Ancak, Shadow bu gücü sadece sınırlı bir sürede kullanabilir.Aceste bonuri au o valabilitate limitată în timp.
Kitap kısa sürede uluslararası çapta başarı elde etti.A könyv nagyon hamar ért el nemzetközi sikereket.
Tank zırhlarındaki çabuk gelişmelerden ötürü ZiS-2 çok kısa sürede tanksavar özelliğini yitirdi.A harckocsik páncélzatának gyors fejlődése miatt a ZiSZ–2 hamar elveszítette jelentőségét.
Ocak ayı sonlarında, üç günlük bir sürede çekimleri tamamlandı.Mindkettő november végén, egy hét késéssel jelent meg.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Nemsokára megismerkednek egymással és randevúzni kezdenek.
Ama kısa sürede sözleşmesi feshedilmiştir.Hamarosan létrejött a szerződés.
Doktorlar, sahalara kısa sürede dönmesinin çok tehlikeli olacağını söyledi.Az orvosai arra figyelmeztették, hogy a túl korai visszatérés akár halálos is lehet.
Bebek dünyaya geldikten sonra en kısa sürede tedaviye başlanmalıdır.A kezelést az anya érdekében minél előbb meg kell kezdeni.
Stoklar kısa sürede tükenince Roma'da bir kıtlık baş gösterdi.Ekkor Rómában a váratlan szárazság miatt éhínség tört ki.
Soruşturma kısa sürede polisi, Marinus van der Lubbe adında psikolojik sorunları olan bir komüniste götürdü.Az égő épület közelében még aznap éjjel letartóztattak egy Marinus van der Lubbe nevű férfit.
Dizinin yayını kısa sürede sonlanmıştır.Osaston toiminta loppui pian.
Bu kısa sürede olumlu sonuçlar vermiştir.Tämä johti aika nopeasti hyviin tuloksiin.
En kısa sürede acil yardım çağrılmalıdır.Nopeasti etenevistä oireista pitäisi huomata välittömän avun tarve.
Uzun süreden beri vegandır.Hän on ollut jo vuosia vegaani.
Bu sürede ikinci kez evlendi.Hän on toista kertaa naimisissa.
Ocak ayı sonlarında, üç günlük bir sürede çekimleri tamamlandı.Lopulta tammikuun alkupäivinä suunnitelma romahti.
Ancak gerçek kısa sürede anlaşıldı.La verdad de eso quedó en claro muy rápido.
Kısa sürede çok önemli roller oynadı.Después vinieron roles sin mucha trascendencia.
10 yıldan uzun bir süreden sonra tekrar 1. lige geri gelmişlerdir.Here We Go Again, diez años después del estreno de la primera.
Kısa sürede büyük takımların dikkatini çekmeyi başardı.Pronto atrajo la atención de sus superiores.
Roma'ya taşındılar, ama kısa sürede Brezilya'ya döndüler.Se trasladó a España e inmediatamente después regresó a Puerto Rico.
O kadar kısa sürede buraya varmanı beklemiyordum.Non mi aspettavo che arrivassi qui in così breve tempo.
Fakat birbirlerini tanıdıkça kısa sürede dost olurlar.Vivranno sempre insieme e lasceranno la vita terrena a pochi mesi di distanza l'uno dall'altro.
Kısa sürede keşfedilen tünelin varlığı, genç Yahudiler ile Araplar arasında çatışmaya sebebiyet verdi.Poco dopo venne scoperto un tunnel, che causò una grave rissa tra giovani ebrei e gli arabi della zona.
Bu bağlamda kısa sürede erişecekleri bir zafer umuyorlardı.Gli pensavano che la vittoria sarebbe arrivata rapidamente.
Kısa sürede çok önemli roller oynadı.Ben presto le si offrono ruoli di maggior rilievo.
Doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede hastaların emzirmeye başlaması önerilmektedir.Per quanto possibile la privacy del paziente deve essere perseguita.
Jack kısa sürede kurtulur.Scott però si ricrederà presto.
Ardından geçen sürede film tekrar gösterilmemiştir.Tuttavia, in seguito non si è più sentito parlare del film.
Kısa bir sürede Nizam’dan soğutmak için Melikşah’a yakınlaşmıştır.Per qualche ragione ha una sorta di fredda ostilità verso Nisaka.
McRae kısa sürede önce bir Vauxhall Nova, daha sonra bir Ford Sierra XR 4x4 kullanmaya başladı.Вскоре он пересел за руль Vauxhall Nova, а затем — на Ford Sierra XR 4x4.
Ancak,kısa sürede iyileşti.Однако вскоре она выздоровела.
"İmparator" lakabı kısa sürede yaygınlaştı.Первое издание «Самоучителя» разошлось очень быстро.
Lizzie kısa sürede bir balıkçı lokantasında işe başlar ve oğlu Frankie'yi okula yazdırır.Однако вскоре Уильям находит работу в коллеже для мальчиков и делает Фрэнсис предложение.
Kısa sürede avantür filmlerin en aranan oyuncusu haline geldi.Актриса сразу же стала любимицей публики.
Kısa sürede diyarbakır taraftarlarının sevgisini kazanmıştır.Он быстро завоевал любовь болельщиков.
Şarkı kısa sürede hit olmuş ve 2007 yılının en akılda kalan şarkılarından biri olmayı başarmıştır.Песня в итоге стала прорывом года и одним из самых ярких явлений массовой культуры 2007 года.
Palazlanma süresi 10 hafta civarındadır ve bu sürede genç kuşlar uçmayı ve avlanmayı öğrenir.Выводок остаётся в гнезде 3 недели, после чего молодые птицы оперяются и покидают гнездо.
Kısa sürede burada kendini ispat etti.Вскоре он проявил себя и с другой стороны.
Kısa sürede başarılı bir sanatçı haline geldi, zengin bir hayal gücünün ürünü olan eserler verdi.Был плодотворным автором, оставил богатое наследие.
Savaşın başlamasıyla birlikte otomobil kısa sürede bir savaş makinasına dönüşür.ومع بداية الحرب تحولت السيارة إلى آلة حرب خلال وقت قصير.
Tevfik Fikret, eski binanın yeniden inşasını çok kısa sürede tamamlattı.أتم توفيق فكرت إنشاء البناء القديم من جديد في فتره قصيره.
Ancak evlilikleri kısa sürede noktalandı.ولكن سرعان ما انتهي زواجها.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.لكن هذا الإجلاء كان مؤقتا, إذا سرعان ما عاد السكان إلى منازلهم.
Bu işlemi bir saniyeden az bir sürede yapar.ويحدث هذا بسرعة جدا، في وقت أقل من ميلي ثانية.
Bunların hepsi ancak belli bir süreden sonra olmaya başlar, ancak bunun sonu yoktur.وهؤلاء قائمون في العالم على سبيل البدل، في كل زمان، ولا يزيد عددهم ولا ينقص إلى يوم القيامة.
Challenge (Meydan Okuma): Verilen bölümü en kısa sürede tamamla.Time: Acabar a fase o mais rápido possível.
Hücumun amacı Kaddafi'nin memleketi Sirte'ye kısa bir sürede ulaşmaktı.A ofensiva foi feita para que as forças rebeldes chegassem rapidamente à cidade natal de Gaddafi, Sirte.
Bu sürede üyeler kendi solo projelerine ağırlık verdi.Seus integrantes passaram a dedicar-se a projetos solo.
Kampanya kısa sürede yayıldı ve başarılı sonuçlar verdi."As câmeras estão operando e já obtivemos resultados positivos.
Ancak bu sürede konseyleri ve yöneticileri birbirinden ayrı olmuştur.Naquela época, as votações para presidente e vice eram separadas.
En kısa sürede eklenecektir.Ela deve acasalar mais cedo possível.
Ancak,kısa sürede iyileşti.Ela rapidamente se recuperou.
1895 yılında isyancıların saldırısına uğrasa da bu durum kısa sürede bastırıldı.Como consequência destes ataques, em 859 tentou-se detê-los de novo.
Ancak,kısa sürede iyileşti.Hij was in korte tijd genezen.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Al snel worden ze verliefd op elkaar en beginnen een relatie.
10 yıldan uzun bir süreden sonra tekrar 1. lige geri gelmişlerdir.Na een decennium keerde men zo terug in Eerste Nationale.
Çapkın'ın çıkışından sonra geçen sürede yaşadıklarım Elbette'yi ortaya çıkardı.Daarna leerde hij het pleisterwerk bij een stukadoor, hetgeen hem later van pas zou komen.
Ocak ayı sonlarında, üç günlük bir sürede çekimleri tamamlandı.Eind augustus nam hij drie maanden pauze.
2014 yılında, on yıldan fazla geçen bir sürede ilk defa manşetlere çıktı.Dit was voor het eerst in meer dan twintig jaar dat zij weer samenwerkten.