Sünnet ve hamilelikExcision et grossesse
Sünnet ve hamilelikOmskärelse och graviditet
Sünnet ve hamilelikYmpärileikkaus ja raskaus
Sünnet ve hamilelikОбрезание и беременность
Sünnet ve hamilelikالختان والحمل
Sünnet (ympärileikkaus) her zaman geri dönüşü olmayan bir cerrahi müdahaledir.La circoncision (ympärileikkaus) est toujours une opération irréversible.
Sünnet (ympärileikkaus) her zaman geri dönüşü olmayan bir cerrahi müdahaledir.La circuncisión (ympärileikkaus) es un procedimiento irreversible.
Sünnet (ympärileikkaus) her zaman geri dönüşü olmayan bir cerrahi müdahaledir.Omskärelse (ympärileikkaus) är alltid ett oåterkalleligt ingrepp.
Sünnet (ympärileikkaus) her zaman geri dönüşü olmayan bir cerrahi müdahaledir.Ympärileikkaus on aina peruuttamaton toimenpide.
Sünnet (ympärileikkaus) her zaman geri dönüşü olmayan bir cerrahi müdahaledir.Обрезание (ympärileikkaus) всегда является необратимой процедурой.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.A Abrahám obrezal Izáka, svojho syna, keď mu bolo osem dní, tak ako mu prikázal Bôh.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.Abraham circoncit son fils Isaac, âgé de huit jours, comme Dieu le lui avait ordonné.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.Abramo circoncise suo figlio Isacco, quando questi ebbe otto giorni, come Dio gli aveva comandato
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.A obřezal Abraham syna svého Izáka, když byl v osmi dnech, tak jakž mu byl přikázal Bůh.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.Avraam a tăiat împrejur pe fiul său Isaac, la vîrsta de opt zile, cum îi poruncise Dumnezeu.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.dan ketika Ishak berumur delapan hari, Abraham menyunatnya, sesuai dengan perintah Allah
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.Ðúng tám ngày , Áp - ra-ham làm_phép cắt bì cho Y-sác theo như lời Ðức_Chúa_Trời đã phán dặn .
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.Ðúng tám ngày, Áp-ra-ham làm phép cắt bì cho Y-sác theo như lời Ðức Chúa Trời đã phán dặn.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.E Abraão circuncidou a seu filho Isaque, quando tinha oito dias, conforme Deus lhe ordenara.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.És körûlmetélé Ábrahám az õ fiát Izsákot, nyolcznapos korában, a mint parancsolta vala néki az Isten.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.In obreže Abraham Izaka, sina svojega, ko je imel osem dni, kakor mu je bil zapovedal Bog.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.I obrzezał Abraham Izaaka, syna swego, gdy był w ośmiu dniach, jako mu był rozkazał Bóg.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.그 아들 이삭이 난지 팔일만에 그가 하나님의 명대로 할례를 행하였더라
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.Och Abraham omskar sin son Isak, när denne var åtta dagar gammal, såsom Gud hade bjudit honom.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.Og Abraham omskar Isak, sin sønn, da han var åtte dager gammel, således som Gud hadde befalt ham.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.og Abraham omskar sin Søn Isak, da han var otte Dage gammel, således som Gud havde pålagt ham.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.und beschnitt ihn am achten Tage, wie ihm Gott geboten hatte.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.Y circuncidó Abraham a su hijo Isaac al octavo día, como Dios le había mandado
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.Περιετεμε δε ο Αβρααμ τον υιον αυτου Ισαακ την ογδοην ημεραν, ως προσεταξεν εις αυτον ο Θεος.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.И на осмия ден Авраам обряза сина си Исаака, според както Бог му беше заповядал.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.и обрезал Авраам Исаака, сына своего, в восьмой день, как заповедал ему Бог.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.וימל אברהם את יצחק בנו בן שמנת ימים כאשר צוה אתו אלהים׃
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.وختن ابراهيم اسحق ابنه وهو ابن ثمانية ايام كما امره الله.
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.以 撒 生 下 來 第 八 日 、 亞 伯 拉 罕 照 著 神 所 吩 咐 的 、 給 以 撒 行 了 割 禮
Tanrının kendisine buyurduğu gibi oğlu İshakı sekiz günlükken sünnet etti.以撒 生下 來 第八 日 、 亞伯拉罕 照著 神 所 吩咐 的 、 給以撒 行了 割禮
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Da morte dos incircuncisos morrerás, por mão de estrangeiros; pois eu o falei, diz o Senhor Deus.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Della morte dei non circoncisi morirai per mano di stranieri, perché io l'ho detto». Oracolo del Signore Dio
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››De uomskårnes Død skal du dø for fremmedes Hånd, så sandt jeg har talet, lyder det fra den Herre HERREN.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››네가 외인의 손에서 죽기를 할례 받지 않은 자의 죽음 같이 하리니 내가 말하였음이니라 나 주 여호와의 말이니라 하셨다 하라
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Körülmetéletlenek halálával halsz meg, idegeneknek keze által. Mert én szóltam, ezt mondja az Úr Isten.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Såsom de oomskurna dö, så skall du dö, för främlingars hand. Ty jag har talat, säger Herren, HERREN.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Śmiercią nieobrzezaóców umrzesz od ręki cudzoziemców; bo Ja mówiłem, mówi panujący Pan.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Smrtí neobřezanců umřeš od ruky cizozemců; nebo já mluvil jsem, praví Panovník Hospodin.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Smrt neobrezancev umreš po roki tujcev; kajti jaz sem to rekel, govori Gospod Jehova.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Smrťou neobrezancov zomrieš, rukou cudzincov, lebo ja som hovoril, hovorí Pán Hospodin.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Som de uomskårne dør, skal du dø ved fremmedes hånd; for jeg har talt, sier Herren, Israels Gud.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Vei muri de moartea celor netăiaţi împrejur, de mîna străinilor! Căci Eu am vorbit, zice Domnul, Dumnezeu.``
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Θανατον απεριτμητων θελεις θανατωθη δια χειρος των ξενων διοτι εγω ελαλησα, λεγει Κυριος ο Θεος.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Ты умрешь от руки иноземцев смертью необрезанных; ибо Я сказал это, говорит Господь Бог.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››Ще умреш от ръката на чужденците както умират необрязаните; защото Аз го изрекох, казва Господ Иеова.
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››מותי ערלים תמות ביד זרים כי אני דברתי נאם אדני יהוה׃
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››موت الغلف تموت بيد الغرباء لاني انا تكلمت يقول السيد الرب
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››你 必 死 在 外 邦 人 手 中 、 與 未 受 割 禮 〔 或 作 不 潔 下 同 〕 的 人 一 樣 . 因 為 這 是 主 耶 和 華 說 的
Yabancıların elinde, Sünnetsizin ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.› ››你 必死 在 外邦人 手中 、 與 未 受 割禮 〔 或 作 不 潔 下同 〕 的 人 一 樣 . 因 為這 是 主 耶和華 說的
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Aj, dnové jdou, praví Hospodin, v nichž navštívím každého, obřezaného i neobřezaného,
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Ðức Giê-hô-va phán: Nầy, ngày đến, bấy giờ ta sẽ phạt mọi kẻ chịu cắt bì mà lòng chưa cắt bì:
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Ðức_Giê - hô-va phán : Nầy , ngày đến , bấy_giờ ta sẽ phạt mọi kẻ chịu cắt bì mà lòng chưa cắt bì :
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Eis que vêm dias, diz o Senhor, em que castigarei a todo circuncidado pela sua incircuncisão:
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Hľa, idú dni, hovorí Hospodin, že navštívim každého obrezaného v jeho neobrezanosti,
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.여호와께서 말씀하시되 날이 이르면 할례 받은 자와 할례 받지 못한 자를 내가 다 벌하리니