süregelen ile cümle

süregelen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu proje boyunca süregelen bir süreçtir.Se întocmește un program pe termen lung.
Çöğürün tanımı ile ilgili süregelen tartışmalar vardır.A számítógépes biztonsággal foglalkozók körében mindig éles vitákat vált ki.
Daha çok yıllardır süregelen alışkanlıklarına devam etmektedirler.Loput jatkavat usein vuosia jatkuvaa juomistaan.
Albümde aynı zamanda o sıralarda süregelen Bosna Savaşı'ndan da bahsedilmektedir.Albumin erikoinen nimi viittaa tuolloin käynnissä olleeseen kylmään sotaan.
Çok eskiden beridir süregelen bir ata yadigari meslektir.Hevosurheilua on harjoitettu kauan.
Orta Çağda süregelen yağmacılığa karşı korunak olmuşturlar.Keskiajalla kehittyi pysyvä järjestelmä harhaoppeja vastaan.
Süregelen etkinlikler, şölene dönüşmektedir.Η θερμόσφαιρα βαθμιαία μεταβάλλεται στην εξώσφαιρα.
Süreçtir: Süregelen bir gelişmeyi sağlar.Marche: at gå et skridt frem.
Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve 'süregelen bir büyüdür' derler.Tetapi jika mereka melihat sebuah Tanda, mereka berpaling, dan berkata, "Ini adalah (tapi) sihir sementara.
Meydan, Mısır'da süregelen demokrasi gösterilerinin merkezi ve sembolü olarak kabul edilmiştir.Alun-alun ini menjadi titik pusat dan simbol bagi demonstrasi demokrasi Mesir yang sedan berlangsung.
Yatar-Ami, Mari ile süregelen kereste ticaretini daha da geliştirmiştir. ^ W. J. Hamblin (12 Nisan 2006).Ia diketahui terus melakukan perdagangan kayu yang menguntungkan dengan Mari. ^ W. J. Hamblin (12 April 2006).
Bu iki ünlü şov arasında süregelen yarış büyük bir merak konusu haline geldi.Kisah pertemuan keduanya dalam pertandingan kemari telah menjadi kisah terkenal.
(Hasan yürüyor.) imperfectum: Geçmişte süregelen olayları belirtir.Kala imperfek menjelaskan tindakan yang tengah berlangsung pada masa lampau.
Süreçtir: Süregelen bir gelişmeyi sağlar.Làm thế nào để duy trì quá trình cải tiến liên tục?
Çok eskiden beridir süregelen bir ata yadigari meslektir.あれだけ魅力的な常歩をする馬が、かつていただろうか?
(Hasan yürüyor.) imperfectum: Geçmişte süregelen olayları belirtir.未完了過去(ラテン語:imperfectum) 過去に継続して起きていた事象を表す。
Kılınılması gerektiği konusunda bin yıllık süregelen tartışmalar hala devam etmektedir.長年続いた教会税も廃止の方向で議論が進められている。
Genel olarak bu sezon, dizi boyunca süregelen gizemlerin açıklandığı sezondur.其後,球會宣佈外借期將延長至賽季完結。
Aile kuşaklardan beri süregelen bir açlığı kalıtım yoluyla almış gibidir.איש לא מצליח להיזכר אם נישפור סבלה אי פעם מרעב כה כבד.
Süregelen anlaşmazlıklarla Filistin-İsrail ilişkileri daha da düşmanca bir tavır aldı.Палестинско-израелските отношения стават още по-враждебни поради продължилия конфликт.
Bunlar özellikle televizyonda olayların içinde, süregelen öykü entegre edilmiştir.Например, в телевизионно предаване историята би се разгърнала в много епизоди.
Çöğürün tanımı ile ilgili süregelen tartışmalar vardır.Съществува спор за хронологията на събитията.
Kütüphane ve şapel binaları, kolejin süregelen maddi sıkıntılarına rağmen 17. yüzyıl ortasında tamamlanmıştır.Freske in frizi v notranjosti so se večinoma ohranili v svojem zgodovinskem stanju iz 17. stoletja.
Bu proje boyunca süregelen bir süreçtir.Planeerimisetapp on pidev protsess, mis jätkub kogu projekti vältel.
2007’de ele geçirilen 18,2 ton metamfetamin 2004’ten beri süregelen bir eğilimin devamı niteliğindedir.3677/90), și în regulamentele adoptate ulterior pentru a reglementa comerţul în interiorul UE (CE nr.
2007’de ele geçirilen 18,2 ton metamfetamin 2004’ten beri süregelen bir eğilimin devamı niteliğindedir.Az Európában lefoglalt amfetaminminták tisztasága 2007ben rendkívül változatos volt, olyannyira, hogy az
2007’de ele geçirilen 18,2 ton metamfetamin 2004’ten beri süregelen bir eğilimin devamı niteliğindedir.In de EU werd 582 liter P2P in beslag genomen, tegenover 2 005 liter in 2006.
ABD ve Meksika arasında süregelen, göç tartışmalarını iki taraftan da takip etmiş olsaydım ne olurdu?대한 토론에서 미국과 멕시코 양국 사이의 이야기를 모두 알고 있었다면 어땠을까요?
ABD ve Meksika arasında süregelen, göç tartışmalarını iki taraftan da takip etmiş olsaydım ne olurdu?Saya telah mengikuti debat imigrasi dari kedua sisi, orang Amerika dan orang Meksiko?
ABD ve Meksika arasında süregelen, göç tartışmalarını iki taraftan da takip etmiş olsaydım ne olurdu?הייתי עוקבת אחר דיוני ההגירה משני הצדדים, הצד אמריקאי והצד המקסיקני?
ABD ve Meksika arasında süregelen, göç tartışmalarını iki taraftan da takip etmiş olsaydım ne olurdu?قمت بمتابعة الجدل حول الهجرة من الجانبين، الأمريكي والمكسيكي؟
ABD ve Meksika arasında süregelen, göç tartışmalarını iki taraftan da takip etmiş olsaydım ne olurdu?注目していたらどうだったのでしょう? もし 母がフィデの家族は貧乏だけど
Akhenaten ise, Mısır'da süregelen çok tanrılı sistemden, tek tanrılı dine geçişi sağlayan firavun.الذي أنشا دين جديد في مصر القديمة الذي كان قائماًُ على التوحيد بدلاً من
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""Az az szilárd és folyamatos irányvonal, hogy Allende legyen egy puccs által megbuktatva"
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""Det är klart att policyn slår fast att störta Allende med en kupp."
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""É firme e irreversível a decisão de que Allende deve ser afastado por um golpe".
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""Es ist feste und beständige Strategie, Allende durch einen Putsch zu stürzen."
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset."Il piano d'azione deciso e continuato è che Allende venga rovesciato da un colpo di stato.
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""kebijakannya sudah ditegaskan agar Allende digulingkan oleh kudeta"
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""La política de derrocar a Allende con un golpe de estado es firme y constante".
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""nasza strategia jest niezmienna Allende ma zostać pozbawiony władzy w zamachu stanu"
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset."Pevnou a trvalou stratégiou je, aby bol Allende zvrhnutý štátnym prevratom.
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""Trdno smo odločeni, da Allendeja strmoglavimo z državnim prevratom.
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""Είναι σταθερή και διαρκής μας πολιτική η ανατροπή του Αλιέντε με πραξικόπημα."
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""Наша твердая и последовательная политка - Альенде должен быть свергнут переворотом"
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset.""Приетият действащ план е за събарянето на Аленде чрез преврат ".
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset."חזק ויציב שהמדיניות היא שאיינדה .יגורש מהשלטון בהפיכה
"Allende'nin bir darbe ile devrilmesi sıkı ve süregelen bir siyaset."事件3年後に米政府当局者が ワシントンに送った公電では
Alzheimer üzerine kitaplar okuyup süregelen araştırmaları tanımaya gayret ettim.Comecei a ler sobre a doença de Alzheimer e tentei familiarizar-me com a sua investigação.
Alzheimer üzerine kitaplar okuyup süregelen araştırmaları tanımaya gayret ettim.Ik begon te lezen over Alzheimer en probeerde vertrouwd te geraken met het onderzoek.
Alzheimer üzerine kitaplar okuyup süregelen araştırmaları tanımaya gayret ettim.관련 연구들에 익숙해지려고 노력했어요.
Alzheimer üzerine kitaplar okuyup süregelen araştırmaları tanımaya gayret ettim.Zaczęłam czytać, próbowałam zapoznać się z wynikami badań.
Alzheimer üzerine kitaplar okuyup süregelen araştırmaları tanımaya gayret ettim.והתוודעתי למחקר בתחום
Alzheimer üzerine kitaplar okuyup süregelen araştırmaları tanımaya gayret ettim.واطلعت على الأبحاث،
Alzheimer üzerine kitaplar okuyup süregelen araştırmaları tanımaya gayret ettim.そんな中
Asırlardır süregelen bir rüya .Acesta este un vis din vechime.
Asırlardır süregelen bir rüya .C'est un rêve depuis toujours.
Asırlardır süregelen bir rüya .Dieser Traum existiert sein Urzeiten.
Asırlardır süregelen bir rüya .Dit is een eeuwenoude droom.
Asırlardır süregelen bir rüya .Đó đã hẳn là ước mơ của thời đại
İlgili Sayfalar