Ana içeriğe geç
Sözlük

sürdürme ile cümle

sürdürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sadece "evet" ve "hayır" diyen biriyle bir konuşmayı sürdürmek zor.It is difficult to keep up a conversation with someone who only says "yes" and "no".
Japonya ve ABD arasındaki arkadaşça ilişkileri sürdürmeliyiz.We must maintain the friendly relations between Japan and the U.S.
Aile geleneklerimizi sürdürmeliyiz.We must keep up the family traditions.
Kadınlar kişisel ilişkileri sürdürmek için konuşmayı kullanırlar.Women use talking to maintain personal relationships.
Onunla teması sürdürmemelisin.You must not keep in touch with him.
Kalmaya ve babasının işini sürdürmeye karar verdi.He decided to stay and carry on his father's business.
O yıllarca sefil bir hayat sürdürmek zorunda kaldı.He had to lead a miserable life for many years.
İki işi sürdürmeye çalışıyor.He is trying to maintain two jobs.
İşi sürdürmeye karar verdim.I have decided to carry on the work.
Düzenli bir hayat sürdürmenin çok iyi olduğunu düşünüyorum.I think it is very good to lead a regular life.
Birinin ününü sürdürmek zordur.It is hard to maintain one's reputation.
Bir insanı birinin arkadaşı yapmak kolaydır fakat onu öyle sürdürmek zordur.It is easy to make a man one's friend, but hard to keep him so.
Onun ona araba sürdürmeye niyeti yoktu.She didn't intend to let him drive.
Bir yarış arabası sürücüsü olarak bir kariyeri sürdürmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about pursuing a career as a race car driver?
Tom konuşmayı sürdürmeyi zor buldu.Tom found it difficult to keep the conversation going.
Keşke Tom beni huzursuz etmeyi sürdürmese.I wish Tom wouldn't keep hassling me.
Keşke Tom sorularıyla beni rahatsız etmeyi sürdürmese.I wish Tom wouldn't keep bothering me with questions.
Ben yeni bir bloğa başladım. Sürdürmek için elimden geleni yapacağım.I started a new blog. I'll do my best to keep it going.
Tom o kabul ettiği sürece desteğini sürdürmeye kararlıydı.Tom was determined to continue his support for as long as it took.
Bay Smith ile teması sürdürmelisin.You should keep in touch with Mr. Smith.
Bir arkadaşlığı sürdürmek için, karşılıklı sevgi olması gerekir.To maintain a friendship, there must be mutual affection.
Bir arkadaşlığı sürdürmek için, karşılıklı sevgi olmalı.To maintain a friendship, there must be mutual affection.
Tom'la çıkmayı sürdürmek istiyor musun?Do you want to keep dating Tom?
Tom öyle ya da böyle Mary'ye yardım etmeyi sürdürmemi istiyor.Tom wants me to keep helping Mary in any way I can.
Mary'yi görmeyi sürdürmeyeceğimi söylememi ister misin?Do you want me to say that I won't keep seeing Mary?
Ev ödevini yapmayı unutmayı sürdürmeye devam et.You keep forgetting to do your homework.
Tom'un bunu yapmayı sürdürmesine izin veremem.I can't let Tom keep doing that.
Hareket etmeyi sürdürmek zorunda kaldım.I had to keep moving.
Hareket etmeyi sürdürmek zorundayım.I've got to keep moving.
Gitmeyi sürdürmeliyim.I have to keep going.
Belki bakmayı sürdürmeliyiz.Maybe we should keep looking.
Gitmeyi sürdürmeliydim.I should've kept going.
Soğukkanlılığımı sürdürmeliydim.I should've kept my cool.
Yaşamayı sürdürmek için tek yolumuz insani dayanışmadır.Human interdependence is our only way to survive.
Eğitimini sürdürmek istiyor musun?Do you intend to pursue your education?
Yaşamayı sürdürmelisin.You have to go on living.
Artık seninle bu aptalca tartışmayı sürdürmeyeceğim.I'm not going to have this stupid argument with you anymore.
Mücadelemizi sürdürmeye devam etmek zorundayız.We've got to keep on struggling.
Eğer iyileşmek istiyorsan bu ilacı almayı sürdürmelisin.If you want to get well, you need to keep taking this medicine.
Üç saat daha onu yapmayı sürdürmek zorundasın.You have to keep doing that for another three hours.
Dan planını sürdürmeye karar verdi.Dan decided to go ahead with his plan.
Yaşamayı sürdürmek için onu her gün yapmak zorundayım.I have to do that every day to keep living.
Biz sürdürmek istiyoruz.We intend to persist.
Çok çalışmayı sürdürmek zorundayız.We have to keep working hard.
Biz sadece kazanmayı sürdürmek zorundayız.We just have to keep winning.
Biz sadece kazanmayı sürdürmek istiyoruz.We just want to keep winning.
Normal hayatımı sürdürmek istedim.I wanted to resume my normal life.
Tartışmayı sürdürmek zorundayız.We have to keep the debate going.
Kadınlara yardımcı olmayı sürdürmek istiyorum.I want to continue to help women.
Ben bir gün sürdürmezdim.I wouldn't have lasted a day.
Tom'un bunu sürdürmesini istiyorum.I want Tom to keep it up.
Bunu yapmayı ne kadar sürdürmeyi düşünüyorsun?How long do you intend to keep doing that?
Tom'a araba sürdürmeye çalıştım.I tried to get Tom to drive.
NFL, Jones ve diğer ekiplerin kendi anlaşmalarını sürdürmelerine izin vermeyi kabul etti.The NFL agreed to allow Jones and other teams to pursue their own agreements.
Ancak Godwin'in bu düşüncelerini sürdürme cesareti yoktu.Godwin, however, had not the courage to maintain his opinions.
1990'ların sonunda, Fruitopia karlı bir profil sürdürmek için uğraştı.By the end of the 1990s, Fruitopia had struggled to maintain a profitable profile.
Çalışanlar öğrenim görmüş olmalı ve eğitilmelidir: bir öğrenme organizasyonunu sürdürmelidirler.Employees must be educated and trained: they have to maintain a learning organization.
Onlar şimdi dostça bir ilişkisin sürdürmektedir.They now maintain a friendly relationship.
Başarmak, kendiniz için belirlediğiniz yolu sürdürmektir.To succeed is to resume the path you have set for yourself.
Müze, günümüzde, "daha genç, daha büyük ve daha iyi bir penis" için arayışlarını sürdürmektedir.The museum continues to search for "a younger and a bigger and better one."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod