sürecin ile cümle
sürecin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şu anda Bosna-Hersek ve Makedonya olmak üzere NATO'ya katılma sürecinde olan iki aday ülke vardır.Trenutačni kandidati za članstvo su Bosna i Hercegovina i Makedonija.
He 111'in geliştirilme sürecinde, bu prototipten faydalanılmıştır.Već 117 dana nakon narudžbe prototip je bio spreman za testiranje.
HCV genotip 1 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastalardaki sürekli tepki 40-50% cıvarındadır.Trajno izliječenje bilježi se u oko 40-50 % osoba s HCV genotipom 1 uz 48 tjedana liječenja.
Stadyum, 2000 yılından bu yana yeniden yapılanma sürecine girmiştir.Time je nakon 2000 godina ponovno obnovljena hebrejska država.
Klinik farmakoloji: İlaçların insan organizması üzerindeki etkilerini ve insan vücudundaki sürecini inceler.Farmakologija proučava utjecaj lijeka na čovjekov organizam.
Bu sürecin ardından Emekçi Hareket Partisi'nin kurulması kararı alınmıştır.Nakon rasprave utemeljen je Odbor za pokretanje osnivačke skupštine.
Köyün adı yer adlarının Türkçeleştirilmesi sürecinde verilmiştir.Prema lokalnoj predaji, selo je dobilo ime za vrijeme Turaka.
Bu gelişme sürecinde katkıda bulunmuş birçok değerli iktisatçı vardır.Veliku ulogu u ovom procesu odigrale su i obavještajne službe razvijenih zemalja.
Bu dava hâlâ yargı sürecinde.Predmet se još nalazi na sudu.
28 Şubat sürecinin ardından işleri bozuldu.Konačno, Senat je 28. srpnja raskinuo ugovor.
Bu ateroskleroz sürecinin başlangıcıdır.Ovo je tek početak njihovih nastojanja.
Bunalım sürecinde işini kaybetti ama sonrasında araba yıkama işi buldu.Bond je potjeru nastaviti na nogama, ali kasnije uzima auto.
Daha sonra tedavi sürecine girdi ve ameliyat olma kararı aldı.Liječnik ga je pregledao i rekao da mora ići na operaciju.
Çalışmalar Bologna sürecinin temel ilkelerine uygun olarak yürütülmektedir.Štúdium sa vykonáva v súlade s hlavnými zásadami Bolonského procesu.
Ayrıca geliştirme sürecinin başında S-32 ve S-37 olarak adlandırılmıştır.V dobe svojho vývoja bol označovaný ako S-32 alebo S-37.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Napriek tomu si čoskoro získa lásku Lois Lane.
Optimal üretim yönetimi sürecinde en aza indirmek amaçlanmaktadır.Existuje v danom prípade optimálne riadenie?
Gaz kabuğu RCW 86'nın bu sürecin bir kalıntısı olduğundan şüphelenilmektedir.Ako pozostatok po tejto udalosti ostala na oblohe plynná hmlovina RCW 86.
Mahkeme sürecinde basında Talat Aydemir'le ve eşiyle ilgili aleyhte haberler de yayımlanmıştır.V súvislosti s týmto sporom vznikol aj týždenník Čas, vydávaný Masarykom a jeho priateľmi.
Bu tat ancak kurutma işleme sürecinden sonra oluşur.Ten sa vyvíja až počas dozrievania organel.
Bu sürecin ardından kişi tekrar normal konumuna geri döner.Po úspechu akcie sa jej osobnosť opäť vrátila do normálu.
Daha sonra tedavi sürecine girdi ve ameliyat olma kararı aldı.No hneď potom utrpel zranenie a musel ísť na operáciu.
Bununla birlikte Mabel'ın sağlığı bir çöküş sürecine girmişti.Diagnózou Bonhamovej smrti bolo udusenie zvratkami.
Dawkins bu bölümde Tanrının yaratım sürecine aynı modeli uyguluyor.V tomto diele má Metatron postavenie takmer zhodné s postavením Boha.
Bu sürecin azalması anne ile yavru arasındaki bağın azalması ile aynı zamandadır.Zbaviť deti materčiny je predsa to isté ako odtrhnúť hladné dieťa od matkiných pŕs.
Marksizm ayrıca kapitalist üretim biçimi yüzünden yaşanan yabancılaşma sürecine de dikkat çeker.Marxistický feminizmus považuje súčasnú rodovú nerovnosť za výsledok práve kapitalistického spôsobu produkcie.
Emülsiyon oluşma sürecine emülsifikasyon denir.Vznik vlastnenia entity sa označuje ako jej privlastňovanie.
Euthyphron mahkemenin hemen öncesini, Savunma mahkeme sürecini, Kriton ise mahkeme sonrasını anlatır.Až do rozhodnutia odvolacieho súdu zostane Keskin na slobode.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.Pri genotipu 4 se trajni odziv doseže pri okoli 65 % bolnikov po 48 tednih zdravljenja.
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.Zgodovinsko pomembna je tudi kot prvi sporazum o omejitvi oboroževanja v času hladne vojne.
Genişleme sürecinde AB, 2007'de Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile 27 ülkeye çıktı.27 je število članic od 1. januarja 2007 naprej, ko sta Bolgarija in Romunija tudi postali članici.
Şirketin iflası sürecinde, ürünün tarifini mahkemeye sunması sonucunda bu gizlilik bozulmuştu.Na dan dražbe je na sodišču v Dolu Lokvar izvedel, kaj se je zgodilo.
Ron Huldai askerlik sürecinde birçok önemli üst düzey komuta görevlerinde bulunmuştur.Generalpolkovnik Rodimcev je med svojo vojaško kariero opravljal več pomembnejših nalog.
Bu gelişme sürecinde katkıda bulunmuş birçok değerli iktisatçı vardır.Skozi zgodovino so pri razvoju unanija sodelovali številni pomembni zdravilci.
Daha sonra tedavi sürecine girdi ve ameliyat olma kararı aldı.Kasneje je bila operirana na hrbtenici, po operaciji pa se je športno upokojila.
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.Ši sutartis tapo pirmuoju ginklų kontrolės susitarimu, įvestu Šaltojo karo metu.
Yazar, küreselleşme sürecinde Batı ve diğerleri arasındaki çatışmaların artacağı öngörüsünde bulunmaktadır.S. P. Huntingtonas teigė, jog ateityje pagrindiniai konfliktai kils tarp Vakarų ir likusių civilizacijų.
Stadyum, 2000 yılından bu yana yeniden yapılanma sürecine girmiştir.Ghatai statomi ir perstatomi jau kelis tūkstančius metų.
Translasyon, (gen ekspresyonu sürecinin bir parçası olan) protein biyosentezinin ilk aşamasıdır.Transliacija tai yra antrasis baltymų sintezės (genų raiškos) etapas.
Komisyon, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecine ilişkin konularda görevlidir.Su jo veikla siejamas Graikijos įstojimas į Europos Sąjungą.
Kurgu, film yapımı sürecinin bir parçasıdır.Filmo montavimas – kūrybinio poprodukcinio filmo kūrimo proceso dalis.
1979 yılında Sovyetler Birliği, on yıl sürecek Afganistan'a müdahale sürecini başlattı.1979 – Dešimt metų trukusios Sovietų Sąjungos intervencijos į Afganistaną pradžia.
Bazı durumlarda yavrulma sürecinde pürüzler belirebilir.Tam tikrais atvejais galimas ir objekto paėmimas ore.
Proje sürecini gözetle ve denetle.Didelės erdvės prižiūrimos ir tvarkomos.
Düşünce biliş psikolojisinin bir parçası olan bir yüksek biliş işlevi ve düşünce sürecinin analizidir.Mąstymas yra aukštesnė pažinimo funkcija, o mąstymo analizė yra pažinimo psichologijos dalis.
Bu sürecin sonunda İsrail ve Ürdün 1994 yılında bir barış anlaşması imzaladı.1994 – Izraelis ir Jordanija pasirašė taikos sutartį.
Yaratım sürecindeki farklılıklar nedeniyle 1982'de Criss ve Frehley gruptan ayrıldı.Loominguliste lahkarvamuste tõttu lahkusid Criss ja Frehley 1982 bändist.
Şirketleşme sürecinde temel iş deneyimini ve 250.000 dolar ile sermayeyi Mike Markkula sağladı.Multimiljonär Mike Markkula pakkus oma eksperditeadmisi ärivallas ja samuti 250 000 dollarit kapitali.
Cinsel olgunluğa erişme sürecinde fiziksel görünümde de değişiklikler görülebilir.Arstile tuleks füüsiliste kaebuste kõrval kindlasti rääkida ka psüühilise tasakaalu muutustest.
Genişleme sürecinde AB, 2007'de Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile 27 ülkeye çıktı.2007. aastal suurenes komisjoni koosseis seoses Bulgaaria ja Rumeenia liitumisega 25 volinikult 27 volinikule.
Dava sürecinde Sovyet hükümetine karşı faaliyetlerde bulunmak gibi pek çok suçu kabul etti.Artiklis tunnistas ta jätkuvalt oma süüd mitmetes natsikuritegudes.
Metinler derginin editörlerince bir inceleme sürecinden geçmektedir.Kindlasti peab reportaaži kirjutust õpetaja nägema.
Mahkeme sürecinin sonunda 10 ay hapis cezasına çarptırılır.Karistusest tuleb Pistoriusel reaalselt vanglas ära kanda 10 kuud.
Bu ateroskleroz sürecinin başlangıcıdır.See on harjumuse algus.
İnhibisyon sürecinin tamamı tersinirdir.Protsessis osaleb kogu splaissosoom.
Satınalım sürecinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin onayı gerekmekteydi.Juhtunut asus arutama ÜRO Julgeolekunõukogu.
Eyalet hükümetlerince görevlendirilen 69 üyesi yasama sürecine katılmaktadır.Liidunõukogu 69 liiget esindavad liidumaade huve.
1998-1999 Kosova Savaşı sonrasında Vıçıtırın, yeniden yapılanma sürecine girmiştir.1990–2001 elu loov ümberkorrastamine.
Bu sürecin yargılanması ise 28 Şubatta etkin rol oynayanların tutuklu yargılanması ile başlamıştır.Ja kui sai, siis mil määral see mõjutas 31. oktoobri presiidiumi otsust.
Bu proje sürecinde 14.315 adet fore kazık çakıldı.Seekord osales edetabeli koostamises 10 143 inimest.
İlgili Sayfalar