Ana içeriğe geç
Sözlük

sürekli olarak ile cümle

sürekli olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Hasta sürekli olarak yüksek kan basıncına sahipse hipertansiyon teşhis edilir.Η υπέρταση διαγιγνώσκεται όταν ο ασθενής έχει επίμονα υψηλή πίεση αίματος.
Bu döngüde azot bileşikleri sürekli olarak topraktan canlılara ve sonra tekrar toprağa geri dönerler.Κάθε νύχτα, ο ήλιος πεθαίνει στην αγκαλιά αυτής της Ζόρια και έπειτα επανέρχεται στη ζωή.
Yeni Dünya'da sürekli olarak kullanılan en eski yönetim binasıdır.Σήμερα θεωρείται η παλαιότερη συνεχώς κατοικούμενη πόλη του κόσμου.
1861'den itibaren sürekli olarak üniversite senatosunun bir üyesiydi.Από το έτος 1861 ήταν συνεχώς μέλος της πανεπιστημιακής συγκλήτου.
Şayet böyle olmasaydı, yani ışınlar gözden sürekli olarak çıkmasaydı, nesneler bütün olarak görülemezlerdi.For hvis alle løj, ville sandheden aldrig se lyset, og det ville skabe et totalt kaos.
Her yıldız sürekli olarak gazın uzaya akmasına neden olan bir yıldız rüzgârı üretir.Enhver stjerne frembringer en solvind af partikler der er årsag til en kontinuerlig strøm af gas ud i rummet.
Ayrıca sürekli olarak mevcut olmayan bir yapıdır ve boyutunu önemli ölçüde değiştirir.Den er ikke altid tilstede, og den varierer meget i størrelse.
Avarlar sonraki dönemde sürekli olarak barbar kavimlerle savaş halinde bulunmuştur.Spanierne var på det tidspunkt konstant i krig med Cariberne.
Daha sonraki yaşamında sürekli olarak bir göz bandı kullanmıştır.Dog altid med et glimt i øjet.
Sürekli olarak Sovyet partizanları ile iş birliği içerisindeydi.Han holdt hele tiden kontakt med sit parti, Arbejderpartiet.
Yine Kalecik mevkii de önemli bir savunma alanıydı ve burada sürekli olarak Türk askerî birliği bulunurdu.Stedet regnes dog stadigvæk for en vigtig forsvarsposition af den græske hær.
Onlar sürekli olarak kötülükle savaşırlar ve iyilik yolunda mücadele ederler.De fremmer uegennyttig og skapende innsats, og de tilskynder rettskaffen og høvisk handling.
Wright 1946'da Paris'e taşındı ve sürekli olarak ABD dışında yaşamaya başladı.Wright flyttet til Paris i 1946 og ble fast amerikansk landflyktig.
Birbirleriyle insanların da duyabileceği sesler çıkararak sürekli olarak iletişim halindedirler.Sagnene skulle han også høre fra andre kilder – men har godtatt det slik det ble fortalt.
Bu veriler tekrar eden işlemlerin sürekli olarak ölçülmesiyle olacaktır.Disse må oppdateres kontinuerlig.
Veba salgını, ileriki yıllarda orduda sürekli olarak baş gösterecekti.Geriljaen ville fortsette å operere i de kommende år.
Fakat Helen sürekli olarak Eddie'den hoşlanmadığını vurgular.Michael viser til stadighet at han misliker Rafael.
Villa'ya döndüğünde ise, partneri Darius Vassell ile birlikte sürekli olarak forma şansı buldu.Da han kom tilbake fra lån var han igjen førstevalg på topp sammen med Darius Vassell.
Bir askerin kızı olarak kendisi ve ailesi sürekli olarak taşınmışlardır.Sebagai putri seorang perwira militer, ia dan keluarganya terus-menerus pindah tempat tinggal.
Birbirleriyle insanların da duyabileceği sesler çıkararak sürekli olarak iletişim halindedirler.Seseorang dapat mendengar seseorang bersuara secara jelas padahal orang tersebut berada ditempat jauh.
Pueblo Kızılderilileri, ABD'de sürekli olarak yaşayan en eski topluluklardan biri olarak düşünülür.Pueblo dianggap menjadi salah satu komunitas berpenduduk berkelanjutan tertua di Amerika Serikat.
Sürekli olarak Mahir'e takılır.Kekal abadi mengurus makhluk ciptaan-Nya.
Bu arada esrarengiz biri, sürekli olarak Harry ve arkadaşlarına kendini göstermeden yardım etmektedir.Selama cerita, ia kerap meledek Harry dan teman-temannya.
Nedeni ise sürekli olarak akarsu boyunca yuvarlanmalarıdır.Itulah alasan mengapa ia selalu tampak bersungut-sungut.
Bir şey kendisiyle bile aynı değildir, çünkü sürekli olarak değişmektedir.Tetapi situasi tidak akan tetap sama karena adanya perubahan.
Aşırı derecede göçebedirler ve sürekli olarak uygun yaşam alanı arayışı içindedirler.Mereka menjalani hidup abadi dengan makmur dan sempurna di alam baka.
Korkan genç çocuk, sürekli olarak yardım çağrısında bulunur.Segala maslah dusun, anak kemenakan selalu diselesaikan dengan musyawarah mufakat.
Böylece yeryüzündeki su, dengesi sürekli olarak korunmuş olur.Dan berkuasalah air itu di atas bumi seratus lima puluh (150) hari lamanya.
Tlaxcala, Aztek İmparatorluğu tarafından hiçbir zaman fethedilemedi ancak sürekli olarak savaş halinde oldu.Suku Tlaxcala tidak pernah ditaklukan oleh bangsa Aztek.
Sonuç olarak Mısır'da pagan kültürü sürekli olarak geriledi.Akibatnya, budaya pagan Mesir terus mengalami kejatuhan.
Bir aslandır ve sürekli olarak şapka takar.Dia memakai kulit beruang dan hanya bersenjatakan kapak.
Bu nedenle de sürekli olarak yer değiştirmek ve gerçek kimliğini gizlemek zorunda kaldı.Do đó, Frank liên tục đổi chỗ ở và thay đổi tên.
Oyumi Klanı kendi arazisini sürekli olarak yönetmiştir.Dòng họ Oyumi điều hành lãnh thổ của họ rất vững chắc.
Hem İnka hem de Chanes toplulukları, sürekli olarak Guarani savaşçılarının saldırılarına maruz kalmıştır.Cả người Inca và Chane chống lại nhiều cuộc tấn công từ các chiến binh của Guarani xâm chiếm khu vực này.
Yakalama hızını artırmak için kamera etkinken saniyede 30 kare sürekli olarak yakalanır.Để cải thiện tốc độ chụp, 30 khung hình sẽ được chụp liên tục trong mỗi giây khi máy ảnh được kích hoạt.
Ancak ülkede kalanlar sürekli olarak polis kuvvetleri tarafından izlenecektir.Công chúng trong khối Đông vẫn phải chịu giám sát chính trị bởi các lực lượng cảnh sát.
Bir aslandır ve sürekli olarak şapka takar.Cô bị sự sạch sẽ ám ảnh và luôn luôn mang găng tay.
Bu dönemde Jeffreys sürekli olarak bilgi almak isteyen insanlar yüzünden meşgul edildi.Riêng Jefferson phải ở lại để tìm hiểu điều gì đang thực sự xảy ra.
Böylece yeryüzündeki su, dengesi sürekli olarak korunmuş olur.地上における(厳密には海上も含める)降水の量は降水量で表される。
Onlar sürekli olarak kötülükle savaşırlar ve iyilik yolunda mücadele ederler.この戦いで将門は敗走、良兼は将門の妻子(良兼の娘と孫とされる)を連れ帰る。
Desteklenen dillerin resmi listesi sürekli olarak değişiyor.公式対応言語の一覧は常に変化していた。
Bugün dünyanın dört bir yanına yayılmıştır ve sürekli olarak gelişim içerisindedir.引退の場合は「(力士の四股名)、本日引退(しました)。
Sürekli olarak 48 sayı yayımlanabilmiştir.放送回数は通算で全48回。
1991 yılından beri ülkedeki ölüm oranı sürekli olarak doğum oranını geçmektedir.1990年代以降、死亡率が出生率を上回る状態が続いている。
Elemelere katılan takım ve oynanan karşılaşma sayıları zaman içinde sürekli olarak artmaktadır.ゲーム中の敵とのエンカウント率が極めて高く頻繁に戦闘が発生する。
Ayrıca sürekli olarak birilerine tükürür.いつも人を小馬鹿にしている。
Ayrıca 2 cm aralıkla CPTU verileri sürekli olarak kaydedilebilmektedir.尚、現在の公式プロフィールでも2cmサバを読んでいる。
Ancak ülkede kalanlar sürekli olarak polis kuvvetleri tarafından izlenecektir.国の管轄で、当然、常に見張りが立てられている。
Aynı şekilde, beta-ışını yayınımı da bu ısınma periyodu boyunca sürekli olarak görüntülenmiştir.同様にして、β線放出がこの温度上昇の間に連続的に測定された。
2006 ve 2007'deki giriş filmlerinde sürekli olarak tükürür.2006年、2007年と2連連続でリーディングサイアーに輝いた。
Spektrofotometrik ölçümler en kullanışlıdır, çünkü reaksiyon hızının sürekli olarak ölçülmesi mümkündür.分光法は、反応速度を連続的に測定できるので便利である。
Danslarda sürekli olarak müzik kullanılmıştır.定期的に音楽の演奏会に使われている。
Bir şey kendisiyle bile aynı değildir, çünkü sürekli olarak değişmektedir.なぜならば、そのような条件自体がたえず変化するからである。
Yeni Dünya'da sürekli olarak kullanılan en eski yönetim binasıdır.この建物は現在も使われ続けている庁舎として州内最古のものである。
Stalin sürekli olarak açıkça Lenin'in yanılmazlığını şiddetli bir şekilde savunmuştur.そんな中、ヴィランクは一貫して潔白を主張し続けた。
Yaşam süreleri çok kısa olduğu için, sürekli olarak yeni kölelere ihtiyaç duyuluyordu.由于奴隶寿命较短,不得不持续补充数目。
İzlanda'daki ilk sürekli olarak yaşamış insan Norveç'li şef Ingólfur Arnarson olarak kabul edilir.第一個常住在冰島的人通常被認為是一個名叫殷格·亞納遜的挪威酋長。
Bir şey kendisiyle bile aynı değildir, çünkü sürekli olarak değişmektedir.沒有一件事是永遠相同的,任何一個時刻,改變都在發生。
Sürekli olarak 48 sayı yayımlanabilmiştir.每年出版 48 期。
Özellikle İsa'yı sürekli olarak kışkırtır.對於耶穌的話每次都會感到震驚。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod