(Süleyman Hüdhüd'e) dedi ki: Doğru mu söyledin, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız.(Solomon) said: 'We shall see if you speak the truth or you are a liar.
"Mektup Süleyman'dandır, rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla (başlamakta) dır."It is from Solomon, and (says): 'In the name of Allah, Ar-Rahman, Ar-Rahim.
(Elçiler, hediyelerle) Süleyman'a gelince şöyle dedi: Siz bana mal ile yardım mı ediyorsunuz?So, when the envoys came to Solomon he said: "Do you wish to increase my wealth?
(Süleyman şöyle dedi): Bize daha önce (Allah'tan) bilgi verilmiş ve biz müslüman olmuştuk.We had come to have knowledge and already submitted."
Süleyman ne güzel bir kuldu! Doğrusu o, daima Allah'a yönelirdi.We bestowed Solomon on David who was an excellent devotee, for he turned to God in penitence.
Süleyman: Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver.Saying: "O Lord, forgive me, and give me such a dominion as none will merit after me.
Çağlayarak akan sular,Gushing water,
Yeryüzünde haşmetli dağlar yarattık, sizlere tatlı sular içirdik..And placed in it lofty and broad stablisers, and gave you sweet water to drink?
Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.And We sent down rain from water-laden clouds pouring in torrents
Ve sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu.And the water subsided, and the decree was accomplished.
"Yahut, bağının suyu yerin dibine çekilir de bir daha suyunu çıkarıp bağını sulayamazsın."Or else of a morning its water may sink underground, and you will not find a trace of it."
And olsun biz insanı, çamurdan, bir sülâleden (süzülüp çıkarılmış çamurdan) yarattık.We created man from the finest extract of clay,
(Süleyman) Kuşları gözden geçirdikten sonra şöyle dedi: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum?When he reviewed the Tair, he said: "How is it I do not see Hud-hud?
(Süleyman Hüdhüd'e) dedi ki: "Doğru mu söyledin, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız."(Solomon) said: 'We shall see if you speak the truth or you are a liar.
"Mektup Süleyman'dandır, Rahmân ve Rahîm Allah'ın adıyla (başlamakta)dır. "It is from Solomon, and (says): 'In the name of Allah, Ar-Rahman, Ar-Rahim.
(Elçiler, hediyelerle) gelince Süleyman şöyle dedi: "Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz?So, when the envoys came to Solomon he said: "Do you wish to increase my wealth?
Süleyman'ın emrine de rüzgarı verdik.We (subjugated) the wind to Solomon.
Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Süleyman ne güzel kuldu. Çünkü o seslice tesbih edip Allah'a yönelirdi.We bestowed Solomon on David who was an excellent devotee, for he turned to God in penitence.
Andolsun ki Süleyman'ı imtihan da ettik ve tahtının üzerine bir ceset bıraktık.We surely tried Solomon, and placed another body on his throne.
Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.And We opened up the springs of the earth; and the waters met for a decreed end.
Fışkıran sular.Gushing water,
Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.When the water rose in flood, We bore you in the ark,
Denizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde),When the oceans surge and swell,
O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar.Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
Elçi Süleyman'a gelince o, elçiye: “Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz?So, when the envoys came to Solomon he said: "Do you wish to increase my wealth?
Süleyman'ın huzuruna girince ona: “Senin tahtın da böyle midir?” diye soruldu.When she arrived, they asked her: "Is your throne like this?"
Süleyman: “Bu, sırçadan yapılmış şeffaf bir saraydır.”(Solomon) told her: "This is paved with tiles of glass."
Süleyman'ın emrine de rüzgârı verdik.We (subjugated) the wind to Solomon.
Biz Süleyman'ı denemeye tâbi tuttuk ve tahtının üzerine bir cesed bıraktık.We surely tried Solomon, and placed another body on his throne.
Bu böyledir! İşte tatsınlar bakalım o kaynar suları ve irinleri!There will be boiling water for them and cold, clammy, fetid drink to taste,
Şarıl şarıl akan sular... [47,15]Gushing water,
Onlar kızgın ateşte ve kaynar sularda...Will be in the scorching wind and boiling water,
Oradan sularını, otlaklarını çıkardı.He brought out its water and its pastures from it,
"O, Süleyman'dandır, ve o, 'Rahman ve Rahim ALLAH'ın İsmiyle' dir"It is from Solomon, and (says): 'In the name of Allah, Ar-Rahman, Ar-Rahim.
(Elçi) geldiğinde Süleyman kendisine şunları dedi, "Siz bana para ve mal mı vermek istiyorsunuz?So, when the envoys came to Solomon he said: "Do you wish to increase my wealth?
(Süleyman) dedi ki, "Bu, kristalle döşenmiş bir salondur."(Solomon) told her: "This is paved with tiles of glass."
Davud'a, Süleyman'ı verdik. İyi bir kuldu, (Tanrı'ya) sürekli yönelen biriydi.We bestowed Solomon on David who was an excellent devotee, for he turned to God in penitence.
Bunun üzerine göğün kapılarını boşanan sularla açtık.And We opened up the flood gates of the sky with water pouring down in torrents,
Yerden de pınarlar fışkırttık. Nihayet sular, daha önce belirlenmiş seviyeye ulaştılar.And We opened up the springs of the earth; and the waters met for a decreed end.
Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik, (Süleyman) ne güzel kuldu!And We bestowed Sulaiman to Dawud; what an excellent bondman!
(Elçi hediyelerle) Süleyman'a geldiği zaman: "Sizler bana mal ile yardımda mı bulunmak istiyorsunuz?So when the envoy came to Sulaiman, he said, “Are you helping me with wealth?
Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. O, ne güzel kuldu.And We bestowed Sulaiman to Dawud; what an excellent bondman!
Davud'a Süleyman'ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu!And We bestowed Sulaiman to Dawud; what an excellent bondman!
Süleyman: "Rabbim!He said, “My Lord!
"Bizim size karşı bir sultamız yoktu. İşin esası şu ki siz azmış bir topluluktunuz."“And we did not have any control over you; but in fact you yourselves were rebellious.”
Biz Davud'a Süleyman'ı verdik. Süleyman ne güzel bir kuldu!And We bestowed Sulaiman to Dawud; what an excellent bondman!
Süleyman: Rabbim!He said, “My Lord!
Bir de Davud'a Süleyman'ı bahşettik. Süleyman ne güzel kuldu.And We bestowed Sulaiman to Dawud; what an excellent bondman!
Süleyman: "Ey Rabbim!He said, “My Lord!
O hükmü Süleyman'a bellettik. Onların hepsine de hükümdarlık ve bilgi verdik.and We made Solomon to understand it, and unto each gave We judgment and knowledge.
(Süleyman) "O, cilalı, şeffaf sırçadandır" dedi.He said, 'It is a pavilion smoothed of crystal.
Biz bunu (hükmü) Süleyman’a kavrattık, her birine hüküm ve ilim verdik.and We made Solomon to understand it, and unto each gave We judgment and knowledge.
Süleyman'a bu meselenin hükmünü bildirmiştik; her birine hüküm ve ilim verdik.and We made Solomon to understand it, and unto each gave We judgment and knowledge.
Süleyman: "Doğrusu bu camdan yapılmış mücella bir salondur" dedi. Melike: "Rabbim!But when she saw it, she supposed it was a spreading water, and she bared her legs.
Süleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti.Return them to me!'
Dilersek sulara boğarız onları da ne bir imdatlarına yeten olur, ne de kurtarılır onlar.and if We will, We drown them, then none have they to cry to, neither are they delivered,
"Kuşkusuz, benim kullarım üzerinde senin hiçbir sultan olmayacaktır."'Surely over My servants thou shalt have no authority.'
Onu Süleyman'a derhal kavrattık. Her birine hükümdarlık ve bilgi verdik.and We made Solomon to understand it, and unto each gave We judgment and knowledge.
Süleyman dedi ki: "O, cilalı sırçadan yapılmış bir parlak avlu/zemindir."But when she saw it, she supposed it was a spreading water, and she bared her legs.