Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sürede Çanakkale nüfusu 47.000 den 72.000'e yükseldi.Obyvatelstvo za tu dobu vzrostlo z 275 na 430.
Kısa sürede öldürür.Ar fi murit la scurtă vreme.
Araç üzerindeki çalışmalar Mart ayından Mayıs 1943 arasında çok kısa sürede tamamlandı.Procesul de transformare a fost terminat între lunile martie-mai 1943.
Kısık ateşte uzun sürede pişirilir.Ciorba se fierbe pe foc foarte mic și numai scurt timp.
En kısa sürede görevine başlayacak" diye konuştu.Spuneți-ne cât mai repede!”.
Kısa sürede, açlıkları öfkeye dönüştü.În scurt timp, foamea lor s-a transformat în mânie.
Danimarka kısa sürede teslim olurken Norveç direnme gösterdi.A norvég győzelem után York megadta magát.
Eğer kötü bir eliniz varsa en kısa sürede pas geçmeye bakınız.Észrevehető romlás esetén mielőbb szemészhez kell fordulni.
Kısa sürede çok önemli roller oynadı.Hamarosan fontos szerepet is kapott.
Bebek dünyaya geldikten sonra en kısa sürede tedaviye başlanmalıdır.A kezelést az anya érdekében minél előbb meg kell kezdeni.
Resim yeteneği kısa sürede keşfedildi.Tehetségét hamar felfedezték.
Bu ise kısa sürede asimile olmalarına sebep olacaktır.Esetükben az asszimiláció gyors lefolyású.
Ancak,kısa sürede iyileşti.Pian hän kuitenkin toipui.
Ve kısa sürede bütün dünyaya ün saldı.Koko yhteisö joutui kuitenkin pian testiin.
Akut yangılar hızlı bir şekilde başlar ve kısa sürede şekillenir (birkaç saat ile bir gün arasında).Poltettuna vaikutukset alkavat nopeasti, jopa muutamassa minuutissa.
Çerkes peyniri 3 ay gibi bir sürede mayalanmaktadır.Juustoa on kypsytettävä vähintään neljä kuukautta.
Bu sürede sağlığı kötüye gidiyordu.Tämän matkan aikana hänen terveytensä alkoi heikentyä.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Έτσι, σύντομα έγινε ο αγαπημένος όλων.
Aynı zamanda olabildiğince kısa sürede kuvvetlerinin takviye edilmesini de istemiştir.Ακόμη και τότε ετοιμάστηκε να φύγει το συντομότερο.
Domınıkanlar kısa sürede yayıldılar.Όσοι έσπευδαν σταμάτησαν για μια στιγμή.
Savaşın ardından geçen sürede Prusya hem askeri hem sanayi alanında büyük ilerlemeler kaydetti.Μετά το τέλος του πολέμου το Σάσο θα γνωρίσει μεγάλη βιομηχανική και οικιστική ανάπτυξη.
Kısa sürede, birçok firma bu yenin çalgının üretimine girişti.Mange firmaer har genoptaget produktionen af tidligere DDR-produkter.
Kısa sürede yeni valiyle arası açıldı.Den blev umiddelbart godkendt af de nye chefer.
Bir yılı geçen sürede onlarca şarkı yazıldı.Fyrre minutter senere var sangen skrevet.
Tom on dakikadan daha az bir sürede buraya geldi.Tom kom hertil for mindre end 10 minutter siden.
Çok uzun mesafeleri (örneğin 150 km) dünyanın seçme koşucularıyla aynı sürede koşabildikleri görülmüştür.De er kjent for å kunne løpe ekstremt lange distanser (gjerne 160 km) like fort som verdens beste eliteløpere.
Kitap kısa sürede uluslararası çapta başarı elde etti.Boka ble umiddelbart en internasjonal suksess.
Bu sürede antrenörlerimiz kulübün yetiştirdiği sporculardan oluşmaktaydı.Klubben fikk etter hvert utviklet flere trener i klubben.
Super Junior-M’in tanıtım videosunun izlenme sayısı 4 günden daha kısa bir sürede 1.4 milyonu geçti.Klip trailer Super Junior-M' mendapat 1.4 juta penonton dalam empat hari.
1876'da üretilen bu alet, kısa sürede yaygınlaşmıştır.Komposisi yang dibuat pada 1878 ini segera memperoleh sukses.
Bu sürede üyeler kendi solo projelerine ağırlık verdi.Setelah itu mereka mulai sibuk dengan proyek solo masing-masing.
Selahaddin, ordunun kumandasını eline aldı ve kısa bir sürede Sina Çölü'nü aştılar.Dengan berani, ia memimpin tentaranya melewati gurun.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Chúng tôi sẽ hoàn thành nó sớm nhất có thể.
En kısa sürede görevine başlayacak" diye konuştu.Vì thế tôi muốn bắt đầu công việc sớm hơn bao giờ hết".
Oyuncu seçimlerinin sonuna gelindiği bir zamanda seçmelere katıldı ve bir haftadan kısa bir sürede rolü aldı.Anh đọc thoại của nhân vật này khi gần kết thúc thời gian tuyển vai và giành vai diễn trong chưa tới một tuần.
Kalanı ise çarpışmış ama kısa sürede yenilmiştir.二人とっては初戦闘だったが、あっけなく倒される。
Fakat uzun bir süreden sonra yine güreşmeye devam etti.その後、再び冠水したため再度運休。
Kısa sürede takımın vazgeçilmez oyuncularından biri oldu.チームに欠かせない選手の1人となった。
Başlayacak müzakerelerin ne kadar sürede tamamlanacağı konusunda kesin bir karar verilmedi.初期型が何隻完成されたかは不明である。
Almanya kısa sürede Avrupa'nın geniş bir bölgesine hakim oldu.ドイツはヨーロッパのほぼ全域を支配する。
Dzerjinski kısa sürede profesyonel bir devrimci oldu.其后,任国桢成为一名职业革命家。
Kısa sürede karısıyla arası bozulmuş olmasına rağmen evlilikleri 10 yıl sürdü.两人陷入热恋,尽管他已经结婚超过10年了。
Ardından geçen sürede film tekrar gösterilmemiştir.但後來,電影又再次延期至未知日期。
En kısa sürede görevine başlayacak" diye konuştu.조만간 선보일 수 있을 것"이라고 전했다.
Umarım kısa sürede sorun çözülür." demiştir.모든 게 시간이 지나면 해결된다고 생각한다"라고 밝혔다.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.그의 집안은 서인 당원으로 김만기도 곧 서인의 당원이 된다.
Kısa sürede birbirlerine aşık olmuşlardır.תוך זמן קצר התאהבו השניים.
Bu sürede ikinci kez evlendi.בתקופה זו הוא התחתן בפעם הראשונה.
Kısa sürede seri uçak üretimine geçildi.בפועל, כיבוש חוף ירוק היה קל מהצפוי.
"İmparator" lakabı kısa sürede yaygınlaştı.טובה עלה לכס הקיסרות זמן קצר לאחר מכן.
Bu sürede 60Co, zararsız olan nikel-60'a (60Ni) dönüşecektir.60Co се разпада на безвредния стабилен изотоп никел-60.
Kısa sürede yakışıklı bir delikanlıya dönüşmüş. - Ben cüceler tarafından büyülenmiş bir prensim.Лешникотрошачката се превръща в красив младеж – принц.
Bu sürede Çanakkale nüfusu 47.000 den 72.000'e yükseldi.Поради тази причина данните за населението за града Хай Уикъмб варират от 77 000 до над 92 000 жители.
Şovun başlangıcında yukarıdan kanatlar ile ben 30 saniyelik bir sürede aşağıya iniyorum.При интервалният старт състезателите стартират един след друг, на интервали от 30 секунди.
Kısa sürede seri uçak üretimine geçildi.Ubrzo nakon toga započela je serijska proizvodnja zrakoplova.
Domınıkanlar kısa sürede yayıldılar.Kometi su vrlo rano skrenuli pozornost.
Ve kısa sürede bütün dünyaya ün saldı.Usluga je brzo stekla popularnost širom svijeta.
Bu sürede saklanmak için başka bir ailenin evi uygun görülür.Na tomto mieste stojí teraz niekoľko rodinných domov.
Prusya Başbakanı Bismarck, özellikle kısa sürede savaşın bitmesini istedi.Bismarck preto musel, proti vôli armády, vojnu čo najrýchlejšie skončiť.
Yumurtadan tüysüz çıkan yavrular kısa sürede beyaz hav tüylere kavuşur.Vajíčka sa čoskoro vyliahnu do beznohých bielych lariev.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod