Toplumsal alan bir imgesel kuruluş süreci olarak mevcuda gelmiştir.Като спешна мярка е организиран концентрационен лагер.
NATO'nun genişlemesi, NATO'ya yeni üyeler dahil etme sürecidir.Той призовава за разширение на НАТО преди това да е станало модно.
Armanyak tıpkı konyakta olduğu yıllandırma sürecine bağlı olarak çeşitli sınıflara ayrılır.Арманякът се продава под няколко класификации, които се отнасят за възрастта на брендито.
Bu kuruma sürecinde meyve yaklaşık %20 oranında küçülür.За същия период брутният вътрешен продукт намалява с 20%.
Madonna Interview ile yazım süreci hakkında konuşuyor.Дупнишката Мадона дава много интервюта.
1979 yılında Sovyetler Birliği, on yıl sürecek Afganistan'a müdahale sürecini başlattı.През 1979 г. СССР нахлува в Афганистан и започва война, продължила десет години.
Bu durum proje planlama sürecini negatif etkiler.Именно такъв недостатък имат проекционните системи за визуализация.
Edinilmiş bağışıklığın bu süreci aşılamanın temelini oluşturmaktadır.Този процес на придобит имунитет е основа на ваксинацията.
Ekilen tohumlar kolay bir bakım süreci içinde büyüyebilmektedirler.Ноздрите могат да се разширяват значително по време на интензивна тренировка.
Bununla birlikte Anadolu'nun Hristiyanlaşma süreci hızlandı.Освен това здравето на Мария-Антоанета започва бързо да се влошава.
Tutuklular mahkeme sürecinin başlaması için geçen 3 yılı cezaevinde geçirir.Полицията го интернира за три месеца в Годеч до произнасянето на съда.
"Risk Yönetim Süreci Ve Risk Yönetmekte Kullanılan Teknikler".Курс „Управление на риска, свързан с психични разстройства“.
Medyayı oynat IUPAC tanım Bir maddenin bir başka maddenin yüzeyine eklenme süreci.Сорбция е поглъщането на едно вещество от друго вещество, намиращо се в друга фаза.
Diğer erişkinler, civcivlerin gelişme sürecinde yardım edebilir. ^ BirdLife International (2004).Заедно хранят малките, които започват да летят на 24 дни. ((en)) BirdLife International.
AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan dava sürecinin resmen 17 Mart 2008 gününde başladı.Официално, със съдебни документи групата престава да съществува на 31 декември 1970 година.
İçselleştirme süreci, dinsel törenin en önemli sürecidir.Причастието е върховният миг на литургията.
Elektrik üretimi elektrik ve diğer kaynaklardan birincil enerji üretme sürecidir.Електрическата генерация е процес, при който се генерира електрическа енергия от първичен източник.
Bu kültürel gelişkinlik, Avrupa'nın iki bin yıllık tarih sürecini beslemiştir.Тук, според професора, през тези две хилядолетия се е намирал цивилизационният център на Европа.
Gözlemcilerin oy sayımı sürecini takibine izin verilmemişti.Повторно преброяване на гласовете не е разрешено.
Hidrostatik basınç gıdaların korunması sürecinde kullanılır.Хидростатичното налягане се използва за консервиране на хранителни стоки чрез процес, наречен паскализация.
Genişleme sürecinde AB, 2007'de Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile 27 ülkeye çıktı.Излъчва се в 33 държави, от които и България – от 2011 г. насам.
Afrika içlerinin Avrupalılarca keşif süreci 18. yüzyılın sonlarında esas olarak başlamıştır.Европейското изследване на африканската вътрешност започва задълбочено към края на 17 век.
İkinci uçak sorunları çözmek için muazzam bir modifikasyon sürecindeydi.Силно модифицираният втори самолет е забавен, за да се направи опит да се решат проблемите от предходния.
İyileşme süreci 3 ile 10 gün arasındadır.Инкубационният период е между 3 и 10 дена.
Ancak protokol 1972 tarihli Biyolojik Silahlar Konvansiyonu'na uzanan süreci başlatması açısından önemlidir.Ирак официално обявява че започва разработването на биологични оръжия през 1974 година.
Bunun üzerine adaylık süreci yeniden başladı.Тук също започна процеса на реституция.
Bu ise belirli bir eğitim sürecini gerekli kılar.Тази цел налага специална образователна система.
Yapımına 1552 yılında başlanan cami, 1 yıllık inşaat sürecinden sonra 1553 yılında ibadete açılmıştır.Изграждането започва през 1515 след една или две години на подготовка.
İstimlak süreci mahallenin nüfus yapısını da etkilemektedir.В тази връзка са и усилията на кмета да се стопанисват по-ефективно общинските имоти.
Sürekli bir ertelenme süreci söz konusudur ve bu hep geriye doğru giden bir süreçtir.Раждането на Сина е процес, който вечно продължава, вечно се извършва.
1904-1906 yılları arasında kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçmiştir.Предполага се, че и в периода 1904 - 1906 г. преминава епидемична вълна от това заболяване.
Tahmin yapma süreci, günümüzde iş dünyasında ve endüstride çok hayati bir konuma sahip olabilmektedir.Логистиката е изключително важна функция в съвременния бизнес свят и индустриално съперничество.
Bu tanının konması, geri dönüşü mümkün olmayan bir ölüm sürecinin başladığı anlamına gelir.Началото на емисията обикновено се усеща като момент, от който връщане назад няма.
Beck'e göre yanlı bilgi işleme süreci depresif duygudurumunda bir faktördür.Арън Бек описва как хората могат да изпаднат в депресия поради изкривено мислене.
İyileşme süreci haftalar alır.Лечението изисква много месеци.
Ona süreci açıkladım.Обясних му процеса.
Kanserin vücuttaki gelişim süreci çeşitli olayların bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.Proces razvoja raka u tijelu je kombinacija događaja.
Başbakan olarak Netenyahu Oslo barış süreciyle alakalı birçok soru ortaya attı.Kao predsjednik vlade Netanjahu je preispitao mnoga temeljna pitanja Sporazuma iz Osla.
3. Kriz yönetimi sürecinde etkili karar verebilmek.Treća faza je izvršenje donijete odluke.
Ayrıca geliştirme sürecinin başında S-32 ve S-37 olarak adlandırılmıştır.Lovac je tijekom početnog razvoja koristio i oznake S-32 i S-37.
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.Ovo je prvi sporazum o kontroli naoružanja potpisan tijekom Hladnog rata.
Sovyetleşme sürecinde tüm siyonist activiteler ve İbranice kaynaklar yasaklandı.Nakon Sovjetizacije sve cionističke aktivnosti koje su provedene na hebrejskom su zabranjene.
Çalışmalar Bologna sürecinin temel ilkelerine uygun olarak yürütülmektedir.Program je izrađen prema principima koje nalaže Bolonjska deklaracija.
James, kayıt, mastering ve baskılama sürecinde titizlikle davrandı.James je pedantno snimao, masterirao i otisnuo ploče.
Bu zamandan beri, ülkede kargaşalı bir demokrasi deneyimi sürecine girilmiştir.Jesu li takvim medijskim zaokretom ozbiljno narušeni temelji demokracije?
Bu olay entropinin dağılımının doğal bir sürecidir.Mjera za taj nered je entropija.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.Trajno odgovara na terapiju oko 65 % osoba s genotipom 4 nakon 48 tjedana liječenja.
Pişme sürecinde suyunu çekerse, soğuk su eklenir.Kad god bi poželio popiti hladne vode, voda bi se povukla.
Şu anda Bosna-Hersek ve Makedonya olmak üzere NATO'ya katılma sürecinde olan iki aday ülke vardır.Trenutačni kandidati za članstvo su Bosna i Hercegovina i Makedonija.
Adaylık süreci 11 Aralık 2008'de başladı.Suđenje mu je započelo 11. ožujka 2008. godine.
He 111'in geliştirilme sürecinde, bu prototipten faydalanılmıştır.Već 117 dana nakon narudžbe prototip je bio spreman za testiranje.
HCV genotip 1 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastalardaki sürekli tepki 40-50% cıvarındadır.Trajno izliječenje bilježi se u oko 40-50 % osoba s HCV genotipom 1 uz 48 tjedana liječenja.
Stadyum, 2000 yılından bu yana yeniden yapılanma sürecine girmiştir.Time je nakon 2000 godina ponovno obnovljena hebrejska država.
Geliştirilmiş optimizasyon süreci.Razvijena je optička industrija.
Klinik farmakoloji: İlaçların insan organizması üzerindeki etkilerini ve insan vücudundaki sürecini inceler.Farmakologija proučava utjecaj lijeka na čovjekov organizam.
Bu sürecin ardından Emekçi Hareket Partisi'nin kurulması kararı alınmıştır.Nakon rasprave utemeljen je Odbor za pokretanje osnivačke skupštine.
Köyün adı yer adlarının Türkçeleştirilmesi sürecinde verilmiştir.Prema lokalnoj predaji, selo je dobilo ime za vrijeme Turaka.
SSCB'nin dağılma süreci başladı.Počinje reorganizacija sreskih odbora.
Comte bu süreci bir insanın çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşamalarına benzetir.Silazak je poseban događaj za mladiće kojima on simbolizira prijelaz iz djetinjstva u odraslo doba.
Bu gelişme sürecinde katkıda bulunmuş birçok değerli iktisatçı vardır.Veliku ulogu u ovom procesu odigrale su i obavještajne službe razvijenih zemalja.