Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Göle sadece Haziran'dan Eylül'e kadar sürede güvenle ulaşılabilir.Se poate face baie în mare din iunie pânâ în septembrie.
Kısa sürede Barselona, İspanya Krallığı'nın en önemli kenti haline geldi.În acea perioadă, Florența era pe cale să devină orașul cel mai important și puternic din Italia centrală.
WWE'de daha önce Husky Harris adı ile güreşti, bu sürede ise The Nexus grubunun bir üyesiydi.A WWE-nél korábban Husky Harris néven birkózott, és tagja volt a Nexus nevű csapatnak.
Ocak ayı sonlarında, üç günlük bir sürede çekimleri tamamlandı.Mindkettő november végén, egy hét késéssel jelent meg.
Ancak Amerikan Hastanesi’nde kaldığı sürede tanıştığı Ralph Simmons sayesinde sivil kıyafetler bulur.Milánóban egy régi ismerősétől Ralph Simmonstől szerez civil ruhákat.
Bunu düşündüm, ama bu her zaman kısa sürede durdu.Gondoltam már rá, de mindig csak idáig jutottam.
Bu sürede Triple H iyi adam oldu.Következő vetélytársa az akkori rosszfiú Triple H lett.
Aynı zamanda hızlı bir eğitim programıyla filo kısa sürede harbe hazır hale gelmiştir.Kane még a vonat érkezése előtti pár percben gyorsan papírra veti a végrendeletét.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.Koko miehistö pääsi myöhemmin palaamaan kotimaahansa.
Bu sürede üyeler kendi solo projelerine ağırlık verdi.Näihin aikoihin olivat yhtyeen jäsenet myös viritelleet omia sooloprojektejaan.
Umarım kısa sürede sorun çözülür." demiştir.Se on varma, että kohta napsahtaa."
Bu sürede ikinci kez evlendi.Hän on toista kertaa naimisissa.
Çerkes peyniri 3 ay gibi bir sürede mayalanmaktadır.Juustoa on kypsytettävä vähintään neljä kuukautta.
Ancak bunlar, kısa sürede dinleyicilerimizi heyecanlandıran öğeler oldular.Tämä kuitenkin häiritsee jossain määrin oikeita soittajia.
Albüm kısa sürede Amerikan listelerinin başlarına yükseldi.Albumi sijoittui heti korealaisten listojen kärkeen.
Domınıkanlar kısa sürede yayıldılar.Όσοι έσπευδαν σταμάτησαν για μια στιγμή.
Bu sayede çok daha kısa sürede vites değiştirme imkanı doğmaktadır.Ωστόσο, είναι πολύ πιθανόν αυτές οι ταξινομήσεις να αλλάξουν και πάλι στο άμεσο μέλλον.
Bu esnada, arkada ve farkında olmadan televizyonda bir Bart Simpson balonu kısa bir sürede gözükür.I mellemtiden, bagved og ukendt for ham, viser tv'et kort en Bart Simpson ballon.
Ardından çok kısa bir sürede ünü tüm dünyaya yayıldı.Derfra bredte den sig langsomt til resten af verden.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.Efter hans fald kom arealerne snart tilbage til vognmændene.
Bir yılı geçen sürede onlarca şarkı yazıldı.Fyrre minutter senere var sangen skrevet.
Kısa sürede kulübün sembol isimlerinden biri haline geldi.De blev hurtigt til et statussymbol.
1940'ta Gestapo tarafından tutuklandı ancak kısa sürede serbest bırakıldı.Samme år ble han arrestert av Gestapo, men slapp raskt fri.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Han forelsker seg og snart innleder de et forhold.
8 yıllık sürede 17 defa Türkiye birincisi oldu.8 for første gang i Polen.
Ancak evlilikleri kısa sürede noktalandı.Ekteskapet mislyktes snart.
Gerçekten de, kısa sürede İsviçre'de bir demiryolu patlaması yaşandı.Kort tid etter ble det gjennomført et statskupp i Athen.
Komutanları kısa sürede büyük etki sahibi olmuş, aralarından 6. yüzyılda bir dizi imparator çıkmıştır.Komandan mereka segera memperoleh pengaruh besar dan melayani serangkaian kaisar pada abad ke-6.
Bu yüzden kısa sürede adları popüler olmaya başladı.Namana seketika menjadi terkenal menjadi terkenal.
Durum, en kısa sürede gerekli imkanlar kullanılarak yerel mülki amire bildirilir.Fomentar el uso de materiales locales donde sea posible.
Burada kısa sürede Hollanda boyunduruğuna karşı mücadeleye katılır.Durante éste periodo participa intensamente de la escena holandesa.
Havaalanı savunması kısa sürede alt edildi.El Aeroparque fue clausurado temporalmente.
Beş dakikadan daha az sürede döneceğim.Tornerò in meno di cinque minuti.
Uzun süreden beri vegandır.Da diversi anni è vegana.
Kısa sürede keşfedilen tünelin varlığı, genç Yahudiler ile Araplar arasında çatışmaya sebebiyet verdi.Poco dopo venne scoperto un tunnel, che causò una grave rissa tra giovani ebrei e gli arabi della zona.
Bu işlemi bir saniyeden az bir sürede yapar.L'intero processo avviene in meno di due secondi.
Kısa sürede seri uçak üretimine geçildi.La costruzione dell'installazione nucleare procedeva rapidamente.
Dolayısıyla 1 Kasım 2014 tarihine kadar olan sürede ağırlıklı oy esasına dayanan sistem uygulanacak.Il Trattato di Lisbona invece stabilisce in tal ambito regole molto precise a partire dal 2014.
Yine de kısa sürede kendine özgü özellikleri ortaya çıkmıştır.Ben presto la sua natura maligna si rivela.
Kısa sürede sizden haber almayı umuyorum.В скором времени я надеюсь узнать, как вы.
Kısa sürede seri uçak üretimine geçildi.Вскоре началось серийное производство самолёта.
Bu sürede saklanmak için başka bir ailenin evi uygun görülür.Сегодня на этом месте стоит жилой дом на несколько семей.
Resim yeteneği kısa sürede keşfedildi.Вскоре раскрывается его творческий талант.
Mauricius kaçtı ancak kısa sürede Phocas askerleri tarafından yakalandı ve öldürüldü.Император сбежал, но вскоре был схвачен и убит солдатами Фоки.
Ancak Alman Orduları kısa sürede zafere ulaştı ve kraliçe ve hükümeti İngiltere'ye kaçtı.Через 7 лет разразилась гражданская война, и королева бежала из Англии.
Kısa sürede diyarbakır taraftarlarının sevgisini kazanmıştır.Он быстро завоевал любовь болельщиков.
EP'nin kısa sürede başarı yakalamasıyla birlikte 1983 yaz ayında grup, EMI ile sözleşme imzalamıştır.Для EMI это было весомым аргументом, и в марте 1973 года группа, наконец, заключила с EMI контракт.
Bunu düşündüm, ama bu her zaman kısa sürede durdu.Но велись они очень медленно, и вскоре практически прекратились.
Bununla birlikte, ilkinin kısa sürede üzerindeki ilgiyi kaybetmesi, ikinciyi de etkilemiştir.Однако последний лишился влияния также быстро, как и приобрёл его.
Almanlar kısa sürede Leningrad ve Moskova önlerine ulaştı.سهولة الهجوم على لينينغراد وموسكو في وقت لاحق.
Bilgiye ulaşabilecekleri en kısa sürede ulaşmak isterler.بالقدر الذي يمكنه من استقبال الرسالة.
Kısa sürede popüler kitaplar arasına girmiştir.كما أصبحت من مواضيع الكتب الشعبيّة المُبسّطة.
Kısa sürede Bartholomew'un gerçek kimliği ve niyeti anlaşılır.وعرف بصوته الباس باريتون وفكاهته البسيطة.
Tony Kanal, bu ilk showlardan birine gitti ve basçı olarak kısa sürede gruba katıldı.Tony Kanal foi em um dos primeiros shows da banda e logo se juntou à banda como baixista.
Seçimler 4 yılda bir yapılır (Belediye başkanlığı ile aynı sürede).As eleições ocorrem a cada quatro anos - ao mesmo tempo que as eleições para Prefeito.
Motor sporlarında en hızlı tur, bir yarış sırasında en kısa sürede koşulan tura verilen ad.No automobilismo, a volta mais rápida é a volta mais rápida feita durante uma corrida.
Bu sürede sağlığı kötüye gidiyordu.A partir de então sua saúde deteriorou.
Yeteneğiyle kısa sürede dikkatleri üzerine topladı.Seu talento logo chamou a atenção.
Yaşadığı sürede başarısız olan Van Gogh'a deli gözüyle bakılıyordu.Van Gogh não obteve sucesso durante sua vida, sendo considerado um louco e um fracassado.
Amaç hedefleri en kısa sürede tamamlamaktır.O objetivo é completar o percurso no menor tempo possível.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod