İtilaf Devletleri, Alman ordusunu geriye püskürttüler ve savaşın sonuçlanma sürecini başlattılar.Le truppe tedesche erano rimaste in attesa dell'imminente fine della guerra e premevano per tornare a casa.
Ama yolun tamamının asfaltlanması sürecinin ne kadar süreceği hakkında kesin bir bilgi yoktur.Nessun nodo conosce il percorso completo che il pacchetto ha preso.
Sistemin açılış sürecini düzenler ve açılışı gerçekleştirir.Quindi viene applicato il vuoto al sistema ed inizia l'evaporazione.
İlk genişleme süreci sona erdi.Ma la prima guerra punica era terminata.
NGC 2207 ile IC 2163, çarpışma ve birleşme sürecindedir.NGC 2207 e IC 2163 sono due galassie interagenti.
Ancak hükümet böyle bir yolu tercih etmediklerini ve seçim sürecinin devam edeceğini açıklamışlardır.Conclude con la consapevolezza che mai avverrà questa camminata e questa conversazione col Presidente.
Buna karşılık Rusya ise güçlenme sürecine girdi.In cambio viene concessa alla Russia la possibilità di perforare.
Panteon, 3 yıllık uzun bir restorasyon ve genişletme sürecinden sonra 2013 yılında yeniden açılmıştır.Dal 2013 sono iniziati nuovi restauri dopo decenni di vandalismo ed abbandono.
1979 yılında Sovyetler Birliği, on yıl sürecek Afganistan'a müdahale sürecini başlattı.Dieci anni più tardi, nel 1979, si aprì una sezione femminile.
Romanı yazma sürecinde, Manisa davasını yakından izleyen gazetecilerden Can Dündar'dan destek gördü.Qui viene mostrato il diario segreto di Elisa, la quale dava i voti agli uomini con cui è stata.
Çoklu dizi hizalaması terimi ayrıca bir dizi kümesinin hizalanması süreci için kullanılır.La classe A {\displaystyle {\mathcal {A}}} è chiusa rispetto all'operazione di moltiplicazione per scalare.
Üretim süreci de standartlaştırıldığından gereksiz besleme ve yığılmalar olmaz.L'esercizio dell'attività produttiva deve essere abituale e non occasionale.
12 Eylül sürecinde TRT'den ayrılmak zorunda kaldı.Il 12 settembre successivo è passato al Trafford.
Bu atılma süreci genellikle 1 haftadır.Il surchuri si celebra generalmente per una settimana.
Demokratik açılım süreciyle bu hedefe ulaşacağız." dedi.Con questo processo la via al dialogo democratico verrà finalmente aperta".
İnsanlarda, cinsel olgunluğa ulaşma süreci "ergenlik" olarak adlandırılmaktadır.Nell'essere umano il processo che porta alla maturità sessuale è detto pubertà.
Bir tekneyi yapma sürecini açıkladı.Он объяснил процесс построения лодки.
Madonna, kayıt sürecinden şöyle bahsetti: "Kayıtları onun evinde yaptık.Мадонна сказала: "Мы делали много записей у него дома.
Oluşum süreci bakımından, bunlar da dağ eteği (piedmont) ovalarına benzerler.Горыня — подобный горе́, громадный, несокрушимый; также — живущий в горах.
The Elder Scrolls Online 2014 yılında yayınlanmadan önce 7 yıl boyunca geliştirilme sürecindeydi.До своего выхода The Elder Scrolls Online разрабатывалась семь лет.
Seçim sürecinde Kyoto bölgesinin tarihsel önemi UNESCO tarafından dikkate alınmıştır.Историческая важность данных объектов в развитии региона Киото также было отмечена ЮНЕСКО в процессе отбора.
Modernizasyon teorisi toplumlardaki modernizasyon sürecini açıklamak için kullanılan bir teoridir.Теория модернизации — теория, призванная объяснить процесс модернизации в обществах.
Bu kitapta gezegen oluşum sürecinin hemen hemen tüm büyük sorunları formüle edildi ve bazıları çözüldü.В книге были сформулированы практически все проблемы планетарного формирования, и многие из них решены.
Yalnız bu ancak toplumsallaştırılma sürecinde kişinin kazanabileceği bir yetenektir.Выйти имеет право только тот игрок, у которого (или у его напарника) есть в выкладке канаста.
Baharda ise ağır bir yağış sürecinin arkasından ağır bir kuraklık olur.Весной почки нижних ветвей, нагреваясь от почвы, трогаются в рост вскоре после снеготаяния.
NATO'nun genişlemesi, NATO'ya yeni üyeler dahil etme sürecidir.Расширение НАТО — процесс включения новых стран в НАТО.
3COM bu süreci destekleyen başlıca firma olmuştur.В процессе борьбы 3Com стала основной компанией в этой отрасли.
Ve uyum sürecini hiç uzatmıyacağım.Никогда не забуду своё первое послушание.
Az sonra da Boromir'in öldürülmesi ve peşinden Kardeşliğin dağılması süreci yaşanmıştır.Практически сразу после этого произошли события, повлекшие за собой гибель Боромира и раскол Братства.
Soru cevap yöntemini (bilginin edinilmesi için hazırlık aşamasını) buldurma süreci izler.В них он поднимает те вопросы, которые требуют осмысления.
Bu ısınma süreci halen devam etmektedir.Система отопления продолжает работать и по сей день.
Bu sürecin ardından eğitimini tamamlamak üzere üniversiteye geri döner.Она возвращается в колледж, чтобы завершить своё образование.
Geliştirilmiş optimizasyon süreci.Перспективы динамической оптимизации.
Sovyet döneminde de laiklik süreci devam etmiştir.Столовая улица продолжала существовать и в советское время.
Fakat bunun kasıtlı olmadığını, albümün hazırlık sürecinde kendiliğinden geliştiğini ifade etti.Однако, по её словам, это было непреднамеренно и произошло в процессе разработки альбома.
Değişen gereksinimler yazılım sürecinin son aşamalarında bile kabul edilmelidir.Изменение требований приветствуется, даже на поздних стадиях разработки.
Aşırı bilgi, karar vermeyi etkileyen problem sürecini ve görevlendirmesini etkiler.Избыточная информация влияет на обработку проблем и задач, что воздействует на принятие решений.
Hükümet bu süreci barışa yönelik değerlendirmelidir” dedi.Турция считает, что этот конфликт должен быть урегулирован мирным путём».
Ayrıca sürekli ideolojik evrim süreci uygulandı.Постепенно возникло и идеологическое обоснование такого похода.
Gözlemcilerin oy sayımı sürecini takibine izin verilmemişti.Контроль за волеизъявлением голосующих не допускается.
Bundan sonra uzun bir yargılama süreci başladı.Начался долгий судебный процесс.
Birliğin dağılması sürecinde 1990-1991 yıllarında Dışişleri Bakanlığı sözcüsü olarak görev üstlenmiştir.Между 1990 и 1991 дороги участников группы разошлись.
Azerbaycan gençleri ve şebekeleşme süreci şübhesiz ki, bu değerli görevde özel rol alacaktır.Молодёжь Азербайджана и сетевой процесс должны играть особую роль в этой миссии.
İnceleme ve yayımlama süreci aylar sürebilir.Подъём и расследование могут занять несколько месяцев.
Bu ise belirli bir eğitim sürecini gerekli kılar.Но это требует специальной тренировки.
Türlerin yok oluşu sürecinden etkilenmektedir.Они ускорили вымирание вида.
Eleştirel düşünme süreci analitik ve dikeydir.Аналитика вместо мнений и условностей.
Futbol kampanyası sürecinde "Wavin Flag: The Celebration Mix" adlı remixi kullanıldı.Для многих стран были созданы двуязычные версии «Wavin' Flag (Celebration Mix)».
Asenkron: İletişim süreci.Интервью: Контакт.
Matematiksel model geliştirme süreci, matematiksel modelleme olarak adlandırılır.Процесс построения и изучения математических моделей называется математическим моделированием.
Eleme süreci 30 Temmuz 1989'da başladı ve 24 Eylül 1989'da bitti.Он начался 30 апреля 1989 года и закончился 24 сентября 1989 года.
Karar verme sürecinin kendisi bir öğrenme sürecidir.Принятие решений само по себе есть процесс обучения.
Lamborghini, Diablo'yu geliştirme sürecine 1989'da başladı.Пришёл на смену Lamborghini Diablo в 2001 году.
Yani, insanlar doğumlarından itibaren bir yaşayarak öğrenme süreci içerisine girerler.Как люди, слоны учатся выживанию с самого рождения.
Ancak bu geliştirme süreci doğrudan olmamıştır.Но эта авантюрная затея не получила развития.
Millî Olimpiyat Stadyumunda yenileme süreci başlatılmıştır.Полной реконструкции подвергнут Олимпийский стадион.
26 Mart 2011'de uzun bir hastalık sürecinin ardından vefat etmiştir.Скончался 6 марта 2011 года после продолжительной болезни.
2000'li yıllarda Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılma sürecinde bir hızlanma gözlendi.В течение последних лет продолжается политика интеграции Сербии в Европейский союз.
TSK geri çekilme sürecinde kayıp vermemiştir.КНА отошли без потерь.
Demokratik açılım süreciyle bu hedefe ulaşacağız." dedi.Поэтому мы должны победить только с помощью демократии…»