Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Oturun. Kısa sürede sizinle olacağım.Sit down. I'll be with you in a moment.
Ne kadar sürede kütüphanede olmayı planlıyorsun?How much time are you planning on being at the library?
İstediğim paraya en kısa sürede ihtiyacım var.I need the money I requested as soon as possible.
Üç saatten daha az bir sürede orada olmalıyım.I should be there in less than three hours.
Mümkün olan en kısa sürede kitaplarınızı iade edeceğim.I'll return your books as soon as possible.
Kısa sürede ayrılmalıyız.We should be through soon.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede döneceğiz.We'll be back as soon as possible.
Tom on dakikadan daha az sürede sorularımızın hepsine cevap verdi.Tom answered all of our questions in less than ten minutes.
Tom üç dakikadan daha az sürede bütün elmayı yedi.Tom ate the whole apple in less than three minutes.
Tom on dakikadan daha az bir sürede buraya geldi.Tom got here less than ten minutes ago.
Tom, en kısa sürede Mary'yi ara.Tom, call Mary as soon as possible.
En kısa sürede seninle temasa geçeceğiz.We'll get in touch with you as soon as possible.
Biz en kısa sürede sizinle irtibat kuracağız.We'll contact you as soon as we can.
Tom ve Mary kısa sürede iyi arkadaşlar oldular.Tom and Mary soon became best friends.
Elinden gelen en kısa sürede eve geri gel lütfen.Please come back home as soon as you can.
Sadece kısa sürede birisi seninle olacak.Someone will be with you in just a moment.
Bizimle kampa gitmekle ilgileniyorsan lütfen bana en kısa sürede bildirin.If you're interested in going camping with us, please let me know as soon as possible.
Tom uyanık kalmaya çalıştı fakat kısa sürede uyuyakaldı.Tom tried to stay awake, but he soon fell asleep.
Tom çok kısa sürede Boston'a gitmek zorunda kaldı.Tom had to go to Boston on short notice.
Şiddetli yangınlar kısa sürede kendilerini tamamen yakarlar.Violent fires soon burn out themselves.
Bu kadar kısa sürede geldiğin için teşekkür ederim.Thank you for coming on such short notice.
Bizim en kısa sürede oraya gitmemiz gerekiyor.We need to get there as soon as we can.
En kısa sürede bu odadan çıkmanızı öneriyorum.I suggest you all get out of this room as soon as possible.
Bu beklediğimizden daha kısa sürede olabilir.It might happen sooner than we anticipated.
En kısa sürede buradan uzaklaşmamızı öneriyorumI suggest we get away from here as soon as possible.
Elimizden gelen kısa sürede Boston'a geri taşınmak zorundayız.We've got to get back to Boston as soon as we can.
Çok kısa sürede vazgeçtin.You gave up too soon.
En kısa sürede onu tamamlamalıyım.I must complete it as soon as possible.
En kısa sürede onu tamamlamak zorundayım.I have to complete it as soon as possible.
En kısa sürede onu tamamlamam gerekiyor.I need to complete it as soon as possible.
En kısa sürede onun hakkında konuşmalıyım.We need to talk about that as soon as possible.
Sadece elimden geldiğince kısa sürede buradan çıkmak istiyorum.I just want to get out of here as quickly as I can.
Bu kadar kısa sürede öğle yemeğinden nasıl döndün?Why are you back from lunch so soon?
Kısa sürede Tom'a söylesen iyi olur.You'd better tell Tom soon.
Tom'a en kısa sürede buraya dönmesini söyle.Tell Tom to get back here as soon as he can.
Tom'a en kısa sürede orada olacağımı söyle.Tell Tom I'll get there as soon as I can.
Tom'a en kısa sürede orada olacağımı söyledim.I told Tom I'd be there as soon as possible.
En kısa sürede diğerlerine söylemeliyiz.We should tell the others as soon as possible.
Çocuklara en kısa sürede evde olacağımı söyle.Tell the children I'll be home as soon as possible.
Tom hapishanede geçirdiği süreden Mary'ye bahsetmek zorunda olduğunu fark etti.Tom realized he had to tell Mary about the time he spent in prison.
Daha kısa sürede buraya gelebilseydik Tom'u kurtarabilirdik.If we'd gotten here sooner, we might've been able to save Tom.
En kısa sürede başlayacağız.We'll get started as soon as we can.
En kısa sürede seni alacağız.We'll pick you up as soon as we can.
En kısa sürede geleceğiz.We'll come as soon as we can.
Ondan sonra kısa sürede ayrıldık.We left soon after that.
Onu kısa sürede bulsak iyi olur.We'd better find it soon.
Seni kısa sürede görmeyi umuyoruz.We hope to see you soon.
Sadece en kısa sürede bunu yaptırmamız gerekiyor.We just need to get this done as soon as possible.
Tom'un bu kadar kısa sürede buraya gelmesini beklemiyordum.I didn't expect Tom to get here so soon.
Elimden geldiği kadar kısa sürede seninle orada buluşacağım.I'll meet you there as soon as I can.
Onlar oldukça kısa sürede hazır olmalı.They should be finished pretty soon.
En kısa sürede eve geri dönmelisin.You should get back home as soon as you can.
Tom kısa sürede ziyaret edecek.Tom is coming over in a little while.
Tom kısa sürede eve gelmem gerektiğini söyledi.Tom said I should come home soon.
Bunu kısa sürede onarsalar iyi olur.They'd better fix it soon.
Tom elinden geldiğince kısa sürede ayrıldı.Tom left as soon as he could.
En kısa sürede ona ihtiyacım var.I need that as soon as possible.
Tom'un kısa sürede döneceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will be back soon?
Ne kadar kısa sürede Tom'la karşılaşabilirim?How soon can I meet Tom?
Mümkün olan en kısa sürede annene söylemelisin.You should tell your mother as soon as possible.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod