Mauricius kaçtı ancak kısa sürede Phocas askerleri tarafından yakalandı ve öldürüldü.Император сбежал, но вскоре был схвачен и убит солдатами Фоки.
Kısa sürede II. Abdülhamid hayranı oldu.В краткосрочной перспективе политика Ашшурнасирпала II была успешной.
Bu sürede üyeler kendi solo projelerine ağırlık verdi.Все участники углубились в свои сольные проекты.
En kısa sürede görevine başlayacak" diye konuştu.Он должен был вскоре покинуть свой пост.»
Hızla üreyerek kısa sürede büyük alanlara yayılabilmektedir.При помощи усов растения довольно быстро могут распространиться на большие площади.
Palazlanma süresi 10 hafta civarındadır ve bu sürede genç kuşlar uçmayı ve avlanmayı öğrenir.Выводок остаётся в гнезде 3 недели, после чего молодые птицы оперяются и покидают гнездо.
Amaç hedefleri en kısa sürede tamamlamaktır.Свой план они хотят провернуть как можно скорее.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Но они начинают проводить время друг с другом и вскоре влюбляются.
Bu yenilenmenin etkisi kısa sürede ortaya çıktı.Это разнообразие скоро дало свой результат.
Savaşın başlamasıyla birlikte otomobil kısa sürede bir savaş makinasına dönüşür.ومع بداية الحرب تحولت السيارة إلى آلة حرب خلال وقت قصير.
"Durduğu" sürede ışık olmayı bırakmıştır.خلال وقت "التوقف" لم يعد ليكون ضوء.
Ticari açıdan albüm kısa sürede Billboard 200 listesinde on yedi numaraya yükseldi.ومن الناحية التجارية فقد حصل الألبوم في وقت قصير على سبعة عشر نقطة في قائمة Billboard 200.
Almanlar kısa sürede Leningrad ve Moskova önlerine ulaştı.سهولة الهجوم على لينينغراد وموسكو في وقت لاحق.
Tevfik Fikret, eski binanın yeniden inşasını çok kısa sürede tamamlattı.أتم توفيق فكرت إنشاء البناء القديم من جديد في فتره قصيره.
Davutoğlu, bu sürede 200'den fazla yazı kaleme almıştı.وقد كتب داوود أوغلو في هذه الفترة أكثر من 200 مقالة.
Kısa sürede dans konusunda da yeteneklerini geliştirdi.كانوا معروفين أيضا لمواهبهم في الرقص.
Burada geçirdiği sürede nükleer verinin toplanımı ve organizasyonu konusunda uzmanlık kazanmaya başladı.وهناك بدأت أن تتخصص في جمع وتنظيم البيانات النووية.
Ancak evlilikleri kısa sürede noktalandı.ولكن سرعان ما انتهي زواجها.
Bu esnada, arkada ve farkında olmadan televizyonda bir Bart Simpson balonu kısa bir sürede gözükür.وفي هذه الأثناء فقد ظهر بالون بارت سيمبسون في التليفزيون لفترة قصيرة وذلك بدون علمه ومن وراءه.
Ancak,kısa sürede iyileşti.وقال انه لم يتعافى تماما.
Ama Shakespeare’in Othello oyununu bu süreden sonra ele almıştır.تبنى مؤيدوا اوكسفورد لاحقاً هذا المنظور.
Resim yeteneği kısa sürede keşfedildi.ظهرت مواهبه الشعرية في وقت مبكر.
En kısa sürede eklenecektir.ويٌتَوقع افتتاحه قريباً .
Bu sürede sağlığı kötüye gidiyordu.وفي تلك الفترة ازدادت حالته النفسية سوءاً.
SCF kısa sürede geniş bir destek kazanarak Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF) yönetimini kaygılandırdı.كان الحزب الجمهوري الحر ينتابه القلق من إدارة حزب الشعب الجمهوري بسبب إحظائها على دعم كبير في فترة وجيزة.
Bu işlemi bir saniyeden az bir sürede yapar.ويحدث هذا بسرعة جدا، في وقت أقل من ميلي ثانية.
Kısa sürede Bartholomew'un gerçek kimliği ve niyeti anlaşılır.وعرف بصوته الباس باريتون وفكاهته البسيطة.
Okul kısa sürede başarılarıyla adından söz ettirmeyi başarmıştır.وصارت المدرسة تسجل النجاح تلو النجاح.
Bunların hepsi ancak belli bir süreden sonra olmaya başlar, ancak bunun sonu yoktur.وهؤلاء قائمون في العالم على سبيل البدل، في كل زمان، ولا يزيد عددهم ولا ينقص إلى يوم القيامة.
Bundan sonra da Rex kısa bir sürede onu tedavi eder.Rex cura-lo logo em seguida.
Bazıları yıllarca sürebilir ancak bazıları kısa bir süreden sonra dağılabilir.Alguns deles podem durar durante anos mas alguns podem desaparecer depois de uma vida curta.
Her neyse, Priscus kısa sürede yeni rejimin ana destekçileri arasına girdi.De qualquer forma, Prisco foi rapidamente incluído entre os principais apoiantes do novo regime.
Şovun başlangıcında yukarıdan kanatlar ile ben 30 saniyelik bir sürede aşağıya iniyorum.Descendo desde o início do show, sou eu as asas por cerca de trinta segundos.
McRae kısa sürede önce bir Vauxhall Nova, daha sonra bir Ford Sierra XR 4x4 kullanmaya başladı.Rapidamente trocou de carro, passando para um Vauxhall Nova, e mais tarde para um Ford Sierra XR 4x4.
Hardy kısa sürede maskesini kaybetti ve WWE'deki giyim tarzına geri döndü.Hardy foi rapidamente desmascarado e perdeu o casaco, vestindo roupas semelhantes a que ele usava na WWE.
Lewis de kısa sürede hazırlamayacağı ve gurur duyacağı yüksek kaliteli bir albüm yapmak istiyordu.Lewis também queria um álbum de alta qualidade com o qual poderia sentir-se orgulhosa.
Proje 1995 yılında kurulmuş ve kısa sürede ilk tasarım, SA-110 üretime verilmiştir.O projeto começou em 1995, e rapidamente produziu o seu primeiro resultado, o SA-100.
Seçimler 4 yılda bir yapılır (Belediye başkanlığı ile aynı sürede).As eleições ocorrem a cada quatro anos - ao mesmo tempo que as eleições para Prefeito.
'Çok kısa sürede çok güzel köprü yapmışsınız' diyor.Foi chamado de "Uma curta-metragem muito fino".
Motor sporlarında en hızlı tur, bir yarış sırasında en kısa sürede koşulan tura verilen ad.No automobilismo, a volta mais rápida é a volta mais rápida feita durante uma corrida.
Umarım kısa sürede sorun çözülür." demiştir.Espero que nos encontremos logo!”
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.As finais começariam o mais cedo possível.
Bu sürede üyeler kendi solo projelerine ağırlık verdi.Seus integrantes passaram a dedicar-se a projetos solo.
Bu sürede onların duvarı aşmaları gereklidir.(11) Ora, essa parede vai cair!
Bu sürede ikinci kez evlendi.Casou-se pela segunda vez.
Kampanya kısa sürede yayıldı ve başarılı sonuçlar verdi."As câmeras estão operando e já obtivemos resultados positivos.
Bu sürede sağlığı kötüye gidiyordu.A partir de então sua saúde deteriorou.
Yeteneğiyle kısa sürede dikkatleri üzerine topladı.Seu talento logo chamou a atenção.
Ancak kısa sürede, kararını değiştirdi ve yerine patricius Liberius'u atadı, sonra seferi de iptal etti.Logo, contudo, mudou de ideia e nomeou o patrício Libério, antes de cancelar a expedição completamente.
Kısa sürede popüler kitaplar arasına girmiştir.Rapidamente tornou-se um livro muito popular.
Yaşadığı sürede başarısız olan Van Gogh'a deli gözüyle bakılıyordu.Van Gogh não obteve sucesso durante sua vida, sendo considerado um louco e um fracassado.
Bu sürede Monet ve Cezzane’nın eserlerini inceledi.Vários períodos foram definidos na vida e na obra de Cézanne.
Amaç hedefleri en kısa sürede tamamlamaktır.O objetivo é completar o percurso no menor tempo possível.
Oyun, 12 saatten daha kısa sürede Kickstarter'daki 500.000 dolarlık hedefine ulaştı.«O Jogo de Videogame a Alcançar Mais Rapidamente 1 Milhão de Dólares no Kickstarter».
Bu yenilenmenin etkisi kısa sürede ortaya çıktı.A reação da criação dessa nova lei teve seu processo rápido.
1895 yılında isyancıların saldırısına uğrasa da bu durum kısa sürede bastırıldı.Como consequência destes ataques, em 859 tentou-se detê-los de novo.
Kısa sürede mücadeleci futbolu ve çalışkanlığı ile takımın gözdesi oldu.Era a chance que teriam jogando o futebol com classe e dedicação.
Kısa sürede Kafkasya'daki devrimci hareketin önderlerinden biri oldu.E um dos cabeças da revolução dentro do castelo.
Fakat birbirlerini tanıdıkça kısa sürede dost olurlar.Hun leven lang zouden zij bevriend blijven.
Görsel sanatlardaki becerileri sayesinde kısa sürede sivrildi, Sotheby's'in izlenimci sanat eksperi oldu.Door zijn scherpe inzichten werd hij snel Sotheby's expert inzake impressionistische kunst.