouhodobé každodenní podávání antibiotik.
Kısa süreli keyif verir.Jen krátká návštěva potěší.
Nietzsche, uzun süreli çalışmayı imkansız kılan, uzun ve acılı hastalık atakları yaşamaya devam etti.Nietzsche ovšem stále zápasil s vracejícími se bolestivými záchvaty, které znemožňovaly delší práci.
Enkaz bir süreliğine yaralı üç işçi ile toplam 20 işçiyi tuzağa düşürdü.Trosky dočasně uvěznily 20 lidí a zranily tři pracovníky.
George Steckel'in Los Angeles'taki fotoğraf stüdyosunda kısa süreli negatif rötuşçusu olarak çalıştı.Krátce pracoval jako retušér negativů ve fotografickém studiu George Steckela v Los Angeles.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.Pevnůstka podle všeho ještě nějakou dobu sloužila.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Dlouhodobá prognóza u osob trpících migrénou je proměnlivá.
30 gün süreli kalışlar ücretsizdir.Následující půl rok je pak zdarma.
Kısa bir süreliğine Le petit journal'de çalışmış, resimlerinden bazıları dergiye kapak olmuştur.Krátce také pracoval v časopise Le petit journal, kde se několikrát autorsky podílel na tvorbě titulní strany.
Yerleşim alanı, uzun süreli yerleşime uygun değildir.Osídlení lokality je dlouhodobé.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.Při použití primárních alkoholů se nevytváří žádná kyselina.
Kısa süreli yönetiminde kiliseye ait şehirlerin güvenliği ve Sicilya sorunu ile ilgilendi.Za své krátké vlády dbal hlavně o bezpečnost papežských států a situaci na Sicílii.
Öldüğünde en uzun süreli hizmet veren üyeydi.V době úmrtí byl jejím nejstarším členem.
Tornistan türbini daha çok manevra ve acil durumlarda kısa süreli kullanılır.Saturninem se nechává vmanipulovat do více či méně absurdních situací.
Kısa süreli bellek veya Geçici Bellek, bilgileri tutma süresi 30 saniyeden daha kısa olan bellektir.Krátký čas na oslovení – reklamní spot trvá přibližně 30 sekund.
Üç dönem kuralına takıldığı için 3 ay süreliğine bu görevinden ayrıldı.Kvůli tomto skandálu si vzala tříměsíční volno.
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.Roubal si pobyt ve vězení zpestřoval neustálými stížnostmi.
Ayrıca kısa süreliğine bir de sutopu takımı kuruldu.Po krátkou dobu se též pěstovala cukrová třtina.
O yaşadığı yanlış bir şeyden dolayı Piyer’le kısa süreliğine bozuşur.Přesně ten, se kterým se před několika lety pohádal kvůli špatně namířenému světlu.
Şehre dönen Jake ile kısa süreli bir ilişkisi olur, ama Jake yine ayrılmak zorunda kalır.Další den se s nimi indiáni spojí, ale Jake odchází pryč.
Vizeler 30 gün süreli ve 65 ABD Doları'na mal olacaktır.Výlet, který trvá tři týdny, stojí 25 000 dolarů.
Daha sonra güreş antrenörü olarak uzun süreli bir kariyeri oldu.Sama se později stala úspěšnou trenérkou dostihových koní.
Akut fissürler kısa süreli küçük ve yüzeysel çatlaklardır.Očkovanci jsou velmi krátkověké malé stromy.
Dava sonunda hepsi uzun süreli hapis cezaları aldı.Nakonec byl po dlouhých soudních peripetiích všech obvinění zproštěn.
Bu tür anlaşmalar süreli ya da süresiz olabilir.Takové riziko může existovat trvale nebo dočasně.
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.Také spolu nějakou dobu žili.
Ancak şu an çocuğunun hastalığıyla ilgilendiği için geçici bir süreliğine grupta çalmayı bırakmıştır.Nakonec se nepodařilo včas odcestoval z důvodu nemoci syna .
Bir süreliğine Floransa'ya gitti.Nějaký čas byla u Flandersů.
O andaki ulaşabileceğimiz bilgiler kısa süreli hafızadadır.Informace získané v těchto situacích se neukládají do dlouhodobé paměti.
Clarke ve Alvarez uzun süreli arkadaşlık kurdular.Clarke și Alvarez au rămas mult timp prieteni.
H373 Uzun süreli veya tekrarlı maruz kalma sonucu organlarda hasara yol açabilir .H373: Poate provoca leziuni ale organelor în caz de expunere prelungită sau repetată.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod