Ana içeriğe geç
Sözlük

sünnet ile cümle

sünnet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha küçük bir kızken zorla sünnet edilmişti.Όταν ήταν ένα νεαρό κορίτσι, ακρωτηριάστηκε παρά τη θέλησή της.
Daha küçük bir kızken zorla sünnet edilmişti.Когато е била малко момиченце, тя е била обрязана против волята си.
Daha küçük bir kızken zorla sünnet edilmişti.Когда она была молодой девушкой, она была искалеченна против своей воли.
Daha küçük bir kızken zorla sünnet edilmişti.בילדותה היא עברה כריתה נגד רצונה.
Daha küçük bir kızken zorla sünnet edilmişti.عندما كانت شابة فتية، قاموا بتشويهها على خلاف رغبتها.
Daha küçük bir kızken zorla sünnet edilmişti.この切除は後に彼女の
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Ako pa nas ne boste poslušali, da se obrežete, vzamemo hčer svojo ter odidemo.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Ale ak nás neposlúchnete, aby ste sa obrezali, vezmeme svoju dcéru a pojdeme.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Ale jeźlibyście nas nie usłuchali, abyście się obrzezali, weźmiemy córkę naszę, i odejdziemy.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Als dat niet kan, vertrekken wij en nemen haar mee."
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Còn nếu không khứng nghe theo lời, và không chịu phép cắt bì, thì chúng tôi bắt con gái lại và đi ở nơi khác.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Dar dacă nu voiţi să ne ascultaţi şi să vă tăiaţi împrejur, ne vom lua fata şi vom pleca.``
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Hogyha pedig nem hallgattok reánk, hogy körûlmetélkedjetek: felveszszük a mi leányunkat és elmegyünk.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››너희가 만일 우리를 듣지 아니하고 할례를 받지 아니하면 우리는 곧 우리 딸을 데리고 가리라
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Mas se não nos ouvirdes, e não vos circuncidardes, levaremos nossa filha e nos iremos embora.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Men dersom I ikke vil høre på oss og la eder omskjære, da tar vi vår søster og drar bort.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››men hvis I ikke vil høre os og lade eder omskære, så tager vi vor Datter og drager bort"
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Men om I icke viljen lyssna till oss och låta omskära eder, så skola vi taga vår syster och draga bort.»
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Mutta jos te ette kuule meitä ettekä ympärileikkauta itseänne, niin me otamme sisaremme ja menemme tiehemme."
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Pakli neuposlechnete nás, abyste se obřezali, vezmeme zase dceru svou a odejdeme.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Pero si no nos hacéis caso en circuncidaros, tomaremos a nuestra hermana y nos iremos
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››εαν ομως δεν μας ακουσητε να περιτμηθητε, τοτε θελομεν λαβει την θυγατερα ημων και θελομεν αναχωρησει.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››а если не послушаетесь нас в том, чтобы обрезаться, то мы возьмем дочь нашу и удалимся.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Но, ако не приемете условието ни да се обрежете, тогава ще вземем дъщеря си и ще си отидем.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››ואם לא תשמעו אלינו להמול ולקחנו את בתנו והלכנו׃
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››وان لم تسمعوا لنا ان تختتنوا نأخذ ابنتنا ونمضي
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››為 一 樣 的 人 民 。 倘 若 你 們 不 聽 從 我 們 受 割 禮 、 我 們 就 帶 著 妹 子 走 了
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››為一樣 的 人民 。 倘若 你 們不聽從 我 們受 割禮 、 我們 就 帶著 妹子 走了
Erkek çocukların sünnet edilmesiCirconcision des garçons
Erkek çocukların sünnet edilmesiLa circuncisión de los niños
Erkek çocukların sünnet edilmesiOmskärelse av pojkar
Erkek çocukların sünnet edilmesiPoikien ympärileikkaus
Erkek çocukların sünnet edilmesiОбрезание мальчиков
Erkek çocukların sünnet edilmesiختان الصبيان
Erkek çocukların sünnet edilmesi男孩环切术
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...Jakoż mu tedy jest przyczytano? Gdy był w obrzezce, czyli w nieobrzezce? Nie w obrzezce, ale w nieobrzezce.
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...Kako pa se mu je zaračunila? ko je bil v obrezi ali še v neobrezi? Ne v obrezi, ampak v neobrezi.
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...그런즉 이를 어떻게 여기셨느뇨 할례시냐 무할례시냐 할례시가 아니라 무할례시니라
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...Kterak pak jest počtena? Zdali když byl obřezán, čili před obřezáním? Ne v obřízce, ale před obřezáním.
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...Πως λοιπον ελογισθη; οτε ητο εν περιτομη η εν ακροβυστια; Ουχι εν περιτομη αλλ' εν ακροβυστια
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...Когда вменилась? по обрезании или до обрезания? Не по обрезании, а до обрезания.
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...Як же полічено йому? чи як він в обрізанню був, чи в необрізан-ню? Не в обрізанню, а в необрізанню.
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...ואין נחשבה לו אם בהיותו מהול או בעודנו ערל הן לא בהיותו מהול כי אם בערלתו׃
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...فكيف حسب. أوهو في الختان ام في الغرلة. ليس في الختان بل في الغرلة.
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...是 怎 麼 算 的 呢 . 是 在 他 受 割 禮 的 時 候 呢 . 是 在 他 未 受 割 禮 的 時 候 呢 . 不 是 在 受 割 禮 的 時 候 、 乃 是 在 未 受 割 禮 的 時 候
Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...是 怎麼 算 的 呢 . 是 在 他 受 割禮 的 時候 呢 . 是 在 他 未受 割禮 的 時候 呢 . 不 是 在 受 割禮 的 時候 、 乃是 在 未受 割禮 的 時候
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.De cada vez que lá voltava, ficava a saber que as filhas dos vizinhos se iam casar.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.De fiecare dată când mă întorceam aflam că fetele vecinelor se măritau.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Jedes Mal, wenn ich zurückging, fand ich heraus, dass die Nachbarsmädchen verheiratet wurden.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.매번 고향에 돌아갈 때마다 이웃 딸들이 결혼하는 걸 보았어요. 할례 의식도 계속 행해지고 있었죠.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.När jag åkte tillbaka, varenda gång, så skulle mina grannars döttrar gifta sig.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Pokaždé, když jsem se vracela, jsem potkala své sousedky, které se měly vdávat, měly být zmrzačeny.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Quand je rentrais, chaque fois que je rentrais, je réalisais que les filles de mes voisins se mariaient.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Saat saya kembali, setiap saat saya melihat anak gadis tetangga saya menikah.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Telkens ik terugging, waren er buurmeisjes die gingen trouwen. Ze werden verminkt.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Và khi tôi trở về, mỗi lần tôi trở về, tôi đều thấy những cô gái hàng xóm chuẩn bị lấy chồng.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Za każdym razem, gdy wracałam, zastawałam swoje koleżanki w rolach żon i kolejne poddawane obrzezaniu.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Καθε φορά που γύριζα πίσω, μάθαινα ότι τα κορίτσια των γειτόνων μου παντρεύονταν.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Всеки път като се връщах вкъщи, откривах, че съседските момичета вече са омъжени. Те също бяха обрязани.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Каждый раз, возвращаясь назад, я видела, что соседские девочки выходили замуж, подвергались обрезанию.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod