Bu dava hâlâ yargı sürecinde.Predmet se još nalazi na sudu.
28 Şubat sürecinin ardından işleri bozuldu.Konačno, Senat je 28. srpnja raskinuo ugovor.
Bu ateroskleroz sürecinin başlangıcıdır.Ovo je tek početak njihovih nastojanja.
Bunalım sürecinde işini kaybetti ama sonrasında araba yıkama işi buldu.Bond je potjeru nastaviti na nogama, ali kasnije uzima auto.
Daha sonra tedavi sürecine girdi ve ameliyat olma kararı aldı.Liječnik ga je pregledao i rekao da mora ići na operaciju.
Çalışmalar Bologna sürecinin temel ilkelerine uygun olarak yürütülmektedir.Štúdium sa vykonáva v súlade s hlavnými zásadami Bolonského procesu.
Ayrıca geliştirme sürecinin başında S-32 ve S-37 olarak adlandırılmıştır.V dobe svojho vývoja bol označovaný ako S-32 alebo S-37.
Savaş süreci dört aşamaya bölünebilir.Priebeh vojny možno rozdeliť do troch etáp.
Köprünün tasarım süreci 1996 yılında Southwark council tarafından açılan bir yarışma ile başladı.Dizajn mosta sa stal predmetom verejnej súťaže, ktorú v roku 1996 vyhlásila southwarkská radnica.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Napriek tomu si čoskoro získa lásku Lois Lane.
Optimal üretim yönetimi sürecinde en aza indirmek amaçlanmaktadır.Existuje v danom prípade optimálne riadenie?
Grubun oluşum süreci televizyonda belgelenmiştir.Formácia skupiny bola televízne zdokumentovaná.
Gaz kabuğu RCW 86'nın bu sürecin bir kalıntısı olduğundan şüphelenilmektedir.Ako pozostatok po tejto udalosti ostala na oblohe plynná hmlovina RCW 86.
Bu politik mücadele süreci proletarya diktatörlüğü olarak tarif edilmiştir.Aj v nej však bola štátna moc definovaná ako diktatúra proletariátu.
Mahkeme sürecinde basında Talat Aydemir'le ve eşiyle ilgili aleyhte haberler de yayımlanmıştır.V súvislosti s týmto sporom vznikol aj týždenník Čas, vydávaný Masarykom a jeho priateľmi.
Bu tat ancak kurutma işleme sürecinden sonra oluşur.Ten sa vyvíja až počas dozrievania organel.
Bu sürecin ardından kişi tekrar normal konumuna geri döner.Po úspechu akcie sa jej osobnosť opäť vrátila do normálu.
Daha sonra tedavi sürecine girdi ve ameliyat olma kararı aldı.No hneď potom utrpel zranenie a musel ísť na operáciu.
Bununla birlikte Mabel'ın sağlığı bir çöküş sürecine girmişti.Diagnózou Bonhamovej smrti bolo udusenie zvratkami.
Dawkins bu bölümde Tanrının yaratım sürecine aynı modeli uyguluyor.V tomto diele má Metatron postavenie takmer zhodné s postavením Boha.
Eleme süreci 2010 yılı Ağustos ayında başlamış ve Kasım 2011'de tamamlanmıştır.Druhé rozšírenie sa začalo v máji 2011 a bolo ukončené v novembri 2011.
Bu sürecin azalması anne ile yavru arasındaki bağın azalması ile aynı zamandadır.Zbaviť deti materčiny je predsa to isté ako odtrhnúť hladné dieťa od matkiných pŕs.
Ancak bu barış süreci Stugna Irmağı Savaşı ile sona ermiştir.Tento fakt mohol vážne ohroziť plánované stretnutie so stanicou Mir.
Marksizm ayrıca kapitalist üretim biçimi yüzünden yaşanan yabancılaşma sürecine de dikkat çeker.Marxistický feminizmus považuje súčasnú rodovú nerovnosť za výsledok práve kapitalistického spôsobu produkcie.
İnsanlarda, cinsel olgunluğa ulaşma süreci "ergenlik" olarak adlandırılmaktadır.Proces akceptácie svojej menšinovej sexuálnej orientácie sa nazýva coming out.
Emülsiyon oluşma sürecine emülsifikasyon denir.Vznik vlastnenia entity sa označuje ako jej privlastňovanie.
Euthyphron mahkemenin hemen öncesini, Savunma mahkeme sürecini, Kriton ise mahkeme sonrasını anlatır.Až do rozhodnutia odvolacieho súdu zostane Keskin na slobode.
İkisinin eğitim sistemi Bologna Süreci'ne göre uygulanmaktadır.Oba programa sta prilagojena bolonjskemu procesu.
Film yapım süreci hem bir sanat hem de bir endüstridir.Rokodelstvo je tako umetnost kot industrija.
Ancak yükleme süreci her zaman rasyonel değildir.Strah pred sevanjem ni vedno logičen.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.Pri genotipu 4 se trajni odziv doseže pri okoli 65 % bolnikov po 48 tednih zdravljenja.
Sinyalleri işleme süreci çok sayıda farklı işleve sahip alt sistem arasında karmaşık bir etkileşim gerektirir.Obdelava signalov je zahtevna interakcija med več funkcionalnimi podsistemi.
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.Zgodovinsko pomembna je tudi kot prvi sporazum o omejitvi oboroževanja v času hladne vojne.
İyileşme süreci, hastane koşullarında 1 ile 2 hafta arasındadır.Bolezen se pozdravi sama v 1 do 2 tednih.
Genişleme sürecinde AB, 2007'de Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile 27 ülkeye çıktı.27 je število članic od 1. januarja 2007 naprej, ko sta Bolgarija in Romunija tudi postali članici.
Bunun sonucunda iyileşme süreci hızlıdır.Uspešnost zdravljenja je odvisna od hitrega ukrepanja.
Ökaryotik hücre içine yabancı DNA tanıtılması süreci ise transfeksiyon olarak bilinir.Vstavitev DNK v živalske celice se imenuje transfekcija.
Bundan sonra uzun bir yargılama süreci başladı.In tako je prišel tudi čas, ko se je začela sodna razprava.
Şirketin iflası sürecinde, ürünün tarifini mahkemeye sunması sonucunda bu gizlilik bozulmuştu.Na dan dražbe je na sodišču v Dolu Lokvar izvedel, kaj se je zgodilo.
Elektroliz süreciyle elektrik enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülebilmektedir.Poenostavljeno lahko rečemo, da galvanski člen pretvarja kemično energijo v električno.
Ron Huldai askerlik sürecinde birçok önemli üst düzey komuta görevlerinde bulunmuştur.Generalpolkovnik Rodimcev je med svojo vojaško kariero opravljal več pomembnejših nalog.
Bu gelişme sürecinde katkıda bulunmuş birçok değerli iktisatçı vardır.Skozi zgodovino so pri razvoju unanija sodelovali številni pomembni zdravilci.
Daha sonra tedavi sürecine girdi ve ameliyat olma kararı aldı.Kasneje je bila operirana na hrbtenici, po operaciji pa se je športno upokojila.
Depp, Nathanson'un yazım süreciyle ilgilenmeye başladı.Burtov sin Nathaniel se je prav tako ukvarjal s pisateljevanjem.
Dağıtım, ihtiyaç duyan tüketici veya işletme kullanıcısı için bir ürün veya hizmet hazırlama sürecidir.To je pomembno za dolgoročni razvoj podjetja, ki bo izdelek/storitev delal in tržil.
Üç alfa süreci, üç helyum çekirdeğinin (alfa parçacıkları) karbona çevirilme süreci.Ogljik ni nastal v prapoku, saj morajo za njegov nastanek trojno trčiti trije delci alfa (jedra helija).
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.Ši sutartis tapo pirmuoju ginklų kontrolės susitarimu, įvestu Šaltojo karo metu.
Böylece Sicilya'nın Normanlarca fethi süreci başladı.Amalfį ėmė valdyti Sicilijos normanai.
“İş Süreci”, müşterileri bir numaralı önceliğe koyma teorisinin pratik gerçeğe dönüştüğü andır.Taip „1“ iš teorinio pasaulio perėjo į praktinį.
Yazar, küreselleşme sürecinde Batı ve diğerleri arasındaki çatışmaların artacağı öngörüsünde bulunmaktadır.S. P. Huntingtonas teigė, jog ateityje pagrindiniai konfliktai kils tarp Vakarų ir likusių civilizacijų.
Stadyum, 2000 yılından bu yana yeniden yapılanma sürecine girmiştir.Ghatai statomi ir perstatomi jau kelis tūkstančius metų.
Translasyon, (gen ekspresyonu sürecinin bir parçası olan) protein biyosentezinin ilk aşamasıdır.Transliacija tai yra antrasis baltymų sintezės (genų raiškos) etapas.
Komisyon, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecine ilişkin konularda görevlidir.Su jo veikla siejamas Graikijos įstojimas į Europos Sąjungą.
Bulgaristan topraklarında büyük bir Türkleşme süreci yaşandı.Tačiau istorinėse Bulgarijos žemėse buvo didelis kontrastas.
Kurgu, film yapımı sürecinin bir parçasıdır.Filmo montavimas – kūrybinio poprodukcinio filmo kūrimo proceso dalis.
1979 yılında Sovyetler Birliği, on yıl sürecek Afganistan'a müdahale sürecini başlattı.1979 – Dešimt metų trukusios Sovietų Sąjungos intervencijos į Afganistaną pradžia.
Yurt dışı oy verme süreci 31 Temmuz 2014 günü Avustralya'da yerel saat ile 8:00'da başladı.Žaidynių atidarymo ceremonija prasidėjo 2008 m. rugpjūčio 8 d. 8 val. 8 min. 8 sek. vakare vietos laiku.
Bazı durumlarda yavrulma sürecinde pürüzler belirebilir.Tam tikrais atvejais galimas ir objekto paėmimas ore.
Bu oluşumun kaynaşma süreciyle olduğuna inanılmaktadır.Spėjama, kad su tuo ir yra susijęs jo buvimas Kaune.
25 yaşına kadar bu sertleşme süreci devam eder.Patelės nesubręsta iki 25 metų.