sürdürmeye ile cümle
sürdürmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fakirdir ancak pis işlere el atmamakta ve hayatını iyi sürdürmeye çalışmaktadır.Je veux que vous viviez vos vies misérables sans déranger.
Mudo, çeşitli sosyal proje ve faaliyetlerini de sürdürmeye devam etmektedir.Murat Ses quant à lui poursuit une carrière internationale ainsi que divers projets.
Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi.Il demeure toutefois confiant quant à son retour sur le circuit.
Buna karşın, Artyom usanmak bilmeden bu gerçek dışı görünen rutinini sürdürmeye devam eder.Piuttosto, egli sembra sorridere per lo spirito di questa situazione insolita.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.Continuò a lavorare assiduamente, nonostante la grave malattia, fino all'anno della sua morte nel 1994.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Ma, alla fine, si lasciano e decidono di rimanere amici.
Bu takviye kuvvetle savaşı sürdürmeye karar verdiler.Они вместе готовятся к решающему сражению.
1973 yılında Edebiyat Bilimcisi olarak tanındı ve yaşamını yazar olarak sürdürmeye başladı.В 1976 году понял, что его истинное призвание заключается в литературной деятельности и стал писателем.
Osakabe, baskı altındaki mesleğini bıraktı ve davasını bir iş mahkemesiyle sürdürmeye karar verdi.تركت أوساكابي وظيفتها تحت الضغط وواصلت قضيتها أمام محكمة عمالية.
Ve sürdürmeye devam edecekler.وهي ما تزال مستمرة..
İtalik yazım, günümüzde varlığını sürdürmeyen ülkeleri belirtir.الأسماء المكتوبة بشكل مائل هي كيانات وطنية لم تعد موجودة.
Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi.قرر ترينت الرحيل في رحلة طيران أخرى.
Osakabe, baskı altındaki mesleğini bıraktı ve davasını bir iş mahkemesiyle sürdürmeye karar verdi.Osakabe deixou seu trabalho sob coação e iniciou um caso no tribunal do trabalho.
Köy halkı, ihtiyaç fazlası ürünlerini (buğday, arpa, fiğ) satarak geçimini sürdürmeye çalışmaktadır.Na cidade, é realizada a Mostra Guaporé, a fim de expor seus produtos (joias e lingerie).
Kalpana ise bu oyunu sürdürmeye devam eder.Claudia não parava de fazer perguntas sobre o jogo.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Elas argumentam, a ponto de acabar com sua amizade.
Hayatta kalma çabalarını sürdürmeye devam ediyordu.Daarna was het hun taak om te proberen te overleven.
Tanık olmak, tanık olarak yaşamını sürdürmeye çalışmak.Deze is bereid als getuige op te treden.
Çıkışını sürdürmeye devam etti.Ze zetten hun tocht voort.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Ze besluiten vervolgens vrienden te blijven.
Brezilya hükümeti göçmen yasalarını yürürlüğe sokmayarak iyi ilişkilerini sürdürmeye devam etti.De Belgische regering scherpt het asielbeleid aan.
Bu inançların birçoğunda ölmüş kişiler ruh varlıklar şeklinde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler.Mensen die aan deze aandoening lijden, gaan op den duur in hun eigen leugens geloven.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Postanawiają zakończyć związek i pozostać przyjaciółmi.
Ve sürdürmeye devam edecekler.Czy chcesz kontynuować?
Bu takviye kuvvetle savaşı sürdürmeye karar verdiler.Kręgi wojskowe były zdecydowane dalej prowadzić wojnę.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Suudi hükümeti Rusya ile diplomatik ilişki sürdürmeye başladı.Po tym zamachu Związek Radziecki zerwał stosunki dyplomatyczne z Izraelem.
Bu karar sonrasında faaliyetlerini sürdürmeye devam etmiştir.Efter Anschluss fortsatte han sin verksamhet.
Shorunmu, 1996'da Avrupa'da kariyerini sürdürmeye karar verdi ve İsviçre takımı FC Basel'e ttansfer oldu.Reklamen slog igenom stort i USA och höll i sig till 1991 och the Swedish Bikini Team blev ett begrepp.
Ve sürdürmeye devam edecekler.Він буде продовжуватись і надалі.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.Conform mărturiei sale, a fost constant depresiv de-a lungul anului 2007.
Çıkışını sürdürmeye devam etti.Încercară să oprească marșul său.
Bazı GNU tutkunları 5.07 kod tabanını sürdürmeye devam etti.Néhány GNU Chess rajongó továbbra is karbantartja az 5.07 verzión alapuló kódot.
1998’de babasının Meksika’da kaçırılması üzerine Del Toro, yurtdışında hayatını sürdürmeye karar verdi.1998-ban édesapját elrabolták Mexikóban, és ez hozzájárult ahhoz az elhatározásához, hogy külföldre költözzön.
Dünya terk edilmiş ve insanlar başka gezegenlerde yaşamlarını sürdürmeye başlamıştır.Más bolygók összefogásával evakuálni kezdték a lakosságot más bolygókra.
Ve sürdürmeye devam edecekler.Ne jatkuvat edelleen.
Dünya terk edilmiş ve insanlar başka gezegenlerde yaşamlarını sürdürmeye başlamıştır.Rauha on laskeutunut maapallolle ja ihmiset voivat jatkaa elämäänsä.
Çıkışını sürdürmeye devam etti.Hän jatkoi silti esiintymisiään.
Bazı GNU tutkunları 5.07 kod tabanını sürdürmeye devam etti.Τα ασιατικά χάντικαπ έχουν σταθερή προσαύξηση τα 0.25 γκολ.
Ve sürdürmeye devam edecekler.Αφήστε τον να συνεχίσει.
Hayatta kalma çabalarını sürdürmeye devam ediyordu.Han fortsatte sine modstandsaktiviteter.
İtalik yazım, günümüzde varlığını sürdürmeyen ülkeleri belirtir.Kursiv skrift angir nasjoner som ikke lenger eksisterer.
Birkaç tur sonra güvenlik aracı pistten çıktı ve Hamilton yarışı lider olarak sürdürmeye devam etti.Setelah dua putarn di bawah safety car, balapan dimuali kembali dan Hennerici tetap memimpin balapan.
Nyong'o, Yale Drama Okulu'ndan oyunculuk alanında yüksek lisansını sürdürmeye devam etti.Kento berperan sebagai teman sekelas Yuma dalam drama tersebut.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.その後は永らく低迷が続いたが、2007年から再び力をつけてきている。
Buna rağmen varlıklarını sürdürmeye devam etmişlerdir.並且,仍然不變地追求著各自的人生。
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.不過由於需作籌備工作,故即使繼續經營,仍需待至2007年才能復業。
Köy halkı, ihtiyaç fazlası ürünlerini (buğday, arpa, fiğ) satarak geçimini sürdürmeye çalışmaktadır.南鎮諸將聞而生羨,亦欲南抄,以取資財。
Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi.他想要回到他的旅行前他的生活。
Ekim 2009'da, barışçıl siyasi yollarla amaçlarını sürdürmeye devam edeceğine resmen söz verdi.2009년 10월에 INLA는 공식적으로 평화적 정치적 수단을 통하여 목표를 추구하겠다는 뜻을 밝혔으며 보유한 무기를 폐기하기 시작했다.
Brezilya hükümeti göçmen yasalarını yürürlüğe sokmayarak iyi ilişkilerini sürdürmeye devam etti.영국군은 식민지 주민들을 처벌하기 위한 법안을 연속으로 통과시켰다.
1998’de babasının Meksika’da kaçırılması üzerine Del Toro, yurtdışında hayatını sürdürmeye karar verdi.בשנת 1998 נחטף אביו במקסיקו, מה שדחף את דל טורו לגור מחוץ לגבולות המדינה בה גדל.
Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi.הוא החליט להזדרז במסעו הביתה.
Diğer oğlu ile kızı, köyde evlenirler ve hayatlarını orada sürdürmeye devam ederler.הם ציפו שתינשא לבן הכפר ותמשיך את דרכם לחיות בכפר.
Bu takviye kuvvetle savaşı sürdürmeye karar verdiler.Те позволяват безопасното провеждане на боевете.
Çıkışını sürdürmeye devam etti.Те продължават пътешествието си.
Bu takviye kuvvetle savaşı sürdürmeye karar verdiler.Vjerovali su da je bitka već odlučena.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.Praktiseeriva arstina jätkas ta tööd aastani 2007.
Biz herbir sınıfın tam köşesindeki bahçeleri işletmeyi sürdürmeye çalıştık.Am reușit să păstrăm grădinile care erau acolo până la marginea fiecărei săli de clase.
Biz herbir sınıfın tam köşesindeki bahçeleri işletmeyi sürdürmeye çalıştık.Chcemy utrzymać ogród taki, jak był. Rozciąga się aż do krawędzi każdej z klas.
Biz herbir sınıfın tam köşesindeki bahçeleri işletmeyi sürdürmeye çalıştık.Chúng tôi sắp xếp sao cho vườn tượt được gần sát với các lớp học.