Kahyanın kardeşi orayı terkettikten bir süre sonra Vrangel hastalandı ve kısa sürede öldü.Kort tid etter hovmesterens bror forlot huset ble Wrangel syk og døde.
Göle sadece Haziran'dan Eylül'e kadar sürede güvenle ulaşılabilir.Innsjøen er isdekt fra sent i september til juni.
Çok uzun mesafeleri (örneğin 150 km) dünyanın seçme koşucularıyla aynı sürede koşabildikleri görülmüştür.De er kjent for å kunne løpe ekstremt lange distanser (gjerne 160 km) like fort som verdens beste eliteløpere.
Motor sporlarında en hızlı tur, bir yarış sırasında en kısa sürede koşulan tura verilen ad.I motorsport er raskeste runde den raskeste runden i løpet av et løp.
1940'ta Gestapo tarafından tutuklandı ancak kısa sürede serbest bırakıldı.Samme år ble han arrestert av Gestapo, men slapp raskt fri.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.Jeg rår dere til å se å komme dere på hjemvegen snarest.
Kalanı ise çarpışmış ama kısa sürede yenilmiştir.Gruppa fortsatte en stund til, men ble etterhvert oppløst.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Han forelsker seg og snart innleder de et forhold.
Kitap kısa sürede uluslararası çapta başarı elde etti.Boka ble umiddelbart en internasjonal suksess.
Bu süreden sonra Budapeşte'de Halk Mahkemesi tarafından yargılandı.I Budapest ble han stilt for en folkedomstol.
Bu sürede Danimarka'ya gitti.Denne gikk til Danmark.
Gerekli ücret belirtilen sürede toplanırsa Kickstarter toplamın %5'lik bölümünü alır.Kickstarter tar 5% av det som samles inn.
8 yıllık sürede 17 defa Türkiye birincisi oldu.8 for første gang i Polen.
Kısa sürede ünlüleri hemen hemen tüm dünyaya yayıldı.Dets popularitet spredte seg snart over hele landet.
Kısa sürede popüler kitaplar arasına girmiştir.Bøkene har nådd stor popularitet.
Kısa sürede şiir onun için bir tutkuya dönüştü.Slik ble det etterhvert diktet en slått om ham.
Timur, Hindistan’dan kısa sürede ayrılacaktır.Det er sannsynlig at den snart vil spre seg til Øst-Afrika.
2014 yılında, on yıldan fazla geçen bir sürede ilk defa manşetlere çıktı.I 1987 spilte han igjen for første gang på over 12 år.
Kısa sürede hazırlanan eserler Viyana'ya götürüldü.Finalene ble avholdt i Wien.
Ancak evlilikleri kısa sürede noktalandı.Ekteskapet mislyktes snart.
Kısa sürede takımın vazgeçilmez oyuncularından biri oldu.Hun ble snart en av de bærende spillerne på laget.
Kısa sürede sergiledikleri oyun sayısı dönemsel toplulukların ortaya koyduğu oyunlardan daha fazlaydı.Et annet moment var at spillet krevde mye av datidens maskiner.
Kısa sürede bir yaratık kendiliğinden ve iki metre boyuna çıkabilir.Arten er forvedet og kan bli opptil to meter høy.
Bu sürede sağlığı kötüye gidiyordu.På denne tiden ble helsen hans stadig svekket.
20 Mart 1852'de çıkan kitap kısa sürede tükendi.Da romanen ble publisert i bokform den 20. mars 1852, ble hele opplaget raskt utsolgt.
Bu sürede antrenörlerimiz kulübün yetiştirdiği sporculardan oluşmaktaydı.Klubben fikk etter hvert utviklet flere trener i klubben.
Plan kısa sürede geliştirildi.Systemet ble dog raskt forbedret.
Daha sonra konserler vermeye uzun süreden sonra tekrar devam etmişlerdir.Han arrangerte konserter som det ble snakket om lenge etterpå.
Gerçekten de, kısa sürede İsviçre'de bir demiryolu patlaması yaşandı.Kort tid etter ble det gjennomført et statskupp i Athen.
Ancak Alman Orduları kısa sürede zafere ulaştı ve kraliçe ve hükümeti İngiltere'ye kaçtı.Tyskerne hadde kontroll over store deler av Europa, og konge og regjering hadde flyktet til Storbritannia.
Ancak görüşmeler kısa sürede sonuçsuz kalır.Gleden skulle likevel vise seg å være kortvarig.
Formula 1 Grand Prix yarışı uzun bir süreden sonra Macaristan'da yapıldı.På denne banen har Formel 1-løpet Sør-Afrikas Grand Prix blitt arrangert mange ganger.
Ancak kısa sürede mükemmel bir yüzücü oldu.Namun, dia segera menjadi perenang yang hebat.
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Utang yang semakin menumpuk, dan peminjam uang mulai meminta pembayaran.
Super Junior-M’in tanıtım videosunun izlenme sayısı 4 günden daha kısa bir sürede 1.4 milyonu geçti.Klip trailer Super Junior-M' mendapat 1.4 juta penonton dalam empat hari.
Komutanları kısa sürede büyük etki sahibi olmuş, aralarından 6. yüzyılda bir dizi imparator çıkmıştır.Komandan mereka segera memperoleh pengaruh besar dan melayani serangkaian kaisar pada abad ke-6.
Ancak, JYP Entertainment'in bir çalışanının dikkatini çekti ve kısa sürede JYP stajyer oldu.Namun, dia menarik perhatian dari JYP Entertainment dan segera menjadi peserta pelatihan.
Gazete kısa sürede başarılı olamadı, Ağustos 1919 itibarıyla günlük baskı sayısı 26.652'e kadar düşmüştü.Daily News tidak langsung sukses, oplah bulan Agustus 1919 hanya 26.625 eksemplar.
Sterlin kısa bir sürede dolar karşısında %10, Euro karşısında da %7 değer kaybetmiştir.Nilai pound terhadap dolar Amerika Serikat turun 10% dan pound terhadap Euro turun 7%.
Fakat birbirlerini tanıdıkça kısa sürede dost olurlar.Mereka kemudian saling berhadapan dan terkesan satu sama lain sehingga mereka kemudian bersahabat.
İşlemci devirleri için gereken sürede; işlem yürütülür yani; işlemciyi meşgul eder.Pada saat itulah kegiatan kepabeanan dibekukan, sehingga hanya cukai saja yang dijalankan.
"Durduğu" sürede ışık olmayı bırakmıştır.Selama "berhenti," hal itu tidak lagi menjadi cahaya.
WWE'de daha önce Husky Harris adı ile güreşti, bu sürede ise The Nexus grubunun bir üyesiydi.Dia sebelumnya bertanding untuk WWE sebagai Husky Harris, lebih dikenal sebagai anggota dari The Nexus.
Dolayısıyla, kısa sürede Konstantinopolis'e doğru ilerleyen ordusunun kontrolünü kaybetti.Karena itu, dia segera kehilangan kendali atas pasukannya, yang langsung menuju ke Konstantinopel.
Bu sürede toplam sayı 6 çıkarmıştır.Hingga saat ini jumlah produksinya adalah 6.
Aynı zamanda olabildiğince kısa sürede kuvvetlerinin takviye edilmesini de istemiştir.Dia berusaha memacu pasukannya untuk bergerak secepat mungkin.
Bu yüzden kısa sürede adları popüler olmaya başladı.Namana seketika menjadi terkenal menjadi terkenal.
1876'da üretilen bu alet, kısa sürede yaygınlaşmıştır.Komposisi yang dibuat pada 1878 ini segera memperoleh sukses.
Bu sürede de İsviçre’nin şirin bir dağ köyünde kalırlar.Kota ini berada di Pegunungan Fränkische Schweiz.
Kitap kısa sürede uluslararası çapta başarı elde etti.Film tersebut meraih kesuksesan secara internasional khususnya di Amerika Serikat.
En kısa sürede acil yardım çağrılmalıdır.Pengobatan segera harus diberikan dengan cepat.
Bu sürede üyeler kendi solo projelerine ağırlık verdi.Setelah itu mereka mulai sibuk dengan proyek solo masing-masing.
Bu rapor kısa sürede yaşanan olayların genel kabul gören sürümü oldu.Laporan ini dengan cepat menjadi versi acara yang diterima umum.
Bu peynir, her taze süt ürünü gibi kısa sürede tüketilmelidir.Keju ini merupakan keju segar yang harus langsung dimakan dalam beberapa hari setelah pembuatan.
En kısa sürede eklenecektir.Ia akan siap tak lama lagi.
İngiltere'de kaldıkları sürede Boit resim sanatına ilgi duymaya başladı.Di Paris Nolde mulai melukis karya-karya impresionis.
Yüksek tekerlekli bisiklet üretimi kısa sürede dikiş makinelerinin üretimini geçti.Sehingga, lambat laun produksi sepeda mulai menyusul produksi mesin jahit.
Kalanı ise çarpışmış ama kısa sürede yenilmiştir.Namun malangnya, Adirata terjatuh dan meninggal seketika.
Yaşadığı sürede başarısız olan Van Gogh'a deli gözüyle bakılıyordu.Van Gogh bukanlah seorang seniman yang sukses pada masa hidupnya dan dianggap sebagai orang gila.
Selahaddin, ordunun kumandasını eline aldı ve kısa bir sürede Sina Çölü'nü aştılar.Dengan berani, ia memimpin tentaranya melewati gurun.