Ana içeriğe geç
Sözlük

sünnet ile cümle

sünnet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Biz şu anda konuşurken, Afrika'da 3 milyon kız çocuğu bu sünnet geleneğine tabi olma riski altında.ובעוד אנו מדברים כאן, שלוש מיליון נערות
Biz şu anda konuşurken, Afrika'da 3 milyon kız çocuğu bu sünnet geleneğine tabi olma riski altında.وفيما نحن نتكلم الآن، 3 مليون من الفتيات تتعرض لنفس مخاطر للذهاب من خلال هذا التشويه في أفريقيا.
Biz şu anda konuşurken, Afrika'da 3 milyon kız çocuğu bu sünnet geleneğine tabi olma riski altında.このような儀式を受ける危険にさらされています また 私の母には財産の所有権があったのだと学びました
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.지금 현재 125명의 소녀들이 평생 할례를 당하지 않을 것입니다.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.125 meisjes zullen niet meer verminkt worden.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.12才になったときに結婚をしないで
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.À cet instant, 125 filles ne seront jamais mutilées.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Dosiahli sme, že 125 dievčat nebude zmrzačených.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.En este momento, 125 niñas jamás serán mutiladas.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Khi tôi đang nói đây, 125 cô gái sẽ không phải trải qua việc cắt bỏ cơ thể.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Neste momento, 125 raparigas nunca serão mutiladas.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Nu så kommer 125 flickor aldrig att stympas.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Proprio mentre noi parliamo, 125 ragazze non saranno mutilate.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Saat ini, 125 anak perempuan tidak akan pernah dimutilasi.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Während wir hier sprechen, werden 125 Mädchen nie wieder verstümmelt werden.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Zatímco k vám teď mluvím, 125 dívek nebude zmrzačeno.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Ενώ μιλάμε τώρα, 125 κορίτσια δεν θα ακρωτηριαστούν ποτέ.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Говоря о сегодняшнем дне, 125 девочек никогда не испытают обряд обрезания.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Докато си говорим сега, 125 момичета няма да бъдат обрязани никога.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.Поки ми зараз тут говоримо, 125 дівчат ніколи не будуть обрізані.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.כשעולה שחר חדש על ביה"ס שלי, יש התחלה חדשה.
Biz şu anda konuşurken, biliyorum ki 125 kız çocuğu asla sünnet olmayacak.الأن و نحن نتحدث, هناك 125 فتاة لن يتم تشويهم جنسيا
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Allora si ritirò da lui. Essa aveva detto sposo di sangue a causa della circoncisione
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.A upustil od neho. Vtedy riekla: Ženích krvi, pre obriezky.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Da ließ er von ihm ab. Sie sprach aber Blutbräutigam um der Beschneidung willen.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Ðức Giê-hô-va tha chồng; nàng bèn nói rằng: Huyết lang! là vì cớ phép cắt bì.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Ðức_Giê - hô-va tha chồng ; nàng bèn nói rằng : Huyết lang ! là vì cớ phép cắt bì .
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Entonces le dejó. Ella había dicho "esposo de sangre" a causa de la circuncisión
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.És békét hagya néki. Akkor monda: Vérjegyes a körûlmetélkedésért.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Et l`Éternel le laissa. C`est alors qu`elle dit: Époux de sang! à cause de la circoncision.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Hal itu dikatakannya sehubungan dengan upacara sunat. Maka TUHAN tidak jadi membunuh Musa
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.I nechal ho. Ona pak nazvala ho tehdáž ženichem krví pro obřezání.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.In prizanesel mu je Gospod. Tedaj reče ona: Ženin krvi si, zaradi obreze.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.I odszedł od niego Pan. Tedy go nazwała oblubieócem krwi, dla obrzezania.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.여호와께서 모세를 놓으시니라 그 때에 십보라가 피 남편이라 함은 할례를 인함이었더라
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Niin hän jätti hänet rauhaan. Silloin Sippora sanoi: "Veriylkä ympärileikkauksen kautta".
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.O Senhor, pois, o deixou. Ela disse: Esposo sanguinário, por causa da circuncisão.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Så lät han honom vara. Då sade hon åter: »Ja, en blodsbrudgum till omskärelse.»
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Så lod han ham i Fred. Ved den Lejlighed brugte hun Ordet "Blodbrudgom" med Hentydning til Omskærelsen.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Så lot han ham være; da sa hun: En blodbrudgom for omskjærelsens skyld.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Şi Domnul l -a lăsat. Atunci a zis ea: ,,Soţ de sînge!`` din pricina tăierii împrejur.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.Και απηλθεν απ' αυτου η δε ειπε, Νυμφιος αιματων εισαι ενεκα της περιτομης.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.И отошел от него Господь . Тогда сказала она: жених крови – по обрезанию.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.След това Господ се оттегли от него. Тогава каза тя, поради обрязването: Ти ми си кървав младоженец.
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.וירף ממנו אז אמרה חתן דמים למולת׃
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.فانفكّ عنه. حينئذ قالت عريس دم من اجل الختان
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.這 樣 耶 和 華 纔 放 了 他 . 西 坡 拉 說 、 你 因 割 禮 就 是 血 郎 了
Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.這樣 耶和華 纔放 了 他 . 西坡 拉說 、 你 因 割 禮 就 是 血郎了
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.A Jozua si narobil ostrých nožov a obrezal synov Izraelových pri Gibeat-haarálot.
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.Då gjorde Josua sig stenknivar och omskar Israels barn vid Förhudshöjden.
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.Da gjorde Josva sig stenkniver og omskar Israels barn ved Ha'aralot-haugen*. / {* forhudenes haug.}
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.Da lavede Josua sig Stenknive og omskar Israeliterne ved Forhudshøjen.
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.Da machte sich Josua steinerne Messer und beschnitt die Kinder Israel auf dem Hügel Araloth.
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.Então Josué fez facas de pederneira, e circuncidou aos filhos de Israel em Gibeate-Haaralote.
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.Entonces Josué se hizo cuchillos de pedernal y circuncidó a los hijos de Israel en Guivat-haaralot
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.És csinála Józsué magának kõkéseket, és körülmetélé Izráel fiait a körülmetéletlenség halmán.
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.Giosuè si fece coltelli di selce e circoncise gli Israeliti alla collina Aralot
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.In naredil si je Jozue kamenenih nožev in obrezal sinove Izraelove ob Hribu neobreze.
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.Iosua şi -a făcut nişte cuţite de piatră şi a tăiat împrejur pe copiii lui Israel pe dealul Aralot.
Böylece Yeşu taştan yaptığı bıçaklarla İsraillileri Givat-Haaralotta sünnet etti.I uczynił sobie Jozue noże ostre i obrzezał syny Izraelskie na pagórku nieobrzezek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod