Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Mauricius kaçtı ancak kısa sürede Phocas askerleri tarafından yakalandı ve öldürüldü.Maurycjusz zbiegł, lecz wkrótce został pochwycony i zabity przez żołnierzy Fokasa.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Wkrótce został jej kochankiem.
Dergi kısa sürede başarı kazandı.Czasopismo odniosło wielki sukces.
10 yaşında Chuunin rütbesine ulaşıp, kısa sürede ANBU'ya terfi ettirildi.Wkrótce Tom został zwolniony, a w jego miejsce Annabel została awansowana.
WWE'de daha önce Husky Harris adı ile güreşti, bu sürede ise The Nexus grubunun bir üyesiydi.Podczas pierwszych lat w WWE występował pod pseudonimem Husky Harris i należał do grupy The Nexus.
Kahyanın kardeşi orayı terkettikten bir süre sonra Vrangel hastalandı ve kısa sürede öldü.Niestety, tuż przed wydaniem zbioru wierszy ludowych, Korytko zachorował i wkrótce potem zmarł.
Kalanı ise çarpışmış ama kısa sürede yenilmiştir.Zespół nie osiągnął sukcesu, wkrótce potem rozpadał się.
Bu sürede de düşüncelerini içeren yazılar yazdı.Tu też napisał wspomnienia ze swojego życia.
Bu konuşma kısa sürede halk arasında etkisini gösterir.Wkrótce zakwita między nimi uczucie.
Bu sürede sağlığı kötüye gidiyordu.W tym okresie pogorszył się stan jego zdrowia.
Kısa sürede birbirlerine aşık olmuşlardır.Wkrótce zakochali się w sobie.
Bilgiye ulaşabilecekleri en kısa sürede ulaşmak isterler.Wiedziała, że informacje jaki im się wtłacza szybko ulatują.
Expolar 150 yıldan fazla süreden beri düzenlenmektedir.Obiekt budowany był nieprzerwanie przez ponad 150 lat.
Yarışmayı en kısa sürede tamamlayan sporcu şampiyon olur.Zadaniem zawodnika jest zakończenie konkurencji w jak najkrótszym czasie.
Aile ilk başta Bergeries mahallesinde yaşamıştı fakat çok kısa sürede Hautes-Plaines mahallesine taşındılar.Początkowo rozpoczęto budowę na osiedlu Folwark, ale szybko przeniesiono ją w okolice dzisiejszej plebanii.
Bununla birlikte, ilkinin kısa sürede üzerindeki ilgiyi kaybetmesi, ikinciyi de etkilemiştir.Wyjątkowo gdy wcześnie utraci swój lęg, może założyć drugi tego samego roku.
Kampanya kısa sürede yayıldı ve başarılı sonuçlar verdi.Przedsięwzięcie szybko odniosło sukces i przyniosło zyski.
Fakat kısa sürede hukuktan sıkılarak, 1902'te tıp okumaya başlamıştır.Wkrótce okazało się, że nie jest to kierunek, o którym marzył – w 1902 roku zaczął studiować medycynę.
Refah dönemlerinde ise kısa sürede zengin olmanın yolunu simgeler hale geldi.Tak umiejętnie obracał pieniędzmi, że wkrótce jego organizacja bardzo się wzbogaciła.
Düşük ücreti ve gelişmiş donanımıyla kısa sürede birçok rakibini geride bıraktı.To, co pozostało i miało jakąkolwiek wartość, szybko padło łupem rabusiów.
1940'ta Gestapo tarafından tutuklandı ancak kısa sürede serbest bırakıldı.W kwietniu 1941 r. został aresztowany przez Gestapo, ale szybko go zwolniono.
Ve kısa sürede bütün dünyaya ün saldı.W krótkim czasie zyskał sławę światową.
González kısa sürede takıma uyum sağladı.Niestety, dla pana Gondō jest już za późno.
En kısa sürede tamamlayan ödülü kazanır.Wygrywa ta osoba, która została znaleziona najpóźniej.
Kısa sürede Tarık Usta ile Şenol Kaptan arasında bir yarış başlamıştır.Zaczyna się wyścig z czasem i mordercą.
Bu sürede Çanakkale nüfusu 47.000 den 72.000'e yükseldi.W ciągu roku populacja spadła z 47 000 do 33 000.
Ancak kısa sürede mükemmel bir yüzücü oldu.Szybko okazał się cudownym dzieckiem.
Orbit, dört aylık bir sürede albümün orkestrasyonunu topluca kaydetti.Orbit spelade in merparten av albumets instrumentation över de fyra månaderna.
Kısa sürede öldürür.Han dör ögonblickligen.
20 Mart 1852'de çıkan kitap kısa sürede tükendi.När romanen publicerades i bokform den 20 mars 1852 sålde hela upplagan snabbt slut.
Almanlar kısa sürede Moskova ve Leningrad önlerine ulaştı.Hemresan gick via Moskva och Leningrad.
Ancak evlilikleri kısa sürede noktalandı.Äktenskapet upplöstes dock snart.
Bu yazı kısa sürede tüm ülkede basıldı.Snart var arbetet igång över hela landet.
Bundan sonra da Rex kısa bir sürede onu tedavi eder.Det visar sig snart att Rex har blivit förgiftad.
Kısa sürede dans konusunda da yeteneklerini geliştirdi.Det visade sig nästan omedelbart att hon hade talang för dans.
Her ne kadar yaralansa da en kısa sürede toparlanıp yeniden film çalışmalarına döner.Hon övertalas till att öppna igen och så ändrar hon sig fram och tillbaka under hela filmen.
Bu tarihten 1939'daki vefatına kadar geçen sürede çok sayıda kitap için resim yaptı.Många hade följaktligen detta verk i sitt hem långt före 1936.
Bu sürede saklanmak için başka bir ailenin evi uygun görülür.Huset är idag permanentbostad för flera familjer.
Aile ilk başta Bergeries mahallesinde yaşamıştı fakat çok kısa sürede Hautes-Plaines mahallesine taşındılar.Pauserna bodde tidigare i storfamiljhus men övergick sedan till enfamiljhus/hyddor.
Gazete kısa sürede başarılı olamadı, Ağustos 1919 itibarıyla günlük baskı sayısı 26.652'e kadar düşmüştü.«Daily News»не став виключенням; свої тиражі у серпні цього ж року було знижено до 26625 .
Hızla üreyerek kısa sürede büyük alanlara yayılabilmektedir.Тільки тоді вдасться швидко виростити великі рослини.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Вони швидко подружились і стали ходити на побачення.
Ancak evlilikleri kısa sürede noktalandı.Однак їх шлюб незабаром розпався.
Yangın bir saat gibi bir sürede kimse yaralanmadan söndürülmüştür.За час оборони жодного разу не був поранений.
Kalanı ise çarpışmış ama kısa sürede yenilmiştir.Вони були скопійовані, але незабаром загинули.
Ancak en çok bilinen çalışması 1936'dan 1939'a kadarki süredeki Bach'ın Çello Suitleri kayıtlarıdır.Найвідоміший з них, запис сюїт Баха для віолончелі соло, які він зробив у 1936—1939 роки.
"İmparator" lakabı kısa sürede yaygınlaştı.Із ними нова імператриця швидко потоваришувала.
En kısa sürede koşulan bu turda Brezilya temsilcisi Nelson Piquet 1. olmuştur.Свій перший титул того року здобув бразилець Нельсон Піке.
En kısa sürede eklenecektir.Невдовзі приєднується пронос.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Це визначає найкоротший можливий час для завершення проекту.
Göle sadece Haziran'dan Eylül'e kadar sürede güvenle ulaşılabilir.Озеро вкрите кригою з кінця вересня до червня.
Ve hemen ardından bu küçük birliği kısa sürede takviye ettiler.Незабаром, таким чином, вони зібрали значну підтримку.
Partisiyle pek uyumsuzdu ve kısa sürede senatodan ayrıldı.Кадетові виступав дуже слабо і незабаром покинув команду.
Opportunity Mars üzerinde 15 yılı aşkın sürede 45,16 km yol kattetti.За цей час апарат подолав по поверхні Марса відстань 45,16 км.
Amaç hedefleri en kısa sürede tamamlamaktır.Jejich úkol je co nejrychleji zabít cíl.
En kısa sürede acil yardım çağrılmalıdır.Je třeba co nejrychleji vyhledat lékařskou pomoc.
2014 yılında, on yıldan fazla geçen bir sürede ilk defa manşetlere çıktı.V roce 2014 se tak stalo poprvé po 11 letech.
Çerkes peyniri 3 ay gibi bir sürede mayalanmaktadır.Sýr zraje přinejmenším 4 měsíce.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Později se stal jejím milencem.
Dönemin bu sesli üstün yapımı kısa sürede açılışa yetişti ve büyük başarı kazandı.Tento vynález přišel na trh v pravý čas a měl velký úspěch.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sürede ile cümle - Sayfa 21 - sürede kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App