Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Δεν ειχον ειρηνην ουδε αναπαυσιν ουδε ησυχιαν οργη επηλθεν επ' εμε.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Не бях на мир, нито на покой, нито в охолност; Но пак смущение ме нападна.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Нет мне мира, нет покоя, нет отрады: постигло несчастье.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››לא שלותי ולא שקטתי ולא נחתי ויבא רגז׃
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››لم اطمئن ولم اسكن ولم استرح وقد جاء الرجز
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››我 不 得 安 逸 、 不 得 平 靜 、 也 不 得 安 息 . 卻 有 患 難 來 到
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››我 不 得 安逸 、 不 得 平靜 、 也 不 得 安息 . 卻有 患難 來到
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.A mulher aprenda em silêncio com toda a submissão.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Az asszony csendességben tanuljon teljes engedelmességgel.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Ðờn bà phải yên lặng mà nghe dạy, lại phải vâng phục mọi đàng.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Ðờn bà phải yên_lặng mà nghe dạy , lại phải vâng phục mọi đàng .
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Ein Weib lerne in der Stille mit aller Untertänigkeit.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.En Kvinde bør i Stilhed lade sig belære, med al Lydighed;
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.En kvinne skal la sig lære i stillhet, med all lydighet;
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Femeia să înveţe în tăcere, cu toată supunerea.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.여자는 일절 순종함으로 종용히 배우라
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Kvinnan bör i stillhet låta sig undervisas och därvid helt underordna sig.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.La donna impari in silenzio, con tutta sottomissione
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.La mujer aprenda en silencio, con toda sujeción
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Niewiasta niech się uczy w milczeniu ze wszelkiem poddaństwem.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Oppikoon nainen hiljaisuudessa, kaikin puolin alistuvaisena;
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Que la femme écoute l`instruction en silence, avec une entière soumission.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Vrouwen moeten nederig zijn en rustig luisteren naar wat hun geleerd wordt.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Wanita harus belajar dengan berdiam diri dan patuh
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Žena ať se učí mlčeci, ve všeliké poddanosti.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Žena naj se na tihem uči v vsej podložnosti.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Žena nech sa v tichosti učí s celou poddanosťou.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Η γυνη ας μανθανη εν ησυχια μετα πασης υποταγης
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Жена да учится в безмолвии, со всякою покорностью;
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.Жінка мовчки нехай вчить ся усякої покори.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.(защото човек ако не знае да управлява своя си дом, как ще се грижи за Божията църква?)
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.האשה תלמד דומם בכל הכנעה׃
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.لتتعلّم المرأة بسكوت في كل خضوع.
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.女 人 要 沉 靜 學 道 、 一 味 的 順 服
Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.女人 要 沉靜 學道 、 一味 的 順服
Sanatçının eserlerinde hep sükunet duygusu hakim, ulvi düşüncelere dalmış figürler var.Takže myslíš, že Friedrich chtěl, aby jeho malba byla vnímána v tichosti, individuálně? Myslím, že ano.
Sükûnet, çok ama çok değerli bir sestir.Cisza to bardzo cenny dźwięk.
Sükûnet, çok ama çok değerli bir sestir.Il silenzio è un suono molto, molto prezioso.
Sükûnet, çok ama çok değerli bir sestir.Im lặng là một âm thanh rất, rất giá trị
Sükûnet, çok ama çok değerli bir sestir.Le silence est un son vraiment très précieux.
Sükûnet, çok ama çok değerli bir sestir.Liniștea e un sunet extrem de valoros.
Sükûnet, çok ama çok değerli bir sestir. Tatlının üstündeki şerbet gibi. Kulaklarınızı yeniler.El silencio es un sonido muy valioso; es un poco como el sorbete en una comida, como si reiniciara sus oídos.
Sükûnet, çok ama çok değerli bir sestir.הדממה היא צליל שערכו רב מאד.
Tablonun en beğendiğim yanlarından biri de ressamın yakalamayı başardığı ciddiyet ve sükunet duygusu.Стилістично, для мене найважливіше відчуття тиші і серйозності, яке передає Фра Анжеліко.
Yüzdeki sükunet ifadesi, asaletin bir göstergesi olarak algılanıyor o dönemde.lancio del disco. Che nobiltà, calma in faccia è un segno di una nobiltà dell'essere umano.
Yüzdeki sükunet ifadesi, asaletin bir göstergesi olarak algılanıyor o dönemde.Tato vznešenost a klid ve tváři jsou znaky ušlechtilosti lidské bytosti.
Yüzdeki sükunet ifadesi, asaletin bir göstergesi olarak algılanıyor o dönemde.Та шляхетність, спокій на обличчі - прояв шляхетності людини загалом.
Yüzdeki sükunet ifadesi, asaletin bir göstergesi olarak algılanıyor o dönemde.Эта сдержанность, спокойствие на лице дискобола символизирует человеческое благородство.
Yüzdeki sükunet ifadesi, asaletin bir göstergesi olarak algılanıyor o dönemde.وهنا في لحظة إطلاق القرص. إن النبالة و الهدوء الذان يبدوان في الوجه يعتبران إشارة لنبالة الإنسان.