Ana içeriğe geç
Sözlük

söze ile cümle

söze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fred bu söze karşı "Gerçek diye bir şey yok.Nem: "Esta frase não é verdadeira."
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Men vermaakte er zich met allerlei scherts en plagerijen.
Ayta Sözeri (d.In hetzelfde verslag (p.
1974 yapımı The Towering Inferno filmiyle sinemada da adından sözettirdi.In 1974 speelde ze een rol in de film The Towering Inferno.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.Beter ermee verlegen dan erom verlegen.
Sözel bölüm 75 dakikada cevaplanması gereken 41 sorudan oluşur.De test beslaat 75 minuten en 41 vragen.
Sözel/dilsel zekâya sahip kişiler yabancı dilleri çok kolay öğrenebilmektedir.Iemand die daar een knobbel heeft, leert dan zogezegd gemakkelijk (vreemde) talen.
İkinci etapta sözel zekayı test etmek için yapılan uygulama 3 tur halinde yapılır.W drugim etapie badania wykorzystano krzyżówkę testową.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.Łatwiej to napisać, niż powiedzieć.
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Przez to staje się obiektem plotek i żartów w okolicy.
Ayta Sözeri (d.Oppose This (ang.).
Sözel seslendirmede konuşurcasına (Recitatif) söyleme belirgin özelliktir.Vokalen /ə/ finns inte slutstavelsen av ett ord (förutom några få enstaviga proklitiska ord).
Konuşmacı diğer sözeylemler ile aynı “önerme eylem”i yerine getirir.I "Please" skjuter framföraren ifrån sig olika påståenden.
Usulsüz bir sözel türdür.Det visar sig vara ett villospår.
Sözeylem kuramı, anlam kavramının tanımının zenginleştirilmesini talep etmiştir.Det anses finnas ett behov av att närmare precisera betydelsen av begreppet risk.
Sözel bölüm 75 dakikada cevaplanması gereken 41 sorudan oluşur.Словесна частина складається з 41 питання множинного вибору, для відповіді на які відводиться 75 хвилин.
Aslında türden ilk olarak sözeden Amerikalı bir başka doğa bilimci olan W. T. White'tır.Проте, вид вперше задокументувався іншим американським натуралістом, W. T. White.
Küçükler ve kadınlar söze karışmaz.Мішки і жінки - не мало значення.
Verbal Behavior (Sözel Davranış), 1957.1957 Вербальна поведінка (Verbal Behavior).
Biz birbirimizi çok iyi tanıyoruz ve hiçbir söze ihtiyaç duymuyoruz.Вони не знають один одного, і не можуть спілкуватися.
Konuşmacı, sözeylemle dinleyicinin gülmesini amaçlayabilir.Орсіні сміється над його послухом.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.Краще пояснювати, чим виправдовуватися.
Sözel seslendirmede konuşurcasına (Recitatif) söyleme belirgin özelliktir.Nezněle se vyslovuje na konci slova (tvář) a v okolí neznělých souhlásek (kopřiva).
"Can bedenden çıktığı" için artık bu söze sadık kalması gerekmez.Co čtete toto psaní, nejsem již mezi živými.
Aksine çok güçlü sözel zekaları vardır.Má velmi štíhlý ocasní násadec.
Hükümdar bu söze sinirleniyor.Însă regele tergiversează.
Keyser Söze, 1995'te çekilen Olağan Şüpheliler filminde yer alan kurgusal karakterdir.Keyser Söze, personaj fictiv din filmul The Usual Suspects.
Fred bu söze karşı "Gerçek diye bir şey yok.Despre creștinism avea de spus: „... nu reprezintă adevărul pentru mine ...
Sonra ortaklar bir söze varırlar ya da kontrat imzalarlar.Így a partnerek megszavazzák hogy tárgyalást vagy az megegyezést választják.
Peygamber Amos konusunda (Amos 5:5 ve 8:14) putperestlik için Birüssebi'den de sözetmektedir.Böbe Mit csinált felséged 3-tól 5-ig? (1964) Mi lesz veled Eszterke? (1968) ...
Fakat sözel konuları beceremeyebilirler.Nem bírja az undorító gondolatokat.
Biz birbirimizi çok iyi tanıyoruz ve hiçbir söze ihtiyaç duymuyoruz.Asukkaat tuntevat toisensa eikä salaisuuksia ole.
11. canon'da insanın iki canı olduğundan sözediliyordu.Tourulassa 11 kuoli suojakaivantoon.
