sözlerin ile cümle
sözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Ne zamana dek beni üzecek, Sözlerinizle ezeceksiniz?Wie lange plagt ihr doch meine Seele und peinigt mich mit Worten?
‹‹Ne zamana dek beni üzecek, Sözlerinizle ezeceksiniz?Εως ποτε θελετε θλιβει την ψυχην μου, και θελετε με κατασυντριβει με λογους;
‹‹Ne zamana dek beni üzecek, Sözlerinizle ezeceksiniz?До кога ще оскърбявате душата ми, И ще ме съкрушавате с думи?
‹‹Ne zamana dek beni üzecek, Sözlerinizle ezeceksiniz?доколе будете мучить душу мою и терзать меня речами?
‹‹Ne zamana dek beni üzecek, Sözlerinizle ezeceksiniz?עד אנה תוגיון נפשי ותדכאונני במלים׃
‹‹Ne zamana dek beni üzecek, Sözlerinizle ezeceksiniz?حتى متى تعذبون نفسي وتسحقونني بالكلام.
‹‹Ne zamana dek beni üzecek, Sözlerinizle ezeceksiniz?你 們 攪 擾 我 的 心 、 用 言 語 壓 碎 我 、 要 到 幾 時 呢
‹‹Ne zamana dek beni üzecek, Sözlerinizle ezeceksiniz?你 們攪擾 我 的 心 、 用 言語壓 碎 我 、 要到 幾時 呢
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Até quando falarás tais coisas, e até quando serão as palavras da tua boca qual vento impetuoso?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Dokedy budeš hovoriť také veci, a dokedy budú slová tvojich úst ako víchor?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Doklej še boš tako govoril in doklej bodo besede tvoje kakor silovit veter?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Dokudž mluviti budeš takové věci, a slova úst tvých budou jako vítr násilný?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Fino a quando dirai queste cose e vento impetuoso saranno le parole della tua bocca
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.--¿Hasta cuándo hablarás tales cosas, y las palabras de tu boca serán viento impetuoso
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi."Hoe lang ga je zo nog door, Job, en blaas je woorden uit als een stormwind?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Huru länge vill du hålla på med sådant tal och låta din muns ord komma såsom en väldig storm?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi."Hvor længe taler du så, hvor længe skal Mundens Uvejr rase?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Hvor lenge vil du tale så? Hvor lenge skal din munns ord være som et veldig vær?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Jusqu`à quand veux-tu discourir de la sorte, Et les paroles de ta bouche seront-elles un vent impétueux?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.네가 어느 때까지 이런 말을 하겠으며 어느 때까지 네 입의 말이 광풍과 같겠는가
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi."Kuinka kauan sinä senkaltaisia haastat ja suusi puheet ovat kuin raju myrsky?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Meddig szólasz még efféléket, és lesz a te szádnak beszéde sebes szél?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Ông sẽ nói các điều ấy đến bao giờ, Và lời của miệng ông sẽ giống như gió bão đến chừng nào?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Ông sẽ nói các điều ấy đến bao_giờ , Và lời của miệng ông sẽ giống như gió bão đến chừng nào ?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.,,Pînă cînd vrei să vorbeşti astfel, şi pînă cînd vor fi cuvintele gurii tale ca un vînt puternic?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Pokądże rzeczy takowe mówić będziesz? a pokąd będą słowa ust twoich jako wiatr gwałtowny?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Wie lange willst du solches reden und sollen die Reden deines Mundes so einen stolzen Mut haben?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.Εως ποτε θελεις λαλει ταυτα; και οι λογοι του στοματος σου θελουσιν εισθαι ως ανεμος σφοδρος;
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.До кога ще говориш така, И думите на устата ти ще бъдат като силен вятър?
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.долго ли ты будешь говорить так? – слова уст твоих бурный ветер!
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.עד אן תמלל אלה ורוח כביר אמרי פיך׃
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.الى متى تقول هذا وتكون اقوال فيك ريحا شديدة.
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.這 些 話 你 要 說 到 幾 時 . 口 中 的 言 語 如 狂 風 要 到 幾 時 呢
‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Sözlerin sert rüzgar gibi.這些話 你 要 說到 幾時 . 口中 的 言語如 狂風 要 到 幾時 呢
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.A toho dňa už počujú hluchí slová knihy, a oči slepých prezrú z mrákavy tmy.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.In tisti dan bodo glušci slišali besede pisma, in iz mraka in teme bodo videle slepcev oči.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.În ziua aceea, surzii vor auzi cuvintele cărţii, şi ochii orbilor, izbăviţi de negură şi întunerec, vor vedea.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.I uslyší v ten den hluší slova knihy, a z mrákoty a tmy oči slepých prohlédnou.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.I usłyszą dnia onego głusi słowa ksiąg, a z mroku i z ciemności oczy ślepych patrzać będą.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.그 날에 귀머거리가 책의 말을 들을 것이며 어둡고 캄캄한 데서 소경의 눈이 볼 것이며
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.Og på den dag skal de døve høre bokens ord, og ut fra mulm og mørke skal de blindes øine se,
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.På hin Dag hører de døve Skriftord, og friet fra Mulm og Mørke kan blindes Øjne se.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.Sinä päivänä kuurot kuulevat kirjan sanat, ja sokeiden silmät näkevät vapaina synkeästä pimeydestä.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.Trong ngày đó , kẻ điếc sẽ nghe những lời trong sách ; con mắt của kẻ đui sẽ xem thấy từ sự tối_tăm mù_mịt .
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.Trong ngày đó, kẻ điếc sẽ nghe những lời trong sách; con mắt của kẻ đui sẽ xem thấy từ sự tối tăm mù mịt.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.И в оня ден глухите ще чуят думи като се четат из книга, И очите на слепите ще прогледат из мрака и тъмнината.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.И в тот день глухие услышат слова книги, и прозрят из тьмы и мрака глаза слепых.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.ושמעו ביום ההוא החרשים דברי ספר ומאפל ומחשך עיני עורים תראינה׃
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.ويسمع في ذلك اليوم الصم اقوال السفر وتنظر من القتام والظلمة عيون العمي
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.那 時 、 聾 子 必 聽 見 這 書 上 的 話 . 瞎 子 的 眼 、 必 從 迷 矇 黑 暗 中 得 以 看 見
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.那時 、 聾子 必聽見這書 上 的 話 . 瞎子 的 眼 、 必從迷矇 黑暗 中 得以 看見
"O kadar incindim ve ağladım ki, fakat içimde bir şey, onun sözlerine rağmen bunu yapmak istiyordu."Annyira fájt, hogy sírtam egy kicsit, de valami arra késztetett, hogy a szavai ellenére megcsináljam.
"O kadar incindim ve ağladım ki, fakat içimde bir şey, onun sözlerine rağmen bunu yapmak istiyordu."Dat deed zo veel pijn, en ik heb geweend, maar diep van binnen wilde ik dit doen, ondanks zijn woorden.
"O kadar incindim ve ağladım ki, fakat içimde bir şey, onun sözlerine rağmen bunu yapmak istiyordu."Det gjorde så ont och jag grät litet grann men någonting inuti mig ville göra det här trots vad han sa.
"O kadar incindim ve ağladım ki, fakat içimde bir şey, onun sözlerine rağmen bunu yapmak istiyordu."Fiquei muito magoada, e derramei umas lágrimas, "mas eu queria fazer isto, apesar das suas palavras.
"O kadar incindim ve ağladım ki, fakat içimde bir şey, onun sözlerine rağmen bunu yapmak istiyordu."Hal itu sangat menyakitkan, dan saya menangis, namun sesuatu dalam diri saya tetap ingin melakukan hal ini.
"O kadar incindim ve ağladım ki, fakat içimde bir şey, onun sözlerine rağmen bunu yapmak istiyordu."제게 상처가 되었고, 저는 눈물도 났지만, 하지만 남편의 말에도 불구하고 이것을 꼭 하고 싶다는 의지가 있었습니다.
"O kadar incindim ve ağladım ki, fakat içimde bir şey, onun sözlerine rağmen bunu yapmak istiyordu."Me dolió mucho, y rodaron algunas lágrimas, pero algo dentro de mí quería hacer esto a pesar de sus palabras.
"O kadar incindim ve ağladım ki, fakat içimde bir şey, onun sözlerine rağmen bunu yapmak istiyordu."Mi fece davvero male, mi fece piangere, ma qualcosa dentro di me voleva farlo nonostante le sue parole.
"O kadar incindim ve ağladım ki, fakat içimde bir şey, onun sözlerine rağmen bunu yapmak istiyordu."Tak ma to zranilo, že som si poplakala, ale niečo vo mne to chcelo urobiť napriek jeho slovám.