Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Ale v dlouhém období hrají oboje, jak pocit, tak skutečnost, důležitou roli.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Ale w długim okresie, zarówno uczucia, jak i rzeczywistość są ważne.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Dar pe termen lung, sunt importante și senzația și realitatea.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.De hosszútávon, mind az érzés, mind a valóság fontosak.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.그러나 오랜 기간을 통해서는 느낌과 현실이 둘다 다 중요합니다.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Ma, alla lunga, sensazioni e modelli sono ugualmente importanti.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Maar op de lange termijn zijn het gevoel en de realiteit allebei belangrijk.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Mais sur le long terme, l'impression et la réalité sont toutes deux importantes.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Mas a longo prazo sentimentos e realidade são importantes.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Nhưng về lâu dài, cả cảm giác và thực tế đều quan trọng
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Pero en el largo plazo, tanto la sensación como la realidad son importantes.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Tapi dalam jangka panjang baik perasaan maupun realita itu penting.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Αλλά μακροπρόθεσμα, και το συναίσθημα και η πραγματικότητα είναι σημαντικές.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Но в долгосрочной перспективе важны и ощущения и реальность.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.Но в дългосрочен план чувствата и действителността са важни.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.אבל בטווח הארוך, גם התחושות וגם המציאות חשובות.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.لكن على المدى الطويل، كل من الاحساس و الحقيقة مهمان.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.感覚と実態は共に重要なものです それを示す小話を二つ紹介して終わりにしたいと思います
Amerika ekonomisine 10 yıldan fazla sürede yaklaşık bir trilyon dolar net kazanç sağlayacak.지난 십년간 거의 10조 달러에 맞먹는 미국 경제의 추가적인 이득을 창출했을 수도 있었습니다.
Amerika ekonomisine 10 yıldan fazla sürede yaklaşık bir trilyon dolar net kazanç sağlayacak.1兆ドル近くの経済効果を得られると 試算されています 経済的に得な話ですよね?
Amerika ekonomisine 10 yıldan fazla sürede yaklaşık bir trilyon dolar net kazanç sağlayacak.einen Nettogewinn von fast 1 Billion Dollar einbringen würde.
Amerika ekonomisine 10 yıldan fazla sürede yaklaşık bir trilyon dolar net kazanç sağlayacak.זה יניב לכלכלת ארה"ב תוך 10 שנים רווח נטו של כמעט טריליון דולר.
Amerika ekonomisine 10 yıldan fazla sürede yaklaşık bir trilyon dolar net kazanç sağlayacak.بأن ذلك من شأنه أن يخلق ربحا صافيا للاقتصاد الأمريكي يقارب التريليون دولار، على مدى 10 سنوات.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Ali v tvojih dneh ne storim tega zaradi Davida, očeta tvojega; sinu tvojemu ga odtrgam iz roke.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.A však za dnů tvých neučiním toho pro Davida otce tvého, než z ruky syna tvého odtrhnu je.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Avšak za tvojich dní neučiním toho pre Dávida tvojho otca; z ruky tvojho syna ho odtrhnem.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Contudo não o farei nos teus dias, por amor de Davi, teu pai; da mão de teu filho o rasgarei.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Dog vil jeg ikke gøre det i din Levetid for din Fader Davids Skyld men jeg vil rive det ud af din Søns Hånd.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.그러나 네 아비 다윗을 위하여 네 세대에는 이 일을 행치 아니하고 네 아들의 손에서 빼앗으려니와
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Men för din fader Davids skull vill jag icke göra detta i din tid; först ur din sons hand skall jag rycka det.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Men for din far Davids skyld vil jeg ikke gjøre det i din tid - fra din sønn vil jeg rive riket.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Mutta isäsi Daavidin tähden minä en tee tätä sinun päivinäsi; sinun poikasi kädestä minä sen repäisen.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Pero por amor a tu padre David, no lo haré en tus días; lo arrancaré de la mano de tu hijo
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Tuttavia non farò ciò durante la tua vita per amore di Davide tuo padre; lo strapperò dalla mano di tuo figlio
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Wszakże za dni twoich nie uczynię tego dla Dawida, ojca twego; ale z ręki syna twego oderwę je.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.но во дни твои Я не сделаю сего ради Давида, отца твоего; из руки сына твоего исторгну его;
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Но заради баща ти Давида, в твоите дни няма да направя това; от ръката на сина ти що го откъсна.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.אך בימיך לא אעשנה למען דוד אביך מיד בנך אקרענה׃
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.الا اني لا افعل ذلك في ايامك من اجل داود ابيك بل من يد ابنك امزقها.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.然 而 因 你 父 親 大 衛 的 緣 故 、 我 不 在 你 活 著 的 日 子 行 這 事 . 必 從 你 兒 子 的 手 中 將 國 奪 回
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.然而 因 你 父親 大衛 的 緣故 、 我 不 在 你 活著 的 日子 行 這事 . 必從 你 兒子 的 手中 將國 奪回
Ancak bunlar arasında 72 kuralı belirli bir sürede yıllık bileşik etkiyi hesaplamak için en başarılı olanı.Ale pravidlo 72 bývá nejtypičtější, zejména když hovoříte o složeném úroku po určitá časová období.
Ancak bunlar arasında 72 kuralı belirli bir sürede yıllık bileşik etkiyi hesaplamak için en başarılı olanı.Ale zasada 72 bywa najbardziej właściwa, zwłaszcza, jeśli mówisz o składaniu się pewnych okresów czasu.
Anlam getirin." 18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Nagyjából erről beszél abban a 18 és fél percben.
Anya verandayı A sürede boyuyor diyebiliriz. .Anya는 현관을 칠하는 데 A시간이 걸립니다
Anya verandayı A sürede boyuyor diyebiliriz. .Можем да кажем, че на Аня и трябват А часа за една веранда
Anya verandayı A sürede boyuyor diyebiliriz. .ولهذا يمكننا ان نقول ان آنيا تقوم بدهان، او احتاجت لـ A ساعات لكل سطح سفينة
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.A njuna ljubezen hitro ugasne; nikoli ne bo postala vojvodinja.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.A szerelem hamar elillan: Cocóból nem lesz hercegnő.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı. Bir zamanlar...Hun liefde bekoelt al snel; ze zou nooit een hertogin worden.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.Coco non sarà mai duchessa.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.Deras kärlek falnar snabbt; hon blir aldrig någon hertiginna.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.Deres kærlighed falmer hurtigt; hun bliver aldrig en Hertuginde.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.Dragostea lor se sfârşeşte curând; ea nu va deveni niciodată Ducesă.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.Ils se lassent l'"un de l"'autre elle ne sera jamais duchesse.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.Jejich láska se brzy vytratí; nikdy by se nestala vévodkyní.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.하지만 곧 서로에 대한 열정이 식었고 샤넬은 공작 부인이 되지 못했습니다.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.Nhưng tình yêu của họ đã sớm lụi tàn; bà không bao giờ trở thành Nữ Công tước.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.Rakkaus kuihtuu pian, eikä Cocosta koskaan tule herttuatarta.
Aşkları kısa sürede bitti; asla bir Düşes olamayacaktı.Se cansan el uno del otro y ella nunca será duquesa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod