sürecin ile cümle

sürecin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.Secara efektif, proses pencucian otak ini telah dimulai
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.Tatsächlich hat damit der Prozess der Gehirnwäsche begonnen.
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.To początek prania mózgów. To początek prania mózgów.
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.Tulajdonképen ez az agymosási folyamat így kezdődik.
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.V skutočnosti je to proces vymývania mozgov, ktorý tu začal.
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.Κατ' ουσία, αυτή είναι η πλύση εγκεφάλου που έχει τελεσφορήσει.
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.В сущности, это - начало процесса промывания мозгов.
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.По суті, це початок промивання мозку.
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.По същество започва процес на промиване на мозъци.
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.זהו למעשה תהליך שטיפת מוח וכך הוא מתחיל.
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.بكل براعة، هذه هي عملية غسيل المخ التي قد بدأت.
Bu başlayan beyin yıkama sürecinin başarısını sağlıyor.始まっているということです ステップ5 私の意見ではタリバンは
Bu beceriler, genelde yetişme sürecinde öğrenilir.כישורים אשר בד"כ נלמדים כחלק מתהליך החיברות.
Bu beceriler, genelde yetişme sürecinde öğrenilir.例えば、トイレの使い方が覚えられない、
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Asta înseamnă că eu, cu câteva idei principale, ajut procesul normal de planificare.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Ce qui signifie aider le processus normal de planification grâce à des idées bien précises
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Có nghĩa là tôi, với một vài ý tưởng trọng tâm sẽ hỗ trợ được cho quá trình hoạch định thông thường.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Což znamená, že pomocí několika ústředních nápadů pomůžete normálnímu procesu plánování.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Dat betekent dat ik gefocuste ideeën inbreng om het planningsproces te helpen.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.D.h., mit einigen zentralen Ideen den normalen Planungsprozess zu unterstützen.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Eso quiere decir, con algunas ideas centrales ayudar al proceso natural de planeamiento.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.즉, 중심이 되는 어떤 아이디어들이 계획을 수립하는 정상적 프로세스를 돕는 것을 의미합니다.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Proponuję pomysły, które ułatwiają planowanie.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Van pár ötletem, amire fókuszálok, hogy segítsem a tervezés normál menetét.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Αυτός είναι ο ρόλος μου, να δίνω μερικές κεντρικές ιδέες για να βοηθήσω την συνήθη πορεία σχεδιασμού.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.С някои основни идеи да се подпомогне нормалния процес на планиране.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Сфокусированные идеи помогают нормализовать планирование городов.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.Це означає, що я даю кілька точкових ідей на допомогу звичному процесу планування.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.מבחינתי זה כמה רעיונות ממוקדים על מנת לעזור לתהליך הרגיל של התכנון.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.وهذا يعني لي، مع بعض الأفكار المحورية لمساعدة المعالجة الطبيعية للتخطيط.
Bu benim için şu demek; Bazı odak fikirlerin tasarımın olağan sürecine yardımcı olması.そしてこれが鍼灸メモです
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.그것은 "Budapest"라는 짧은 시 입니다. 그리고 이 시를 통해 저는 창작 과정의 비밀을 공개하거나,
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.Es un poema corto titulado "Budapest" en el que revelo, o pretendo revelar, los secretos del proceso creativo.
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.È una breve poesia intitolata "Budapest", in cui rivelo, o fingo di rivelare, i segreti del processo creativo.
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.Het is een klein gedicht. Het heet "Boedapest". Daarin onthul ik
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.Оно называется "Будапешт", в нём я раскрываю или делаю вид, что раскрываю, секреты творческого процесса.
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.זה שיר קטן בשם "בודפשט," ובו אני מגלה, או מעמיד פנים שאני מגלה,
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.この中で私は創作プロセスの 秘密を明かすというか 明かすようなふりをしています
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.그리고, 당연합니다만, 이 의견들은 약 20년동안 전파천문학의 발전을 방해했습니다.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.20年ほど後退しました 何もないのに調べる必要などありません
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.A to samozřejmě zbrzdilo rozvoj radioastronomie asi o 20 let.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.Cela, bien sûr, a retardé les progrès de la radioastronomie d'environ 20 ans.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.Die uitspraken hebben de vooruitgang van de radio-astronomie met wel twintig jaar teruggezet.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.És ez természetesen visszavetette a rádiócsillagászat fejlődését nagyjából 20 évvel.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.Oczywiście, opóźniło to rozwój astronomii o jakieś 20 lat.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.Questo naturalmente rallentò il progresso della radioastronomia di circa 20 anni.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.Samozrejme to oddialilo rozvoj astronómie asi o 20 rokov.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.Și asta, desigur, a întârziat progresul radioastronomiei cu în jur de 20 de ani.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.Und das, natürlich, warf die Entwicklung der Radioastronomie zurück um ungefähr 20 Jahre.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.Và điều đó, tất nhiên, đã kéo lùi sự tiến bộ của ngành thiên văn vô tuyến khoảng 20 năm.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.Y eso, claro, eso retrasó el progreso de la radio astronomía unos 20 años.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.И это, конечно, притормозило прогресс радиоастрономии где-то на 20 лет.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.Това, разбира се, спъва развитието на радиоастрономията около 20 години.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.וזה, כמובן, מה שעצר את ההתקדמות של הרדיו-אסטרונומיה בערך ב 20 שנה.
Bu da, tabii ki, radyoastronominin gelişim sürecine ket vurdu. ... 20 yıl kadar.ذلك بالطبع أدى إلى تعطيل التقدم في علم الفلك الراديوي لـ 20 عام تقريبا
Bu dava patentlenebilir sürecin anlamını bize gösterecek.Ť Vous devez m'accorder ce brevet. ť
Bu dava patentlenebilir sürecin anlamı üzerinedir.Questa causa riguarda cosa si intende con procedimento brevettabile.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.Dalam proses pembuatan film ini Saat saya mengambil foto-foto, sering hingga membuat jengkel juru kamera.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.În timpul realizării acestor filme, am început să fac fotografii, adesea spre enervarea cameramanilor mei.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.여러 영화들을 제작 하는 과정 중에, 저는 사진을 찍는 것이 비디오 카메라맨의 고민처럼 어렵다고 생각했습니다.
İlgili Sayfalar