Sonra ortaklar bir söze varırlar ya da kontrat imzalarlar.Pelaaja joko allekirjoittaa sopimuksen tai repii sen.
Zerdüştlüğün Avesta'sı ise sözel olarak yazı öncesinde kullanılmıştır.Kappaleen alun urkuintroa on käytetty jopa häämarssina.
Yörede bulunan yazıtlara göre şehirden Velapuri olarak da sözedilir.Σύμφωνα με τους ελεγκτές που έκαναν επιθεώρηση αποτελεί νοσοκομείο- πρότυπο για την περιφέρεια.
Yörede bulunan yazıtlara göre şehirden Velapuri olarak da sözedilir.Det fremgår af byplanen, at byen var tænkt som storby.
Mahabharata Chakravyuha gibi değişik askerî tekniklerden sözeder.Mahabharata beskriver forskjellige militære teknikker, inkludert Chakravyuha.
Yeni öğretilen konular sözel olarak sunulur.De innrapporterte tilfellene er bare oppspinn.
Böylece hem maksadı doğrudan söylemenin yeknesaklığı kırılır hem de söze nükte ve zarafet kazandırılmış olur.Aktørene samtaler, de gir hverandre løfter og råd og de lyver og baktaler hverandre.
Bu bölüm sayısal ya da sözel olabilir.Dette kan vi også kalle for mengdetall eller antall.
Bu diplomasi anlayışının gelişmesini etkileyen iki ana etmenden sözedilebilir.Ada dua faktor utama yang mungkin menjelaskan pertumbuhan kegiatan penelitian ini.
Peygamber Amos konusunda (Amos 5:5 ve 8:14) putperestlik için Birüssebi'den de sözetmektedir.Nabi Amos mengaitkan kota ini dengan penyembahan berhala (Amos 5:5 dan Amos 8:14).
Fred bu söze karşı "Gerçek diye bir şey yok.Hầu như không có điều gì Robert nói là sự thật.
Aslında türden ilk olarak sözeden Amerikalı bir başka doğa bilimci olan W. T. White'tır.Tuy nhiên, các loài lần đầu tiên được ghi nhận bởi một nhà tự nhiên học người Mỹ, WT trắng.
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Gần như tất cả các trận chiến đều được tiết lộ bằng những trò đùa và đối thoại hài hước.
Hükümdar bu söze sinirleniyor.Điều này làm nhà vua nổi giận lắm.
Sözel seslendirmede konuşurcasına (Recitatif) söyleme belirgin özelliktir.(例)ゆうとる(言っている) たのしゅうない(楽しくない) 語幹末 u - そのまま長音化。
Bu nedenle tüm öğretimini sözel olarak yaptığı yargısına varılmaktadır.その上、私は私の信仰する教えで手荒に扱われることにうんざりしている。
Usulsüz bir sözel türdür.勿論、虚構である。
Biz birbirimizi çok iyi tanıyoruz ve hiçbir söze ihtiyaç duymuyoruz.互いに好意を抱いているが、はっきりと口に出したことはない様子。
Son olarak ise, “toplam konuşma durumu içerisinde toplam sözeylem” olarak görülür.最後は「世界って、広いなー」と言い締める。
Aksine çok güçlü sözel zekaları vardır.ごく軽度の知的障がいがある。
Organonun diğer parçalarının tamamlayıcısı olarak sözedilir.相當於其身體骨骼其他部分的總和。
Usulsüz bir sözel türdür.非真非假是謠言。
İkilinin konuşması kısa sürer ve Kayzer Söze, Keaton'ı vurur ardından gemi alevler içinde kalır.谈话十分简短,接着凯撒疑似开枪射杀了基顿,并纵火点燃了货船。
Zerdüştlüğün Avesta'sı ise sözel olarak yazı öncesinde kullanılmıştır.其著作《尔雅音义》一书较早使用反切音。
Sözel bölüm 75 dakikada cevaplanması gereken 41 sorudan oluşur.考试者将要在75分钟内完成第一部分的50道题目。
Sözel seslendirmede konuşurcasına (Recitatif) söyleme belirgin özelliktir.」 法尊譯《迴諍論》:「佛說空、緣起,中道為一義,敬禮佛世尊,無比最勝說。
Biz birbirimizi çok iyi tanıyoruz ve hiçbir söze ihtiyaç duymuyoruz.방언들이 많고, 각각 서로 알아들을 수가 없다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod