Ana içeriğe geç
Sözlük

sünnet ile cümle

sünnet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çocuk sekizinci gün sünnet edilmeli."De jongen worden onafhankelijk na acht weken.
Kur'an ve Sünnet öğrencileriydiler.Ster en insigne waren gelijk.
Sünnetler yine eş-dost arasında kutlanır.De broers sluiten weer vriendschap.
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.Kiedy dzielimy się tą odrobiną, Bóg daje nie wyczerpującą się obfitość serca.
Her yıl on üç milyondan fazla erkek ve üç milyondan fazla kız çocuğu sünnet edilmektedir.40 mln dziewczynek i kobiet, a ponad 3 miliony dziewcząt każdego roku jest zagrożonych tym aktem przemocy.
Ehl-i Sünnet: (Mâtûridîyye - Eş'ariyye): Sınırlı bir insan-tanrı benzerliğini kabul eder.Według niego Bóg zwalniał człowieka z moralnych rozterek (jeden z elementów kalwinizmu).
Çocuk sekizinci gün sünnet edilmeli."W 8 dniu po narodzinach chłopiec powinien być obrzezany.
Oğulların sünnetine itina gösterilmelidir ve bunu aziz halkın utancını kaldırmak için yapmalıdır."Czy święci są po to, aby nas zawstydzać?
İsrail'de sünnet tamamen yasal bir olgudur.Izrael w Egipcie jest dziełem bardzo obszernym.
Her yıl Ağustos ayında toplu sünnet Töreni yapılır.Co roku pod koniec sierpnia w Wielkim Mędromierzu odbywa się Festyn Miodowy.
Resulullah: - Resulünün sünnetinde yoksa ne yapacaksın? dedi.De (efterföljarna) sade: "Vem skulle avstå, O Guds sändebud?"
Çocuk sekizinci gün sünnet edilmeli."Barnet dog åtta dagar gammalt.
Sünnet öncesi penis.Tillväxt av penis.
Halbuki hem Ehl-i Sünnet'e, hem de Şia'ya göre hadislerden gelen bu bilgiler doğru olarak kabul edilmiştir.Ulama är män som har kunskap (ʿilm) om Koranen och den religiösa lagen sharia.
Kadın sünnetini yasakladı, çok eşliliğe karşı çıktı ve doğum kontrolünün yaygınlaştırılmasını savundu.Hennes föräldrar förstod att något var fel och hon ansökte om annullering av äktenskapet.
Nakil'den maksat Kur'an ve Sünnet yani (Hadis)'lerdir.Походить від слів adal (шляхетний) і berht (ясний).
Darbuka aynı zamanda düğün nişan sünnet düğünlerinde kullanılan bir tür vurmalı çalgıdır.Хонча також використовується під час проведення весілля.
Sünnetler yine eş-dost arasında kutlanır.Люсьєн радий, що вони знову друзі.
Kadın sünnetini yasakladı, çok eşliliğe karşı çıktı ve doğum kontrolünün yaygınlaştırılmasını savundu.Пізніше вона відкрито пропагувала контроль над народжуваністю і підтримувала аборти.
Sünnet öncesi penis.Більший за попередній підвид.
İsrail'de sünnet tamamen yasal bir olgudur.Шлюб в Ізраїлі є суто релігійним інститутом.
Ehl-i Sünnette, Mâtûridîlik ile birlikte yaygın olan ikinci itikâdî mezheptir.Tloušťka (mocnost) desek je rozdílná.
Çocuk sekizinci gün sünnet edilmeli."Provádí se osmý den po porodu.
İkisinin de sünnet olduğuna dair inanılır.Oba jsou přesvědčeni, že najdou poklad.
Sünnetler ve düğünler birlikte yapılır.Také jsou pořádány konference a svatby.
Erkek çocukları için sünnet düğünleri, diğer düğünden farksız olarak yapılmaktadır.Za svědky na druhé svatbě jim šly děti, jinak byl ceremoniál tajný.
Sünnetler yine eş-dost arasında kutlanır.Sňatky se praktikují opět mezi klany.
Zerde yalnız sünnet düğünü ve mevlitlerde ikram edilir.Tristă și singură, o adoptă pe Nuni.
Diğer üç büyük imâma göre sünnet, Zahiri mezhebine göre ise farzdır.Dar conform celorlalți trei imami este permisă doar ca antidot la adulter.
Kentin tüm erkekleri toplu halde sünnet oldular.Sekem városának összes férfiát lemészárolták.
Çocuk sekizinci gün sünnet edilmeli."Nyolc napot tölték Tatán. ….”
Ayrıca kadınların sünnet edilmesine karşı çalıştı.Ezután hozzáláttak a nőalak ledöntésének előkészítéséhez.
Kız çocuğuna bu festivalde isim verilirken erkek çocukları için sünnet beklenir.Ezen fontos események megjelölésére születéskor nevet adnak a gyermeknek.
Ayrıca aynı Yahudilikte olduğu gibi erkek çocuklar 8 günlükken sünnet edilmektedir.Juutalaisuudessa poikalapset ympärileikataan kahdeksan päivän kuluttua syntymästä.
Sünnetsiz erkeklerde bulaşma riski sünnetlilere göre 3 kat daha fazladır.Kontaktilajeissa vammautumisriski on kolminkertainen verrattuna ei-kontaktilajeihin.
Ayrıca kadınların sünnet edilmesine karşı çalıştı.Hän puhui myös naisten vapautusta vastaan.
İsrail'de sünnet tamamen yasal bir olgudur.Juutalaisen määritelmällä on käytännön merkitystä Israelissa.
Redd-i Revâfıd: Ehli sünnete aykırı Râfızî mezhebini reddetmektedir.Raili Kettunen: Kansa vastustaa poikien ympärileikkausta.
Dünyada, ağırlıklı olarak Afrika kıtasında 135 milyondan fazla kadın sünnet ediliyor.Det antages, at ca 130 millioner kvinder er omskåret i Afrika..
Her selamdan sonra biraz oturmak sünnettir.Efter næsten hver sætning bifald.
Eğer kişi tıbben sünnet olmuşsa ayinsel olarak bir damla kan akıtılır.Når et mennesker eksempelvis har for meget blod, så har de et temperament som en sangviniker.
Ehl-i Sünnet ve bazı Şia gruplarına göre cehenneme giren müminler eninde sonunda oradan çıkacaktır.Muslimene tror på jahannam (på arabisk: جهنم) og er det samme som det hebraiske ge-hinnom.
Sünnet-i seniyyeye ittiba etmek neden önemli?Hvorfor er hekle- og strikkefastheten din så viktig?
Sünnet şenliklerinde de benzeri gösteriler yer alır.I Frihetens øyeblikk og i Haiene opptrer liknende scener.
Bulgarlar, sünnetli olup olmadığına bakmak istemiş.Hvordan avgjør man om disse er fugler eller ikke?
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.Tetapi orang yang sedikit diampuni, sedikit juga ia berbuat kasih."
Sünnet düğünleri genellikle yaz aylarında yapılır.Perkawinan terjadi biasanya pada musim panas.
Tip Ia (sünnet) yalnızca prepisyum'un çıkarılmasıdır ve nadiren tek başına uygulanır.Bentuk yang serupa adalah scilicet (disingkat sc., berarti sama), tetapi jarang dipakai.
Sünnet Muhammed'in söz ve davranışlarıdır.Perjuangan dan Pengabdian Muhammadiyah.
Unicef raporuna göre günümüzde 125 milyon sünnet edilmiş kadın bulunmaktadır.Populasi suku Dayak Paser saat ini diperkirakan sebesar 155.000 jiwa.
Çünkü Yahudi geleneklerine göre sekiz günlükken sünnet olan bir çocuğa mutlaka bir isim takılır.Bởi vì người Do Thái không ăn ẩm thức có men trong vòng tám ngày.
Ehl-i Sünnet ve bazı Şia gruplarına göre cehenneme giren müminler eninde sonunda oradan çıkacaktır.よってそれを押さえる火伏せの神様、火坊尊(ひぶせのみこと)などの神様が信仰の対象になって来た。
Aynı zamanda sünnet yapılırken kesildiği için sünnet derisi de denir.同時に阻害される事から連合性と呼ばれる。
Hatta nikah sonrası, sünnet sonrası şerbet ikram etme geleneğimizi sürdüren yörelerimiz de vardır.また伝統的に、結婚式の後で新郎をいじめる風習もある。
Yazan: Reşat Ekrem Koçu "16. Yüzyılda Şehzadelerin Sünnet Düğünü".カップリング曲は『シティーハンター』第14話『16歳結婚宣言!
Bunların dışındaki tavaflar ise sünnettir.通常絵柄はそれ以外。
Onu Nil’e atmaya kıyamazlar ve sekiz günlük olunca usûlüne göre sünnet ederler.九日(ここのか)八夜(やよ)ありて、僅(わづか)に耽羅嶋(たむらのしま)に到る。
Sünnetçi aleti mengeneli çok keskin bir bıçaktır.頑丈なナイフが必需品。
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.小さく入れる場合は、「寄席文字(よせもじ)」も使われる。
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.假若位勢壘又寬又強,那麼,指數遞增項目必定很小,可以忽略。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod