Ana içeriğe geç
Sözlük

süreci ile cümle

süreci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Poisson dağılımı Poisson süreci ile birlikte ortaya çıkar.Η Poisson κατανομή προκύπτει σε σχέση με τις Poisson επεξεργασίες.
Bu devir süreci, bazı kaynaklarca Britanya İmparatorluğu'nun sonunu işaretler.Η λήξη του πολέμου σήμανε και την αρχή του τέλους της Βρετανικής Αυτοκρατορίας.
Aynı zamanda bu kayıt sürecinde Deep Purple grubu da bitişik stüdyoda Fireball üzerinde çalışmaktaydı.Την περίοδο που έγινε το ατύχημα, οι Deep Purple βρίσκονταν στο στούντιο για την ηχογράφηση του Bananas.
Bu ilk denetleme tasarım sürecinin ilk dönüm noktalarından biri olmuştur.Είναι ένα από τα πρώτα παραδείγματα προβλήματος απόφασης.
Geminin inşa sürecinde belirli kurallara göre uygunluğu klaslar tarafından denetlenir.Στη τακτική παρακολούθηση του πλοίου από τους Νηογνώμονες.
Uzun bir hastalık sürecinin ardından ölmüştür. ^ "Disparition.Πέθανε μετά από μακρά ασθένεια (όγκο στον εγκέφαλο).
Tarım kooperatiflerinin üyeleri de üretim sürecine katılmaktadır.Οι αγρότες αρνήθηκαν να συνεργαστούν στην παραγωγή τροφίμων.
Nurettin Canikli: " Avrupa Birliği'nin dağılma süreci başlamıştır.«Γρηγόρης Φαράκος: Έτσι έγινε η διάσπαση του ΚΚΕ».
Ancak bu barış süreci Stugna Irmağı Savaşı ile sona ermiştir.Ωστόσο, η περίοδος αυτή έληξε με την υπογραφή της ειρήνης του Νικία.
Abdi ağanın ölümünden sonra ağalık süreci tamamlanmış oldu.Μετά το θάνατό της, το Χουίστλ Στοπ Καφέ κλείνει.
Fakülte programları ABET sürecinden geçmiştir ve 2005 yılında akreditasyon almıştır.Αργότερα συμπλήρωσε τις απαιτούμενες μονάδες και έλαβε το πτυχίο του το 2005.
Detaylı bilgi için Photoshop Gelişim Sürecine bakınız.Κάντε κλικ σε ένα κτίριο εικόνας για λεπτομερείς πληροφορίες.
Ona süreci açıkladım.Του εξήγησα τη διαδικασία.
Ona süreci açıkladım.Της εξήγησα τη διαδικασία.
Savaş süreci dört aşamaya bölünebilir.Krigens forløb kan inddeles i fire faser.
Afrika içlerinin Avrupalılarca keşif süreci 18. yüzyılın sonlarında esas olarak başlamıştır.Den europæiske opdagelse og udforskning af Afrika begyndte for alvor i slutningen af det 18. århundrede.
Köprünün tasarım süreci 1996 yılında Southwark council tarafından açılan bir yarışma ile başladı.Broens design blev afgjort ved en konkurrence i 1996 af Southwark bydelsstyre.
Bu politik mücadele süreci proletarya diktatörlüğü olarak tarif edilmiştir.At klasse-kampen nødvendigvis fører til proletariatets diktatur.
Tamamlayıcı süreci ise protonasyon olarak adlandırılır.Den udvikler sig til et såkaldt protonema.
Ancak protokol 1972 tarihli Biyolojik Silahlar Konvansiyonu'na uzanan süreci başlatması açısından önemlidir.1972 - Aftale om forbud mod brug af biologiske våben åbnes for underskrivning.
Kurgu, film yapımı sürecinin bir parçasıdır.Klipning er et led i post-produktionsprocessen af en film.
Top tekrar küpe geri konulur ve bu seçim süreci tekrar ettirilir.Denne kugle triller over toppen og processen gentager sig.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Det lagde grunden til en normalisering af forholdet mellem de to lande.
İyileşme süreci haftalar alır.Behandlingen tager mange måneder.
Bu önerinin gerçekleşme sürecinde ilk adım, Kanada Eyaleti'ni oluşturan 1840 Birlik Yasası oldu.Dette indledtes med vedtagelsen af Unionsloven i 1840, som dannede provinsen Canada.
Sorunlu geliştirilme sürecine rağmen, Luftwaffe'nin en önemli değerlerinden biriydi.På trods af den alvorlige situation havde RAF en vigtig fordel frem for Luftwaffe.
2013 yılında başlayan "çözüm süreci" fiilen bitti.2013 ”Tale der virker.
Bu ısınma süreci halen devam etmektedir.En tendens til opvarmning har varet lige siden.
Bu süreci daha uzun yaşamak için yapabilmektedir.Denne adfærd kan strække sig over længere tid.
İttifaka katılma süreci Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 10. maddesinde düzenlenmiştir.Rådet er etableret på baggrund af artikel 9 i den Nordatlantiske Traktat.
Çeviri süreci içerisinde çevirmen kendi kararını kendisi verecektir.I selvskildringen fremstiller forfatteren sin egen livsførelse.
Şarkıların hazırlanma süreci yaklaşık 2 yıl sürdü.Præproduktion og komponering af sangene tog omkring to år.
Komisyon, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecine ilişkin konularda görevlidir.Ligevel er det interessant, at Tyrkiet nu er i forhandlinger om optagelse i EU.
Nisan 2011'de yeni bir tamir süreci için kapatıldı.I 2011 blev en ny DNA-test afsluttet.
Temyiz sürecinde Yargıtay mahkemenin verdiği 16 yıl hapis cezasını az bularak arttırılmasını istedi.Hans appel førte kun til, at Højesteret skærpede dommen til 16 års fængsel for drab.
Hitler Gençliği, Müttefikler tarafından Nazilerden arındırma sürecinin bir parçası olarak dağıtıldı.Hitlerjugend blev i lighed med andre nazistiske organisationer opløst af de allierede okkupationsmyndigheder.
Kodlama ve depolama ile birlikte, belleğin üç temel sürecinden biridir.Apprehensionen, reproduktionen og rekognitionen er derimod tre aspekter ved en og samme syntese.
21 Kasım 2011'de yazılım test süreci kısıtlı sayıda kullanıcı için başladı.Denne maskine blev i november 2011 nedtaget efter endt afprøvning med mere end 15.000 drifttimer.
Geliştirilmiş optimizasyon süreci.Learned Optimism.
İkinci SSJ100 prototipi üzerinde çalışılmaya başlandı ve sertifikasyon süreci başladı.Den andre SSJ 100-prototypen hadde alle systemer operative, og sertifiseringsprosessen begynte.
Çalışmalar Bologna sürecinin temel ilkelerine uygun olarak yürütülmektedir.Studiene blir utført i samsvar med prinsippene i Bologna-prosessen.
Arafat aynı süreci Libya ve Suriye gibi diğer Arap ülkelerinde de devam ettirdi.Arafat gjorde dette også i andre arabiske land, blant annet i Libya og Syria.
Köprünün tasarım süreci 1996 yılında Southwark council tarafından açılan bir yarışma ile başladı.Broens design ble avgjort ved en konkurranse utlyst i 1996 av Southwark bydelsstyre.
Anıtın yapı sürecinde kendisine yüz kadar başka heykeltıraş asistanlık etmiştir.Han lånte hundre kroner (dir.) av vennen (indir.) intransitivt verb
Lamborghini, Diablo'yu geliştirme sürecine 1989'da başladı.Lamborghini startet utviklingen av Diablo i 1989, som en erstatter for Lamborghini Countach.
İyonlaşma (ayrıca iyonlaşma veya iyonizasyon), bir atom veya molekülü iyona dönüştürme sürecidir.Å styrke sin (fortrinns)rett til gårder eller annen arv.
Comte bu süreci bir insanın çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşamalarına benzetir.Omskjæring er en seremoni som markerer overgangen fra barndom til voksen.
Bu kitap, bu süreci anlatmakta."Det var forfatteren av denne boken.»
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Det la til rette for en normalisering av forholdet mellom de to landene.
Bu teşebbüs, Ptolemaioslarla Seleukosların arasında bir çatışma sürecini doğurdu.Byen hadde en rolig politisk historie under ptolemeerne.
Sinyal sürecindeki eksik adımlar Robert F. Furchgott ve Louis J. Ignarro tarafından dolduruldu.Han delte prisen med sine landsmenn Robert F. Furchgott og Louis J. Ignarro.
DAha sonraki zamanlarda pirinci mayalanma sürecinden çıkartmışlar ve kıyılmış balık yemeyi bırakmışlardır.Han døde derimot kort tid etterpå av matforgiftning etter å ha spist en rett av lokal fisk.
Bu süreci aydınlatmaya çalıştım.Han ville videreutvikle instrumentet.
Bu sürecin sonunda İngilizce artık dönüşüme uğramış bir dil haline gelmiştir.Men da var det engelske språk blitt gjennomgripende endret.
Bunun üzerine yeniden başlayan yargılama sürecinde verilen karar bir öncekiyle aynı oldu.Saken ville da på samme måte bli behandlet på ny med forsterket meddomsrett.
Oyunun geliştirme süreci 2014 yılında başladı.Utvikling for spillet startet så langt tilbake som 2014.
Tanzimat Fermanı ile Osmanlı'nın girdiği Batılılaşma süreci bu dönemde de devam etti.Arbeidet med OL til Tromsø fortsatte til tross for dette.
Philadelphia kentinin kuruluş ve gelişme sürecine katkıda bulunduğu düşünülmektedir.Under Penns ledelse ble byen Philadelphia planlagt og utviklet.
Bu anlamda çoklu aşkı seçenler henüz yolun çok başındadır ve uzun bir mücadele süreci onları beklemektedir.Vi er foreløpig bare på begynnelsen av vår vei, en lang vei til en langvarig, fredfull periode.»
Aksine, süreci hızlandırıcı etki yaptı.Det var likevel slik at behandlingen ble noe påskyndet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod