Challenge (Meydan Okuma): Verilen bölümü en kısa sürede tamamla.Challenge: Score the best time on a given level.
17. yüzyılda Aşkenaz Yahudileri de şehre yerleştiler ve kısa sürede Yahudi nüfusunun çoğunluğu oldu.The first Jewish settlers were mainly Sephardi Jews coming from Italy, Spain, Portugal and Turkey.
1960'ların sonlarında Fuchsberger, kısa sürede iflas eden bir emlak şirketi kurdu.In the late 1960s, Fuchsberger co-founded a real estate company that went bankrupt in a short time.
Pompey'in güçleri kısa sürede İberya sınır kapısını ve Harmozike Kalesi'ni ele geçirdi.Pompey's forces quickly captured the pass into Iberia and seized the fortress of Harmozike.
Bir operatör, Black Hornet'i 20 dakika kadar kısa bir sürede İHA'yı çalıştıracak kadar eğitilebilir.An operator can be trained to operate the Black Hornet in as little as 20 minutes.
Zino, üç yaşından itibaren keman okudu ve kısa sürede bir çocuk dahisi olarak tanındı.Zino studied violin from age three and was quickly recognized as a child prodigy.
Savaş hızla yayıldı ve kısa sürede katılan Podunk ve Nipmuc kabileleri.The war quickly spread and soon involved the Podunk and Nipmuc tribes.
Şarkı performanslarını YouTube'de yayınlamaya başladı ve kısa sürede bir milyon aboneye ulaştı. [1]Tori began posting her performances on YouTube, and quickly reached over 1,000,000 subscribers.[10]
Sonuç olarak, Bizans ordusunun morali bozulmaya başladı ve kısa sürede bozguna uğradılar. [1]Consequently, the morale of Byzantine army started crumbling and soon they were routed.[45]
Hooker kısa sürede parlak bir öğretmen ve araştırmacı olarak ün kazandı.Hooker quickly gained a reputation as a brilliant teacher and researcher.
O yılmaz ve kısa sürede hastalarının sevgisini kazanır.She remains undaunted, and soon wins the love of her patients.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Er hoffe, dass die Kämpfe so schnell wie möglich beendet würden.
Expolar 150 yıldan fazla süreden beri düzenlenmektedir.TEPs gibt es bereits seit über 150 Jahren.
Ancak gerçek kısa sürede anlaşıldı.Sie nahm es sehr bald wahr.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.Die reduzierte Besatzung würde zum frühestmöglichen Zeitpunkt in die Heimat zurückgeführt werden.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Die Quästur hatte er zum frühestmöglichen Zeitpunkt erreicht.
Nitekim, Çin'in ailesi bu süreden sonra tekrar birleşmiştir.China müsse und werde wiedervereinigt werden.
Bunun sonucu olarak artan tasarruf ve verimlilikle yatırım maliyetleri kısa sürede amorti etmektedir.Die Folge sind im Nachhinein erzwungene Investitionen oder Ersparnisse.
Almanya kısa sürede Avrupa'nın geniş bir bölgesine hakim oldu.Nun ist Sky Deutschland in weiten Teilen Europas zu empfangen.
Kalanı ise çarpışmış ama kısa sürede yenilmiştir.Zwar wurden die Aufständischen geschlagen, doch der Sieg war nur von kurzer Dauer.
Bir sürede New York Daily News adlı dergide çalışmıştır.Er gründete danach die New York Daily News.
Kısa sürede Almanya`ya giden grup burada 4. albümleri Down`u kaydetti.In Deutschland kam das Album auf den 4. Platz der Albumcharts.
İsrail ordusunun Twitter kullanıcısı 24 saatlik bir sürede 50,000 kullanıcı kazandı.Der Twitteraccount der IDF gewann in weniger als einem Tag 50.000 Follower hinzu.
Proje 1995 yılında kurulmuş ve kısa sürede ilk tasarım, SA-110 üretime verilmiştir.Le projet commença en 1995 et fourni rapidement la première version, le SA-100.
Kısa sürede büyük takımların dikkatini çekmeyi başardı.Ses bons résultats ont rapidement attiré l'attention des équipes professionnelles.
Fakat kısa sürede haberin yanlış olduğu, manipülasyon yapıldığı ortaya çıkmıştır.Au ralenti, on se rendra vite compte que la simulation était flagrante.
Ancak bu kısa sürede kitabın yayınlanmasından sonraki ilk başarısını görebildi.Cette œuvre est parue peu après la publication de son premier livre de Préludes.
Meksiko'daki iki konserin biletleri üç saatten kısa sürede tükendi.Deux des trois concerts à Dublin ont été complets en quelques minutes.
Bu işlemi bir saniyeden az bir sürede yapar.Ce dernier se décompose totalement en moins d'une seconde.
Takımıma en kısa sürede yardım etmek istiyorum.J'aide les autres comme je peux.
Sefer kısa sürede bir fiyaskoya dönüştü.Cependant, elles devinrent rapidement une forme d'ornementation.
Kısa bir sürede ünü tüm Kars`a yayılıp düğünlerin vazgeçilmez ozanı oldu.Il disparut peu avant de pouvoir fêter leurs noces de diamant.
Bundan sonra da Rex kısa bir sürede onu tedavi eder.Par la suite, il sera soigné par Unohana.
Buna takip eden sürede, 28 Nisan 2016 tarihinde, 36 yaşında futboldan emekli olduğunu duyurdu.Durant l'entraînement de printemps, il annonce le 20 mars 2016 sa retraite sportive à l'âge de 36 ans.
Bu sürede toplam sayı 6 çıkarmıştır.C'est à ce moment-là qu'elle sort 6 numéros d'un coup.
O kısa sürede iyileşecek.Se pondrá bueno pronto.
Ne kadar hızlı yürürsen o kadar kısa sürede gidersin.Cuanto más rápido andes, menos tardarás en llegar.
McRae kısa sürede önce bir Vauxhall Nova, daha sonra bir Ford Sierra XR 4x4 kullanmaya başladı.Pronto progresó en un Vauxhall Nova y de ahí cambió a un Ford Sierra XR 4x4.
Proje 1995 yılında kurulmuş ve kısa sürede ilk tasarım, SA-110 üretime verilmiştir.El proyecto se puso en marcha en 1995, y rápidamente lanzó su primer producto, el SA-100.
Kısa sürede dans konusunda da yeteneklerini geliştirdi.Sin embargo, pronto descubrió su habilidad para la danza.
Bu işlemi bir saniyeden az bir sürede yapar.Este proceso transcurre en menos de un segundo.
Bu daha sonra, 10 ayı aşan bir sürede, fiyatlara yansır.Es un poco difícil tras diez millones, tengo que decir.
Çekimler genelde herhangi bir sürede olabilir ve yalnız bir kamera ile filmleşir.Los planos son generalmente filmados con una simple cámara y puede ser de cualquier duración.
Bu yüzden kısa sürede adları popüler olmaya başladı.De a poco sus personajes comenzaron a ser populares.
Kısa sürede çok önemli roller oynadı.Después vinieron roles sin mucha trascendencia.
10 yıldan uzun bir süreden sonra tekrar 1. lige geri gelmişlerdir.Here We Go Again, diez años después del estreno de la primera.
Kürt ayaklanması ise başlamasından daha kısa sürede çöktü.El brote ha disminuido tan rápidamente como comenzó.
Aynı zamanda olabildiğince kısa sürede kuvvetlerinin takviye edilmesini de istemiştir.Naturalmente, a mí también, en cuanto pude, me pusieron a trabajar.
Etkisini kısa sürede gösterir.Pero los efectos pasarán en poco tiempo.
Ancak görüşmeler kısa sürede sonuçsuz kalır.Pese a todo, las críticas no tardarían en llegar.
1895 yılında isyancıların saldırısına uğrasa da bu durum kısa sürede bastırıldı.Como consecuencia de estos ataques, en 859 se intentó detenerlos de nuevo.
En kısa sürede başlamak zorunda.Deve iniziare al più presto.
Çerkes peyniri 3 ay gibi bir sürede mayalanmaktadır.Il formaggio rimane avvolto nel telo per una settimana.
Proje 1995 yılında kurulmuş ve kısa sürede ilk tasarım, SA-110 üretime verilmiştir.Il progetto iniziò nel 1995 e velocemente produsse il primo processore, l'SA-100.
Kısa sürede birbirlerine aşık olmuşlardır.Ben presto si innamorano.
Bu bağlamda kısa sürede erişecekleri bir zafer umuyorlardı.Gli pensavano che la vittoria sarebbe arrivata rapidamente.
Dergi kısa sürede başarı kazandı.L'uscita della rivista riscontrò subito uno strepitoso successo.
Domınıkanlar kısa sürede yayıldılar.Abitanti abusivi si diffusero poco dopo.
Ancak alınan seçim yenilgisi sonucu bu hareket kısa sürede dağıldı.Considerando quello che era appena accaduto in Europa, la rottura era avvenuta appena in tempo.
Ancak Alman Orduları kısa sürede zafere ulaştı ve kraliçe ve hükümeti İngiltere'ye kaçtı.Il 17 aprile la resistenza del paese venne piegata, il re e il governo fuggirono in Inghilterra.