Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu konuşma kısa sürede halk arasında etkisini gösterir.Wkrótce zakwita między nimi uczucie.
1980 yılında çıkmış ve kısa sürede popüler bir oyun olmuştur.Gra została wydana w roku 1987 i szybko zdobyła dużą popularność.
Ocak ayı sonlarında, üç günlük bir sürede çekimleri tamamlandı.Na początku czerwca składał trzygodzinne zeznania.
Bu sürede üyeler kendi solo projelerine ağırlık verdi.W tym czasie muzycy skupili się na swoich solowych projektach.
Bu sürede sağlığı kötüye gidiyordu.W tym okresie pogorszył się stan jego zdrowia.
Ancak kısa sürede buradan sıkılarak London Polytechnic'te biyoloji öğrenimine başlamıştır.Ostatecznie znudzony tym kierunkiem przeniósł się na biologię w londyńskiej politechnice.
Kısa sürede birbirlerine aşık olmuşlardır.Wkrótce zakochali się w sobie.
Dizinin yayını kısa sürede sonlanmıştır.Niestety jego linia przekazu wkrótce wygasła.
Bilgiye ulaşabilecekleri en kısa sürede ulaşmak isterler.Wiedziała, że informacje jaki im się wtłacza szybko ulatują.
Sultan II. Bayezid'in bu çabaları üzerine İstanbul kısa bir sürede adeta yeniden inşa edilmiş oldu.Król Gustaw III zarządził jednak niezwłoczną odbudowę absydy, co nastąpiło w latach następnych.
Bu bölgeler de kısa sürede Safevi hakimiyetine girmiştir.Jurysdykcję nad tym obszarem przywłaszczyło więc sobie Delaware.
Expolar 150 yıldan fazla süreden beri düzenlenmektedir.Obiekt budowany był nieprzerwanie przez ponad 150 lat.
İlk rauntta 2:14 sürede pes ederek kaybetti.W półfinale przegrali z Dorćolem 13:14.
Yarışmayı en kısa sürede tamamlayan sporcu şampiyon olur.Zadaniem zawodnika jest zakończenie konkurencji w jak najkrótszym czasie.
Kısa sürede birçok başarıya imza attı.Wkrótce jednak na jego koncie pojawiły się liczne sukcesy.
Kısa sürede burada kendini ispat etti.Niedługo potem sam się u niego zjawił.
Aile ilk başta Bergeries mahallesinde yaşamıştı fakat çok kısa sürede Hautes-Plaines mahallesine taşındılar.Początkowo rozpoczęto budowę na osiedlu Folwark, ale szybko przeniesiono ją w okolice dzisiejszej plebanii.
Ama kısa sürede sözleşmesi feshedilmiştir.Wkrótce grupa podpisała kontrakt.
Göle sadece Haziran'dan Eylül'e kadar sürede güvenle ulaşılabilir.Schronisko jest otwarte od końca czerwca do końca września.
Bununla birlikte, ilkinin kısa sürede üzerindeki ilgiyi kaybetmesi, ikinciyi de etkilemiştir.Wyjątkowo gdy wcześnie utraci swój lęg, może założyć drugi tego samego roku.
En kısa sürede eklenecektir.I wkrótce go prześcigną.
Kampanya kısa sürede yayıldı ve başarılı sonuçlar verdi.Przedsięwzięcie szybko odniosło sukces i przyniosło zyski.
Georgi Şpagin tarafından tasarlanan silah, PPD-40'a göre daha kısa sürede ve daha ucuza üretilebiliyordu.Nowa konstrukcja miała być łatwiejsza i tańsza w produkcji niż PPD-40.
Fakat kısa sürede hukuktan sıkılarak, 1902'te tıp okumaya başlamıştır.Wkrótce okazało się, że nie jest to kierunek, o którym marzył – w 1902 roku zaczął studiować medycynę.
Kısa sürede şiir onun için bir tutkuya dönüştü.Praca ta szybko staje się jej pasją.
Stephanie 10 yılı aşkın bir süreden sonra ilk kez pay-per-view maçına çıktı.W owym roku pojawiła się tylko na jednym pay-per-view.
Refah dönemlerinde ise kısa sürede zengin olmanın yolunu simgeler hale geldi.Tak umiejętnie obracał pieniędzmi, że wkrótce jego organizacja bardzo się wzbogaciła.
Bu da, Evrim Ağacı'nın kısa sürede Evrim Kuramı konusunda “bilirkişi” olarak görülmesini sağlamıştır.Dopuszczalny jest natomiast, gdy „drożdże” są rozumiane jako pewna faza cyklu rozwojowego.
Çekimden önce sekiz haftalık bir sürede Fransız diline hakim oldu.Od 1989 przez osiem lat z rzędu docierała przynajmniej do ćwierćfinału French Open.
Kısa sürede Alman birlikleri Varşova'yı ele geçirmiştir.Siły niemieckie wtedy odcięły Warszawę od wschodu.
Düşük ücreti ve gelişmiş donanımıyla kısa sürede birçok rakibini geride bıraktı.To, co pozostało i miało jakąkolwiek wartość, szybko padło łupem rabusiów.
1940'ta Gestapo tarafından tutuklandı ancak kısa sürede serbest bırakıldı.W kwietniu 1941 r. został aresztowany przez Gestapo, ale szybko go zwolniono.
Kısa sürede kendilerine ait bir fantezi dünyası yaratırlar.Wkrótce przenosi się do Fantazji.
Şarkı çok kısa sürede hit oldu.Piosenka szybko stała się hitem.
Ve kısa sürede bütün dünyaya ün saldı.W krótkim czasie zyskał sławę światową.
Görsel sanatlardaki becerileri sayesinde kısa sürede sivrildi, Sotheby's'in izlenimci sanat eksperi oldu.Początkowo pracował jako ekspert od impresjonizmu w Sotheby's w Londynie.
González kısa sürede takıma uyum sağladı.Niestety, dla pana Gondō jest już za późno.
Kısa sürede yeni valiyle arası açıldı.Wkrótce doszło do starcia z nowym dowódcą.
En kısa sürede tamamlayan ödülü kazanır.Wygrywa ta osoba, która została znaleziona najpóźniej.
Sefer kısa sürede bir fiyaskoya dönüştü.Wkrótce miejsce to stało się zaniedbanym wysypiskiem.
Kısa sürede Tarık Usta ile Şenol Kaptan arasında bir yarış başlamıştır.Zaczyna się wyścig z czasem i mordercą.
Bu yöntemde kısa sürede terk edildi.Stosunkowo szybko wówczas o nim zapomniano.
Seçimler 4 yılda bir yapılır (Belediye başkanlığı ile aynı sürede).40 lat wcześniej i obecne mają miejsce w tym samym czasie).
Bu sürede Çanakkale nüfusu 47.000 den 72.000'e yükseldi.W ciągu roku populacja spadła z 47 000 do 33 000.
"Durduğu" sürede ışık olmayı bırakmıştır.Потому́, что уже́ светло́. → Dlaczego wyłączyłeś światło?
Ancak kısa sürede mükemmel bir yüzücü oldu.Szybko okazał się cudownym dzieckiem.
Dzerjinski kısa sürede profesyonel bir devrimci oldu.W tym czasie Branicki stał się reformatorem.
Kısa sürede işgalcilere müdahale eden polis, 8 kişiyi gözaltına aldı.W konsekwencji policja zatrzymała i postawiła różne zarzuty 8 osobom.
Fakat birbirlerini tanıdıkça kısa sürede dost olurlar.De blir genast förälskade i varandra ("Mi chiamano Mimi").
Bu karşılaşmadan sonra kısa sürede ilk onbirin düzenli oyuncusu olamayı başardı.Därmed var de klara för sitt första slutspel någonsin.
Ancak gerçek kısa sürede anlaşıldı.Sanningen kom dock snart fram.
10 yıldan uzun bir süreden sonra tekrar 1. lige geri gelmişlerdir.Tio år efter det första försöket var det dags igen.
Orbit, dört aylık bir sürede albümün orkestrasyonunu topluca kaydetti.Orbit spelade in merparten av albumets instrumentation över de fyra månaderna.
Kısa sürede öldürür.Han dör ögonblickligen.
20 Mart 1852'de çıkan kitap kısa sürede tükendi.När romanen publicerades i bokform den 20 mars 1852 sålde hela upplagan snabbt slut.
Takao Max'la tanışır ve kısa sürede arkadaş olurlar.Nicolas träffar Claude och de blir snabbt förälskade.
Ardından çok kısa bir sürede ünü tüm dünyaya yayıldı.Därefter spred den sig snart till resten av världen.
Bu sayede çok daha kısa sürede vites değiştirme imkanı doğmaktadır.Förändringar till det sämre kan komma plötsligt.
Bu sürede dönemin Hollanda Kraliçesi ve babası Londra'da kalmıştır.Hennes far och brodern Charles stannade under denna tid i New York.
Almanlar kısa sürede Moskova ve Leningrad önlerine ulaştı.Hemresan gick via Moskva och Leningrad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod