Ana içeriğe geç
Sözlük

süleyman ile cümle

süleyman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.בגבעון נראה יהוה אל שלמה בחלום הלילה ויאמר אלהים שאל מה אתן לך׃
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.في جبعون تراءى الرب لسليمان في حلم ليلا. وقال الله اسأل ماذا اعطيك.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.在 基 遍 夜 間 夢 中 、 耶 和 華 向 所 羅 門 顯 現 、 對 他 說 、 你 願 我 賜 你 甚 麼 、 你 可 以 求
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.在 基遍 夜間夢 中 、 耶和華 向 所羅門 顯現 、 對他說 、 你 願 我 賜 你 甚麼 、 你 可以 求
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,A syn Šalamúnov Rechabeám; Abiáš, jeho syn; Aza, jeho syn; Jozafat, jeho syn;
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Figli di Salomone: Roboamo, di cui fu figlio Abia, di cui fu figlio Asa, di cui fu figlio Giòsafat
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Filho de Salomão foi Roboão, de quem foi filho Abias, de quem foi filho Asa, de quem foi filho Jeosafá,
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Fils de Salomon: Roboam. Abija, son fils; Asa, son fils; Josaphat, son fils;
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Fiul lui Solomon: Roboam. Abia, fiul său; Asa, fiul său; Iosafat, fiul său;
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Hijo de Salomón fue Roboam, cuyo hijo fue Abías, cuyo hijo fue Asa, cuyo hijo fue Josafat
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Ja Salomon poika oli Rehabeam; tämän poika Abia; tämän poika Aasa; tämän poika Joosafat;
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,솔로몬의 아들은 르호보암이요 그 아들은 아비야요 그 아들은 아사요 그 아들은 여호사밧이요
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Og Salomos sønn var Rehabeam; hans sønn Abia; hans sønn Asa; hans sønn Josafat;
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Salamonnak pedig fia volt Roboám; ennek fia Abija, ennek fia Asa, ennek fia Josafát.
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Salomonov sin pa je bil Roboam, tega sin Abija, tega sin Asa, tega sin Josafat,
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Salomos Sohn war Rehabeam; des Sohn war Abia; des Sohn war Asa; des Sohn war Josaphat;
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Salomos Søn Rehabeam, hans Søn Abija, hans Søn Asa, hans Søn Josafat,
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Salomos son var Rehabeam. Hans son var Abia; hans son var Asa; hans son var Josafat.
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Syn pak Šalomounův Roboám, Abiam syn jeho, Aza syn jeho, Jozafat syn jeho,
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Syn Salomonowy Roboam; Abiam syn jego, Aza syn jego, Jozafat syn jego.
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Υιος δε του Σολομωντος ητο ο Ροβοαμ, υιος τουτου ο Αβια, υιος τουτου ο Ασα, υιος τουτου ο Ιωσαφατ,
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,А Соломонов син бе Ровоам; негов син, Авия; негов син, Аса; негов син, Иосафат;
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Сын Соломона Ровоам; его сын Авия, его сын Аса, его сын Иосафат,
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,ובן שלמה רחבעם אביה בנו אסא בנו יהושפט בנו׃
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,وابن سليمان رحبعام وابنه ابيا وابنه آسا وابنه يهوشافاط
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,所 羅 門 的 兒 子 是 羅 波 安 、 羅 波 安 的 兒 子 是 亞 比 雅 、 亞 比 雅 的 兒 子 是 亞 撒 、 亞 撒 的 兒 子 是 約 沙 法
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,所羅門 的 兒子 是 羅波安 、 羅波安 的 兒子 是 亞比雅 、 亞比雅 的 兒子 是 亞撒 、 亞撒 的 兒子 是 約沙法
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.Da Dronningen af Saba hørte Salomos Ry, kom hun for at prøve ham med Gåder.
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.Da dronningen av Saba hørte Salomos ry, som skyldtes Herrens navn, kom hun for å sette ham på prøve med gåter.
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.스바 여왕이 여호와의 이름으로 말미암은 솔로몬의 명예를 듣고 와서 어려운 문제로 저를 시험코자 하여
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.Ko pa je slišala kraljica v Sabi Salomonov sloves zaradi imena GOSPODOVEGA, ga je prišla izkušat z ugankami.
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.La regina di Saba, sentita la fama di Salomone, venne per metterlo alla prova con enigmi
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.Uslyševši pak královna z Sáby pověst o Šalomounovi a jménu Hospodinovu, přijela, aby zkusila jeho v pohádkách.
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.Царица Савская, услышав о славе Соломона во имя Господа, пришла испытать его загадками.
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.ומלכת שבא שמעת את שמע שלמה לשם יהוה ותבא לנסתו בחידות׃
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.وسمعت ملكة سبا بخبر سليمان لمجد الرب فاتت لتمتحنه بمسائل.
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.示 巴 女 王 聽 見 所 羅 門 因 耶 和 華 之 名 所 得 的 名 聲 、 就 來 要 用 難 解 的 話 、 試 問 所 羅 門
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.示巴女王 聽見 所羅門 因 耶和華 之 名 所得 的 名聲 、 就 來 要 用 難解 的 話 、 試問 所羅門
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Ahora pues, ven, déjame darte un consejo para que salves tu vida y la vida de tu hijo Salomón
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Ebbene, ti do un consiglio, perché tu salvi la tua vita e quella del tuo figlio Salomone
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Ik raad u aan uw eigen leven en dat van uw zoon Salomo te redden.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Jövel azért, hadd adjak néked tanácsot, hogy megmentsd a te életedet, és a te fiadnak, Salamonnak életét.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Kalau Sri Ratu ingin supaya Salomo dan Sri Ratu sendiri selamat, saya nasihatka
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.이제 나로 당신의 생명과 당신의 아들 솔로몬의 생명 구원할 계교 베풀기를 허락하소서
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Lad mig nu give dig et Råd, for at du kan redde dit eget og din søn Salomos Liv:
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.La mig nu få gi dig et råd, så du kan redde både ditt eget og din sønn Salomos liv!
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Men jag vill nu giva dig ett råd, för att du må kunna rädda ditt liv och din son Salomos liv.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Niin tule nyt, minä annan sinulle neuvon, että pelastat oman henkesi ja poikasi Salomon hengen.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Preto teraz poď, prosím, nech ti dám radu, a zachráň, svoj život i život svojho syna, Šalamúna.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Protož nyní poď, prosím, a dámť radu, kterouž vysvobodíš život svůj, i život syna svého Šalomouna.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Przetoż teraz pójdź proszę, dam ci radę, a zachowasz zdrowie twoje i zdrowie syna twego Salomona.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Sedaj pa pridi, daj, da ti svetujem, da bi rešila življenje sebi in sinu svojemu Salomonu.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.So komm nun, ich will dir einen Rat geben, daß du deine Seele und deines Sohnes Salomo Seele errettest.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Thế thì, bây giờ, hãy nghe; tôi sẽ cho bà một kế để bà cứu mạng sống mình và mạng sống của Sa-lô-môn.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Thế_thì , bây_giờ , hãy nghe ; tôi sẽ cho bà một kế để bà cứu_mạng sống mình và mạng sống của Sa-lô-môn .
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Vem, pois, agora e deixa-me dar-te um conselho, para que salves a tua vida, e a de teu filho Salomão.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Viens donc maintenant, je te donnerai un conseil, afin que tu sauves ta vie et la vie de ton fils Salomon.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Vino dar acum, şi-ţi voi da un sfat, ca să-ţi scapi viaţa ta şi viaţa fiului tău Solomon.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Сега, прочее, ела, моля, да те съветвам, за да избавиш своя живот и живота на сина си Соломона.
‹‹Şimdi izin ver de sana kendi canınla oğlun Süleymanın canını nasıl kurtaracağına ilişkin öğüt vereyim.Теперь, вот, я советую тебе: спасай жизнь твою и жизнь сына твоегоСоломона.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod