sürüyü ile cümle

sürüyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir çoban köpeği sürüyü çayıra götürür.A sheep dog drives the flock to the pasture.
Sürüyü de alıp gitmiştir.He also maintained cattle.
Bunun üzerine Saul İşaya ulaklar göndererek, ‹‹Sürüyü güden oğlun Davutu bana gönder›› dedi.Therefore Saul sent messengers to Jesse, and said, "Send me David your son, who is with the sheep."
Tanrım RAB, ‹‹Kesime ayrılmış sürüyü sen güt›› diyor,Thus says Yahweh my God: "Feed the flock of slaughter.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.For I know that after my departure, vicious wolves will enter in among you, not sparing the flock.
Tutun onu da sürüyün koca cehennemin ta ortasına."Seize him and drag him into the depths of Hell," (it will be said),
Sabahki işler, çevreyi temizlemek ve sürüyü dışarı çıkarmaktan ibaret.The morning chores comprise cleaning the premises and taking the cattle out in the open.
Bu haberlerden yola çıkan Milosavlyeviç, bu ayın başlarında sürüyü ziyaret etti.Prompted by these reports, Milosavljevic visited the herd earlier this month.
Yaz aylarında, Khan-Choban sürüyü memlekete götürmek zorunda kaldı.In summer, Khan-Choban had to take the flock to up-country.
Faustitas, sürüyü ve hayvanları koruyan tanrıça.Faunus, god of flocks. Faustitas, goddess who protected herd and livestock.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Auch das Vieh kam um.
Sürüyü de alıp gitmiştir.On y exploitait aussi le bétail.
Sürüyü her tür beladan ve kötülükten korur.Le troupeau est protégé et libre de toutes interventions humaine.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Se explotaba también el ganado.
Sürüyü ava yönlendiren ve sürüye yol gösteren kraliçedir.Una oveja que vive como líder del rebaño y quien organiza las ideas.
Kızlar, "Bir Mısırlı bizi çobanlardan korudu; hatta kuyudan su çekip sürüyü suladı" diye cevap verdi.Девушки ответили: «Какой-то Египтянин защитил нас от пастухов, и даже начерпал нам воды и напоил овец ».
Burada sürüyü otlatmasını söylemişler.Здесь они начали разводить рогатый скот.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Туда же пригоняли скот.
Sürüyü de alıp gitmiştir.كان تُساق الماشية بعيداً.
Sürüyü ava yönlendiren ve sürüye yol gösteren kraliçedir.Hoy! era um chamado para conduzir o rebanho.
Erkekler genelde 1 yaşına ulaştıklarında sürüyü terk ederler.Meestal verlaten de veulens de kudde vóór hun tweede jaar.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Het vee werd in beslag genomen.
Kızlar, "Bir Mısırlı bizi çobanlardan korudu; hatta kuyudan su çekip sürüyü suladı" diye cevap verdi.Odpowiedziały: «Egipcjanin obronił nas przed pasterzami i naczerpał też wody dla nas i napoił nasze owce».
Sürüyü de alıp gitmiştir.Nötkreatur och får avlades också.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Urma scapă turma.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Εκτρέφονται και εμπορεύονται επίσης, τα βοοειδή.
Sürüyü ve hayatını geride bırakıp kaybolur.Så vil hesten miste al sin kraft og forsvinde.
Sürüyü her tür beladan ve kötülükten korur.Vegetasjonen er vernet mot enhver form for skade og ødeleggelse.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Nó cũng bắt đi gia súc.
Sürüyü de alıp gitmiştir.さらに家畜も召し上げた。
Kızlar, "Bir Mısırlı bizi çobanlardan korudu; hatta kuyudan su çekip sürüyü suladı" diye cevap verdi.世間は相伝えて、「小角は鬼神を使役することができ、水を汲ませたり、薪を採らせたりした。
Burada sürüyü otlatmasını söylemişler.여기서 까마귀가 등장하는데 반드시 처리하자.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Također je pokapana i stoka.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Välja läks kariloomi.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Boć ja to wiem, że po odejściu mojem wnijdą między was wilcy okrutni, którzy trzodzie folgować nie będą.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Còn tôi biết rằng sau khi tôi đi sẽ có muông sói dữ tợn xen vào trong vòng anh em, chẳng tiếc bầy đâu;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Còn tôi biết rằng sau khi tôi đi sẽ có muông sói dữ_tợn xen vào trong vòng anh_em , chẳng tiếc bầy đâu ;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Eu sei que depois da minha partida entrarão no meio de vós lobos cruéis que não pouparão rebanho,
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Io so che dopo la mia partenza entreranno fra voi lupi rapaci, che non risparmieranno il gregge
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Jaz vem, da pridejo po odhodu mojem med vas grabljivi volkovi, ki ne bodo prizanašali čredi;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Jeg ved, at der efter min Bortgang skal komme svare Ulve ind iblandt eder, som ikke ville spare Hjorden.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Jeg vet at efter min bortgang skal det komme glupende ulver inn blandt eder, som ikke skåner hjorden;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Je sais qu`il s`introduira parmi vous, après mon départ, des loups cruels qui n`épargneront pas le troupeau,
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.내가 떠난 후에 흉악한 이리가 너희에게 들어와서 그 양떼를 아끼지 아니하며
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Lebo ja viem toto: že po mojom odchode vojdú medzi vás draví vlci, ktorí nebudú šetriť stáda.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Mert én tudom azt, hogy az én eltávozásom után jõnek ti közétek gonosz farkasok, kik nem kedveznek a nyájnak.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Minä tiedän, että minun lähtöni jälkeen teidän keskuuteenne tulee julmia susia, jotka eivät laumaa säästä,
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Nebo já to jistotně vím, že po mém odjití vejdou mezi vás vlci hltaví, kteříž nebudou odpouštěti stádu.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Ştiu bine că, după plecarea mea, se vor vîrî între voi lupi răpitori, cari nu vor cruţa turma;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Ибо я знаю, что, по отшествии моем, войдут к вам лютые волки, не щадящие стада;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Я бо знаю се, що після виходу мого прийдуть вовки хижі між вас, що не пощадять стада.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.כי ידע אני אשר אחרי צאתי יבואו בתוככם זאבים עזים אשר לא יחוסו על העדר׃
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.‎لاني اعلم هذا انه بعد ذهابي سيدخل بينكم ذئاب خاطفة لا تشفق على الرعية‎.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.我 知 道 我 去 之 後 、 必 有 兇 暴 的 豺 狼 、 進 入 你 們 中 間 、 不 愛 惜 羊 群
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.我 知道 我 去 之後 、 必 有 兇暴 的 豺狼 、 進入 你 們中間 、 不 愛惜 羊群
Bunun üzerine Saul İşaya ulaklar göndererek, ‹‹Sürüyü güden oğlun Davutu bana gönder›› dedi.A Saul poslal poslov k Izaimu a odkázal mu: Pošli mi Dávida, svojho syna, ktorý je pri stáde.
Bunun üzerine Saul İşaya ulaklar göndererek, ‹‹Sürüyü güden oğlun Davutu bana gönder›› dedi.Da sandte Saul Boten zu Isai und ließ ihm sagen: Sende deinen Sohn David zu mir, der bei den Schafen ist.
Bunun üzerine Saul İşaya ulaklar göndererek, ‹‹Sürüyü güden oğlun Davutu bana gönder›› dedi.Da sendte Saul bud til Isai og lot si: Send hit til mig din sønn David, han som er med småfeet!
Bunun üzerine Saul İşaya ulaklar göndererek, ‹‹Sürüyü güden oğlun Davutu bana gönder›› dedi.사울이 이에 사자를 이새에게 보내어 이르되 양 치는 네 아들 다윗을 내게로 보내라 하매
Bunun üzerine Saul İşaya ulaklar göndererek, ‹‹Sürüyü güden oğlun Davutu bana gönder›› dedi.Követeket külde azért Saul Isaihoz, és monda: Küldd hozzám a fiadat, Dávidot, ki a juhok mellett van.

İlgili Sayfalar