Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ne kadar sürede bunu yapabileceğini düşünüyorsun?How long do you think you'll be able to do that?
Tom bunun yarısı kadar sürede iki kat daha fazla iş yapabilir.Tom can do twice the work in half the time.
Tom bunu o kadar kısa sürede yapamayacak.Tom won't be able to do that that soon.
Tom, Mary'ye mümkün olan en kısa sürede onu yapmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to do that as soon as possible.
Elinizden geldiği sürece kısa sürede buraya geri gelin.Come back here as soon as you can.
Tom ile en kısa sürede iletişime geçeceğim.I'll get in touch with Tom as soon as possible.
Kısa sürede bu kadar şeyi nasıl başardın?How did you do so much in so little time?
Agathias, kısa sürede herkesin eski tutumlarına döndüğünü bildirir.Agathias reports that soon enough everyone lapsed into their former attitudes.
Seçimler 4 yılda bir yapılır (Belediye başkanlığı ile aynı sürede).Elections take place every four years – at the same time as for the Mayor.
Londra boyunca, Adipose doğmaya başlar ve kısa sürede binlerce sayıya ulaşır.Throughout London, the Adipose begin to spawn and soon number several thousand.
2014 yılında, on yıldan fazla geçen bir sürede ilk defa manşetlere çıktı.In 2014 she appeared in the headlines for the first time in more than a decade.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Wars should be brought to an end as quickly as possible.
İsrail ordusunun Twitter kullanıcısı 24 saatlik bir sürede 50,000 kullanıcı kazandı.The IDF's Twitter account gained more than 50,000 new followers in 24 hours.
Ocak ayı sonlarında, üç günlük bir sürede çekimleri tamamlandı.Towards the end of February, they fast for about two weeks.
Hücumun amacı Kaddafi'nin memleketi Sirte'ye kısa bir sürede ulaşmaktı.The offensive was meant to have the rebel forces quickly reach Gaddafi's hometown of Sirte.
Bu yüzden kısa sürede adları popüler olmaya başladı.Soon they began to become famous.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.She would soon become his mistress.
Dergi kısa sürede başarı kazandı.The magazine got an immediate success.
Bu çekilme kısa sürede bir yarışa dönüşmüştür.However, the race quickly became a contest.
Tüm temel şah matlar elli hamleden kısa bir sürede tamamlanabilmektedir.All of the basic checkmates can be accomplished in well under 50 moves.
Maden ocakları bu sürede o güne kadar yapılandan daha fazla üretim yaptı.Mil's missions were becoming a bit more meaningful by this time.
İngiltere ve Avustralya'da kısa sürede satıldı.It was briefly sold in the UK and Australia.
Ve hemen ardından bu küçük birliği kısa sürede takviye ettiler.Shortly thereafter they relocate to a small community.
Ancak Buenos Aires Valisi Carlos Tejedor ile çatışma yaşamasıyla kısa sürede istifa etti.However, the governor of Buenos Aires Carlos Tejedor rejected Alberdi's negotiations.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.The reduced crews would be repatriated at the earliest moment.
Bu sürede onların duvarı aşmaları gereklidir.The side walls survive from this period.
Babası jandarma astsubayıydı ve 20 yıldan fazla sürede Diyarbakır'da görev yapmıştı.He was primarily a batsman for Essex and was captain for nearly 20 years.
Mahkumlar kısa bir sürede olsa Andy sayesinde özgür birer insan gibi hissederler.After a short time as independents, they established the Liberal Party.
Kısa sürede tüm eyaletler hükümdarlık arazisine dönüştüler.All the camps soon returned to state control.
Sağ altta gördüğünüz bir robot yarım saniyeden az bir sürede 360 derece dönebiliyor.On the bottom right, you see a robot performing a 360-degree flip in less than half a second.
Bayan Medlock en kısa sürede o yaptı ve rahatlama uzun bir nefes çekti gördüm.Mrs. Medlock saw it as soon as she did and drew a long sigh of relief.
Doktoramı yaparken geçen 8 yıllık sürede 20 robot yaptık.So, we've made 20 robots in the last eight years, during the course of getting my Ph.D.
1 mili (1.6 km) en kısa sürede koşan kadın, 4.15'te koştu.The fastest woman to ever run a mile did it in 4:15.
Sanırım ikimiz de aynı sürede tamamladık ama dediğini yaptı.Well I think we kind of did it at the same time, but he's done it.
2 Anya yarısı kadar sürede yapar. .8A over 2A is 4.
Yandıkça bir süreden sonra roket havalanacaktır.As it burns down, eventually at some point the rocket will launch.
En kısa sürede yine bir araya geleceğiz.We'll soon be back together again
Paranızı ne kadar sürede iki katına çıkartabileceğinizi hesaplamak için çok çok basit bir yöntem.It's a very easy way to figure out how fast it's going to take you to double your money.
En kısa sürede Amcan gibi seni de almak için gelecekler.As soon as your uncle comes to get you.
Bu iki süreden hangisini doldurursam doldurayım bir kötülüğe uğramayacağım.Whichever term I fulfil, no injustice will be done to me.
% 1% 2 ms sürede tamamlandı.%1 took %2 ms to complete.
Arada geçen sürede pek çok şey arşivlerden silindi ve bir çok belge kayıp durumda.The time gap allowed many things to be erased from the archives, and many documents are missing.
SETimes'a konuşan Hüseyni, maaş sorununun kısa sürede çözüleceğini söyledi.He told SETimes that salary problem that will be resolved quickly.
Bu, yüzücünün bir haftadan kısa sürede kırdığı ikinci rekor oldu.This is her second record in less than a week.
Bu kısa sürede Schnitzler'in yarattığı dünyaya ipucu veren birçok insanla tanışır.In this short time, he meets many people who give clues to the world Schnitzler creates.
PFA kısa sürede muhafazakar-İslami bir kanat ile ılımlı bir kanat arasında bir bölünme yaşadı.The PFA soon experienced a split between a conservative-Islamic wing and a moderate wing.
Ensest kral, İmeretililerin desteğini kısa sürede kaybetti.The incestuous king quickly lost support among the Imeretians.
Zakarov kısa sürede moda bir portrecisi haline geldi.Zakharov soon became a fashionable portraitist.
Suudi Arabistan'da kısa sürede kurulmuş 24 devlet üniversitesi bulunmaktadır.There are 24 government universities in Saudi Arabia, established in a short span of time.
Anıt, Balashikha Döküm ve Mekanik Fabrikasında bir yıldan kısa bir sürede yapıldı.The monument was made in less than a year at the Balashikha Foundry and Mechanical Plant.
Kısa sürede taraftarlar arasında sevilen bir isim oldu.He soon became a popular figure among the supporters.
Kopyalar, Paris Bohem toplumunda kısa sürede büyük ün kazanmıştır.The copies quickly became a fashionable, albeit morbid, fixture in Parisian Bohemian society.
Kısa sürede partinin ülkedeki en etkili liderlerinden biri haline geldi.He immediately became one of its most influential leaders in the country.
Fakat birbirlerini tanıdıkça kısa sürede dost olurlar.Sind sie gleich, so löschen sie sich gegenseitig aus.
Expolar 150 yıldan fazla süreden beri düzenlenmektedir.TEPs gibt es bereits seit über 150 Jahren.
Ancak gerçek kısa sürede anlaşıldı.Sie nahm es sehr bald wahr.
En kısa sürede acil yardım çağrılmalıdır.Rettungskräfte sind schnellstmöglich über den Notruf anzufordern.
Cephe kısa sürede yarıldı.Der vordere Teil sank sofort.
Nitekim, Çin'in ailesi bu süreden sonra tekrar birleşmiştir.China müsse und werde wiedervereinigt werden.
Amaç hedefleri en kısa sürede tamamlamaktır.Die konkreten Ziele seien möglichst schnell umzusetzen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod