Erdoğan sürecin koordinasyonunu üstüne almıştır.В Лінкольн вирішили повністю переробити Континенталь.
Şimdilerde onun azizlik süreci işlemektedir.V současné době probíhá jeho proces svatořečení.
Eleme sürecine toplam 55 ulusal takım katılacak ve Kosova ilk kez yer alacak.Na kvalifikačním procesu se zúčastní 55 národních týmů, přičemž Kosovo se poprvé zúčastní.
Çalışmalar Bologna sürecinin temel ilkelerine uygun olarak yürütülmektedir.Studie se provádějí v souladu s hlavními zásadami boloňského procesu.
Newell Half-Life 2'nin yapımı sürecinde birkaç ayını Steam projesi üzerine yoğunlaşarak harcadı.Během produkce Half-Life 2 se Newell na několik měsíců zaměřil na nový projekt, distribuční systém Steam.
Ayrıca geliştirme sürecinin başında S-32 ve S-37 olarak adlandırılmıştır.V době svého vývoje byl označován jako S-32, nebo S-37.
İyonlaşma (ayrıca iyonlaşma veya iyonizasyon), bir atom veya molekülü iyona dönüştürme sürecidir.Tato síla může být dána krásou, užitečností či pouze citem toho, jež kami uctívá.
Sürecin aslında aynı su erozyonu doğada bulunan ama büyük ölçüde hızlanmış ve yoğunlaşmıştır.Tento proces je v podstatě stejný jako vodní eroze ale značně zrychlený a soustředěný do jednoho místa.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Mezitím se jako Clark Kent sbližuje i s kolegyní Lois Laneovou.
Yıldız evrimi bir yıldızın yaşamı boyunca maruz kaldığı radikal değişikliklerin bir sürecidir.Vývoj hvězd je proces, během kterého hvězda projde řadou radikálních změn během své existence.
Sorunlu geliştirilme sürecine rağmen, Luftwaffe'nin en önemli değerlerinden biriydi.Navzdory táhlému vývoji se stal jedním z nejdůležitějších letadel Luftwaffe.
HCV genotip 1 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastalardaki sürekli tepki 40-50% cıvarındadır.K setrvalé odpovědi u osob s HCV genotypu 1 dochází u 40-50 % z nich do 48 týdnů léčby.
1930'da dönüşüm sürecini tamamladı, yasal adını Lili Ilse Elvenes olarak değiştirdi ve resim yapmayı bıraktı.Avšak po úspěšném zákroku změny pohlaví se legálně přejmenovala na Lili Ilse Elvenes a úplně přestala malovat.
Yaranın iyileşmesi sürecinde belirir.Za měsíc se mu noha uzdraví.
2007’de, MIT, geliştirme sürecini teşvik etmek amacıyla Kerberos Konsorsiyumunu kurmuştur.Roku 2007 bylo založeno Kerberos Consortium na podporu budoucího vývoje protokolu.
Kazasız geçen bir deney ve değerlendirme sürecinden sonra uçak 14 Kasım 1974'te USAF’a teslim edildi.Po tříměsíčním bezproblémovém testovém a vývojovém období bylo 14. listopadu 1974 dodáno USAF první letadlo.
Ama her okuma sürecinde hafıza bilgisini kaybetmekte idiler.To znamená, že při každém přečtení se data z paměti vymažou.
Geliştirilmiş optimizasyon süreci.Naučený optimismus.
He 111'in geliştirilme sürecinde, bu prototipten faydalanılmıştır.Při stavbě T 111 byly v plné míře využity zásady tatrovácké koncepce.
Fosfat gruplarının koparılması sürecine defosfarilasyon denir.Proces odstranění fosfátové skupiny se nazývá defosforylace.
Kampanya sürecine İstanbul'da başladı.Americkou sérii začala ve Stanfordu.
Millî Olimpiyat Stadyumunda yenileme süreci başlatılmıştır.Popularita například vyústila v obnovu olympijských her.
Oyunun tanıtımı da pekâlâ bu biçimlendirme sürecinin etkin bir öğesi olabilir.Reprezentací takového systému tedy může být konečný automat.
Bütün bunlar hızlı bir toplumsal çöküşün kısa süreciydi.V této době došlo k rapidnímu úpadku celé sportovní organizace.
Bu nedenle tahvili alınacak şirketin, sağlam bir mali analiz sürecinden geçirilmesi gerekmektedir.Na roční bázi tak penzijní společnost ručí za kladné zhodnocení.
Kapitalizm, orta sınıfın zenginleşmesi sürecine paralel olarak kapital birikimi oluşmaya başladı.Proč tedy kapitalismus přináší prosperitu jen zlomku světové populace?
CTP seçim öncesi kadrolarında bir yenilenme süreci yaşadı.ANC tak oproti minulým volbám opět ztratil.
İnovasyon, yeni fikirleri (ürün, metot veya hizmet gibi) değer yaratan çıktılara dönüştürme sürecidir.Je toho mínění, že se klade přílišný důraz na „novae“ - nové myšlenky.
Grafiğin süreci Pazar gününden sonraki haftanın Cumartesi gününe kadar devam eder.Vysílací čas zůstává stejný, tedy sobota večer.
28 Şubat süreci'nde Hava Kuvvetleri Komutanlığı yapmaktaydı.28. června byla na obou stranách vysoká aktivita letectva.
Çoğu ökaryotlarda ayrıca bir eşeyli üreme süreci vardır.Většina živočichů však trávicí soustavu má.
İttifaka katılma süreci Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 10. maddesinde düzenlenmiştir.Severoatlantická rada existuje na základě článku 9 Severoatlantické smlouvy.
Bu tanıma süreci sürekli gelişerek devam edecek bir seyir izlemektedir.Z pozorování se zdá, že tento proces může opakovat do nekonečna.
Bu devirde, Kambriyen patlaması olarak adlandırılan gözle görünür hızlı bir evrimleşme süreci yaşandı.Zanikla při rychlém rozvoji živých organismů známém jako kambrická exploze.
Bu yasal sürecin, Arsenal lehine sonuçlanmasıyla daha geniş kapsamlı yasal tedbirlere başvuruldu.Arsenal posléze usiloval o komplexní právní ochranu.
CONCACAF eleme süreci 2006 elemeleri ile tamamen aynıydı.Štanclova role ve spolku byla variabilní a během let se měnila.
Bununla birlikte Mabel'ın sağlığı bir çöküş sürecine girmişti.Diagnózou Bonhamovy smrti bylo udušení zvratky.
Bu önem arz etmektedir çünkü EM sürecin P-korunumuna riayet ettiği bilinmekteydi.Pokorný: Jak se Honza učil bát, režie M.
Bu dava hâlâ yargı sürecinde.Stále čeká na soud.
Translasyon, (gen ekspresyonu sürecinin bir parçası olan) protein biyosentezinin ilk aşamasıdır.Translace je sekundární proces syntézy bílkovin (část procesu genové exprese).
Tüm yapım süreci ilk çekiminden itibaren yaklaşık 27 hafta sürdü.Od podepsání smlouvy o stavbě prototypů uběhlo pouhých 27 měsíců.
Köprünün kapatılmasıyla iyileşme süreci duracak ancak yıkım da devam etmeyecektir.Odpočítávání skončí, avšak k autodestrukci nedojde.
Bütün İsveç'i kapsayan başrol oyuncularının seçimi süreci bir yıl gibi uzun bir zaman sürdü.Najít vhodné herce pro hlavní role trvalo téměř rok.
Bazı durumlarda yavrulma sürecinde pürüzler belirebilir.V průběhu průchodu stavy mohou být vykonávány různé aktivity.
Projenin ihale süreci 2015 yılında başlamıştır.Stavba prototypu byla zahájena roku 2015.
Uzun bir tedavi sürecinden sonra sağlığına ilaç takviyesi ile kavuşabildi.Krátce předtím úspěšně dokončil léčení ze závislosti na lécích.
Savaş süreci dört aşamaya bölünebilir.Konfrontace se rozdělila na čtyři fáze.
Bu atılma süreci genellikle 1 haftadır.Trvání veletrhu obvykle bývá okolo jednoho týdne.
Yargılama süreci 18 Kasım 2011 tarihinde mahkûmiyet kararının verilmesiyle sona ermiştir.Disciplinární komise rozhodla o konečném verdiktu 18. srpna 2011.
Böylece iç savaş bitmiş ve ülke geçiş sürecine başlamıştır.Završila se tak Tuniská revoluce a země zahájila svůj přechod k demokracii.
Avşar hükümdarı Nadir Şahın öldümünden sonraki zaman sürecinde olmuştur.V následujícím období docházelo často k výměnám vladaře, kdy málokterý zemřel přirozenou smrtí.
Pazarlama araştırma süreci çok çeşitli aşamaları içermektedir.Proces sčítání má několik fází.
Fabrika bir hedef haline gelecektir, çünkü savaş sürecine katkıda bulunur.Fabrica însăși devenea o țintă, deoarece contribuia la efortul de război.
Perestroyka Dönemi sürecinde, Ocak 1989'da Estonca yasası kabul edildi.În timpul Perestroikăi, Legea Privind Statutul Limbii Estone a fost adoptată în ianuarie 1989.
Madonna, kayıt sürecinden şöyle bahsetti: "Kayıtları onun evinde yaptık.Madonna a declarat: „Am realizat câteva înregistrări la el acasă.
Bu aynı zamanda feodalizmden kapitalizme geçiş sürecini belirleyen dönemdir.Sunt dovezi și din perioada de trecere la feudalism.
1930'da dönüşüm sürecini tamamladı, yasal adını Lili Ilse Elvenes olarak değiştirdi ve resim yapmayı bıraktı.Și-a schimbat legal numele în Lili Ilse Elvenes și a încetat să mai picteze.
2016'nın erken dönemlerinde Beta sürecine geçilecektir.Până în 1981, TIB va fi organizat bienal.
Nupedia görevinden itibaren makale gelişim süreci ile ilgilenmiştir.Din poziția sa de la Nupedia, el a structurat procesul de dezvoltare a unui articol.
Eğitim felsefesi; eğitimin doğası, süreci,amaçları ve idealleri ile ilgilenen bir felsefi alandır.Filozofia educației este studiul filozofic asupra naturii, procesului, scopurilor și idealurilor educației.