Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
En kısa sürede buradan çıkmanı istiyorum.I want to get out of here as soon as possible.
Tom en kısa sürede onu geri aramanı istiyor.Tom wants you to call him back as soon as possible.
En kısa sürede o belgenin bir kopyasını istiyorum.I'd like a copy of that document as soon as possible.
Sanırım en kısa sürede Tom'la temas kurmak isteyeceksin.I think you'll want to contact Tom as soon as possible.
Tom kısa sürede hiç kimsenin onunla ilgilenmediğini fark etti.Tom soon realized that no one was paying any attention to him.
En kısa sürede cevapla!Answer as soon as possible!
On iki saniyeden kısa sürede yüz metre koşabilir.He can run 100 meters in less than twelve seconds.
Ona kendisinden kısa sürede eve gelmesini isteyen bir mektup yazmıştım.I wrote him a letter asking him to come home soon.
Seni çok kısa sürede tekrar gördüğüme şaşırdım.I'm surprised to see you again so soon.
Kısa sürede iyi bir iş kurdu.He built up a good business in a short time.
O en kısa sürede geldi.He arrived as soon as he could.
En kısa sürede sen görmek istiyorum.I want to see you as soon as possible.
Kısa sürede geleceğim.I won't be a moment.
Bu kadar kısa sürede dönmeni beklemiyordum.I didn't expect you back so soon.
Henüz bilmiyorum ama yeterince kısa sürede öğreneceğim.I don't know yet, but I'll find out soon enough.
En kısa sürede başlamak zorunda.It has to begin as soon as possible.
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS aracılığıyla bildirdim.I reported to him by means of an SMS that he had to stop his work as soon as possible.
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS vasıtasıyla ona bildirdim.I reported to him through an SMS that he had to stop his work as soon as possible.
En kısa sürede o bilgiye ihtiyacım var.I need that information as soon as possible.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede bilmem gerekiyor.I need to know as soon as possible.
Toplantı mümkün olduğu kadar kısa sürede başlamalı.The meeting needs to begin as soon as possible.
En kısa sürede toplantının başlaması gerekiyor.The meeting needs to begin as soon as possible.
Daha kısa sürede olmalıydım.I should've been there sooner.
Bunu sana daha kısa sürede vermeliydim.I should've given you this sooner.
Onu daha kısa sürede bitirmeliydim.I should've finished that sooner.
Bunu daha kısa sürede düşünmeliydim.I should've thought of it sooner.
Daha iyi bir çözüm olursa en kısa sürede onu sana bildiririm.If there's a better solution, then I'll notify you about it as soon as possible.
Lütfen mümkün olduğunca en kısa sürede cevap ver.Please reply as soon as possible.
Doktor elinden geldiğince kısa sürede burada olacak.The doctor will be here as soon as he can.
En kısa sürede seni orada karşılayacağım.I'll meet you there as soon as possible.
Elimden gelen kısa sürede size geri döneceğim.I'll get back to you as soon as I can.
Elimden geldiği kadar kısa sürede sana bir tane alacağım.I'll get you one as soon as I can.
Elimden geldiğince kısa sürede seninle olacağım.I'll be with you as soon as I can.
Elimizden geldiği kadar kısa sürede orada olacağız.We'll be there as soon as we can.
Kısa sürede sana döneceğim.I'll get back to you in a moment.
Tom'un kısa sürede geri döneceğine eminim.I'm sure Tom will be back soon.
Elimden geldiği kadar kısa sürede evde olacağım.I'll be home as soon as I can.
Böylesine uzun bir süreden sonra hepinizle görüşmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting you all after such a long time.
En kısa sürede herkesin bu odadan çıkmasını istiyorum.I want everybody out of this room as soon as possible.
Tom en kısa sürede gitmek istediğimi biliyor.Tom knows I want to leave as soon as possible.
En kısa sürede orada olacağız.We'll be there as soon as possible.
Tom ve Mary kısa sürede arkadaş oldu.Tom and Mary soon became friends.
Tom elinden geldiğince kısa sürede burada olacak.Tom will be here as soon as he can.
Tom ve Mary en kısa sürede evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyorlardı.Tom and Mary wanted to get married and have kids as soon as possible.
En kısa sürede bu sorunla ilgilenmeliyiz.We need to take care of this problem as soon as possible.
Bu en kısa sürede çözmemiz gereken bir sorun.That's a problem we have to solve as soon as possible.
En kısa sürede bu sorunla ilgilenmek zorundayız.We must deal with this problem as soon as we can.
Ben bu planın en kısa sürede onaylanmasını ve uygulanmasını talep ediyorum.I demand that this plan be approved and enforced as soon as possible.
Elimden geldiğince en kısa sürede bu sorunla ilgileneceğim.I'll deal with this problem as soon as I can.
Üç saatten daha az sürede orada olacağız.We'll be there in less than three hours.
Beş dakikadan daha az bir sürede döneceğim.I'll be back in less than five minutes.
Bunu en kısa sürede yapacağım.I'll do it as soon as I can.
Gerçekten kısa sürede gitmemiz gerekiyor.We need to leave real soon.
Sanırım en kısa sürede bunun üstesinden gelebilirim.I think I should handle this as soon as possible.
Elimden geldiği kadar kısa sürede size katılacağım.I'll join you as soon as I can.
Tom kısa sürede bize katılacak.Tom will join us shortly.
Kısa sürede size katılacağız.We'll join you shortly.
Melissa iki yıldan daha az bir sürede Portekizcede akıcı oldu.Melissa became fluent in Portuguese in less than two years.
Tom mümkün olan kısa sürede haberdar edilmeli.Tom should be notified as soon as possible.
Kısa sürede biri sizinle olacak.Someone will be with you in a moment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod