5. Kriz yönetimi sürecini planlayabilmek.مهارات إدارة الصراعات 5.
Eleme süreci 21 Mayıs 1988'de başladı ve 18 Kasım 1989'da bitti.بدأت مرحلة التصفيات في 21 مايو 1988 وانتهت في 18 نوفمبر 1989.
Derneğin çalışma alanları şunlardır: Avrupa Birliği bütünleşme süreci.و هذا يعود إلى الهدف نفسه لبناءهما: مراقبة الربط الأوروبي.
Evcil kediler tarafından kullanılan iletişim şekilleri, evcilleştirme sürecinden etkilenmiştir.تتأثر طرق الإتصال التي تستخدمها القطط الأليفة بعملية التدجين.
Babası savaş sürecinde sürülmüştür.توفي أبويه خلال الحرب.
Bu süreci aydınlatmaya çalıştım.قامت التشيك بابتكار هذا النظام.
Bu devirde, Kambriyen patlaması olarak adlandırılan gözle görünür hızlı bir evrimleşme süreci yaşandı.شهدت هذه الحقبة تطور سريع يعرف باسم الانفحار الكامبري.
Ve bu grup, Mihail Gorbaçov tarafından glasnost adlı siyasal liberalizasyon sürecine şahit olmuştu.بالإضافة لذلك، رأت تلك المجموعة التحرير السياسي الذي قام به ميخائيل غورباتشوف.
Avrupa Birliği'nin genişlemesi, Avrupa Birliği'nin yeni üye devletleri kabul etme sürecidir.توسيع الاتحاد الأوروبي هي عملية تتم من خلال ضم مزيد من الدول لعضوية الاتحاد الأوروبي.
Fesih süreci bütün ülkelerde yaşandı.لقد جعلت خوفك في كل بلد.
Önerilen teoriler, kurgu olma sürecindeki saçak teorileri içerebilir ( bazen daha geniş bir onay kazanabilir).ويمكن للنظريات المقترحة أن تتضمن نظريات هامشية في طريقها لتصبح معتمدة (وأحيانا تلقى قبولا واسعا).
Filmin gelişim süreci 1980'li yıllara uzanmaktadır.والفيلم في مكانٍ ما في زمن 1980.
Günümüzdeki akran denetim sistemi bu 18. yüzyıl sürecinden evrimleşmiştir.وقد تطور نظام مراجعة الأقران الحالي من هذه العملية التي تمت في القرن الثامن عشر.
Felsefi anlamda soyutlama, fikirlerin nesnelerden uzaklaştırılması sürecine denir.في المصطلحات الفلسفية، يعد التجريد هو عملية التفكير التي من خلالها تبتعد الأفكار عن الأشياء.
Mahkeme süreci 5 Kasım 2004 tarihinde başlar.بدأت المحاكمة في 15 نوفمبر.
Osmanlı Devleti'nin parçalanma sürecinde yeni bir ulusal kimlik arayışına girdi.بعد تفتت الدولة العثمانية سعى للبحث عن هوية قومية جديدة.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.فتم توقيع البيان المشترك بين البلدين حول تطبيع العلاقات بينهما.
Olay yerine gelen polis ilk delilleri toplar ve araştırma süreci başlar.الشرطة تتعامل مع الحادثة على انها اختطاف وتبدأ عملية بحث عنهما.
Şu anda Bosna-Hersek ve Makedonya olmak üzere NATO'ya katılma sürecinde olan iki aday ülke vardır.ولدى منظمة حلف شمال الأطلسي حاليا دولتان مرشحتان للانضمام إلى التحالف وهما: البوسنة والهرسك وجمهورية مقدونيا.
Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecinde yetişti.نشأ في مرحله تشتت الإمبراطوريه العثمانيه.
Mahkeme süreci genellikle İlçe Mahkemelerinden başlar.ويكون معظمها محاكم ابتدائية للاختصاص القضائي العام الأصلي.
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.هذا هو أول اتفاق الحد من التسلح وضع خلال الحرب الباردة.
Klasik anlamdaki Batı'nın bu tanışma süreci yüzyıllarla ifade edilmektedir.هذه هي تفاصيل صفقة القرن التي كثر الحديث عنها مؤخرًا ..
Bu sürecin sonunda İsrail ve Ürdün 1994 yılında bir barış anlaşması imzaladı.وفي نفس العام، توصلت إسرائيل والأردن إلى اتفاق سلام.
Eleme süreci 6 Ocak 1989'da başladı ve 28 Ekim 1989'da bitti.بدأت المرحلة في 6 يناير 1989 وانتهت 29 يوليو 1989.
Tarihî gelişim süreci içinde boyutları büyüdü.هناك جدل مستمر داخل الشركة حول مدى سرعة نموها.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.و تحدث الاستجابة المستديمة لدى 65% من الأشخاص المصابين بـ HCV من النمط الجيني 4 مع 48 أسبوعاً من العلاج.
Bu süreci 1991’de yayımladığı Elveda Alyoşa adlı öykü kitabında anlattı.وقد روت هذه القضية في كتاب القصة المسمى " الوداع يا أليوشا " حيث أصدرته في عام 1991.
Kâğıdın yapım süreci, Çin'li Cai Lun'a atfedilir.يعود تصميم الجسر إلى الحرفي الصيني "لي تشن".
CONCACAF eleme süreci 2006 elemeleri ile tamamen aynıydı.زيجبي برو هو متوافق رجعيا مع اجهزة زيجبي 2006.
Mahalle hızlı bir yapılaşma süreci içindedir.هناك عدة طرق سريعة تحت البناء حاليا.
26 Mart 2011'de uzun bir hastalık sürecinin ardından vefat etmiştir.توفي بعام 21 مارس 2003 بعد معاناة طويلة مع مرض.
Arena bir şirketin üretim sürecini simüle etmek ve performansını ölçmek için kullanılır.تأخذ الشركات نظرة معمقة على جدول إنتاجها الحالي لتقييم القدرة.
25 yaşına kadar bu sertleşme süreci devam eder.هذه التجهيزات ستتطلب بالتأكيد أكثر من 25 سنة.
Bu atılma süreci genellikle 1 haftadır.طول الوصفة الشائع هو أسبوع واحد.
Sementasyon süreci devam ederse, yeni yalıtaşı gelgit bölgesinde yeni bir pozisyon oluşturabilir.وإذا وجدت تلك فهي قد تكون في مرحلة تكوين ثقب أسود.
Saldırganlar, Mısır ile İsrail arasında yaşanan barış sürecine karşıydı.يقظة الجيش في ظل اتفاقية السلام بين مصر وإسرائيل..
Kaufman, Mayıs 2013'te WWE ile sözleşme imzaladı ve WWE'nin gelişim süreci olan NXT'ye katıldı.ووقعت كوفمان مع شركة في القسم NXT WWE مايو 2013 وقدم تقريرا إلى wwe التنموية، NXT.
Köprünün tasarım süreci 1996 yılında Southwark council tarafından açılan bir yarışma ile başladı.كان تصميم الجسر موضوع مسابقة تم تنظيمها في عام 1996 من قبل مجلس ساوث ومسابقات الريبا.
Kestirme yargılama süreci bunun tipik örneğidir.أوقف الوشاية هو مثال حديث.
NGC 3227 ve NGC 3226 çarpışma süreci içindedirler.تتفاعل NGC 3227 مع المجرة الإهليلجية القزمة NGC 3226 .
Erişim tarihi: 1 Temmuz 2009. ^ "Albay'ın ilginç tahliye süreci".قراءة في التجربة الليبية - 5 / ليلة سقوط العقيد!
DAha sonraki zamanlarda pirinci mayalanma sürecinden çıkartmışlar ve kıyılmış balık yemeyi bırakmışlardır.ولقد توقف الصينيون عن استخدام الأرز كجزء من عملية التخمر ثم توقفوا تمامًا عن تناول السمك المخلل.
Bunun üzerine adaylık süreci yeniden başladı.ويُطلق على هذه المرحلة مرحلة إعادة الترتيب.
Bu süreci tüy çıkışı izler.إذا هذا يتبع مسار إطالة.
Böyle bir sürecin önceki işleriyle ve Kepler'in Hareket Kanunu'yla tutarlı olduğunu da vurgulamıştır.وأكد أيضا أن هذه العملية متسقة مع كل ما قدمه من أعمال أخرى و قوانين كبلر للحركة.
1859da İtalya'nın birleşmesi sürecinden sonra İtalya Kralığı olan Sardinya Krallığı'na bağlanmıştır.في عام 1859 خلال عملية توحيد إيطاليا اتحدت بمملكة سردينيا.
Kuzey Yedi Yıl Savaşı sürecinde (1563-1570), kent güneyi tamamen yandı.وواصل ضد الدنمرك حرب السنين السبع الشمالية (1563-1570).
Top tekrar küpe geri konulur ve bu seçim süreci tekrar ettirilir.يعود مرة أخرى المائع إلى الضاغط وتتكرر الدورة.
Afrika içlerinin Avrupalılarca keşif süreci 18. yüzyılın sonlarında esas olarak başlamıştır.وبدأت العمليات الاستكشاف الأوروبية الداخلية للقارة الأفريقية في منتصف القرن 19.
İkinci gelişme ise, 1991 Ekiminde Madrid Konferansıyla başlayan barış süreci oldu.وجاء الاتفاق بعد مفاوضات بدأت في العام 1991 في ما عرف بمؤتمر مدريد.
Şimdi, Barselona Süreci'ne yeni ve sürekli bir ivme kazandırma zamanı.Agora é momento de dar um novo e contínuo impulso ao Processo de Barcelona.
Senegal'e gitti ve şiddetle, Fransız dekolonizasyon sürecini eleştirdi.Ele foi, por exemplo, para Senegal e criticou duramente o processo de descolonização francesa.
Film yapım süreci hem bir sanat hem de bir endüstridir.O processo de produção de filmes se tornou uma arte e também indústria.
Eleme sürecine toplam 55 ulusal takım katılacak ve Kosova ilk kez yer alacak.55 seleções participarão no processo de qualificação, com a participação do Kosovo pela primeira vez.
Panteon, 3 yıllık uzun bir restorasyon ve genişletme sürecinden sonra 2013 yılında yeniden açılmıştır.O Panteão foi reaberto em 2013, depois de um longo processo de expansão e restauração de três anos.
Sürekli-zaman Markov sürecinin sürekli bir endeksi bulunur.Processos de Markov de tempo contínuo têm um índice contínuo.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.O modo de produção da vida material condiciona o processo da vida social, política e espiritual em geral.
Ayrıca sürekli ideolojik evrim süreci uygulandı.Ele também sofreu um processo constante de evolução ideológica.
Kullanıcılar geliştirme sürecini anlamıyorlar.Os usuários não entendem o processo de desenvolvimento.