Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kürt ayaklanması ise başlamasından daha kısa sürede çöktü.El brote ha disminuido tan rápidamente como comenzó.
Durum, en kısa sürede gerekli imkanlar kullanılarak yerel mülki amire bildirilir.Fomentar el uso de materiales locales donde sea posible.
Burada kısa sürede Hollanda boyunduruğuna karşı mücadeleye katılır.Durante éste periodo participa intensamente de la escena holandesa.
Bunun üzerine Pikachu'yu kullanan Ash, Metapod'u kısa sürede bayıltabilmiştir.Y la Eastman Kodak mató el tema fácilmente.
Havaalanı savunması kısa sürede alt edildi.El Aeroparque fue clausurado temporalmente.
Roma'ya taşındılar, ama kısa sürede Brezilya'ya döndüler.Se trasladó a España e inmediatamente después regresó a Puerto Rico.
1895 yılında isyancıların saldırısına uğrasa da bu durum kısa sürede bastırıldı.Como consecuencia de estos ataques, en 859 se intentó detenerlos de nuevo.
Bu olay kısa sürede uluslararası basını tarafından duyuruldu.La noticia fue ruidosamente comentada por la prensa internacional.
Beş dakikadan daha az sürede döneceğim.Tornerò in meno di cinque minuti.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede bilmem gerekiyor.Ho bisogno di saperlo nel più breve tempo possibile.
Bu kadar kısa sürede geldiğin için sağ ol.Grazie per essere venuti con così breve preavviso.
En kısa sürede başlamak zorunda.Deve iniziare al più presto.
Kısa sürede, burada bulunan fosil balıklar ilgisini çekti.I pesci fossili attirarono presto la sua attenzione.
Çerkes peyniri 3 ay gibi bir sürede mayalanmaktadır.Il formaggio rimane avvolto nel telo per una settimana.
Hükümet, kısa bir sürede, Danimarka'nınkine benzer bir işbirliği yasası çıkardı.Il governo adottò rapidamente una politica, simile a quella danese, di cooperazione con le forze occupanti.
Kısa sürede keşfedilen tünelin varlığı, genç Yahudiler ile Araplar arasında çatışmaya sebebiyet verdi.Poco dopo venne scoperto un tunnel, che causò una grave rissa tra giovani ebrei e gli arabi della zona.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Ne diventa per un certo periodo l'amante.
Kısa sürede birbirlerine aşık olmuşlardır.Ben presto si innamorano.
Babası jandarma astsubayıydı ve 20 yıldan fazla sürede Diyarbakır'da görev yapmıştı.Suo padre fu capoufficio del magazzino navale presso il cantiere navale di Washington per oltre vent'anni.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Dopo qualche seduta si innamorano ed iniziano a frequentarsi.
Bu bağlamda kısa sürede erişecekleri bir zafer umuyorlardı.Gli pensavano che la vittoria sarebbe arrivata rapidamente.
Çok kısa bir sürede 3 Ferrari daha alarak bir Ferrari hayranı oldu.Dopo queste tre gare si assiste a un incredibile miglioramento delle Ferrari.
Kısa sürede çok önemli roller oynadı.Ben presto le si offrono ruoli di maggior rilievo.
10 yıldan uzun bir süreden sonra tekrar 1. lige geri gelmişlerdir.Dopo oltre 10 anni torna all'originale capigliatura.
"İmparator" lakabı kısa sürede yaygınlaştı.L'Impero si stava rapidamente smembrando.
1940'ta Gestapo tarafından tutuklandı ancak kısa sürede serbest bırakıldı.Viene arrestata dalla Gestapo nel 1940 e condannata a morte.
Havaalanı savunması kısa sürede alt edildi.Il traffico aereo è stato brevemente sospeso nell'aeroporto.
Doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede hastaların emzirmeye başlaması önerilmektedir.Per quanto possibile la privacy del paziente deve essere perseguita.
Fakat kısa sürede, asıl ilgi alanının edebiyat olduğuna karar verdi.Capì ben presto che la sua vera vocazione era quello dello scrittore.
2014 yılında, on yıldan fazla geçen bir sürede ilk defa manşetlere çıktı.Nella zona iniziò, per la prima volta dopo oltre trent'anni, a nevicare.
