sürecin ile cümle
sürecin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Panteon, 3 yıllık uzun bir restorasyon ve genişletme sürecinden sonra 2013 yılında yeniden açılmıştır.O Panteão foi reaberto em 2013, depois de um longo processo de expansão e restauração de três anos.
Sürekli-zaman Markov sürecinin sürekli bir endeksi bulunur.Processos de Markov de tempo contínuo têm um índice contínuo.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.O modo de produção da vida material condiciona o processo da vida social, política e espiritual em geral.
Kullanıcılar geliştirme sürecini anlamıyorlar.Os usuários não entendem o processo de desenvolvimento.
Bu sultanlıklar, Bahmani Sultanlığı'nın dağılma sürecinde bağımsızlıklarına kavuşmuştur.Estes reinos tornaram-se independentes durante a cisão do sultanato de Bahmani.
Newell Half-Life 2'nin yapımı sürecinde birkaç ayını Steam projesi üzerine yoğunlaşarak harcadı.Durante a produção de Half-Life, ele passou vários meses se concentrando no projeto chamado Steam.
Bu sürecin önemli bir parçası Alice ve Bob kendi gizli renklerini sadece karışım içinde değişirler.O passo chave do processo é que Alice e Bob trocam apenas suas misturas primárias.
Japonya'nın savaş sonrası eğitim sistemi ağırlıklı olarak modernleşme sürecini ele alıyor.O aclamado sistema educacional japonês do pós-guerra contribuiu fortemente para o processo de modernização.
NGC 2207 ile IC 2163, çarpışma ve birleşme sürecindedir.NGC 2207 está em processo de colisão e fusão com IC 2163.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Ele nunca conheceu seu pai biológico.
DAha sonraki zamanlarda pirinci mayalanma sürecinden çıkartmışlar ve kıyılmış balık yemeyi bırakmışlardır.Meses depois, o arroz era descartado e o peixe consumido.
Sorunlu geliştirilme sürecine rağmen, Luftwaffe'nin en önemli değerlerinden biriydi.Apesar do seu desenvolvimento prolongado, a aeronave tornou-se num dos activos mais importantes da Luftwaffe.
Her sürecin bir haddi vardır.“Cada pênalti tem uma surpresa.
Arena bir şirketin üretim sürecini simüle etmek ve performansını ölçmek için kullanılır.Atenção à maneira de medir a produtividade de uma fábrica.
Gitarist Zack Hansen, kayıt sürecinin çok eğlenceli geçtiğini belirtti.O guitarrista, Zack Hansen explicou que "A lista de faixas foi muito divertido e todos tiveram um bom tempo".
Bu teşebbüs, Ptolemaioslarla Seleukosların arasında bir çatışma sürecini doğurdu.O desafio seria uma disputa de pênaltis entre os treinadores.
Aynı zamanda Üniversite aktif şekilde Bolonya sürecine katılmaktadır.Nestas universidades está ainda a decorrer a adaptação ao Processo de Bolonha.
Dört çok farklı gökada, çarpışma ve birleşme sürecinde bu aileyi oluşturmuştur.Trata-se de uma família de quatro diferentes galáxias no processo de colisão e fusão.
Fosfat gruplarının koparılması sürecine defosfarilasyon denir.O processo de remoção desses grupos fosfatos é conhecido como desfosforilação.
Genişleme sürecinde AB, 2007'de Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile 27 ülkeye çıktı.Já a ampliação da União Europeia em 2007 incluiu Romênia e Bulgária.
Eric Hobsbawm ise ulusun oluşum sürecine değinerek 3 yöntemden bahsetmiştir.Para Eric Hobsbawm, a história social pode ser vista a partir de três ângulos.
Film Pennsylvania'da kaçırılan iki kız çocuğunun aranması sürecinde yaşanan olayları anlatmaktadır.O enredo centra-se no rapto de duas garotas na Pensilvânia e o resultado da busca para encontrá-las.
Bununla birlikte Mabel'ın sağlığı bir çöküş sürecine girmişti.A saúde da Mme de Staël estava em declínio.
Proje sürecini gözetle ve denetle.Controle de contas a pagar e receber.
Kore Savaşı Truman'ın geri kalan başkanlığı sürecinde devam etti.Ele deixou o cargo ao final da presidência de Truman com a guerra ainda decorrendo.
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.Este foi o primeiro acordo para o controlo de armas estabelecido durante a Guerra Fria.
İki gökada kümesinin halen devam eden birleşme sürecinin bir sonucudur.Segue-se o quadro unificado de conquistas nas duas modalidades.
Önal, şarkı yazma sürecine şöyle açıklık getirdi: "5 sene önce yazdım.Ela mesma conta como começou a cantar, num dia de outubro de 1950: "Eu tinha cerca de 15 anos.
Gelişim sürecinin önemli bir kavramıdır.Ideia geral do processo evolutivo.
Bu sürecin ardından kişi tekrar normal konumuna geri döner.Na sequência de um ataque a pessoa pode regressar gradualmente às atividades normais.
Katma değer, bir üretim sürecindeki çıktı ile girdi arasındaki farktır.Deve-se reconhecer que o nosso trabalhador sai do processo de produção diferente do que ele entrou.
Maya yazı sisteminin çözülmesi uzun ve zahmetli bir inceleme sürecinden sonra mümkün olmuştur.As decifrações da escrita maia têm sido um longo e trabalhoso processo.
Linwizard ekibi halen Wizard'da bulunan çeşitli aygıtlar için sürücü desteği ekleme sürecindedir.Nudar afirma que o código de viagem no tempo ainda existe em Lars.
Karar verme sürecinin kendisi bir öğrenme sürecidir.Beslissen is op zich een leerproces.
James, kayıt, mastering ve baskılama sürecinde titizlikle davrandı.James was erg secuur wat betreft het proces van opnemen, masteren en drukken.
Birinci sezonun sonlarında Alex ve Joey, Alex'in eşinden ayrılma sürecinde duygusal açıdan yakınlaşırlar.Tegen het einde van seizoen 1 hebben Alex en Joey een 1 night stand, nadat Alex gaat scheiden van haar man.
Bu kanıtlar, domuzun evcilleştirilme sürecinin başlarında olunduğunu göstermektedir.Dit is het begin van de actie Varkens in nood.
NGC 6786, UGC 11415 ile etkileşim halindedir ve birleşme sürecindedir.NGC 6786 interageert met UGC 11415.
Bu sürecin hızlı gelişme göstermesi dış ortamın basıncına ve yoğunluğuna bağlıdır.De snelheid van deze expansie hangt af van de dichtheid en druk van het externe medium.
AB sürecinde son günlerde yaşanan kavga ve tartışmalara bir bakıverin.Zie verder en voor een recente discussie.
Baharda ise ağır bir yağış sürecinin arkasından ağır bir kuraklık olur.Xuân Tân (Thanh Hóa), een xã in huyện Thọ Xuân, provincie Thanh Hóa.
Fakat, Roma-Yahudi savaşlarında (66-135) çöküş sürecine girdiler.De Joods-Romeinse oorlogen vonden plaats tussen 66 en 135 n.Chr. in Judea.
Bu sürecin sonrasında "inter@ctive paging 900" cihazı ortaya çıktı.Deze maakte gebruik van dezelfde hardware als de Inter@ctive pager 950.
Yaranın iyileşmesi sürecinde belirir.De tijd heelt alle wonden.
Karar veren kişinin bulunduğu çevre karar verme sürecinde büyük bir etkiye sahiptir.De omgeving waarin een individu verkeert heeft een sterke invloed op de gedragsbepaling.
Dizi hizalaması ayrıca genom birleştirme (genome assembly) sürecinin parçasıdır.Anderzijds is Loelav ook de palmtak zelf (als onderdeel van de loelav als bundeling).
Sekiz aylık hazırlık sürecinden sonra dört ay devam eden dizi çekimleri Çanakkale'de yapıldı.Zijn reis naar China werd onderbroken door een verblijf van acht maanden in Pondicherry.
Bu sürecin sonunda İsrail ve Ürdün 1994 yılında bir barış anlaşması imzaladı.Jordanië en Israël tekenden in 1994 een vredesverdrag.
Kuzey İrlanda’nın barış sürecinde elçi olarak görev yapmıştır.Deze organisatie zet zich in voor vrede in Noord-Ierland.
Şirketleşme sürecinde temel iş deneyimini ve 250.000 dolar ile sermayeyi Mike Markkula sağladı.Korte tijd later investeerde Mike Markkula ruim 250 duizend dollar durfkapitaal in het bedrijf.
Eyalet hükümetlerince görevlendirilen 69 üyesi yasama sürecine katılmaktadır.De leden, 69 in totaal, worden door de deelstaatregeringen aangeduid.
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.Dit was de eerste wapenovereenkomst in de Koude Oorlog.
Bu gelişme sürecinde katkıda bulunmuş birçok değerli iktisatçı vardır.Aan die ontwikkeling hebben verscheidene uurwerkmakers bijgedragen.
Direkt emir: Bu teknik karar verme sürecini basitleştirmeyi amaçlar.Het is de bedoeling van deze techniek om netwerkbeheer te vereenvoudigen.
Bu tat ancak kurutma işleme sürecinden sonra oluşur.Deze wordt pas uitgewisseld na het Paasvigilie.
Baharda ise ağır bir yağış sürecinin arkasından ağır bir kuraklık olur.Na wiosnę odnawia się ona z podziemnych kłączy.
Gaz kabuğu RCW 86'nın bu sürecin bir kalıntısı olduğundan şüphelenilmektedir.Gazowe powłoki RCW 86 są pozostałością po tej supernowej.
Bu sürecin önemli bir parçası Alice ve Bob kendi gizli renklerini sadece karışım içinde değişirler.Kluczowe dla procesu jest to, że Alicja i Bob używają jedynie prostej operacji mieszania kolorów.
Karar verme sürecinin kendisi bir öğrenme sürecidir.Podejmowanie decyzji też jest procesem uczenia się.
Bu yeniden kurulma sürecinde var olan tüm sokaklar ana hatlarıyla günümüzde de bulunmaktadır.Wszystkie najważniejsze zawsze rzeczy … są dziś u nas na pierwszym planie!
İlgili Sayfalar