sürecin ile cümle

sürecin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Karar verme sürecinin kendisi bir öğrenme sürecidir.Як бачите, вибір місць для стажування великий.
Daha sonra tedavi sürecine girdi ve ameliyat olma kararı aldı.Потім він відправляється до доктора й проходить операцію.
Yaratım sürecindeki farklılıklar nedeniyle 1982'de Criss ve Frehley gruptan ayrıldı.Через творчі розбіжності Крис і Фрейлі покинули гурт до 1982 року.
Bu kanıtlar, domuzun evcilleştirilme sürecinin başlarında olunduğunu göstermektedir.Спосіб приготування дозволяв довготривале зберігання свинини.
Proje sürecini gözetle ve denetle.Панель перевірки та керування.
Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü Komitesi, adaylık sürecinde bütün filmleri inceler.Foreign Language Film Award Committee спостерігає за процесом і розглядає всі представлені фільми.
Bu sürüm doğal pogramlama sürecine ve geniş bir kütüphaneye sahiptir.Тут він збирає цінну колекцію об'єктів живої природи та бібліотеку.
İnşa sürecinde Richard H. O'Kane'in eşi tarafından sponsorluk yapılmıştır.Це було порушенням прав спадкоємців Річарда де Клера.
Bu iki grup şu anda birliğe katılım sürecindedir.На цей час ці дві групи несуть постійне чергування.
Bu dava hâlâ yargı sürecinde.Цей випадок все ще розглядається в суді.
Bir süre sonra kulüp tasfiye sürecine girmiştir.Через деякий час там зробили тимчасовий клуб.
9. Kriz yönetimi sürecini denetim altına alabilmek.Розділ IX Управління безпечною експлуатацією.
Bu sürecin modellenmesi oldukça güçtür.Вирощування цього виду досить легке.
Bu ise belirli bir eğitim sürecini gerekli kılar.Але це вимагає спеціального тренування.
Daha sonra, yapılan bu eylemler kınandı ve sürecin devam ettiği duyuruldu.Розміркувавши, ми усвідомлюємо, що ці дії були необхідними й наперед визначеними з самого початку.
Hükûmet, askeri bütçesini artırma sürecindedir.Офіційний привід — бажання збільшити надходження до бюджету.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Крім того, він заявляє, що ніколи не зустрічав свого біологічного батька.
Sarri sigara tiryakısı olarak bilinir ve maç sürecinde sıklıkla sigara içer.Головний герой часто згадує минуле, багато курить і часто випиває.
Kriz kendi sürecine bırakılır.Проте війна розпорядилася по-своєму.
Böylece Roslyn zorlu boşanma sürecini daha rahat atlatabilcektir.Як наслідок, Расселл одержав набагато простіший парадокс.
Erdoğan sürecin koordinasyonunu üstüne almıştır.В Лінкольн вирішили повністю переробити Континенталь.
Eleme sürecine toplam 55 ulusal takım katılacak ve Kosova ilk kez yer alacak.Na kvalifikačním procesu se zúčastní 55 národních týmů, přičemž Kosovo se poprvé zúčastní.
Çalışmalar Bologna sürecinin temel ilkelerine uygun olarak yürütülmektedir.Studie se provádějí v souladu s hlavními zásadami boloňského procesu.
Newell Half-Life 2'nin yapımı sürecinde birkaç ayını Steam projesi üzerine yoğunlaşarak harcadı.Během produkce Half-Life 2 se Newell na několik měsíců zaměřil na nový projekt, distribuční systém Steam.
Ayrıca geliştirme sürecinin başında S-32 ve S-37 olarak adlandırılmıştır.V době svého vývoje byl označován jako S-32, nebo S-37.
Sürecin aslında aynı su erozyonu doğada bulunan ama büyük ölçüde hızlanmış ve yoğunlaşmıştır.Tento proces je v podstatě stejný jako vodní eroze ale značně zrychlený a soustředěný do jednoho místa.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Mezitím se jako Clark Kent sbližuje i s kolegyní Lois Laneovou.
Sorunlu geliştirilme sürecine rağmen, Luftwaffe'nin en önemli değerlerinden biriydi.Navzdory táhlému vývoji se stal jedním z nejdůležitějších letadel Luftwaffe.
HCV genotip 1 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastalardaki sürekli tepki 40-50% cıvarındadır.K setrvalé odpovědi u osob s HCV genotypu 1 dochází u 40-50 % z nich do 48 týdnů léčby.
1930'da dönüşüm sürecini tamamladı, yasal adını Lili Ilse Elvenes olarak değiştirdi ve resim yapmayı bıraktı.Avšak po úspěšném zákroku změny pohlaví se legálně přejmenovala na Lili Ilse Elvenes a úplně přestala malovat.
Yaranın iyileşmesi sürecinde belirir.Za měsíc se mu noha uzdraví.
2007’de, MIT, geliştirme sürecini teşvik etmek amacıyla Kerberos Konsorsiyumunu kurmuştur.Roku 2007 bylo založeno Kerberos Consortium na podporu budoucího vývoje protokolu.
Kazasız geçen bir deney ve değerlendirme sürecinden sonra uçak 14 Kasım 1974'te USAF’a teslim edildi.Po tříměsíčním bezproblémovém testovém a vývojovém období bylo 14. listopadu 1974 dodáno USAF první letadlo.
Ama her okuma sürecinde hafıza bilgisini kaybetmekte idiler.To znamená, že při každém přečtení se data z paměti vymažou.
He 111'in geliştirilme sürecinde, bu prototipten faydalanılmıştır.Při stavbě T 111 byly v plné míře využity zásady tatrovácké koncepce.
Fosfat gruplarının koparılması sürecine defosfarilasyon denir.Proces odstranění fosfátové skupiny se nazývá defosforylace.
Kampanya sürecine İstanbul'da başladı.Americkou sérii začala ve Stanfordu.
Oyunun tanıtımı da pekâlâ bu biçimlendirme sürecinin etkin bir öğesi olabilir.Reprezentací takového systému tedy může být konečný automat.
Bu nedenle tahvili alınacak şirketin, sağlam bir mali analiz sürecinden geçirilmesi gerekmektedir.Na roční bázi tak penzijní společnost ručí za kladné zhodnocení.
Kapitalizm, orta sınıfın zenginleşmesi sürecine paralel olarak kapital birikimi oluşmaya başladı.Proč tedy kapitalismus přináší prosperitu jen zlomku světové populace?
Bu yasal sürecin, Arsenal lehine sonuçlanmasıyla daha geniş kapsamlı yasal tedbirlere başvuruldu.Arsenal posléze usiloval o komplexní právní ochranu.
Bununla birlikte Mabel'ın sağlığı bir çöküş sürecine girmişti.Diagnózou Bonhamovy smrti bylo udušení zvratky.
Bu önem arz etmektedir çünkü EM sürecin P-korunumuna riayet ettiği bilinmekteydi.Pokorný: Jak se Honza učil bát, režie M.
Bu dava hâlâ yargı sürecinde.Stále čeká na soud.
Translasyon, (gen ekspresyonu sürecinin bir parçası olan) protein biyosentezinin ilk aşamasıdır.Translace je sekundární proces syntézy bílkovin (část procesu genové exprese).
Bazı durumlarda yavrulma sürecinde pürüzler belirebilir.V průběhu průchodu stavy mohou být vykonávány různé aktivity.
Uzun bir tedavi sürecinden sonra sağlığına ilaç takviyesi ile kavuşabildi.Krátce předtím úspěšně dokončil léčení ze závislosti na lécích.
Böylece iç savaş bitmiş ve ülke geçiş sürecine başlamıştır.Završila se tak Tuniská revoluce a země zahájila svůj přechod k demokracii.
Avşar hükümdarı Nadir Şahın öldümünden sonraki zaman sürecinde olmuştur.V následujícím období docházelo často k výměnám vladaře, kdy málokterý zemřel přirozenou smrtí.
Fabrika bir hedef haline gelecektir, çünkü savaş sürecine katkıda bulunur.Fabrica însăși devenea o țintă, deoarece contribuia la efortul de război.
Perestroyka Dönemi sürecinde, Ocak 1989'da Estonca yasası kabul edildi.În timpul Perestroikăi, Legea Privind Statutul Limbii Estone a fost adoptată în ianuarie 1989.
Madonna, kayıt sürecinden şöyle bahsetti: "Kayıtları onun evinde yaptık.Madonna a declarat: „Am realizat câteva înregistrări la el acasă.
Bu aynı zamanda feodalizmden kapitalizme geçiş sürecini belirleyen dönemdir.Sunt dovezi și din perioada de trecere la feudalism.
1930'da dönüşüm sürecini tamamladı, yasal adını Lili Ilse Elvenes olarak değiştirdi ve resim yapmayı bıraktı.Și-a schimbat legal numele în Lili Ilse Elvenes și a încetat să mai picteze.
2016'nın erken dönemlerinde Beta sürecine geçilecektir.Până în 1981, TIB va fi organizat bienal.
Şirketleşme sürecinde temel iş deneyimini ve 250.000 dolar ile sermayeyi Mike Markkula sağladı.Mike Markula furniza afaceri finanțare și de expertiză de 250.000$ în timpul încorporării Apple.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.Se obține un răspuns susținut în 65% din cazurile cu genotipul 4 cu tratament de 48 de săptămâni.
Anadolu’nun Türkleşmesi sürecinde etkili olmuşlardır.Mirosul de anason dispare în timpul preparării.
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.Tratatul a fost primul acord de control al armamentului semnat în timpul Războiului Rece.
1980'li yıllar Sovyetler Birliği'nin çözülme sürecine girmesine ve Soğuk Savaşın sonuçlanmasına sahne oldu.La începutul anilor 90' are loc dezagregarea Uniunii Sovietice și stingerea Războiului Rece.
İlgili Sayfalar