Kısa sürede şiir onun için bir tutkuya dönüştü.Da lì a breve la poesia divenne il suo grande amore.
Ardından geçen sürede film tekrar gösterilmemiştir.Tuttavia, in seguito non si è più sentito parlare del film.
Marş, kısa sürede tüm ülkede benimsenip yaygınlaştı.Fu in breve tempo commercializzato e diffuso in tutto il mondo.
Baroya kabul edilip, kısa sürede büyük ün kazandı.Il brano conquistò subito il favore del pubblico.
Kısa sürede başta keman olmak üzere bir çok enstrümanı çalmayı öğrendi.Ha iniziato a suonare il basso elettrico quasi per caso.
'Çok kısa sürede çok güzel köprü yapmışsınız' diyor.Raggiunse risultati sorprendenti in un tempo brevissimo."
Fakat birbirlerini tanıdıkça kısa sürede dost olurlar.Они попарно сближены и смещены относительно друг друга в смежных рядах.
McRae kısa sürede önce bir Vauxhall Nova, daha sonra bir Ford Sierra XR 4x4 kullanmaya başladı.Вскоре он пересел за руль Vauxhall Nova, а затем — на Ford Sierra XR 4x4.
Lewis de kısa sürede hazırlamayacağı ve gurur duyacağı yüksek kaliteli bir albüm yapmak istiyordu.Льюис также хотела выпустить качественный альбом, которым она могла бы гордиться.
Ancak,kısa sürede iyileşti.Однако вскоре она выздоровела.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Вскоре она стала его любовницей.
Ancak kısa sürede, kararını değiştirdi ve yerine patricius Liberius'u atadı, sonra seferi de iptal etti.Вскоре, однако, он передумал и назначил вместо него Либерия, прежде чем отменить экспедицию вообще.
Kısa sürede öldürür.Меня скоро убьют.
Resim yeteneği kısa sürede keşfedildi.Вскоре раскрывается его творческий талант.
'Çok kısa sürede çok güzel köprü yapmışsınız' diyor.Мы только что создали самую удивительную вещь».
Oyun, 12 saatten daha kısa sürede Kickstarter'daki 500.000 dolarlık hedefine ulaştı.Проект на Kickstarter достиг своей цели в 50 тысяч долларов США менее чем за десять минут.
Daha sonra konserler vermeye uzun süreden sonra tekrar devam etmişlerdir.Ну а затем снова возвращались к концертам на некоторое время.
Burada kaldığı iki yıla yakın sürede, Fransa Millî Kütüphanesi’nde Osmanlı Lügati için çalıştı.Здесь он остаётся 2 года, усиленно занимаясь в богатых местных библиотеках.
Ama çabuk davranan Decatur ve adamları bu sürede gemiye çıkmışlardı.После короткой вылазки Декейтера и его команды судно было захвачено.
Kısa sürede ünlüleri hemen hemen tüm dünyaya yayıldı.Вскоре такие комитеты стали появляться по всему миру.
Expolar 150 yıldan fazla süreden beri düzenlenmektedir.Репнины владели вотчиной более 150 лет.
Umarım kısa sürede sorun çözülür." demiştir.Поэтому я думаю, что вскоре эта история прояснится».
Bu sürede üyeler kendi solo projelerine ağırlık verdi.Все участники углубились в свои сольные проекты.
Kısık ateşte uzun sürede pişirilir.Долго варится на медленном огне.
Bu turneler topluluğun kısa sürede gelir elde etmesini sağladı.Турки обещали дать ответ в ближайшее время.
En kısa sürede görevine başlayacak" diye konuştu.Он должен был вскоре покинуть свой пост.»
Ama kısa sürede sözleşmesi feshedilmiştir.Вскоре контракт был подписан.
Bu sürede lisans tamaladı.В это время полив сокращают.
Hızla üreyerek kısa sürede büyük alanlara yayılabilmektedir.При помощи усов растения довольно быстро могут распространиться на большие площади.
Bu yöntemde kısa sürede güçlü kan kaybına bağlı olarak insan ölür.В таком случае смерть от потери крови наступала очень нескоро.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod