Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
En kısa sürede burada bildiğiniz gibi çok önemlidir.It is very important as soon as you know where
Geçecek bu 1 yıllık sürede bazı masraflarınız olacak. .So you're going to have to pay $100 in interest.
Paranızı ne kadar sürede iki katına çıkartabileceğinizi hesaplamak için çok çok basit bir yöntem.It's a very easy way to figure out how fast it's going to take you to double your money.
Ve biz bu dört buçuk yıllık sürede bir aile olduk.And we became a family, over a four-and-half year period.
Dolayýsý ile aradaki tüm bu sürede, arkadaţlarýma 'Beklemeliyim' dedim.I actually told all my friends, "I've got to wait."
Ve bu kadar kısa sürede bu kadar şeyi nasıl öğrenebiliyorlar?And how is it possible for them to learn so much in such a short time?
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu."Drop carrot. Drop stick. Bring meaning."
Kısa sürede tek istediklerinin bunu yazamam olduğunu anladım -And it only took me a little while that they just wanted me to write that down.
Hong Kong'da kaldığım sürede birkaç tasarım şirketiyle görüştüm.And I actually went to see some of the design companies in Hong Kong in my stay there.
Kalan sürede, bunların iki özelliğini anlatmak istiyorum.In the remaining time, I'd like to tell you two features of them.
Ama sonrasında çok kısa sürede toparlandı.But they did recover quite fast afterwards.
Sekiz yıl gibi kısa bir sürede HIV ve sıtma gibi sorunlar düzeltildi.In eight short years -- we're here talking about HlV, malaria, which is all good.
Kısa sürede görev tanımının ilk satırı bir daha görünmemek üzere iptal edildi.Soon the first line of the mission statement was deleted, never to appear again.
En kısa sürede Amcan gibi seni de almak için gelecekler.As soon as your uncle comes to get you.
Uçuş 12 saniye sürdü ve bu sürede yaklaşık 37 metre yol katedildi.The flight lasted 12 seconds and covered 120 feet.
Bebekler çok kısa sürede ilkini seçerek tercihlerini ortaya koyuyorlar.Babies quickly show their preference by choosing the first one.
Kısa sürede etrafı korsanlarla çevriliyorAfter all, he is surrounded by pirates
Ve bu sürede bu hiç değişmedi.It hasn't changed as we were growing up.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.But in the long-term, both feeling and reality are important.
Ve çok kısa sürede tüm popülasyon bu süperorganizmalardan oluşuyor.And pretty soon the whole population is actually composed of these new superorganisms.
Bu iki süreden hangisini doldurursam doldurayım bir kötülüğe uğramayacağım.Whichever term I fulfil, no injustice will be done to me.
İki süreden hangisini tamamlasam bana kızıp darılmak yok.Whichever term I fulfil, no injustice will be done to me.
Bu iki süreden hangisini doldurursam doldurayım, demek ki bana karşı husumet yok.Whichever term I fulfil, no injustice will be done to me.
Bu iki süreden hangisini doldurursam doldurayım demek ki, bana karşı husumet yok.Whichever term I fulfil, no injustice will be done to me.
% 1% 2 ms sürede tamamlandı.%1 took %2 ms to complete.
& Bu süreden daha fazla etkin olmadığında programcık sunucusunu kapatShutdown applet server when inactive for more than
Pil seviyeniz kritik düzeye ulaştı: Kaydedilmemiş verilerinizi en kısa sürede kaydedin.Your battery level is critical: save your work as soon as possible.
İpuçlarını şu süreden sonra gizle:Auto-hide hints after:
& Kartı şu süreden sonra otomatik çevir& Flip card automatically after
Bu süreden sonra pencereyi otomatik olarak kapat@ option: checkAuto-close window after this time
Eğer boşta bekleme bu süreden fazla ise ekranı kapatTurn off display if idle for more than
Olay kızın antrenörü tarafından kısa sürede hızla yayılan Facebook gönderisiyle açığa çıktı.This was revealed by the girl’s coach through a Facebook post which quickly went viral.
Miçiç: Çerçeve'de bahsedilen altı aylık süreden söz etmiştim.Micic: I mentioned the six-month deadline stipulated in the Charter.
Cumhurbaşkanı, yine de müzakerelerin en kısa sürede başlaması gerektiğini söyledi.Nevertheless, he said, negotiations should start as soon as possible.
Perkins: Standartların ya da statünün belirli bir sürede tam anlamıyla sağlanabileceğini sanmıyorum.Perkins: I wonder if you can have all of one or all of the other at a given time.
Arada geçen sürede pek çok şey arşivlerden silindi ve bir çok belge kayıp durumda.The time gap allowed many things to be erased from the archives, and many documents are missing.
Röntgen cihazları konteynırların bütün içini kısa sürede terör silahları açısında tarayabiliyor.The X-ray machines can rapidly scan entire containers for terrorist weapons.
Tutuklanan fakat kısa sürede serbest bırakılan Milenkoviç olayın ardından ortadan kaybolmuştu.Arrested but soon released, Milenkovic then disappeared.
Krizin belirtileri de kısa sürede hissedilmeye başladı.Signs of the crisis started to become evident soon.
Timisoara'daki protestolar kısa sürede Cluj-Napoca, Sibiu ve Bükreş'e yayıldı.The Timisoara protests soon spread to Cluj-Napoca, Sibiu and Bucharest.
Ancak, bu olumlu durum kısa sürede tersine dondu.Soon, though, this positive situation was reversed.
Sırp EPS ve Bulgar NEK, verilen sürede elektrik sağlayabileceklerini MEPSO'ya tebliğ ettiler.Serbian EPS and Bulgarian NEK notified MEPSO that they could not provide energy by that deadline.
Tadiç yeni hükümetin "mümkün olan en kısa sürede kurulması gerektiğini" söyledi.Tadic said that the new government "should be formed as soon as possible".
Bu sorunu kısa sürede ve hatta tamamen çözmek mümkün değil.The problem cannot be solved overnight and will never be solved completely.
Haziran ayında basılan kitap kısa sürede en çok satanlar arasında yerini aldı.The book was published in June and quickly became a bestseller.
Yetkililere göre bu yatırım beş yıl gibi kısa bir sürede kendini amorti edecek.In their view, the investment would pay off in only five years' time.
Bakan, paranın en kısa sürede onaylanacağına da söz verdi.He promised the money will be approved as soon as possible.
SETimes'a konuşan Hüseyni, maaş sorununun kısa sürede çözüleceğini söyledi.He told SETimes that salary problem that will be resolved quickly.
Ancak de Marnhac, bunun kısa sürede söneceğini, çünkü "sürdürülebilir olmadığını" da belirtti.He added, however, that this would die down quickly "because it is not sustainable".
Bunlar, dört ila beş yıllık bir sürede gerçekleşecek orta vadeli projelerdir."These are midterm projects that would be actualised in a four-to-five year span," he said.
Solana da AB'nin isim anlaşmazlığının en kısa sürede çözüldüğünü görmek istediğini söyledi.Solana stressed that the EU wants to see the name issue settled as soon as possible.
BH, en kısa sürede AB'ye girmeyi hak ediyor.BiH deserves to join the EU as soon as possible.
Makedonya hükümeti, kamu yonetiminde uzun süreden beri beklenen reform için ilerliyor.The Macedonian government is pushing ahead with the long-awaited reform of public administration.
"Bitmiş İlişkiler Müzesi" kısa sürede küresel bir ilgi odağı oldu."The Museum of Broken Relationships" quickly became a global attraction.
Moskova şirketleri bu kanalları mümkün olan en kısa sürede açmaya çağırıyor.Moscow is urging companies to open these channels as soon as possible.
Bu, yüzücünün bir haftadan kısa sürede kırdığı ikinci rekor oldu.This is her second record in less than a week.
Uyuşturucu madde kullandı ve kısa sürede eroin bağımlısı oldu.He tried drugs and soon became hooked on heroin.
Tariceanu elektrik, su ve doğalgazın en kısa sürede verileceğine söz verdi.Tariceanu promised that electricity, gas and water supplies would be restored as soon as possible.
Arada geçen sürede, firmalara tekliflerinin parametrelerini değiştirmeleri için izin verilecek.In the meantime, each of the companies will be allowed to change the parameters of their offers.
Feynman, Caltech 'de bulunduğu sürede büyük çalışmalar yaptı. Bazıları bunları içeriyordu ;Feynman did significant work while at Caltech, including research in:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod