Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1980 yılında çıkmış ve kısa sürede popüler bir oyun olmuştur.Gra została wydana w roku 1987 i szybko zdobyła dużą popularność.
Ancak kısa sürede buradan sıkılarak London Polytechnic'te biyoloji öğrenimine başlamıştır.Ostatecznie znudzony tym kierunkiem przeniósł się na biologię w londyńskiej politechnice.
Dizinin yayını kısa sürede sonlanmıştır.Niestety jego linia przekazu wkrótce wygasła.
Expolar 150 yıldan fazla süreden beri düzenlenmektedir.Obiekt budowany był nieprzerwanie przez ponad 150 lat.
Kısa sürede birçok başarıya imza attı.Wkrótce jednak na jego koncie pojawiły się liczne sukcesy.
Aile ilk başta Bergeries mahallesinde yaşamıştı fakat çok kısa sürede Hautes-Plaines mahallesine taşındılar.Początkowo rozpoczęto budowę na osiedlu Folwark, ale szybko przeniesiono ją w okolice dzisiejszej plebanii.
En kısa sürede eklenecektir.I wkrótce go prześcigną.
Georgi Şpagin tarafından tasarlanan silah, PPD-40'a göre daha kısa sürede ve daha ucuza üretilebiliyordu.Nowa konstrukcja miała być łatwiejsza i tańsza w produkcji niż PPD-40.
Kısa sürede şiir onun için bir tutkuya dönüştü.Praca ta szybko staje się jej pasją.
Stephanie 10 yılı aşkın bir süreden sonra ilk kez pay-per-view maçına çıktı.W owym roku pojawiła się tylko na jednym pay-per-view.
Kısa sürede Alman birlikleri Varşova'yı ele geçirmiştir.Siły niemieckie wtedy odcięły Warszawę od wschodu.
Düşük ücreti ve gelişmiş donanımıyla kısa sürede birçok rakibini geride bıraktı.To, co pozostało i miało jakąkolwiek wartość, szybko padło łupem rabusiów.
González kısa sürede takıma uyum sağladı.Niestety, dla pana Gondō jest już za późno.
Sefer kısa sürede bir fiyaskoya dönüştü.Wkrótce miejsce to stało się zaniedbanym wysypiskiem.
Kısa sürede Tarık Usta ile Şenol Kaptan arasında bir yarış başlamıştır.Zaczyna się wyścig z czasem i mordercą.
Bu sürede Çanakkale nüfusu 47.000 den 72.000'e yükseldi.W ciągu roku populacja spadła z 47 000 do 33 000.
Dzerjinski kısa sürede profesyonel bir devrimci oldu.W tym czasie Branicki stał się reformatorem.
Kısa sürede işgalcilere müdahale eden polis, 8 kişiyi gözaltına aldı.W konsekwencji policja zatrzymała i postawiła różne zarzuty 8 osobom.
Ancak gerçek kısa sürede anlaşıldı.Sanningen kom dock snart fram.
Kısa sürede öldürür.Han dör ögonblickligen.
20 Mart 1852'de çıkan kitap kısa sürede tükendi.När romanen publicerades i bokform den 20 mars 1852 sålde hela upplagan snabbt slut.
Bu sürede dönemin Hollanda Kraliçesi ve babası Londra'da kalmıştır.Hennes far och brodern Charles stannade under denna tid i New York.
Almanlar kısa sürede Moskova ve Leningrad önlerine ulaştı.Hemresan gick via Moskva och Leningrad.
Fakat kısa sürede tehlikenin sona ermediğini fark ederler.Men det avslöjas inte hur tvekampen slutar.
AB, Kanada'ya "Bu derece üzücü durumun mümkün olan en kısa sürede sona erdirilmeli" şeklinde çağrıda bulundu.De åker till Kanada för att hennes sista dagar ska bli så roliga som möjligt.
Dişi bu sürede hiçbir şey yemediğinden kilo kaybeder.Näbbmusen lagrar mat som den inte äter per en gång i boet.
Diğer yandan kısa sürede ürün alanını işgal ederek sorun yaratabilir.Där hittar flyghunden troligtvis sin föda.
Bu tarihten 1939'daki vefatına kadar geçen sürede çok sayıda kitap için resim yaptı.Många hade följaktligen detta verk i sitt hem långt före 1936.
Abbottabad kısa sürede önemli bir askeri üs ve sanatoryum beldesi haline geldi.Abbottabad wurde zu einem wichtigen Militärbezirk und Sanatorium.
Bu sürede ikinci kez evlendi.Er hatte zu diesem Zeitpunkt bereits zum zweiten Mal geheiratet.
Kısa sürede ticaretle uğraşıp zengin olur.Lies und werde reich.
Oyunun amacı en kısa sürede 66 puanı toplamaktır.Ziel des Spieles ist es, durch Stiche und Ansagen möglichst rasch 66 Augen oder mehr zu sammeln.
Amaç hedefleri en kısa sürede tamamlamaktır.Die konkreten Ziele seien möglichst schnell umzusetzen.
Bunun sonucu olarak artan tasarruf ve verimlilikle yatırım maliyetleri kısa sürede amorti etmektedir.Die Folge sind im Nachhinein erzwungene Investitionen oder Ersparnisse.
Bu kısa sürede olumlu sonuçlar vermiştir.Recht schnell erreichte sie hier gute Resultate.
Kısa sürede Polonya-Litvanya Birliği ordusu dağıldı ve ülke İsveç himayesine girdi.Die Schweden kommen jedoch dem polnisch-litauischen Angriff zuvor und gehen selbst in die Offensive.
Condoleezza Rice, "Bu son operasyon, mümkün olan en kısa sürede bitirilmeli.(Fritz Kreisler) "Tu alles, was Dir möglich ist, um möglichst bald wieder gesund zu werden.
Hızlı - Çoğu işlem 10 saniyeden kısa sürede tamamlanır.Rapidité – La plupart des transactions sont terminées en moins de 10 secondes.
Mauricius kaçtı ancak kısa sürede Phocas askerleri tarafından yakalandı ve öldürüldü.Maurice dut alors fuir, mais fut rapidement rattrapé par les troupes de Phocas et assassiné,,.
Kent kısa sürede düştü ancak van Coehoorn tarafından savunulan hisar 30 Haziran'a dek geçit vermedi.La ville tombe rapidement mais la citadelle, défendue par Menno van Coehoorn, ne se rendra que le 30 juin.
Ancak konu kısa sürede gündem dışı kalmıştır.Cependant, cette initiative reste sans lendemain du moins dans l'immédiat.
Ancak,kısa sürede iyileşti.Cependant elle est vite guérie.
Ve kısa sürede bütün dünyaya ün saldı.Elle va bientôt embraser le monde entier.
Yarık kısa sürede hızla büyüyerek uzunlukta 2 kilometreye ulaştı.Puis, rapidement, elle s'est agrandie pour atteindre la longueur de 2,5 km.
Danimarka kısa sürede teslim olurken Norveç direnme gösterdi.Le Danemark capitula immédiatement, et après de violents combats, la Norvège succomba.
Sefer kısa sürede bir fiyaskoya dönüştü.Cependant, elles devinrent rapidement une forme d'ornementation.
Yeteneğiyle kısa sürede dikkatleri üzerine topladı.Il fut vite repéré pour ses talents.
Bundan sonra da Rex kısa bir sürede onu tedavi eder.Par la suite, il sera soigné par Unohana.
Buna takip eden sürede, 28 Nisan 2016 tarihinde, 36 yaşında futboldan emekli olduğunu duyurdu.Durant l'entraînement de printemps, il annonce le 20 mars 2016 sa retraite sportive à l'âge de 36 ans.
Bu sürede toplam sayı 6 çıkarmıştır.C'est à ce moment-là qu'elle sort 6 numéros d'un coup.
O, hasta hissediyordu fakat kısa sürede iyileşti.Se sentía enfermo, pero al poco tiempo se recuperó.
Fakat birbirlerini tanıdıkça kısa sürede dost olurlar.Y allí permanecen hasta que son relevados por otra pareja.
Amaç, erkeğin eşini özel bir engelli pistte taşıyarak en kısa sürede yarışı tamamlamasıdır.El objetivo es que el hombre lleve a la mujer por una pista de obstáculos en el menor tiempo posible.
Bayern Münih uzun süreden beri basketbol geleneğine sahiptir.El Bayern de Múnich tiene una larga tradición de baloncesto.
Kısa sürede öldürür.Mata casi al instante.
EAE-ANV, mümkün olan en kısa sürede yasal bir seçim için çalışacaklarını açıkladı.La EU NAVFOR busca, en la medida de lo posible, un final legal.
Katou'nun ölüm haberi kısa sürede yayılır ve ilk şüpheli olarak Setsuna'nın peşine düşülür.Al poco tiempo se hace pública la muerte de Sakai y London queda como principal sospechoso.
Bunun sonucunda kısa sürede Almanya'da tanınmaya başladılar.Las repercusiones no tardaron en hacerse sentir en Germania.
Kısa sürede büyük takımların dikkatini çekmeyi başardı.Pronto atrajo la atención de sus superiores.
Bunun üzerine Pikachu'yu kullanan Ash, Metapod'u kısa sürede bayıltabilmiştir.Y la Eastman Kodak mató el tema fácilmente.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod