Ana içeriğe geç
Sözlük

süreci ile cümle

süreci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İttifaka katılma süreci Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 10. maddesinde düzenlenmiştir.Le CAN a été établi par l'article 9 du traité de l'Atlantique nord.
Film yapım süreci hem bir sanat hem de bir endüstridir.Le cinéma mondial y est considéré à la fois comme un art et comme une industrie.
Böylece Sicilya'nın Normanlarca fethi süreci başladı.Conquête de la Sicile par les Normands.
İkinci Dünya Savaşı sürecinde doğmuş ve ailesiyle İsveç'e iltica etmiştir.Elle est née pendant la Seconde Guerre mondiale et sa famille s'est réfugiée en Suède.
Geliştirilmiş optimizasyon süreci.Essais de droit positif généralisé.
Matematiksel model geliştirme süreci, matematiksel modelleme olarak adlandırılır.La méthode qu'il utilise pour justifier son modèle est dit-il, une méthode de mathématicien.
Bu süreci tüy çıkışı izler.Ce projet tourne court.
Mustafa Sandal, sürecini ise şöyle anlattı "Hiç düşünmeden kabul ettim.Nabil Shaath raconte « Je ne l’avais jamais vu comme ça.
Kurgu, film yapımı sürecinin bir parçasıdır.Le bruitage est une des étapes de la fabrication d'un film.
Alanda cevher miktarının azaldığı, üretim sürecine bağlı olarak 4 yıl yeteceği tahmin edilmektedir.On estime à quatre ans de production nationale la masse de café détruite.
Bu yok oluş sürecinde Eyakça, dillerin gitgide artan yok oluşuna karşı verilen mücadelede bir sembol olmuştur.Issu d'un milieu bretonnant, il reste attaché sa vie durant à cette langue.
Saldırganlar, Mısır ile İsrail arasında yaşanan barış sürecine karşıydı.Les manifestants protestent contre les négociations de paix avec Israël menées par l'Égypte.
Cami şu an kapsamlı bir onarım sürecinden geçmektedir.Actuellement, le couvent bénéficie d'une forte réhabilitation.
Babası savaş sürecinde sürülmüştür.Son père est tué au cours de la guerre.
Bu dava hâlâ yargı sürecinde.Le dossier est encore pendant par devant la justice.
Oyunun geliştirme süreci 2014 yılında başladı.Le développement du jeu a commencé en 2006.
Savaş süreci dört aşamaya bölünebilir.Cette guerre peut être divisée en quatre périodes.
Bundan sonra uzun bir yargılama süreci başladı.Une longue procédure judiciaire s'engage.
Bu sürecin hızlı gelişme göstermesi dış ortamın basıncına ve yoğunluğuna bağlıdır.La vitesse de grandissement dépend alors de la densité et de la pression du milieu externe.
Kart en sonunda soğutularak lehimleme süreci bitirilir.Elles passent, en fin de parcours, au refroidissement.
Bu sürecin ardından kişi tekrar normal konumuna geri döner.À la suite de cette affaire, il cherche à retrouver un travail normal.
Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü Komitesi, adaylık sürecinde bütün filmleri inceler.Le Comité du Prix du film en langue étrangère supervise le processus et examine tous les films soumis.
Translasyon, (gen ekspresyonu sürecinin bir parçası olan) protein biyosentezinin ilk aşamasıdır.L'un des premiers points de régulation de la protéostase est la traduction.
O da bu durumu mahkemeye sunmak istedi fakat mahkeme dava sürecine onu katmadı.Il peut rédiger une plaidoirie, mais il sera absent du procès.
Fakat bunun kasıtlı olmadığını, albümün hazırlık sürecinde kendiliğinden geliştiğini ifade etti.À mes yeux, je l'avoue, l'existence de l'obsolescence programmée allait de soi.
Bundan dolayı, milyarda bir elektron yok etme sürecinden çıkabildi.Il en résulte qu'un électron sur environ un milliard a survécu au processus d'annihilation.
Somali bayrağı 1954'te ülkenin sömürgelikten bağımsızlığa geçiş sürecinde tasarlandı.Ce drapeau a été adopté en 1965, lors de l'indépendance des Maldives.
Bu nedenle tahvili alınacak şirketin, sağlam bir mali analiz sürecinden geçirilmesi gerekmektedir.En contrepartie la Compagnie du pont bénéficiera d'un droit de péage.
Mayıs 1995'ta yapılan referandum değişiklik sürecinin ilk adımıydı.L'été 1995 est celui du changement.
Bunalım sürecinde işini kaybetti ama sonrasında araba yıkama işi buldu.Il perd son travail durant la Grande Dépression et en trouve un autre dans une laverie pour voitures.
9 milyar euroluk bu süreci yönetmesiyle milyoner oldu.Cette transaction, évaluée à plus de neuf milliards d'euros, lui permet de devenir millionnaire,.
Ligand bağlanması bir denge sürecidir.L'emport d'une corde constitue une bonne sécurité.
Bu aşamalardan sonra ise cezanın infazı sürecine geçiliyordu.Voici les résultats enregistrés avant l'application de la sanction.
Dominyonun kuruluş dönemini izleyen gelişme sürecine önderlik etmiştir.Il est encouragé dans ses démarches lors de la visite d'un dominicain .
Büyükşehir Belediyesi'nin toplu taşıma ihalesi süreci sürmektedir.Le processus de sélection de la ville hôte est simplifié.
Yaklaşık 1 ay süren tedavi sürecinin ardından bir süre sonra mesleğine döndü.Il reprend la formation après un mois d'hospitalisation.
Tutuklular mahkeme sürecinin başlaması için geçen 3 yılı cezaevinde geçirir.Les conjurés attendent trois ans en prison leur procès et leur jugement.
İkinci Dünya Savaşı sürecinde harekete geçmiş ve 1940 yılında tutuklanmıştır.Après le déclenchement de la Seconde Guerre mondiale, il est arrêté et emprisonné en 1940.
Bu imparator seçimi süreci sonunda Baudouin'in kardeşi Hainaut, Flandreli Henri Latin İmparatoru oldu.C'est finalement Henri de Hainaut, le frère de Baudouin, qui devient empereur.
Ulusal bir tarz oluşturabilmek için sürecin başını çekti.Il contribue à fonder un style national.
Böylece iç savaş bitmiş ve ülke geçiş sürecine başlamıştır.La guerre de mouvement initiale était terminée et le front s'était stabilisé.
Toplumsal alan bir imgesel kuruluş süreci olarak mevcuda gelmiştir.Historiquement, une organisation sociale le caractérisait.
Nurettin Canikli: " Avrupa Birliği'nin dağılma süreci başlamıştır.Guerre de Sécession: Début du blocus de l'Union.
Bu söz konusu eylem, belli bir sürecin başlangıcıdır.C'est le début d'une certaine notoriété.
Fizikte sıkça kullanılan ısı, yalnızca bir sürecin karakteristiğidir.La température normale n'est réellement utilisée qu'en physique.
Kayıt süreci Malibu, Kaliforniya'daki Shangri La Studios'ta gerçekleşti.Les premières séances de répétition du nouveau groupe ont eu lieu aux studios Shangri La à Malibu, Californie.
Bu nüfus, İsrail'in genel Yahudi nüfusu içinde erime sürecindedir.Ce patronyme est courant au sein de la communauté juive.
Bu, albüm sürecinde tempoyu düşürebilir.Cela pourrait ralentir le sprint en plein milieu de celui-ci.
Ekim hareketi 1998 yılında ise partileşme sürecini tamamlayarak TKİP ismini aldı.Finalement, c'est au cours du mois d'octobre 2008, que ce parti voit le jour du nom d'Objectif Réunion.
İnhibisyon sürecinin tamamı tersinirdir.La fatigue physique s'ajoute à tout cela.
Endüstiryel demokrasinin tarihi gelişim süreci iki dönemde incelenmektedir.L'historique de la restructuration du secteur agricole en Russie se fait en trois phases.
1960'ta kulüp 3. lige düştü ve dağılma sürecine girdi.Dans les années 1960, le club perd son stade, et entame une transformation.
Zira devrimci mücadeleler ancak nitelikli bir müzakere süreciyle kalıcı bir insanlık kazanımına dönüşebilir."Sur le thème, « une économie de droite ne peut fonctionner durablement qu'avec une culture de gauche ».
1838 yılında Sir Charles Wheatstone, görsel derinlik algısının sürecini ilk defa tanımladı.En 1838, Charles Wheatstone invente le premier stéréoscope.
Bu durum Lagrange’ı çok ağır bir depresyon sürecine soktu.Ce refus plonge Shyamalan dans une sévère dépression.
Asenkron: İletişim süreci.Article détaillé : Process communication.
Kraliçe, böylece üreme sürecinin ilk adımını başlatmış olup rolünü tamamlar.La reine passera par une phase de repos ou elle s’arrêtera de pondre.
Erdoğan sürecin koordinasyonunu üstüne almıştır.Garamont semble avoir adhéré à la Réforme.
Honaz'ın Osmanlılar'ın eline geçme süreci 1391'de başladı.Le conflit se termine à l’amiable en 1391.
İlaç firması yaşlanma sürecini durdurmak için hayat iksirini arıyor.La empresa farmacéutica está buscando el elixir de la vida que detenga el proceso de envejecimiento.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod