Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.Ισμαηλ δε ο υιος αυτου ητο δεκατριων ετων, οτε περιετμηθη την σαρκα της ακροβυστιας αυτου.
Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.А Измаил, сын его, был тринадцати лет, когда была обрезана крайняя плоть его.
Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.а син му Исмаил беше на тринадесет години, когато се обряза краекожието на плътта му.
Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.וישמעאל בנו בן שלש עשרה שנה בהמלו את בשר ערלתו׃
Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.وكان اسماعيل ابنه ابن ثلاث عشرة سنة حين ختن في لحم غرلته.
Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.他 兒 子 以 實 瑪 利 受 割 禮 的 時 候 、 年 十 三 歲
Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.他 兒子 以 實瑪 利受 割禮 的 時候 、 年 十三 歲
Oh! Sünnetsiz olan ise benzincide çalışan Habib.Необрезанный - это Хабиб.
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.Kata mereka kepada kedua orang itu, "Kami malu mengizinkan adik kami kawin dengan orang yang tidak bersunat
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.야곱의 아들들이 그들에게 말하되 우리는 그리하지 못하겠노라 할례 받지 아니한 사람에게 우리 누이를 줄 수 없노니 이는 우리의 수욕이 됨이니라
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.ter jima reko: Ne moremo storiti tega, da damo sestro svojo možu neobrezancu, zakaj to nam je sramotno.
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.Не можем да сторим това, да дадем сестра си на необрязан човек; защото това би било укор за нас.
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.ויאמרו אליהם לא נוכל לעשות הדבר הזה לתת את אחתנו לאיש אשר לו ערלה כי חרפה הוא לנו׃
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.فقالوا لهما لا نستطيع ان نفعل هذا الامر ان نعطي اختنا لرجل اغلف. لانه عار لنا.
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.對 他 們 說 、 我 們 不 能 把 我 們 的 妹 子 給 沒 有 受 割 禮 的 人 為 妻 、 因 為 那 是 我 們 的 羞 辱
‹‹Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz›› dediler, ‹‹Bizim için utanç olur.對他們說 、 我 們 不 能 把 我 們的 妹子 給沒 有 受 割禮 的 人 為妻 、 因為 那 是 我 們的 羞辱
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›A quem sobrepujas tu em beleza? Desce, e deita-te com os incircuncisos.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›'¿A quién superas en hermosura? ¡Desciende para que te hagan yacer con los incircuncisos!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›A rci: Nad kohož bys utěšenější byl? Sstupiž a lež s neobřezanci.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Di chi tu sei più bello? Scendi e giaci con i non circoncisi
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Er du lifligere end nogen anden? Stig ned og lig blandt de uomskårne!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Finnes någon så ringa att du är förmer än hon? Nej, far du ned och låt dig bäddas bland de oomskurna.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›I mów: Nad kogożeś wdzięczniejszy? Zstąp, a połóż się z nieobrzezańcami.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Kinél nem voltál volna kedvesebb? Szállj alá, hadd fektessenek a körülmetéletlenek mellé!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›이르라 너의 아름다움이 누구보다 지나가는고 너는 내려가서 할례 받지 않은 자와 함께 뉘울지어다
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Koga nadkriljuješ v milini? Doli stópi in lezi z neobrezanci!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Nad koho si ty krásnejší? Sostúp a polož sa ležať s neobrezanými!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Ngươi há đẹp hơn ai sao ? Vậy hãy xuống và nằm chung với những kẻ không chịu cắt bì .
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Ngươi há đẹp hơn ai sao? Vậy hãy xuống và nằm chung với những kẻ không chịu cắt bì.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Oletko vielä kaikkia muita ihanampi? Astu alas ja anna laittaa makuusijasi ympärileikkaamattomien pariin.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Overgår du nogen i skjønnhet? Far ned og legg dig hos de uomskårne!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Pe cine întreci tu în frumuseţă? Pogoară-te, şi culcă-te lîngă cei netăiaţi împrejur!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Qui surpasses-tu en beauté? Descends, et couche-toi avec les incirconcis!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Wo ist nun deine Wollust? Hinunter, und lege dich zu den Unbeschnittenen!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Τινος εισαι ωραιοτερα; καταβηθι και κοιτου μετα των απεριτμητων.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Кого ты превосходишь? сойди, и лежи с необрезанными.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›От кого си по-хубав? Слез и лежи с необрязаните.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›ממי נעמת רדה והשכבה את ערלים׃
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›ممن نعمت اكثر. انزل واضطجع مع الغلف.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›你 埃 及 的 美 麗 勝 過 誰 呢 . 你 下 去 與 未 受 割 禮 的 人 一 同 躺 臥 罷
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›你 埃及 的 美麗勝過誰 呢 . 你 下去 與 未 受 割禮 的 人 一同 躺 臥罷
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Care este deci întîietatea Iudeului, sau care este folosul tăierii împrejur?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Čo má tedy viacej Žid? Alebo jaký je užitok z obriezky?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Což tedy má více Žid nežli pohan? Aneb jaký jest užitek obřízky?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Czemże tedy zacniejszy Żyd? albo co za pożytek obrzezki?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Hvad er da Jødens Fortrin? eller hvad gavner Omskærelsen?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Hvad fortrin har da jøden? eller hvad gagn er det i omskjærelsen?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Is het dan niet belangrijk om Jood te zijn? Wat heeft de besnijdenis dan voor nut?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Kaj so torej Judje na boljšem? ali kaj hasni obreza?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Kalau begitu, apakah untungnya menjadi orang Yahudi? Dan apakah faedahnya menuruti peraturan sunat
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?그런즉 유대인의 나음이 무엇이며 할례의 유익이 무엇이뇨
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Mitä etuuksia on siis juutalaisilla, tai mitä hyötyä ympärileikkauksesta?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Mi tekintetben különb hát a zsidó? vagy micsoda haszna van a körülmetélkedésnek?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Qual è dunque la superiorità del Giudeo? O quale l'utilità della circoncisione?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Quel est donc l`avantage des Juifs, ou quelle est l`utilité de la circoncision?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Que vantagem, pois, tem o judeu? ou qual a utilidade da circuncisão?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?¿Qué ventaja tiene, pues, el judío? ¿O qué beneficio hay en la circuncisión
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Vậy thì, sự trổi hơn của người Giu-đa là thể nào, hay là phép cắt bì có ích gì chăng?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Vậy_thì , sự trổi hơn của người Giu-đa là thể_nào , hay_là phép cắt bì có_ích gì chăng ?
Öyleyse Yahudinin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?Vilket företräde hava då judarna, eller vad gagn hava de av omskärelsen?