sözlere ile cümle
sözlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.Men Jesus hørte det ord som blev sagt, og sa til synagoge-forstanderen: Frykt ikke, bare tro!
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.Men när Jesus märkte vad som talades, sade han till synagogföreståndaren: »Frukta icke, tro allenast.»
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.Nhưng Ðức Chúa Jêsus chẳng màng đến lời ấy, phán cùng cai nhà hội rằng: Ðừng sợ, chỉ tin mà thôi.
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.Nhưng_Ðức_Chúa_Jêsus chẳng màng đến lời ấy , phán cùng cai nhà hội rằng : Ðừng sợ , chỉ tin mà thôi .
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.O que percebendo Jesus, disse ao chefe da sinagoga: Não temas, crê somente.
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.Ο δε Ιησους, ευθυς οτε ηκουσε τον λογον λαλουμενον, λεγει προς τον αρχισυναγωγον Μη φοβου, μονον πιστευε.
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.А Исус, като дочу думата, която говореха, каза на началника на синагогата: Не бой се, само вярвай.
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.Ісус же, почувши сказане слово, рече зараз школьному старшинї: Не лякайсь, тільки віруй.
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.Но Иисус, услышав сии слова, тотчас говорит начальнику синагоги: не бойся, только веруй.
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.וכשמע ישוע את הדבר אשר דברו ויאמר אל ראש הכנסת אל תירא רק האמינה׃
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.فسمع يسوع لوقته الكلمة التي قيلت فقال لرئيس المجمع لا تخف. آمن فقط.
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.耶 穌 聽 見 所 說 的 話 、 就 對 管 會 堂 的 說 、 不 要 怕 . 只 要 信
İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, ‹‹Korkma, yalnız iman et!›› dedi.耶穌聽見 所 說的話 、 就 對 管 會堂 的說 、 不 要 怕 . 只要信
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Agrave-se o serviço sobre esses homens, para que se ocupem nele e não dêem ouvidos a palavras mentirosas.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Hãy gán công việc nặng cho chúng nó, hầu cho chúng nó mắc công việc, chẳng xiêu về lời giả dối nữa.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Hãy gán công_việc nặng cho chúng_nó , hầu cho chúng_nó mắc_công việc , chẳng xiêu về lời giả_dối nữa .
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››그 사람들의 고역을 무겁게 함으로 수고롭게 하여 그들로 거짓말을 듣지 않게 하라
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Laat ze maar zweten. Dan zullen zij het wel afleren te luisteren naar de leugens van Mozes en Aäron!"
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Legg tungt arbeid på disse mennesker, så de har nok med det og ikke hører efter løgnaktige ord!
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Man drücke die Leute mit Arbeit, daß sie zu schaffen haben und sich nicht kehren an falsche Rede.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Nech ťažko dolieha robota na tých mužov, a nech pracujú v nej, aby nedbali na falošné slová.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Nechť se přitíží robot mužům těm; a nechť pracují v nich, aby se neohlédali na slova lživá.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Nehezíttessék meg a szolgálat ezeken az embereken, hogy azzal legyen dolguk és ne hajtsanak hazug szóra.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Niech się przyczyni roboty mężom tym, a niech ją wykonywają, aby nie ufali słowom kłamliwym.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Pesi dunque il lavoro su questi uomini e vi si trovino impegnati; non diano retta a parole false!»
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Să se dea mult de lucru oamenilor acestora, ca să aibă de lucru, şi să nu mai umble după năluci.``
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Strengt Arbejde skal de Mennesker have, for at de kan være optaget deraf og ikke af Løgnetale."
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Težavna bodi služba tem ljudem, da bodo imeli dosti opravila in ne bodo pazili na lažnive besede!
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››дать им больше работы, чтоб они работали и не занимались пустыми речами.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Нека се възлагат още по-тежки работи на тия човеци, за да се трудят с тях; и да не внимават на лъжливите думи.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››תכבד העבדה על האנשים ויעשו בה ואל ישעו בדברי שקר׃
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››ليثقل العمل على القوم حتى يشتغلوا به ولا يلتفتوا الى كلام الكذب.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››你 們 要 把 更 重 的 工 夫 加 在 這 些 人 身 上 、 叫 他 們 勞 碌 、 不 聽 虛 謊 的 言 語
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››你 們要 把 更 重 的 工夫 加在 這些 人 身上 、 叫 他 們勞碌 、 不 聽虛謊 的 言語
Kurtuluşa ermiş olanların hepsi bunu çok iyi biliyorlar, ve kalpleri bu sözlere bayılıyor.Az összes megszabadult lény pontosan tudja, miről beszélek, és a szívük mélyén szeretik ezeket a szavakat.
Kurtuluşa ermiş olanların hepsi bunu çok iyi biliyorlar, ve kalpleri bu sözlere bayılıyor.Todos esos que están liberados saben exactamente, y sus corazones aman estas palabras.
Kurtuluşa ermiş olanların hepsi bunu çok iyi biliyorlar, ve kalpleri bu sözlere bayılıyor.Tous ceux qui sont libérés le savent exactement, et leur cœur aime ces paroles.
Kurtuluşa ermiş olanların hepsi bunu çok iyi biliyorlar, ve kalpleri bu sözlere bayılıyor.Tutti coloro che sono liberi sanno esattamente, e il loro cuore ama queste parole.
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.A byłci Mojżesz wiernym we wszystkim domu jego, jako sługa, na świadectwo tego, co potem miało być mówione.
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.A Mojžiš pravda bol verný v celom jeho dome, jako služobník, na svedoctvo toho, čo malo byť hovorené:
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.A Mojžíš zajisté věrný byl v celém domě jeho, jako služebník, na osvědčení toho, což potom mělo mluveno býti.
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.또한 모세는 장래의 말할 것을 증거하기 위하여 하나님의 온 집에서 사환으로 충성하였고
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Moisés fue fiel como siervo en toda la casa de Dios, para dar testimonio de lo que se había de decir después
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Mózes is hû volt ugyan az õ egész házában, mint szolga, a hirdetendõknek bizonyságára,
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Og Moses var vel tro i hele hans Hus, som en Tjener, til Vidnesbyrd om, hvad der skulde tales;
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.og Moses var vel tro i hele hans hus som tjener til å vidne om det som skulde tales,
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Und Mose war zwar treu in seinem ganzen Hause als ein Knecht, zum Zeugnis des, das gesagt sollte werden,
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Και ο μεν Μωυσης υπηρξε πιστος εις ολον τον οικον αυτου ως θεραπων, εις μαρτυριαν των λαληθησομενων,
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Защото ние участвуваме в Христа, ако удържим твърдо до край първоначалната си увереност:
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.И Моисей верен во всем доме Его, как служитель, для засвидетельствования того, что надлежало возвестить;
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.І Мойсей же вірен у всьому домі Його, яко слуга, на сьвідченнє тому, що мало глаголатись;
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.והן משה נאמן בכל ביתו כעבד לעדות העמדות להאמר׃
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.وموسى كان امينا في كل بيته كخادم شهادة للعتيد ان يتكلم به.
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.摩 西 為 僕 人 、 在 神 的 全 家 誠 然 盡 忠 、 為 要 證 明 將 來 必 傳 說 的 事
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.摩西 為 僕人 、 在 神 的 全 家 誠然盡忠 、 為要 證明 將來 必 傳說 的 事
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Aber der König der Kinder Ammon erhörte die Rede Jephthahs nicht, die er zu ihm sandte.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ale nepočul kráľ synov Ammonových na slová Jeftu, ktoré poslal k nemu.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ale nie usłuchał król synów Ammonowych słów Jeftego, które wskazał do niego.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ali kralj Amonovih sinov ni poslušal Jeftovih besed, ki mu jih je sporočil.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Contudo o rei dos amonitas não deu ouvidos � mensagem que Jefté lhe enviou.