sözleşmeyi ile cümle

sözleşmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ardından sözleşmeyi imzaladı ve resmî olarak Styles'ın SummerSlam'deki rakibi oldu.Joe a ensuite signé le contrat, faisant ainsi de lui le challenger officiel pour le titre à SummerSlam.
Sözleşmeyi imzaladığı için pişmandır.Il finit par signer le contrat.
Carmella çantasındaki sözleşmeyi yatırır gibi olsa da yatırmadı.Carmella n'utilise pas sa mallette.
Yasal sözleşmeyi Bob'a imzalatan Alice, bu imzayı sahte sözleşmeye ekler.Elle montre la version du contrat équitable à Bob pour qu’il le signe.
Styles, ikinci sözleşmeyi seçti.Oreste a choisi la deuxième voie.
Ayrıca bu sözleşmeyi imza etmemiş ülkeler hükümler tarafından bağlanmamaktadır.Autrement dit, même l'époux qui n'a pas contracté est engagé par le contrat.
7 ülke daha Sözleşmeyi imzalamış, ancak henüz onaylamamıştır.Quatre États l'ont signée mais pas encore ratifiée.
Sözleşmeyi imzaladığı için pişmandır.Acepta cumplir el contrato.
İki ülke de sözleşmeyi imzalamış ancak henüz yürürlüğe sokmamıştır.Ambas pidieron que los dos se unieran a ellas, sin embargo no se les permitió el paso.
Yasal sözleşmeyi Bob'a imzalatan Alice, bu imzayı sahte sözleşmeye ekler.Una vez que Bob la firma, Alice toma la firma y se la adjunta al contrato fraudulento.
Böylece, sözleşmeyi bu tarihe dek imzalamamış olan ülkeler yalnızca taraf olabilmektedirler.Da allora, gli Stati che non hanno firmato il trattato ora possono solo aderirvi.
Ertesi gün, 2018 yılına kadar olan sözleşmeyi imzaladı ve bonserviside 45 Milyon Euro olarak belirlendi.Due giorni dopo ha firmato con il club fino al 2022, con una clausola rescissoria da 45 milioni di euro.
Böylece, sözleşmeyi bu tarihe dek imzalamamış olan ülkeler yalnızca taraf olabilmektedirler.После этой даты, государства, которые не подписывали соглашение, могут только присоединиться к нему.
Japon kulübü Alpay'ın disiplin sorunları nedeniyle yapılan sözleşmeyi iptal etti.Японский клуб аннулировал свой контракт из-за этих дисциплинарных проблем.
Styles, ikinci sözleşmeyi seçti.Стюарт выбрал второй вариант.
Rousey, Triple H'i masaya vurdu ve ardından Stephanie'den tokat yedikten sonra sözleşmeyi imzaladı.Ронда бросила Triple H на стол, но тут же получила пощёчину от Стефани.
23 Haziran 2014 tarihinde Kairat ile 2016 yılının sonuna kadar süren sözleşmeyi imzaladı.В июне 2014 года подписал контракт до конца 2016 года с «Кайратом».
Sözleşmeyi imzaladığı için pişmandır.توافق فتون على توقيع العقد.
Aralık ayında sözleşmeyi Norveç ve İsveç de imzaladı.الاتحاد بين السويد والنرويج وقع في ديسمبر.
Sözleşmeyi şu ana dek onayan ülke sayısı 140'tır.عدد الدول التي صدقت على الاتفاقية حاليا 146.
Bununla beraber, ilk albümlerinin basımından kısa bir süre sonra Sony sözleşmeyi bitirir.ومع ذلك، قبل وقت قصير من الافراج عن الألبوم الأول، سوني إنهاء العقد المبرم بينهما.
Sözleşmeyi imzaladığı için pişmandır.Afirmou após assinar o contrato.
İki ülke de sözleşmeyi imzalamış ancak henüz yürürlüğe sokmamıştır.Um acordo para unir os dois países também foi assinado, embora não fosse implementado.
Rousey, Triple H'i masaya vurdu ve ardından Stephanie'den tokat yedikten sonra sözleşmeyi imzaladı.Rousey jogou Triple H em uma mesa e foi esbofeteada por Stephanie antes de assinar seu contrato eventualmente.
Ardından sözleşmeyi imzaladı ve resmî olarak Styles'ın SummerSlam'deki rakibi oldu.Joe então assinou o contrato para fazer a luta com Styles pelo título oficial para o SummerSlam.
Başvuran kurum sözleşmeyi teyit eder ve başvuru ücretini yatırır.O devedor então será informado sobre a existência do protesto e providenciar o pagamento.
Styles, ikinci sözleşmeyi seçti.Tracy escolhe a segunda opção.
Sözleşmeyi imzaladığı için pişmandır.Zijne Eminentie ondertekent het contract.
Aralık 2012'de Beşiktaş ile sezon sonuna kadar sürecek bir sözleşmeyi imzaladı.Hier tekende hij in december 2014 een contract voor de rest van het seizoen.
Belki de bu sayede Lockheed’ in sözleşmeyi imzalamasına yardımcı olmuştur.Hem werd door Lockheed verteld dat hij dit kon compenseren met zijn onkostenvergoeding.
Epikür de toplumsal sözleşmeyi oldukça benimsemiş bir filozoftu.Uiteraard sloot dit naadloos aan bij de filosofie van één samenhangend openbaar vervoernetwerk.
Ancak, Styles eşinin kolej planlarından dolayı bu sözleşmeyi reddetti.Styles odmówił podpisania go ze względu na plany studiów swojej żony.
Resmî sözleşmeyi 7 Temmuz 2014 tarihinde imzalamıştır.Umowę na realizację inwestycji podpisano 7 listopada 2014.
Sözleşmeyi imzaladığı için pişmandır.Ogłoszenie o zamiarze zawarcia umowy.
İki ülke de sözleşmeyi imzalamış ancak henüz yürürlüğe sokmamıştır.Plany dotyczą również pozostałych dwóch trybun, ale pracę nad nimi jeszcze się nie rozpoczęły.
Dominik Cumhuriyeti ise sözleşmeyi imzalamış ancak onamamıştır.Ett land, Dominikanska republiken, har endast skrivit under men ej ratificerat konventionen.
Bununla beraber, ilk albümlerinin basımından kısa bir süre sonra Sony sözleşmeyi bitirir.Однак, незадовго до релізу їхнього першого альбому, Sony розірвав контракт.
Yasal sözleşmeyi Bob'a imzalatan Alice, bu imzayı sahte sözleşmeye ekler.Poté co Bob podepsal správný kontrakt, Alice vezme podpis a připojí jej k falešnému kontraktu.
Sözleşmeyi imzaladığı için pişmandır.Pácala na dodržení smlouvy.
Bu sözleşmeyi ımzaladıkdan kısa bir süre sonra Darley Poe'nun "Altın Böcek" hikâyesini resimlendirdi.Krátce po této ukázce hněvu byla nalezena Darth Baneem.
Styles, ikinci sözleşmeyi seçti.Stangl si vybral druhou možnost.
Ertesi gün, 2018 yılına kadar olan sözleşmeyi imzaladı ve bonserviside 45 Milyon Euro olarak belirlendi.O 2 dny později podepsal novou smlouvu do roku 2022 s výstupní klauzulí, která činí 45 milionů Euro.
Bununla beraber, ilk albümlerinin basımından kısa bir süre sonra Sony sözleşmeyi bitirir.La scurt timp după lansarea primului lor album, Sony a terminat contractul.
Bu sözleşmeyi ımzaladıkdan kısa bir süre sonra Darley Poe'nun "Altın Böcek" hikâyesini resimlendirdi.La scurt timp după semnarea acestui contract, Darley i-a ilustrat lui Poe povestirea „Cărăbușul de aur”.
7 ülke daha Sözleşmeyi imzalamış, ancak henüz onaylamamıştır.További 13 ország aláírta, de még nem ratifikálta az egyezményt.
2 Mart 2012'de kendisini profesyonel yapan sözleşmeyi imzaladı.2012. március 2-án hivatalosan is EU-tagjelölt lett.
Sözleşmeyi imzaladığı için pişmandır.Hän on saanut valtuutuksen sopimuksen tekemiseen.
Bugüne dek 150 ülke tarafından imzalanan sözleşmeyi Türkiye 2006 yılında tanımıştır.Palestiinan on toistaiseksi tunnustanut 138 maata.
Ayrıca bu sözleşmeyi imza etmemiş ülkeler hükümler tarafından bağlanmamaktadır.Tämä koskee myös maita, jotka eivät ole allekirjoittaneet yleissopimuksia.
Sözleşmeyi şu ana dek onayan ülke sayısı 140'tır.Tällä hetkellä sopimuksen ratifioineita maita on yhteensä neljäkymmentä.
Jackson bu çatışmaları, sözleşmeyi erken sona erdirmek için bir sebep olarak kullanabilirdi.Ο Τζάκσον χρησιμοποιήσει αυτές τις διαφωνίες για να σταματήσει νωρίς τη συνεργασία με την εταιρεία.
Bununla beraber, ilk albümlerinin basımından kısa bir süre sonra Sony sözleşmeyi bitirir.Παρ' όλα αυτά, λίγο καιρό πριν την κυκλοφορία του πρώτου τους δίσκου, η Sony τερμάτισε το συμβόλαιό τους.
Kasım 2015 itibarıyla 47 ülke ilgili sözleşmeyi onaylamıştır.Τον Απρίλιο του 2015 έλαβε νέα προθεσμία 14 ημερών για να σχηματίσει κυβέρνηση.
Jackson bu çatışmaları, sözleşmeyi erken sona erdirmek için bir sebep olarak kullanabilirdi.Jackson kunne bruge disse konflikter som middel til at bryde kontrakten før tid.
7 ülke daha Sözleşmeyi imzalamış, ancak henüz onaylamamıştır.Yderligere 6 lande havde underskrevet, men endnu ikke ratificeret konvetionen.
Sözleşmeyi ilk etapta 21 Ekim 1986 tarihinde 26 devlet onaylamıştı.Den nye regjeringen ble anerkjent av 21 stater i februar 1961.
Sözleşmeyi imzaladığı için pişmandır.Dipaksa lagi untuk menandatangani kontrak.
Styles, ikinci sözleşmeyi seçti.Herakles memilih yang kedua.
Böylece, sözleşmeyi bu tarihe dek imzalamamış olan ülkeler yalnızca taraf olabilmektedirler.Từ đó, các nước chưa ký Công ước này nay chỉ có thể tham gia Công ước.
Sözleşmeyi imzaladığı için pişmandır.Khi ông bị ép buộc phải ký một hiệp ước.

İlgili Sayfalar