Ana içeriğe geç
Sözlük

süreli ile cümle

süreli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsa’nın kendisi de bir süreliğine oruç tutmuştur; ancak keşişlikle ilgili genel bir kural çıkarmamıştır.Jezus Christus is ook priester, maar hij kwam niet voort uit een priestergeslacht.
Ertesi sene ise sadece dört karşılaşmada kısa süreli yer aldı.In zijn tweede seizoen kwam hij tot slechts vier wedstrijden.
Miguel de Molina 1957'de bir süreliğine İspanya'ya geri döndü.Vicente Aranda keert in 1959 naar Spanje terug.
Çok uzun süreli provalar yapılarak ezberlenir.Dit zijn wekenlange intensieve trainingen.
Her Tardisode öncesinde kısa süreliğine zaman girdabı görünmektedir.Kennelijk heeft men voor zeer korte tijd toegang tot alle letters uit de dia.
Nişanlandıktan birkaç ay sonra Sinem Kobal ile kısa süreli bir ayrılık yaşadı.Hoewel ze getrouwd is heeft ze een korte affaire met Benton.
Ancak, buralarda oldukça kısa bir süreliğine bulunmuşlardır.Ze woonden daar maar kort.
Yağışlar az ve kısa sürelidir.De regentijd is kort maar hevig.
2005 yılında kısa bir süreliğine gruptan ayrıldı, 2006'da tekrar gruba döndü.Na haar vertrek uit de serie in 2006, maakte ze nog een korte terugkeer in 2007.
Bunlar için daha az süreli pasaport verilir.Een kortere passage geeft.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Przez jakiś czas nie chciałem wracać do studia...
Masini bir süreliğine temsilci olarak babasıyla birlikte çalışmıştır.Przez pewien czas pracował ze swoim ojcem jako księgowy.
Uzun süreli kanamalar Demir eksikliği anemisine yol açabilmektedir.Przewlekłe krwawienie może być przyczyną niedokrwistości z niedoboru żelaza.
Kısa süreli verilerden elde edilecek yorumlar genelde yanıltıcıdır.Rokowanie ze względu na późne rozpoznanie zwykle jest złe.
2001 yılında kısa süreliğine Kashiwa Reysol'a transfer oldu.W kwietniu 2003 został wypożyczony do japońskiej Kashiwy Reysol.
Uzun süreli fermentasyon için daha düşük sıcaklıklar söz konusu olabilmektedir.Poddawana fermentacji w niższych temperaturach przez dłuższy czas.
Kısa süreli olarak futbol oynadı.Początkowo, przez krótki okres uprawiał piłkę nożną.
Uzun süreli bellek, bilgilerin devamlı kaldığı bellektir.Być przedmiotem, to tutaj być zawsze danym w doświadczeniu.
Bu hastalıkta kişi uzun bir süreliğine bayılır.Kobieta przez długi czas chorowała na depresję.
Savaştan sonra istasyon yeniden inşa edilirken çatısı geçici bir süreliğine üçgen şeklinde inşa edildi.Po wojnie wieżę odbudowano w dawnym stylu.
BECMG (oluyor) veya TEMPO (kısa süreli olarak gerçekleşecek) sözcükleri ile başlar.Rozmnaża się je przez podział (wczesną wiosną) lub przez nasiona.
Han Solo'nun uzun süreli arkadaşıdır ve Millenium Falcon'un eski kaptanıdır.Był także bliskim przyjacielem Hana Solo i przez pewien czas, właścicielem Sokoła Millennium.
Ripperana, Ripperologist, ve Ripper Notes isimli süreli yayınlar kendi araştırmalarını yayınlamışlardır.Ich wyniki publikowane są w magazynach „Ripperana”, „Ripperologist” i „Ripper Notes”.
Erginleri çok kısa süreli yaşarlar ve besin almazlar.Dorosłe osobniki żyją krótko i nie pobierają żadnego pokarmu.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.W wieku 5 tygodni młode ptaki opuszczają gniazdo, jednak przez dłuższy czas pozostają z rodzicami.
İnşaatı, ödenek yetersizliğinden dolayı geçici bir süreliğine durdurulmuştur.Pomysł został tymczasowo wstrzymany ze względu na brak pieniędzy.
Uzun süreli açlık.Wielkiego Głodu.
Kimmerler'den sonra İskitler, Medler ve Persler kısa süreli hakimiyetleri olmuştur.Wkrótce potem pod władzą tyranów znalazły się Epidauros, Megara i Sykion.
Ayrıca hafıza ve özellikle de kısa süreli hafıza üzerinde rolü vardır.Interferencja zachodzi zwłaszcza w pamięci krótkotrwałej i pamięci sensorycznej.
20 dakika sürelidir.20 w nocy.
30 gün süreli kalışlar ücretsizdir.Dla innych pojazdów przejazd na całej długości jest bezpłatny.
Eğitim semineri kısa sürelidir (1 veya 2 gün).Zaproponowano, aby sprawozdania internetowe były eksponowane przez krótki czas po wydarzeniu (1–2 dni).
Ancak, buralarda oldukça kısa bir süreliğine bulunmuşlardır.Zostali jednak stamtąd na krótko wyparci.
Kısa bir süreliğine Paris'e geçmiş ve 1939'da hayatının sonuna kadar kalacağı ABD'ye göçmüştür.W 1920 roku wyjechał do Francji, a w 1939 roku do USA, gdzie spędził resztę życia.
Kısa bir süre sonra S.O.S adlı bir grup kuran Özdemir'in bu çalışması uzun süreli olmadı.Tak obrzydliwego wpisu Gmyza dawno nie było.
2005 yılında kısa bir süreliğine gruptan ayrıldı, 2006'da tekrar gruba döndü.Z grupy odszedł w 2005 roku, wkrótce potem zmarł.
Bu antlaşma 10 yıl sürelik bir barış dönemini öngörüyordu.Traktat spowodował nastanie względnego pokoju na kilka lat.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.W okresie stosowania leku nie wolno spożywać alkoholu.
Sprint yarışları kısa süreli yarışlar olup az sayıda turdan oluşur.Sezon jest krótszy niż w serii Monster Energy o kilka wyścigów i nagrody pieniężne są znacznie niższe.
Bu kayıpların görece kısa süreli bir deniz muharebesinde gerçekleşmesi pek olağan görülmemektedir.Wypadek ten często nie jest formalnie zaliczany do misji księżycowych.
Uzun süreli kullanımlardan sonra ilacın aniden kesilmesi yoksunluk sendromuna neden olur.Doprowadza to po pewnym czasie do niewydolności oddychania.
Ayrıca Ebi, bir süreliğine İspanya ve İsveç ' te de yaşamıştır.Przez jakiś czas mieszkała też w Brazylii i Belgii.
Bir süreliğine öğrenci olarak İsveç'te kaldığından akıcı bir şekilde İsveççe konuşabilmektedir.Od czasu wymiany studenckiej mówi biegle po szwedzku.
17 Haziran 1998 tarihinde Bob Weinstein, kitaplardan uyarlanmış iki saat süreli bir film tretmanı sundu.Den 17 juni 1998 presenterade Bob Weinstein ett utkast för en två-timmars filmversion av boken.
Ancak bir gece Gandi'nin amcası, kısa bir süreliğine Gandi'nin dinlenmesi için yerine geçti.En natt kom dock Gandhis farbror för att avlösa honom en stund.
60-200 - Melkor İnsanların geldiğini öğrendikten sonra Angband'ı bir süreliğine terkeder.60-200: Melkor lämnar Angband för att människorna.
Tabii bu isim karmaşası çok kısa süreliğine yaşandı.Namnet blev dock kortvarigt.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.Denna lösning fungerade väl under en tid.
Bunun üzerine McKagan da 2010'da kısa bir süreliğine Jane's Addiction'a katıldı.McKagan lämnade dock Janes Addiction bara några månader senare.
Aynı dizinin ve kısa süreli TV şovu Kid Notorious'un da denetleyici yönetmenidir.Han har även arbetat med den kortlivade TV-showen Kid Notorious.
1594 yılında Hırvat banı Juraj IV Zrinski tarafından kısa süreliğine ele geçirildi.Ingångstornet uppfördes år 1599 på initiativ av Juraj IV Zrinski.
Bir süre sonra bu olaylar bir süreliğine son bulur.Ett år senare fattar jag äntligen.
Sabotajcılar bir süreliğine görünmez olabilirler.En muspekare kan i många tillfällen göras osynlig.
Veri tabanı yükü arttıkça performans düşüşü oluştuğundan dolayı veriler kısa süreli tutulacaksa tercih edilir.I valet mellan medborgarlön och arbetstidsförkortning föredrar han det senare.
20 dakika sürelidir.Restiden är två dygn.
Ancak bu barışın kısa süreli olduğu anlaşıldı.Denna fred var dock endast ett kort uppehåll.
Çünkü yulafta vernelizasyon uzun sürelidir.Behandling med mesalazin är långvarig.
Kısa bir süreliğine de olsa Karanlık Taraf'a geçmiştir.Till slut går han över till den mörka sidan.
Uzun süreli arkadaşı Monica'ya aşık olur ve yedinci sezonda evlenirler.Chandler friar till Monica i slutet av säsong sex och de gifter sig i slutet av säsong sju.
En kısa süreli Amerikan başkanıdır.Han är den hittills kortaste av alla USA:s presidenter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod