sürecin ile cümle
sürecin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Buna karşılık Rusya ise güçlenme sürecine girdi.Rosja czyni wtedy skok ku potędze.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Również rozwijany zostaje motyw relacji Clarka z Lois Lane.
Gözlemcilerin oy sayımı sürecini takibine izin verilmemişti.Komitet Wyborczy nie uzyskał wymaganej liczby głosów.
Sosyo-Kültürel Değişme Sürecinde Türk Ailesi.Społeczność kaszubska w procesie przemian.
Bu savaş sürecinin içinde pek çok savaşlar ve olaylar yer alır.Podczas tej podróży był świadkiem wielu wojennych działań i ich skutków.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.65% osób z genotypem 4 przez okres 48 tygodni po leczeniu.
Babası savaş sürecinde sürülmüştür.Jego ojciec zmarł w trakcie wojny.
Beşiktaş takımı 1-4 Temmuz arasındaki kamp sürecini Nevzat Demir Tesisleri'nde geçirdi.Między 4 a 11 lipca pułk został przewieziony transportem kolejowym w rejon odpowiedzialności bojowej.
Bu ateroskleroz sürecinin başlangıcıdır.Co zapoczątkowuje fazę zstępującą?
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.Układ był pierwszym dokumentem ograniczającym działania zbrojne podczas zimnej wojny.
Bu sürüm doğal pogramlama sürecine ve geniş bir kütüphaneye sahiptir.W swej kolekcji miał znaczne zbiory przyrodnicze, oraz dużą bibliotekę.
Kurgu, film yapımı sürecinin bir parçasıdır.Za kadrem), przedstawiający proces tworzenia filmu.
Bu sürecin modellenmesi oldukça güçtür.Montaż takiego łańcucha jest bardzo prosty.
Bu sürecin sonunda burayı terk ederek Nottingham'a taşındı.Stamtąd wyruszył do Nottingham.
Doğu Almanya'nın Batı Almanya ile birleşmesinden sonra kulüp hızlı bir çöküş sürecine girmiştir.Po zjednoczeniu Niemiec, dla klubu nadeszły ciężkie czasy.
Çalışmalar Bologna sürecinin temel ilkelerine uygun olarak yürütülmektedir.Deklaracja bolońska stała się podstawą procesu bolońskiego.
Felsefi anlamda soyutlama, fikirlerin nesnelerden uzaklaştırılması sürecine denir.Mówimy o wierze gdy chcemy emocją zastąpić dowód.
İrlanda edebiyatının rönesans sürecinin öncüsü sayılmaktadır.Początek Odrodzenia Irlandzkiego w literaturze.
Geliştirme sürecindeki gecikmelerden dolayı bu tarih Şubat'a ertelendi.W lutym zakończono negocjacje odnośnie wysokości kar za opóźnienia w dostawach.
Yenidoğan dönemi, bebeklik sürecinde bir dönemdir.Pierwszy miesiąc życia dziecka jest okresem noworodkowym.
"Küreselleşme Sürecinde Türkiye'de İslam".Pokój wieczysty z Turcją.
Bu muharebe Almanları 1. Dünya Savaşında yenilgiye götüren sürecin ilk önemli adımıdır.Jednak to Brytyjczycy odnieśli pierwszy znaczący sukces w tej bitwie.
2007’de, MIT, geliştirme sürecini teşvik etmek amacıyla Kerberos Konsorsiyumunu kurmuştur.W 2007, MIT powołał konsorcjum Kerberosa w celu wsparcia dalszej implementacji protokołu.
Feminizm üzerine yapılan temel tartışmalar günümüzde de hala değişim sürecindedir.Centralne zagadnienia feminizmu ulegają zmianom w czasie.
Bu sürecin bir sonucu da daha hafif ekmeklerdir.Podobne, choć słabsze skutki przynosi niedobór pożywienia.
Bu sürecin ardından eğitimini tamamlamak üzere üniversiteye geri döner.Później powrócił w rodzinne strony celem dokończenia nauki.
Bireyin uyumu kültürleşme sürecinin bir sonucu olarak değerlendirilmektedir .Jak działa czas jako wartość tożsamości kulturowej?
Anıtın yapı sürecinde kendisine yüz kadar başka heykeltıraş asistanlık etmiştir.Han lånade vännen (indir.) hundra kronor (dir.)
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Samtidigt kämpar Clark Kent på grund av en nyligen skilsmässa med Lois Lane.
Newell Half-Life 2'nin yapımı sürecinde birkaç ayını Steam projesi üzerine yoğunlaşarak harcadı.Under utvecklingen av Half-Life 2 tillbringade Newell flera månader med att fokusera på Steam-projektet.
Yaratım sürecindeki farklılıklar nedeniyle 1982'de Criss ve Frehley gruptan ayrıldı.På grund av kreativa meningsskiljaktigheter hade både Criss och Frehley lämnat bandet 1982.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra şehir, ülkedeki diğer şehirler gibi hızlı bir endüstrileşme sürecine girdi.Efter andra världskriget genomgick staden industrialiseringen, som många andra städer i landet.
Uzun bir hastalık sürecinin ardından ölmüştür. ^ "Disparition.Han omkom i en drunkningsolycka. ^ ”Längd herrar”.
NGC 2207 ile IC 2163, çarpışma ve birleşme sürecindedir.NGC 2207 håller på att kollidera och smälta samman med IC 2163.
26 Mart 2011'de uzun bir hastalık sürecinin ardından vefat etmiştir.Han avled 26 mars 2011 efter en kortare tids sjukdom.
Sorunlu geliştirilme sürecine rağmen, Luftwaffe'nin en önemli değerlerinden biriydi.Trots den utdragna designprocessen kom flygplanet att bli en av Luftwaffes viktigaste tillgångar.
Stadyum, 2000 yılından bu yana yeniden yapılanma sürecine girmiştir.Huset renoverades invändigt 2000.
Bazı durumlarda yavrulma sürecinde pürüzler belirebilir.Ibland kan problem uppstå under träningen när skall krävs.
Bazı yerlerde jüri cezalandırma sürecine de katılır.Dock får juryn i några länder också fastställa straffet.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Hans far accepterade aldrig faderskapet formellt.
Bu gelişmeyle birlikte ülkede kısmen bir demokratikleşme sürecine girilmiş oldu.Parallellt med detta förlopp utvecklades demokratin.
Sinyal sürecindeki eksik adımlar Robert F. Furchgott ve Louis J. Ignarro tarafından dolduruldu.Han delade priset med amerikanerna Robert F Furchgott och Louis J Ignarro.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.Cirka 65 % av de personer som har genotyp 4 uppnår kvarstående svar efter 48 veckors behandling.
Böylece beklenen başarı, 1 yıl sonra özverili bir çalışma sürecinin ardından gelir.Framgångsrik parning sker först efter ett år med flera parningsförsök.
Kuzey İrlanda’nın barış sürecinde elçi olarak görev yapmıştır.Förebilden var fredsprocessen i Nordirland.
Kent, 1999 savaş sürecinden sonra imar ve sosyal hayat bakımlarından kalkınma içindedir.Franchisen baseras på en fiktiv historia om Jorden och mänskligheten efter år 1999.
Sürecin ilerlemesi için cevap veren kişinin anonim olması sakıncalıdır.Den som ringer får vara anonym.
Detaylı bilgi için Photoshop Gelişim Sürecine bakınız.Läs mer om omslagsfotograferingen nedan.
Grup destalinizasyon sürecinde Stalin'in etkisizleştirilmesine şiddetle karşı çıktı.JO riktade mycket skarp kritik mot Säpos agerande vid utvisningen.
Bu durum proje planlama sürecini negatif etkiler.Till detta tillkommer svårigheten med en passande projektilform.
Sürecin sonucunda Birleşik Sosyalist Gençlik kuruldu.Senare bildades dock ett eget ungdomsförbund, Röd Ungdom.
Gözlemcilerin oy sayımı sürecini takibine izin verilmemişti.Man hade inte låtit beställa några valsedlar från valmyndigheten.
Newell Half-Life 2'nin yapımı sürecinde birkaç ayını Steam projesi üzerine yoğunlaşarak harcadı.Під час створення Half-Life 2, витратив кілька місяців на розробку проекту Steam.
Eleme sürecine toplam 55 ulusal takım katılacak ve Kosova ilk kez yer alacak.У кваліфікаційному процесі візьмуть участь 55 національних команд, серед яких вперше буде збірна Косово.
Uzun mesafeler üstünden morfogenler, aktif sinyal iletimi sürecini (sinyal transdüksiyonu) kullanabilirler.Довші відстані морфогени можуть використовувати для активного процесу сигнальної трансдукції.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.Спосіб продукції матеріяльного життя зумовлює соціальний, політичний і духовний процес життя взагалі.
Apple Kimliği aynı zamanda yeni bir OS X bilgisayar veya iOS cihazı kurma sürecini hızlandırır.Apple ID також прискорює процес початкового налаштування OS X і iOS.
Uzun bir hastalık sürecinin ardından ölmüştür. ^ "Disparition.Помер після важкої, довготривалої хвороби (інсульту).
AB sürecinde son günlerde yaşanan kavga ve tartışmalara bir bakıverin.Будь ласка, приходьте і подивіться останні моменти UnsraW своїми очима.
2011'de kitabın yazım sürecinin üç yıldan fazla olacağını bildirdi.Повідомляється, що контракт у Літи діятиме ще приблизно 3 роки.
İlgili Sayfalar